Uzmanlara göre Trump’ın İran’a yönelik olası saldırı planları, Venezuela’daki gibi hızlı bir operasyon olmayabilir. İran’ın füze gücü, bölgesel vekil ağları ve Hürmüz Boğazı riski, çatışmanın hızla büyüyerek küresel enerji ve güvenliği sarsabileceğini gösteriyor…
Gazete Oksijen, The New York Times gazetesinde yayımlanan analizi çevirerek okurlarıyla paylaştı.
Abdi Latif Dahir / Samuel Granados
New York Times
Ocak ayında ABD Başkanı Donald Trump, İran’a doğru bir ABD “armadasının” yola çıktığını söylediğinde, bunu ordunun Venezuela’da yakın zamanda gerçekleştirdiği yıldırım operasyonunda kullanılan güçle karşılaştırmış ve bu gücün “görevini hız ve şiddetle hızla yerine getirebildiğini” belirtmişti.
Şimdi ise Trump, İran hükümetine karşı sınırlı saldırılar dahil seçenekleri değerlendirirken, uzmanlar İran’a yönelik bir saldırının Venezuela’daki operasyondan çok daha karmaşık olacağı ve ABD’yi uzun süreli bir çatışmanın içine çekebileceği konusunda uyarıyor.
İran yönetimi, kapsamlı askeri kabiliyetleri ve direnişi sürdürmeye yardımcı olabilecek bölgesel vekil güçlerden oluşan bir ağ üzerinde denetim sahibi.
Ve Venezuela’nın başkenti Caracas’taki hızlı operasyonun aksine, Trump kamuoyuna neyi başarmak istediğini açıklamadan potansiyel olarak daha geniş kapsamlı bir askeri eylemi değerlendiriyor. Trump, İran’ın nükleer silah geliştirmesini önlemek istediğini ve rejim değişikliğinin “olabilecek en iyi şey” olacağını söyledi.
Çatışmaların çözümüne odaklanan bir kuruluş olan Uluslararası Kriz Grubu'ndan (ICG) Ali Vaez, “İran söz konusu olduğunda düşük maliyetli, kolay ve temiz bir askeri seçenek yok” dedi.
Vaez, “Amerikan can kayıpları yaşanması yönünde gerçek bir risk var” diyerek özellikle bir seçim yılında bunun Trump’ın hesaplarında önemli bir yer tutacağını vurguladı.
İran karşılık verebilir
Uzmanlara göre Venezuela’nın hava sahası Ocak ayındaki ABD saldırısından önce nispeten korumasızken, İran Orta Doğu’daki en büyük ve en çeşitli füze stoklarından birine sahip. Envanterinde insansız hava araçları ve gemisavar silahlar da bulunuyor. Ancak Haziran ayında İsrail ile yaşadığı 12 günlük savaşın ardından İran’ın mevcut füze stokunun hacmi tam olarak bilinmiyor.
İran’ın orta menzilli balistik füzeleri 1.200 milin üzerinde menzile ulaşabiliyor. Bu mesafe, batı Türkiye’deki ABD üsleri ile Orta Doğu’nun genelinde, İsrail ve Basra Körfezi ülkeleri dahil birçok noktayı kapsıyor.
Cumartesi günü İran devlet medyası, İran’ın Hürmüz Boğazı’nda bu hafta yapılan askeri tatbikatlar sırasında menzili 93 milin üzerinde olan deniz konuşlu bir hava savunma füzesini ilk kez test ettiğini bildirdi.
Chatham House Orta Doğu ve Kuzey Afrika Programı Direktörü Sanam Vakil, Tahran’ın stratejisinin “maliyeti ve acıyı yaymak için hızla ilerlemek ve istikrarsızlığı birden fazla cepheye yaymak” olduğunu söyledi.
ABD üslerine ev sahipliği yapan Körfez ülkeleri, herhangi bir ABD askeri saldırısının kendilerine yönelik misillemelere yol açabileceği endişesini taşıyor.
Ocak ayında Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, yakın ABD müttefikleri olmalarına rağmen, hava sahalarının saldırılar için kullanılmasına izin vermeyeceklerini açıkladı. Uzmanlara göre bu tutum onları İran misillemesinden tamamen korumayabilir.
Olası bir İran karşı saldırısı İsrail’deki büyük şehirleri hedef alabilir. İsrail ordusu Haziran ayındaki savaş sırasında İran füzelerinin büyük bölümünü önleyicilerle düşürdü. Ancak istihbarat yetkililerine göre Gazze’de Hamas ve Lübnan’da Hizbullah’tan gelen saldırıları iki yılı aşkın süredir püskürtmesi nedeniyle önleyici stokları azalmış durumda.
Vakil, İranlı yetkililerin daha büyük bir bölgesel savaş ihtimalinin yarattığı “korku faktörünün” Trump’ı saldırıdan caydıracağını düşündüğünü söyledi.
İran’ın vekil güçleri
İran, Yemen’deki Husiler ve Lübnan’daki Hizbullah dahil olmak üzere Orta Doğu genelinde vekil güçler kullanan bir “Direniş Ekseni” yürütüyor. Tahran bu grupları bölgedeki etkisini genişletmek ve rakiplerine meydan okumak için silahlandırdı ve güçlendirdi.
Birçok vekil güç ciddi şekilde zayıflamış olsa da, ABD güçlerine ve müttefiklerine karşı misilleme yaparak İran sınırlarının ötesine taşan çok cepheli bir çatışma yaratabilir.
Irak’ta İran’a yakın en az bir grup, ABD’nin saldırması halinde Tahran’ı destekleme sözü verdi ve liderleri daha geniş bir çatışmanın parçası olarak “şehadet operasyonları” emri verebilecekleri uyarısında bulundu. Uzmanlar ayrıca Husilerin, 2023’ün sonlarında İsrail-Hamas savaşı sırasında yaptıkları gibi Kızıldeniz’de ticari gemileri yeniden hedef alabileceğini söylüyor.
Vaez, İran’ın desteklediği grupların “ayrı ayrı yok olmaktansa birlikte hareket etmenin daha iyi olacağını bildiklerini” söyledi ve “Ana gemi batarsa, hepsi yalnız kalır” ifadelerini kullandı.
İran’da yönetim yapısı derin ve sağlam
İran’da en yüksek otoritenin dini lider olduğu teokratik bir yönetim bulunuyor. Bu yapı, yaklaşık 150 bin kişiden oluştuğu tahmin edilen ve rejimin otoriter gündemini koruyan Devrim Muhafızları tarafından destekleniyor.
Venezuela’da ABD, Başkan Nicolás Maduro ve eşini iki saatten biraz fazla süren koordineli bir operasyonla yakalamıştı. Ancak İran’da yönetimi devirmek, dini lideri görevden almak kadar basit değil. Gerçek güç, ideolojiye dayalı, siyasi sertlik yanlıları tarafından desteklenen ve yaklaşık yarım yüzyılda şekillenmiş karmaşık bir yapı tarafından belirleniyor.
Vakil, hedefin lider kadroyu ortadan kaldırmak olması durumunda “Venezuela’daki operasyonun bire bir kopyasının uygulanmasının çok daha zor olacağını” söyledi.
Ayrıca Tahran’ın Basra Körfezi’nden yaklaşık 500 km içeride bulunması, ABD güçlerinin İran liderlerine doğrudan ulaşmasını ve onları ele geçirmesini, Karakas’ın Karayip Denizi’ne yaklaşık 20 km uzaklıkta olduğu Venezuela operasyonuna kıyasla daha zor hale getiriyor.
Ekonomik etkileri küresel çapta hissedilir
İran daha önce Hürmüz Boğazı’nı kapatma tehdidinde bulunmuştu. Bu geçit, dünyanın en önemli enerji taşımacılığı yollarından biri ve küresel petrol ile sıvılaştırılmış doğalgazın yaklaşık beşte biri buradan geçiyor.
Petrol ve enerji ticaretini izleyen Vortexa şirketinde denizcilik risk ve istihbarat direktörü Claire Jungman, boğazda yaşanacak herhangi bir kesintinin enerji fiyatlarını hızla yükselteceğini söyledi.
İran güçleri son günlerde boğazda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Bazı uzmanlara göre bu, savaş çıkması halinde yaklaşık 100 km uzunluğundaki su yolunun kapatılabileceğine dair bir sinyal.
Ancak bu adım İran’a da zarar verecek ve Çin gibi büyük müşterilere petrol ihracatını kısıtlayacak.
Vaez, “Bu, kendi başına çatıyı yıkmak gibi olur” dedi.


