İran'da 15 bin kişinin ölmüş olabileceğinden endişe ediliyor

İran'da 15 bin kişinin ölmüş olabileceğinden endişe ediliyor
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A- A+ Paylaş

Euronews’e konuşan İranlı aktivist İlya Hashemi, yetkililerin Starlink uydu cihazlarını tespit etmek için izleme ekipmanları kullandığı ve haberlerin dış dünyaya ulaşmasını engellemeye çalıştığı bir ortamda, devam eden protestolarda en az 15 bin kişinin hayatını kaybetmiş olabileceğini söyledi.

Salı günü Euronews Farsi için bir videoda konuşan İlya Hashemi, İran’da internet erişiminin 112 saati aşkın süredir tamamen kesik olduğunu, mevcut tüm bilgilerin ise Starlink üzerinden bağlantı kurmayı başaran kişilerden geldiğini belirtti.

“Şu anda İran’da yaşananlar yaygın bir katliam ve tam anlamıyla bir felaket,” diyen Hashemi, “Tahminler en az 15 binden fazla kişinin öldüğünü gösteriyor,” ifadelerini kullandı.

Hashemi, Tahran, Şiraz, Reşt, Sari ve Kirman’daki hastanelerde görev yapan sağlık çalışanlarıyla görüştüğünü söyledi.

Şiraz kentindeki bir organ nakli hastanesinde görevli bir doktorun, çok sayıda kişinin gözlerini kaybetmesi nedeniyle yardım talep ettiğini aktaran Hashemi, yalnızca bir hastanede 300’den fazla göz yaralanması vakası bildirildiğini kaydetti.

Hashemi, "Ölümlerin boyutu felaket düzeyinde ve hesaplanamaz," dedi ve şöyle devam etti:

"Yaşananlar tam anlamıyla bir soykırım, insanlığa karşı işlenmiş bir suç. Dünya ise neden bu kadar az video var diye sessiz kalıyor. İran halkının interneti yok ve durum son derece vahim."

Hashemi’ye göre, İslam Cumhuriyeti Starlink cihazlarını tespit etmek için RF dedektörleri (elektromanyetik alan radyasyon dedektörler) kullanıyor.

Yetkililer sinyal ve GPS karıştırıcılarıyla bağlantıları engellemeye çalışıyor, evlere giriyor ve şüpheli gördükleri kişileri sorguladığını ifade eden Hashemi, "İran’daki Starlink kullanıcılarının yükleme hızları ciddi biçimde düşürüldü. Durum çok korkutucu," dedi.

Şiraz’daki bir tanık, personel yetersizliği nedeniyle 15 yaşına kadar gençlerin Besic güçleri tarafından kullanıldığını aktardı.

Tanık, pompalı tüfek verilen bir gencin “ne yaptığını hiç anlamadığını, sanki bir video oyunu oynuyormuş gibi kalabalığın içine girip ateş açtığını” anlattı.

Tahran’ın Pars semtinden bir başka tanık ise bir güvenlik görevlisinin polis aracına makineli tüfek yerleştirerek hiç uyarı yapmadan kalabalığa ateş açtığını söyledi.

Hashemi, Sanandaj, İzeh ve güney İran’daki Sistan ve Belucistan dâhil olmak üzere onlarca şehir, yüzlerce ilçe ve küçük köyden haber alınamadığını; çünkü buralardaki insanların Starlink’e erişemediğini belirtti.

"Eğer bugüne kadar insanlar 7 Ekim’de yaşananları en vahşi suç olarak tanımlıyorsa, bugün bir devletin kendi halkına karşı işlediği en vahşi eylemleri konuşmalıyız," diyen Hashemi, sözlerini şöyle tamamladı:

"İslam Cumhuriyeti, insan hayatını önemsemeyen bir terör devletidir."

İran'da protestolar: 26 yaşındaki İrfan Sultani hakkında idam kararı

26 yaşındaki İrfan Sultani, 8 Ocak’ta Fardis’teki evinde gözaltına alındı. Yetkililer, dört gün sonra ailesine hakkında verilen idam cezasının kesinleştiğini bildirdi.
İranlı yargı makamlarının, bir mahkûmun ailesine idam cezasının çarşamba günü kesinleştiği bildirildi. Söz konusu karar, mahkûmun tutuklanmasından bir haftadan kısa süre sonra alındı.

Hengau adlı insan hakları örgütünün aktardığına göre, 26 yaşındaki İrfan Sultani 8 Ocak’ta Fardis’teki evinde gözaltına alındı. Dört gün sonra ise yetkililer, ailesine hakkında verilen idam cezasının kesinleştiğini bildirdi.

Doğrulanmamış bilgilere göre Sultani, Karaj kentindeki Gazl-Hisar Cezaevi’nde tutuluyor. Yargı makamları, ailesine salı günü cezaevine gelerek Sultani ile görüşmeleri talimatını verdi. Bu zamanlama, söz konusu görüşmenin infaz öncesi son görüşme olabileceği endişelerini artırdı.

Raporlar, Sultani’nin davasının asgari adil yargılanma standartları gözetilmeden yürütüldüğüne işaret ediyor. Gözaltından hüküm verilene kadar geçen süreçte, seçtiği bir avukata erişim ve diğer temel hukuki haklardan mahrum bırakıldığı belirtiliyor.

İrfan Soltani
26 yaşındaki İrfan Sultani

Aileye yakın bir kaynak, Hengau’ya yaptığı açıklamada, Sultani’nin avukat olan kız kardeşinin kardeşini savunmak ve dosyayı incelemek için başvuruda bulunduğunu ancak yetkililerin dosyaya erişimini engellediğini söyledi. Ailenin, Sultani’ye yöneltilen suçlamaların ayrıntıları ve yargılama süreci hakkında bilgilendirilmediği de aktarıldı.

İnsan hakları örgütleri, “seyyar mahkemeler” kurulması ve protestoları bastırmak amacıyla idam cezasının kullanılmasına ilişkin ciddi endişelerini dile getirdi. Örgütler, infazın derhal durdurulması için uluslararası kurumlara müdahale çağrısında bulundu.

Sultani hakkında verilen idam cezası, İran’da son protesto dalgası kapsamında gerçekleştirilecek ilk infaz olabileceği belirtilirken, Tahran’daki üst düzey yetkililerin protestoculara yönelik söylemlerini daha da sertleştirdiği görülüyor.

İran’ın en üst düzey yargı yetkilisi, ülke genelinde teokratik yönetime karşı düzenlenen protestolar sırasında gözaltına alınanlar için hızlı yargılamalar ve infazlara işaret etti. Aktivistlere göre ise çarşamba günü itibarıyla protestolarda hayatını kaybedenlerin sayısı son yıllarda görülmemiş seviyelere ulaştı ve en az 2 bin 572 kişi yaşamını yitirdi.

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Mohseni-Ejei, salı günü yayımlanan bir videoda yargılamalar ve infazlara ilişkin açıklama yaptı. Açıklamalar, ABD Başkanı Donald Trump’ın, infazların gerçekleşmesi halinde “çok sert adımlar atacağı” yönündeki uyarısına rağmen geldi. Trump’ın ölü sayısı hakkında bilgilendirilmesinin ardından, İran liderlerine yönelik olarak tüm müzakereleri sonlandırdığını ve “gereğini yapacağını” söylediği bildirildi.

Baskılara ilişkin ayrıntılar, yetkililerin protestoların başlamasıyla ülke genelinde iletişimi kesmesinin ardından, İranlıların günler sonra ilk kez yurt dışıyla telefon bağlantısı kurabilmesiyle ortaya çıkmaya başladı.

İran içinden Euronews’e konuşan kaynaklar, can kaybının resmi rakamların çok üzerinde olabileceğinden endişe edildiğini, son günlerde gösterilere yönelik şiddetin artırılmasıyla birlikte ölü sayısının 15 bine kadar çıkmış olabileceğini ileri sürdü.

Bir yanıt yazın

Yanıt yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.