İran'da yönetime karşı yeni protestolar baş gösterdi. Bu sefer protestoların adresi üniversiteler. Sömestr tatili sonrasında 21 Şubat'ta derslerin yeniden başlamasıyla ülkenin farklı üniversitelerinden protesto görüntüleri sosyal medyaya yansıyor.
İran'da haftanın ilk günü olan Cumartesi gününden itibaren dolaşıma giren fotoğraf ve görüntülerde öğrencilerin bazılarının "Diktatöre ölüm", "İslam Cumhuriyetine ölüm" gibi sloganlar attıkları görülüyor. Görgü tanıkları, en az yedi üniversitede düzenlenen etkinliklerde geçen aylardaki protestolarda güvenlik güçlerince öldürülen protestocuların anıldığını, oturma eylemleri düzenlendiğini belirtiyor. Gösterilerde 1979'da devrilen Şah rejiminin geri dönüşünü talep eden bazı sloganlar da atılıyor.
Devlet medyası "taşkınlık" diye verdi
İran'da Devrim Muhafızlarına yakınlığıyla bilinen Fars haber ajansı, Pazar günü yayımladığı haberde, Tahran'daki elit üniversitelerden Şerif Teknik Üniversitesi kampüsünde öğrencilerin monarşi yanlısı sloganlar attıklarını, ancak bunların barışçı bir şekilde "şehitleri anmak" için düzenlenen bir gösterinin kenarında birkaç kişi olduğunu yazdı. Ajans, diğer şehirlerdeki gösterileri de "taşkınlık" diye geçti.
İran yönetimi protesto gösterilerinde yaşamını yitirenleri "teröristler" tarafından öldürülen "şehitler" olarak nitelendiriyor.
Adının açıklanmasını istemeyen Tahranlı 19 yaşındaki bir üniversite öğrencisi, "tarif edilemez bir öfke içinde olduklarını" belirtiyor. Milyonlarca kişiyle birlikte kendisinin de Aralık ayındaki kitle gösterilerine katıldığını anlatan genç, başta Besic milisleri olmak üzere güvenlik güçlerinin zalimliği karşısında şoke olduklarını ifade ediyor. Devrim Muhafızları kontrolündeki paramiliter Besic Gücü, protesto gösterilerinin bastırılmasında polis güçlerine destek olmuştu. Üniversitelerdeki gösterilerde de Besic'e bağlı öğrencilerin hızla devreye girmesi dikkat çekiyor. Besic'in her üniversitede bir bürosu bulunuyor.
Paylaşılan videolarda, protestocu üniversite öğrencileriyle Besic üyeleri arasında itişme-kakışmalar görülüyor. Besic üyeleri üniversite girişinde her gün kontroller yapıyor, kimin üniversite arazisine girdiğini, içeride kaç öğrenci bulunduğunu, kampüste ne kadar süre kaldıklarını kayıt altına alıyor.
Pazartesi günü göstericilerin üçüncü gününde Tahran'daki bir üniversitede 1979 devrimi sonrasında kabul edilen İran bayrağının yakıldığı görüntüler kamuoyuna yansıdı.
Tahran'dan ilk resmî tepki: Kırmızı çizgiyi aşmayın
İran hükümetinden üniversitelerdeki protestolara ilk resmî tepki Salı günü geldi. Hükümet sözcüsü Fatma Muhacerani, üniversite öğrencilerinin protesto hakkı bulunduğunu, ancak "kırmızı çizgileri idrak etmeleri gerektiğini" söyledi.
İranlı öğrencilerin "kalplerinin yaralı olduğunu", "kendilerini altüst etmiş, kızdırmış olabilecek olaylara tanık olduklarını" ve bu kızgınlığın anlaşılabileceğini belirten Muhacerani, "Ancak İran İslam Cumhuriyeti bayrağı, kızgınlığımızın doruğunda olduğumuzda dahi korumamız gereken, aşmamamız, sapmamamız gereken kırmızı çizgiler arasındadır" dedi.
ABD operasyonuna umut bağlayanlar
Protestocular arasında, ABD'nin yönetime karşı hedefli bir askerî operasyon düzenlemesi arzusunu dile getirenler de var.
DW'ye konuşan, ancak adının açıklanmasını istemeyen Tahran Üniversitesinden bir sosyolog, "İnsanlar, kendi hükümetlerinin baskısına karşı mücadelede dışarıdan yardım ya da askerî operasyona bel bağlayabiliyorsa duruma çaresizlik hakim demektir" değerlendirmesinde bulundu.
İran'da insanların umudunu kaybettiğini, bir halk oylamasının, siyasî reformların ya da sivil toplum faaliyetlerinin durumu değiştirebileceğine inançlarının kalmadığını belirten sosyolog, "Aralık ve Ocak aylarında ülke genelindeki protestoların zalimce bastırılması öncesinde de İran liderliğinin meşruiyeti ve inanılırlığı kalmamıştı" diyor.
Aralık ayında hayat pahalılığını protesto için başlayan gösteriler ülke geneline yayılarak rejim karşıtı bir harekete dönüşmüştü. Gösterilerde İran yönetiminin resmi verilerine göre 200'ü emniyet görevlisi 3 bin 117 kişi, ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansına (HRANA) göreyse 214'ü emniyet görevlisi 7 bin 15 kişi hayatını kaybetti.
ABD askerî operasyon yapar mı?
ABD Başkanı Donald Trump, İran yönetimine askerî operasyon tehdidini sıklıkla dile getirmekle birlikte Tahran ile bir anlaşmaya da açık kapı bırakıyor.
Trump'ın sınırlı askerî operasyon tehdidi içeren son açıklamasına Tahran'dan "her tür saldırıya en sert şekilde yanıt verilecektir" tepkisi geldi.
Washington merkezli düşünce kuruluşu Uluslararası Politika Merkezinden araştırmacı Matthew Hoh, bir savaş olasılığının çok yüksek olduğu görüşünde. Eski ABD donanma subayı olan Hoh, ABD'nin Ortadoğu'da güçlenen askerî varlığının bir tırmanışa işaret ettiğini belirterek "Tüm bunlar benim görüşüme göre bir savaş hazırlığıdır. Şu an bir savaştan kaçınmanın en olası yolu, İranlıların teslim olmasıdır" görüşünü kaydetti.
İran ile ABD heyetleri, Perşembe günü İsviçre'nin Cenevre kentinde yeniden bir araya gelecek. Arabuluculuk yapan Umman, görüşmelerde amacın nihai diplomatik çözüm olduğunu açıkladı. Taraflar bu ayın başında Umman'da görüşmeler yürütmüş, ancak sonuç alınamamıştı.


