Birleşmiş Milletler (BM) Özel Raportörü Francesca Albanese’nin ailesi, Gazze’deki tutumu nedeniyle İsrail’i eleştirdiği için kendisine uygulanan yaptırımlar sebebiyle ABD Başkanı Donald Trump ve üst düzey hükümet yetkililerine dava açarak, bu cezaların anayasal haklarını ihlal ettiğini savundu.
Albanese’nin eşi olan Dünya Bankası kıdemli ekonomisti Massimiliano Calì ve reşit olmayan kızları; çarşamba günü Washington’daki ABD Bölge Mahkemesi’nde Trump, ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, Hazine Bakanı Scott Bessent ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio’yu davalı olarak göstererek dava dilekçesini sundu.
Şikâyet dileçesinde; yaptırımların Albanese’in (ABD Anayasası’ndaki) Birinci, Dördüncü ve Beşinci Ek Madde haklarını ihlal ettiği, mülkiyetine hukuki süreç işletilmeden haksız yere el koyulduğu ve yaptırım yasalarının çiğnendiği savunuluyor.
Dava dilekçesinde, "Francesca’nın İsrail-Filistin çatışmasına dair tespit ettiği gerçekler ve Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin (UCM) çalışmaları hakkındaki görüşlerini ifade etmesi, Birinci Ek Madde kapsamındaki temel faaliyetlerdir," denildi. Ayrıca şu ifadelere yer verildi: "Bu davanın özü; davalıların, tavsiyelerine katılmadıkları veya ikna ediciliğinden korktukları bir kişiyi -kendi hayatını ve ABD vatandaşı kızı da dahil olmak üzere sevdiklerinin hayatını mahvederek- cezalandırıp cezalandıramayacağıdır."
ABD Dışişleri Bakanlığı ise davayı reddederek yaptırımları "yasal ve uygun" diyerek savundu. Bir sözcü, "Amerika Birleşik Devletleri, onu uzun süredir görevi için yetersiz kılan taraflı ve kötü niyetli faaliyetlerini kınamaya ve bunlara karşı çıkmaya devam edecektir," dedi.
Trump yönetimi, Rubio’nun ABD ve İsrail’e karşı "siyasi ve ekonomik savaş kampanyası" olarak tanımladığı gerekçelerle 9 Temmuz 2025’te Albanese’e yaptırım uygulamıştı. Bu yaptırımlar, Albanese’in ABD merkezli varlıklarını donduruyor ve herhangi birinin onunla finansal işlem yapmasını yasaklıyor. Kendisi ABD’ye seyahat edemiyor ve banka hesaplarına erişimini kaybetmiş durumda.
Ailenin mağduriyet iddiaları
İtalyan vatandaşı Calì ve ABD vatandaşı olan kızları, mahkeme belgelerinde yaptırımların aileleri üzerinde yarattığı ağır etkiyi detaylandırdı. Çiftin Washington’da sahip olduğu ve kiraya verdiği bir daire yaptırımlardan etkilenmiş durumda. Dava; cezaların banka hesaplarına erişimi engellediğini, akademik kurumlarla bağları kopardığını ve ailenin ABD’ye seyahat etme imkanını bloke ettiğini iddia ediyor.
Albanese, perşembe günü The New York Times’a yaptığı açıklamada "muazzam zorluklar yaşadığını" ve aile üyelerinin kendisiyle teması sürdürerek suç işlemekten korktuklarını belirtti. Albanese, "Anneliğim ve sahip olduğum aile bağlarım suç haline getiriliyor," dedi. Albanese’in kızı, ABD yasalarına göre yaptırım uygulanan bir kişiyle ilişki kurduğu için potansiyel cezai sonuçlarla karşı karşıya.
Önceki haftalarda Fransa ve Almanya, bir forumdaki konuşmasında ifadelerinin yanlış yorumlandığı iddiasıyla Albanese’in istifasını istemişti. UN Watch grubu tarafından dolaşıma sokulan kurgulanmış bir video, Albanese’nin İsrail’i "insanlığın ortak düşmanı" olarak adlandırdığını öne sürüyordu. Oysa Albanese, gerçekte "Gazze’deki şiddete imkan tanıyan sistemi" ortak düşman olarak nitelemişti.
Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot ve Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul görevden alınması çağrısında bulunsa da, BM nezdinde hiçbiri resmi bir talepte bulunmadı. Geçtiğimiz cuma günü Euronews’in "Europe Today" programına verdiği röportajda Albanese, tepkilere rağmen "BM İnsan Hakları Konseyi’nin güvenine" sahip olduğu için istifa etme planı olmadığını söyledi.
BM ise Genel Sekreter António Guterres’in sözcüsü aracılığıyla Albanese ile arasına mesafe koyarak; örgütün "onun söylediklerinin çoğuyla ve Gazze’deki durumu tanımlamak için kullandığı terimlerle hemfikir olmadığını" açıkladı.
Bir İtalyan vatandaşı olan Albanese, BM yetkililerine yönelik dokunulmazlık kuralları gereği -BM bu dokunulmazlıktan feragat etmeye karar vermedikçe (ki bunun örneği çok azdır)- doğrudan yasal işlem başlatamıyor.


