İsrail'de aşırı sağcı Maliye Bakanı Smotrich, iki devletli çözümü baltalayacak girişim olarak görülen yerleşim projesini onayladı.100'den fazla yardım kuruluşu ise sert uyarılara yer verilen ortak bir açıklama yayımladı.
İsrail'in aşırı sağcı Maliye Bakan Bezalel Smotrich, Batı Şeria'da yerleşimciler işin inşa edilecek tartışmalı E1 konut projesini onayladı. 100'ü aşkın uluslararası yardım kuruluşu ise bugün yaptığı açıklamayla İsrail hükümetini, bağımsız insani yardım faaliyetlerini engellemekle suçladı.
İsrail hükümeti, uluslararası toplumun tüm uyarılarına rağmen işgal altındaki Batı Şeria'da yeni yerleşim birimleri inşa etme ve bu yolla iki devletli çözüm çabalarını baltalamaya dönük adımlar atmaya devam ediyor.
İsrail'in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich'in bugün Batı Şeria'da 3401 konutun inşa edilmesini hedefleyen E1 projesini onayladığı açıklandı.
Smotrich: Filistin devleti fikrini gömdüm
ABD, Avrupa Birliği (AB) ve diğer pek çok ülke 2012 yılından beri Batı Şeria'da bu projenin hayata geçirilmemesi için İsrail'e baskı yapıyordu. İsrail'in işgali altındaki Batı Şeria'yı kuzey ve güney olarak ikiye bölen, Doğu Kudüs'ü Batı Şeria'dan ayıran bu proje, Filistinlilerin itirazları ve uluslararası baskılar nedeniyle rafa kaldırılmıştı.
Tüm uyarılara rağmen aşırı sağcı Bakan Smotrich projeyi onayladığını, bu hamleyle "Filistin devleti fikrini gömdüğünü" duyurdu.
Proje neden dondurulmuştu?
Uluslararası toplum, E1 projesini İsrail ile Filistinliler arasında iki devletli çözüm zemininde üzerinde uzlaşılması istenilen barış anlaşmasına bir tehdit olarak görüyor.
İsrail, 1967 yılındaki Altı Gün Savaşı'nda Doğu Kudüs ve Batı Şeria'yı işgal etmişti. İşgal altındaki topraklarda inşa edilen yerleşim birimleri nedeniyle günümüzde artık 3 milyon Filistinli arasında yaklaşık 700 bin Yahudi yerleşimci yaşıyor. Uluslararası hukuk uyarınca bu Yahudi yerleşim birimleri yasa dışı.
Birleşmiş Milletler'e (BM) göre Batı Şeria'daki Yahudi yerleşimleri, barış anlaşmasının önündeki en büyük engel. Çünkü iki devletli çözüm, İsrail ve bağımsız Filistin devletinin barış içinde yan yana var olmasını ifade ediyor.
Bu yerleşimler ise muhtemel Filistin devletininin topraklarını parçalıyor, neredeyse birleşik bir toprak bırakmayacak şekilde bölüyor. Netanyahu hükümeti ise iki devletli çözümü reddediyor. Geçen hafta da Netanyahu'nun "Gazze Şeridi'nin kontrolünün ele geçirilmesi" olarak nitelendirdiği Gazze'yi işgal planı güvenlik kabinesinde kabul edilmişti Dün ise İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir'in operasyon planını onayladığı duyuruldu.
100'den fazla yardım kuruluşundan ortak açıklama
Bu arada uluslararası yardım kuruluşları bugün yaptıkları ortak açıklamayla İsrail'i bağımsız ve tarafsız insani yardımfaaliyetlerini engellemeye çalışmak, Gazze Şeridi ve Batı Şeria'daki Filistinlilere insani yardımlara son vermeye zorlamakla suçladı.
100'den fazla bağımsız insani yardım kuruluşunun ortak açıklamasında, İsrail'in Eylül ayına kadar yürürlüğe sokmayı hedeflediği yeni düzenlemeler eleştiriliyor.
Yeni düzenlemelerle İsrail'in "bağımsız yardım kuruluşlarını kontrolü altına alarak susmaya zorlayacağına" vurgu yapılan açıklamada, İsrailli makamların özel bağışçılar, Filistinli çalışanlar ve diğer hassas bilgiler hakkında kendilerinden bilgi talep edilmesinden rahatsızlık duyulduğu ifade ediliyor.

Yardım kuruluşları, İsrail'in bu bilgileri işgal ve savaş amaçları için kullanabileceğinden ve belirli kişileri hedef alabileceğinden duyulan endişe ve şüphelere işaret ediyor. Öldürülen insani yardım çalışanlarının yüzde 98'inin Filistinli olduğu bilgisini paylaşırken, talep edilen bilgilerin İsrail'e verilmesi halinde bunun çalışanlar için oluşturabileceği risklere dikkat çekiliyor.
2023'ten bu yana İsrail'in işgal ettiği bölgelerde 517 insani yardım çalışanının öldürüldüğü; bunların 509'unun Filistinli olduğu kaydediliyor.
Açıklamada insani yardım kuruluşlarına dayatılan yeni düzenlemelerin İsrail'in daha kapsamlı bir stratejisinin parçası olduğu, bu yolla "kontrolü sağlamlaştırmak ve Filistinlilerin varlığını ortadan kaldırmak" istediği kaydediliyor.
Uluslararası sivil toplum kuruluşları, İsrail makamlarının Filistinli aktörleri dışlamak ve güvenilir insani yardım örgütlerinin yerini kendi siyasi ve askeri hedeflerine hizmet eden mekanizmalarla doldurmak istediğini söylüyor.
Açıklamayı yapan kuruluşlar arasında Sınır Tanımayan Doktorlar, Oxfam, Vatikan yardım kuruluşları çatı örgütü Caritas Internationalis, Protestan Diakonie ve Muslim Aid gibi yardım kuruluşları yer alıyor.


