BBC Türkçe Yayını
Pakistan ile Afganistan'da iktidarı ele geçiren Taliban arasında İstanbul'da yürütülen ateşkes görüşmelerinin başarısızlıkla sonuçlanmasından saatler sonra iki ülke arasındaki sınırda çatışmalar çıktı.
Pakistan altı askerlerinin hayatını kaybettiğini ve yedi Taliban militanını öldürdüklerini duyurdu.
29 Ekim sabahı bir açıklama yapan Pakistan İletişim Başkanlığı, yaklaşık bir ay süren çatışmalardan sonra 19 Ekim'de varılan geçici ateşkesin kalıcı hale getirilmesi için İstanbul'da yürütülen görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlandığını duyurdu.
Öğlen saatlerinde ise Pakistan Savunma Bakanı Havaja Asıf, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda "Pakistan'ın Taliban rejimini tamamen imha etmek ve saklandığı mağaralarına geri göndermek için, ateş gücünün yalnızca küçük bir miktarını kullanması yeterli" tehdidinde bulundu.
Bu tehditten saatler sonra Pakistan ordusu, iki ülke sınırındaki Hayber Pahtunhva eyaletinde bir askeri konvoya düzenlenen el yapımı patlayıcılı saldırıda en az altı askerin hayatını kaybettiğini, beş askerin de yaralandığını açıkladı.
Pakistanlı yetkililer, verdikleri karşılıkta yedi Taliban militanını öldürdüklerini duyurdu.
İki ülke arasındaki çatışmalar Ekim başında Pakistan hükümetinin Taliban'ı ülkelerine saldırmakla suçlaması ve Afganistan'da konuşlanmış Pakistan Talibanı örgütünün yöneticilerine hava saldırıları düzenlemesinin ardından başlamıştı.
Türkiye ve Katar, iki ülke arasındaki çatışmaların durması için devreye girmiş ve 19 Ekim'de Katar'ın başkenti Doha'da yapılan müzakerelerin ilk turu, silahların büyük oranda susmasıyla sonuçlanmıştı.
Fakat sonrasında bunu kalıcı hale getirmek için İstanbul'da yürütülen müzakerelerden bir sonu çıkmadı.
Hatta müzakereler sürerken, 25-26 Ekim tarihlerinde çıkan çatışmalarda beş Pakistan askeri ve 25 Pakistan Talibanı militanı öldü.
Bunun üzerine Taliban da "Pakistan bir daha Afganistan'a hava saldırısı düzenlerse başkentleri İslamabad'a saldırırız" tehdidinde bulundu.

Pakistan'la sınır kapısında nöbet tutan Afgan Taliban milisleri
Pakistan - Afganistan çatışması bölge için ne kadar büyük bir tehdit?
Sarah Hassan | BBC News Urdu
Pakistan ve Afganistan arasındaki gerginlik son haftalarda önemli ölçüde arttı.
Peki bu gerilimin tarihsel kökleri neler ve iki ülke arasındaki düşmanlık düzeyi nasıl bu seviyeye geldi?
Zorlu bir tarih
Pakistan ve Afganistan'ın ilişkileri son yıllarda çalkantılı bir dönemden geçiyor.
ABD'nin 2021'de Afganistan'dan çekilmesinden önce eski Kabil hükümeti, İslamabad'ı düzenli olarak Taliban'ın Afganistan'a yönelik saldırılarını kolaylaştırmakla suçluyordu.
Bu dönemde Pakistan, Taliban ile bağlantısı olduğu suçlamalarına karşı çıkıyordu.
Pakistan, ABD'nin Afganistan'dan çekilmesinin ve Taliban'ın hızla iktidara gelmesinin önünü açan Doha Anlaşması'nın kolaylaştırılması ve müzakere edilmesinde kilit bir rol oynamıştı.
Pakistan, örgütün Afganistan'daki ilk iktidar döneminde (1996-2001) Taliban hükümetini resmen tanıyan az sayıdaki ülkeden biriydi.
Ancak son gerilim, Taliban'ın Afganistan'da yeniden iktidara gelmesine rağmen ilişkilerin aslında çok kırılgan olduğunu gösterdi.
Pakistan şimdi, Pakistan Talibanı olarak da bilinen Tehrik-i-Taliban Pakistan (TTP) grubunun Afganistan'daki üslerinden ülkeye saldırılar düzenlediğini ve Afgan Talibanı'nın onları durdurmak için hiçbir şey yapmadığını söylüyor.
BBC'ye konuşan Pakistanlı eski diplomat Mesut Hani "Taliban Afganistan'da iktidara geldikten sonra Pakistan, TTP gibi grupların artık eskisi gibi destek görmeyeceğini ve sınır koşullarının iyileşeceğini umuyordu - ama bu gerçekleşmedi" diyor.
Bu belki de şaşırtıcı değil.

Afganistan - Pakistan sınırındaki çatışmalarda çok sayıda kişi hayatını kaybetti
BBC'nin sorularını yanıtlayan, Afganistan-Pakistan ilişkilerini yakından takip eden analist ve gazeteci Sami Yusufzay ise "Diğer hükümetlerin aksine, Afgan Talibanı geleneksel bir hükümet değil. Tarihsel olarak TTP ile bağlantılı bir grup olarak iktidara geldiler" diyor ve ekliyor:
"Pakistan, Afgan Talibanı'nın TTP'yi Afganistan'dan çıkaracağına veya kovacağına inanıyorsa, bu gerçekçi olmayan bir beklenti."
Şimdi, Afganistan Geçici Dışişleri Bakanı Amir Han Muttaki'nin Yeni Delhi ziyaretiyle birlikte, Afganistan ile Pakistan'ın eski düşmanı Hindistan arasındaki diplomatik ilişkiler yeniden tesis edildi ve bu durum İslamabad'ın hoşuna gitmiyor, Pakistan'da Afgan topraklarının ülkeye yönelik saldırılar için tekrar kullanılabileceği yönündeki korkuları artırıyor.
Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Muhammad Asif "Hindistan, Afganistan üzerinden Pakistan'dan intikam almaya çalışıyor ve Afganistan da Hindistan'ın oradaki varlığını kolaylaştırıyor" diyor.
Hindistan, Afganistan içindeki herhangi bir Pakistan karşıtı unsuru desteklediği suçlamalarını reddediyor.
Ancak Hindistan ve Afganistan arasındaki diplomatik buzların çözülmesi, Yousafzai gibi gözlemciler tarafından "sembolik bir yenilgi" olarak nitelendiriliyor.
Gözlemciler, Taliban'ın bölgedeki ülkelerle ilişkiler kurarak izolasyonunu sona erdirmeye çalıştığı bir dönemde Hindistan'ın bölgeye yatırım yapmaya çalıştığını söylüyor.
Ancak Yousafzai'ye göre bu basit olmayacak:
"Hindistan'ın Taliban hükümetine pratik destek sağlama kabiliyeti sınırlı, çünkü Kabil katı bir cihatçı ideolojik sistem altında faaliyet gösteriyor."
Bu, İslamabad için bir nebze rahatlatıcı olabilir.
Bundan sonra neler olabilir?
Buna rağmen analistler, Pakistan'ın manevra kabiliyetinin çok fazla olmadığına inanıyor. Afganistan içinde saldırılar düzenlemek veya sınır çatışmalarına girmek sürdürülebilir değil.
"Pakistan, Taliban karşıtı unsurları açıkça destekleyecek mi? Bu, ne Pakistan ne de bu gruplar için cazip bir teklif değil" diyor Yousafzai.
Pakistan'ın eski ABD büyükelçisi Masood Khan, BBC'ye yaptığı açıklamada, hem Afganistan hem de Pakistan ile sınırı bulunan Çin'in burada kritik öneme sahip olduğunu söylüyor:
"Diyalog başlatmak için diplomatik alan yaratılmalı ve Çin, her iki ülkeyle de iyi ilişkiler sürdürdüğü için bu konuda yardımcı olabilir."

Pakistan'ın Afganistan ile sınırını kapatmasının ardından yollarda uzun kamyon kuyrukları oluştu
Çin, Afganistan ve Pakistan arasındaki gerginliğin tırmanmasından çok endişe duyduğunu, ancak üç ülke arasında diyalog ve iş birliğini teşvik etmek için halihazırda üçlü bir forum bulunduğunu belirtti.
Diğerleri ise Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin de Afganistan'a, TTP'ye karşı harekete geçmesi için baskı yapması gerektiğini düşünüyor.
Pakistan ve Suudi Arabistan Eylül 2025'te, iki ülkeden birine yönelik herhangi bir saldırının her iki ülkeye de saldırı olarak kabul edileceğini belirten bir karşılıklı savunma anlaşması imzaladı.
Pakistan, Afganistan ile 2.600 km'lik bir sınırı paylaşıyor. Durand Hattı olarak da bilinen bu sınır, 1893'te İngilizler tarafından keyfi olarak çizilmişti.
Sınırın her iki yakasında yaşayan milyonlarca etnik Peştun için bu sınırın meşruiyeti tartışmalı.
Bu durum, bazı gözlemcilerin son gerginliklerin de bölgesel meşruiyet endişelerinden kaynaklandığını düşünmelerine yol açtı.
Son çatışmalara kadar her gün binlerce insan sınırı geçiyordu.
Hükümet ilişkilerinin durumu ne olursa olsun, sınırın her iki tarafında da ailevi ve sosyal bağlarla yaşayan aşiret toplulukları, iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleşmesinin aciliyetini artırıyor.
Pakistan'ın eski büyükelçisi Khan "Terörizmin sona erdirilmesi ancak iş birliği ve ilişkilerin iyileştirilmesiyle mümkündür; söylemle değil" diyor.
BBC Global Journalism ve BBC News Hindi de bu habere katkıda bulundu.


