Suriye'nin Humus şehrindeki bir camiye yönelik bombalı saldırıda en az sekiz kişi öldü.
Suriye resmi haber ajansı SANA, patlamanın Alevilerin yoğun yaşadığı Vadi el-Dhahab mahallesindeki İmam Ali Bin Abi Talib Camisi'nde meydana geldiğini duyurdu.
Cuma namazı sırasında meydana gelen patlamada en az 18 kişinin yaralandığı bildiriliyor.
SANA'ya bilgi veren bir güvenlik yetkilisi, patlamaya caminin içine yerleştirilen "patlayıcı düzeneklerin" neden olduğunu söyledi.
Suriye Dışişleri Bakanlığı, cami saldırısı için, istikrarı bozma amacı taşıyan "çaresiz bir eylem" açıklaması yaptı. Saldırganların yakalanacağı sözü de açıklamada yer aldı.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, "hain terör saldırısı" kınandı.
"Türkiye, istikrarını, güvenliğini, birlik ve beraberliğini tahkim etme iradesini tüm tahriklere rağmen sürdüren Suriye'nin yanındadır" denildi.
Bu, Esad rejiminin devrilip Ahmed Şara liderliğindeki yönetimin göreve gelmesinden beri ülkede bir ibadet yerine yönelik ikinci saldırı.
Haziran ayında başkent Şam'da bir kiliseye düzenlenen intihar saldırısında 25 kişi hayatını kaybetti.
Son haftalarda Humus'taki mezhep çatışmalarının artış yaşandı ve bölge sakinleri daha güçlü güvenlik önlemleri alınmasını talep etti.
Suriye basını Humus kentinde etkili yerel bir kabileye mensup evli bir çiftin geçen ay öldürülmesinin ardından mezhep çatışmalarının patlak verdiğini duyurmuştu.
Şam'a bağlı güvenlik kuvvetleri durumu kontrol altına almak için Humus'a askeri konvoylar göndermişti.
Suriye'de azınlıkların durumu
Humus şehrinde yaşayanların çoğu, ülkenin geri kalanının çoğu gibi Sünni Müslüman. Şehirde ağırlıklı olarak Alevi nüfusun yaşadığı birkaç bölge de var.
Esad'ın 2024'te devrilmesinden bu yana, Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) ve Humus vilayeti sakinleri, azınlık mensuplarının kaçırıldığını ve öldürüldüğünü bildiriyor.
Geçen ayın sonunda Alevilerin yaşadığı kıyı bölgelerde, Humus ve diğer bölgelerde azınlıkları hedef alan yeni saldırıları protesto etmek için gösteriler düzenlendi.
Mart ayında ülkenin kıyı kentlerinde Aleviler'i hedef alan saldırılarda çok sayıda kişi öldürüldü.
Yetkililer o dönem şiddet olaylarının silahlı Esad yanlısı grupların, güvenlik güçlerine saldırmasıyla başladığını savundu.
Saldırıları soruşturmakla görevli hükümet komisyonu, o dönem Alevi azınlıktan en az 1.426 azınlığın öldürüldüğünü açıkladı.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi ise ölenlerin sayısını 1.700'den fazla olarak duyurdu.
Gözlemevi, insan hakları grupları ve görgü tanıkları üç gün süren şiddet olayları sırasında güvenlik güçleri ve bağlı grupların "katliamlar ve saha infazları" gerçekleştirdiğini bildirdi.
Şam'ın Suriye bileşenlerinin tümünü koruma konusundaki sözlü güvencelerine rağmen, ülkenin azınlık toplulukları gelecekleri konusunda endişeli.
Ülke yönetiminin başına geçen Ahmed Şara'nın geçmişi cihatçı gruplara dayanıyor.
Gözlemevi'ne göre, Suriye'nin güneyindeki Dürzi çoğunluklu Süveyda'da Temmuz ayında çatışmalar yaşandı.
Bedeviler ve Dürziler arasındaki karşılıklı saldırılarda 2.000'den fazla kişi öldürüldü. Ölenler arasında 789 Dürzi sivil de bulunuyordu. Suriye ordusunun bölgeye müdahale etmek istemesi karşısında İsrail bazı hava saldırıları düzenledi.
Aralık ayında Esad'ın devrilmesinin birinci yıl dönümünde yaptığı konuşmada Suriye Devlet Başkanı Şara tüm vatandaşlara, "güçlü bir Suriye inşa etmek için çabalarını birleştirme" çağrısı yaptı.
Şara, Suriye'nin yurtdışındaki itibarını yeniden inşa etmede önemli başarılar elde etse de, ülke birliğini korumak ve güvenliği sağlamak konusunda hâlâ büyük zorluklarla karşı karşıya.



