Suriye'de İsrail operasyonu: Tansiyon neden yükseliyor?

Suriye'de İsrail operasyonu: Tansiyon neden yükseliyor?
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A- A+ Paylaş

Suriye'de Şam yönetimi ve ülkedeki farklı siyasi aktörler arasında gerilim yükseliyor.

İsrail'in Suriye toprakları içinde düzenlediği askeri operasyonların ardından Türkiye, merkezi yönetime desteği sürdüreceği mesajı verdi.

Suriye devlet televizyonu, İsrail askerlerinin 27 Ağustos gecesi başkent Şam yakınlarındaki Kisve bölgesindeki bir askeri üsse peş peşe saldırılar düzenlediğini aktardı.

Suriye Dışişleri Bakanlığı saldırılarda altı Suriye askerinin öldüğünü açıkladı.

Bir hükümet yetkilisi ise askerlerin İsrail'e ait "gözetleme ve gizli dinleme cihazları" bulduğunu, bu nedenle hedef alındıklarını söyledi.

AFP ve Reuters haber ajanslarına konuşan Suriyeli yetkililer İsrailli askerlerin operasyonunu doğruladı.

İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, direkt olarak operasyonu doğrulamadı.

Ancak sosyal medyadan yaptığı paylaşımda askerlerin İsrail'in güvenliğini sağlamak için "Gece gündüz tüm muharebe bölgelerinde" görev aldığını söyledi.

İngiltere merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), İsrail'in hedef aldığı üssün İran destekli Hizbullah tarafından kullanıldığını öne sürdü.

SOHR, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın Aralık 2024'te devrilmesinden bu yana İsrail'in ilk kez bu kadar derin bir noktaya böyle bir operasyon düzenlediğini söyledi.

İsrail, Esad yönetiminin devrilmesinden bu yana Suriye'de başkent Şam dahil birçok noktaya hava saldırıları düzenledi.

Bu süreçte merkezi yönetime bağlı güçlerle çatışmaya giren Dürzi milisleri desteklemek için Şam askerlerini hedef aldı.

İsrail askerleri ayrıca Suriye ile ateşkes hattındaki askerden arındırılmış bölgenin de bir kısmını işgal ederek Suriye'nin güneyinde askeri varlığını artırdı.

'Kılıç kınından çıkarsa kalem ve kelama yer kalmaz'

Merkezi yönetimi yeniden tesis etmeye uğraşan Şam'a bu süreçte Ankara'dan destek mesajları geldi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 26 Ağustos'ta Malazgrit Zaferi kutlamaları sırasında yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:

"Suriye'deki tüm kardeş halklar gibi Kürtlerin de güvenliğinin, huzurunun, esenliğinin teminatı Türkiye'dir. Yönünü Ankara'ya ve Şam'a dönenler kazanacak. Kardeşlik ve komşuluk hukukunu gözetenler kazanacak.

"Kıblesini şaşırıp kendilerine yeni yabancı patronlar arayanlar ise eninde sonunda kaybedecektir. Şunu da biliyoruz ki kılıç kınından çıkarsa kaleme ve kelama yer kalmaz."

Suriye'ye dair bir açıklama da 28 Ağustos'ta Milli Savunma Bakanlığı'ndan (MSB) geldi.

MSB kaynakları basına yansıyan açıklamalarında Suriye'nin istikrarının Türkiye'nin güvenliğiyle "doğrudan bağlantılı" olduğunu vurguladı ve ekledi:

"Türkiye, Suriye hükümetinin kendi birlik ve bütünlüğünü korumak için alacağı her türlü tedbire destek verecektir."

Türkiye, Suriye'de Kürt güçlerin etkin olduğu bölgelere geçmişte askeri operasyonlar düzenledi.

Şam güçleri ve Ankara'ya bağlı silahlı grupların son haftalarda bu bölgelere askeri yığınak yapmaya başladığı aktarılıyor.

Türkiye, bu bölgelerde etkin olan Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) omurgasını oluşturan terörö örgütü Halk Savunma Birlikleri'ni (YPG) PKK'nın uzantısı olarak görüyor ve "terör örgütü" olarak tanımlıyor.

Özerklik talepleri

Kuzeyde SDG ile Şam güçleri arasındaki tansiyon sürerken Batı'da Alevilerin yeni bir siyasi oluşum kurma hazırlığına girdiği iddia edildi.

SOHR'un "güvenilir kaynaklara" dayandırdığı haberine göre Suriye'de önde gelen Alevi kanaat önderleri "Orta ve Batı Suriye Siyasi Konseyi" (PCCWS) adlı bir oluşumu ilan etmeye hazırlanıyor.

SOHR'a konuşan kaynaklar, Lazkiye ve Tartus'un tamamını ve Humus ve Hama vilayetlerinin bir kısmını kapsayacak bu oluşumun "adalet, vatandaşlık ve insan haklarına saygı" çerçevesinde medeni ve seküler bir yönetim modeli kurmayı hedeflediğini söyledi.

Alevilerin yoğun yaşadığı bu vilayetlerde Mart'ta çatışmalar çıkmış, çoğu sivil yaklaşık iki bin kişi hayatını kaybetmişti.

Alevi grupların hamlesine dair haberlerden günler önce Dürzilerin önde gelen dini liderlerinden Şeyh Hikmet Hicri, 25 Ağustos'ta Suriye'nin güneyinde otonom bir Dürzi bölgesi kurulması çağrısı yaptı.

Temmuz'da Dürzilerin çoğunlukta olduğu Süveyda vilayetinde Dürzi milisler ve Bedevi aşiretler arasında silahlı çatışmalar çıktı.

Şam güçleri ve İsrail'in de müdahil olduğu çatışmalarda yüzlerce kişi hayatını kaybetti.

Taraflar, ABD arabuluculuğunda 19 Temmuz'da ateşkes ilan etti.

Suriye'nin kuzeydoğusunu kontrol eden fiili Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi'nin Dış İlişkiler Komitesi Eşbaşkanı İlham Ahmed de BBC Türkçe'ye yaptığı açıklamalarda ademi merkeziyetçi bir yönetim istediklerinin işaretlerini vermişti.

Suriye'deki tüm etnik grupların haklarının anayasada tanınmasını savunan Ahmed, yerel toplulukların ihtiyaçlarının karşılanması için yetki sahibi olmalarını sağlayacak bir modeli desteklediklerini belirtmişti.

Bir yanıt yazın

Yanıt yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.