Filistin Devleti'nin tanınması kararlarıyla dünyanın gündemine damga vuran BM'nin 80'inci Genel Kurulu başladı. Genel Sekreter Guterres, "Gazze'deki dehşet, üçüncü korkunç yılına yaklaşıyor. Bunlar, temel insanlığa meydan okuyan kararların bir sonucu" dedi. ABD Başkanı Donald Trump, kahkahalar, kaş çatmalar ve omuz silkmeler üçgeninde dünya liderlerine ABD'nin her zaman kendi çıkarlarını onlarınkinin üstünde tutacağını ve 'küreselleşmenin' yükselişini reddedeceğini söyledi. Trump bir saat süren konuşmasında tüm dünyaya meydan okudu, tüm sorunların çözüm anahtarı olarak kendini gösterdi; BM'yi ve Filistin'in tanınması kararlarını eleştirdi. Kendisinden önceki ABD başkanlarını yerden yere vurdu, “Bakın ABD'nin en iyi başkanı benim” dercesine iç siyasete de mesajlar verdi. Bitirdiği savaşlar olduğunu ve 7 çatışmanın sayesinde sona erdiği yalanını bir kez daha ifade etti.
Birleşmiş Milletler'in (BM) 80'inci Genel Kurulu, ABD'nin New York kentinde başladı.
Dün yapılan oturumla Filistin zirvesine dönüşen BM Genel Kurulu, bugün de kritik konuşmalara tanıklık ediyor.
Zirvede BM Genel Sekreteri Antonio Guterres açılış konuşması yaptı.
Gazze'deki katliamlara işaret eden Guterres, "Ben görevim boyunca böyle bir şiddet görmedim. Gazze'de sivillerin öldürülmesi kabul edilemez" dedi. BM Güvenlik Konseyi'ni sorumluluklarını yerine getirmeye çağırdı. Konsey'in daha temsil edici, daha şeffaf ve daha etkili olmasını talep etti.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, New York'taki 80. toplantının açılış konuşmasını gerçekleştirdi. Guterres, "İnsafsız bir insan acıları çağına girdik. BM ilkeleri kuşatma altında. Barışın temelleri, cezasızlık ve eşitsizliğin ağırlığı altında çöküyor" ifadesini kullandı.
Guterres, dünyanın her yerinde insanların daha iyi bir sistem aradıklarını belirterek, “O yüzden bir tercih yapmak durumundayız” dedi.
Filistin'in sorumluluğunun herkesin omuzlarında olduğunu vurgulayan Guterres, “Rehineler hemen serbest bırakılmalı ve İsrail de hemen sivilleri öldürmeye son vermeli. Artık her yerde insanların bu şekilde öldürülmesine son vermek gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Guterres, BM ilkelerinin kuşatma altında olduğunu ve barışın temellerinin çöktüğünü aktararak, “Burası ideolojik bir tartışmanın zemini değil. Savaşın ne kadar barbar bir noktaya ilerlediğini görüyoruz. Buna izin vermememiz gerekiyor. Duruşumuz net olmalıdır. Uluslararası hukuka saygı duyacağız. Ortak bir duruş geliştirmeliyiz. Savaşa, şiddete karşı olmak ortak duruş olmalı. Barışın temelleri, cezasızlık ve eşitsizliğin ağırlığı altında çöküyor. Bizi biz yapan prensiplerin arkasında olmalıyız. Gazze'de olanlara bakın. İdeallerimizi hayata geçirmeli ve tavizsiz bir şekilde uygulamalıyız” diye konuştu.
Herkese fırsat eşitliği tanınması gerektiğini söyleyen Guterres, “Gazze'deki dehşet, üçüncü korkunç yılına yaklaşıyor. Bunlar, temel insanlığa meydan okuyan kararların bir sonucu. Gazze'deki gibi bir şiddet görmedim. Orada sistematik bir şekilde yapılan bir yok ediş var. İnsan hakları, siyasi, ekonomi; insan ayırt etmeden herkes için eşit olmalı” açıklamasında bulundu.
ABD BAŞKANI TRUMP'DAN BM'YE ELEŞTİRİ
Trump, konuşmasına başlamadan önce prompteri bozuldu. Yaşadığı aksaklığa dair gönderme yapan Trump, prompter operatörüne yönelik "bu prompteri kim kullanıyorsa başı büyük belada. Dostum başın büyük belada" ifadelerini kullandı.
Trump, konuşmasına şu sözlerle devam etti:
"Dönemimizin en büyük krizleri ile karşı karşıya kaldık. Dünyanın en ateşli ülkesiyiz. Dünyanın en güçlü ekonomisi, en güçlü ordusu bizde. Olmadığım 4 yıllık dönemde felaketten felakete sürüklendik. Silahlar barışı parçaladı. ABD tarihinin en büyük vergi indirimlerini yaptık. Bu odadaki insanlar da ABD'ye yatırım yapıyor. 8 aylık süreçte çok fazla yatırım aldık.
Geçtiğimiz 4 ay boyunca ülkemize giren yasadışı göçmen sayısı sıfıra indi. Dünya sahnesinde yeniden saygı görmeye başladık. Bir yıl önce insanlar bizle dalga geçiyordu.
7 AYDA 7 SAVAŞI BİTİRDİM
Benim yönetimimim artarda ticaret anlaşmaları yaptı. Yalnızca 7 ayda, 7 farklı, bitmesi imkansız görülen savaşı durdurdum. İki tanesi 30 yıllık savaştı. 7 savaşı durdurdum. Binlerce kişi sinirliydi. Bu insanların birçok insanın hayatına mal olduğunu biliyoruz. Dünya tarihinde hiçbir ABD başkanı bunu başaramadı ve ben 7 ayda başardım bunu. Keşke bunu BM yapabilseydi. Bu ülkelerin liderlerinin her biri ile ayrı ayrı görüştüm. BM bizim yanımızda değil. Prompter da çalışmadı. BM'den bana gelen tek şey bozuk bir prompter. Savaşları tahrik eden davranışlar ve çalışmayan bir prompter. BM büyük bir organizasyon ancak bunu gerçekleştirmenin yanından bile geçemiyor. Neden var diye çok düşündüm. BM'nin muazzam bir potansiyeli var. Ancak tek yaptıkları, sert ifadelerle dolu bir mektup yazmak ve ardından bu mektubun devamını getirmemek. Boş sözler savaşı çözmez. Savaşı çözen tek şey eylemdir. BM, çözmesi gereken sorunları çözmüyor, çoğu zaman yeni sorunlar oluşturuyor. Birleşmiş Milletler, Batı ülkelerine ve sınırlarına yönelik saldırıları finanse ediyor. BM'nin işgallerini durdurması gerekiyor, onları finanse etmesi değil.

"NOBEL'İ HAK ETTİĞİMİ SÖYLÜYORLAR"
Herkes Nobel Barış Ödülü'nü hak ettiğimi söylüyor. Buradan bir sürü anne ve babadan teşekkür alıyorum. Çünkü sonu görünmeyen savaşlar bitirdik ve milyonlarca hayatı kurtardık. Şu an savaşlar var ve bunun üzerinde çalışıyoruz.
FİLİSTİN'İ TANIMAK HAMAS'A ÖDÜL
Herkes biliyor ki ben Gazze'de barışı sağlamak konusunda kararlıyım ancak Hamas barışı sağlamak için gelen makul teklifleri reddediyor. Bu çatışmayı durdurmak için yapmamız gerekenleri konuşuyoruz. Bir sürü kişi Filistin'i tanımaktan bahsediyor. Bu Hamas'a bir ödül olacaktır.
Bir ateşkes çok önce sağlanabilirdi. BM hep aynı mesajı verdi. Rehineleri almayı başardık. Son 20 rehine bizim için büyük bir zorluk. Hepsini almamız gerek. Biz 38 cesedi de istiyoruz.

UKRAYNA SAVAŞINI 3 GÜNDE DURDURURUM DEDİM AMA BEKLEDİĞİM GİBİ OLMADI
Durmadan çalışıyorum Ukrayna'daki kıyımı durdurmak için çalışıyorum. Savaşı çok kolay bitireceğimi düşünüyordum ancak savaşlar sürprizlerle doludur. 3 günde durduracağımı düşünüyordum ancak beklediğim gibi olmadı. Rusya çok kötü görünüyor. Bir sürü insan ölüyor. Bu savaş ben başkanken başlayamazdı. Hiçbir zaman başlamamalıydı. Lüzumsuzca kaybedilen hayatlar beni çileden çıkarıyor. Çin bu savaşı desteklediğini gösteriyor.
AVRUPA SAVAŞI FİNANSE EDİYOR
Avrupa'da Rusya'dan enerji alımının azalmadığını görüyoruz. Kendilerine karşı başlatılan savaşı finanse ediyorlar. İnanılır gibi değil ama böyle. Avrupa'nın hareketlerini önlemlerini artırması lazım. Rusya'dan petrol alırken onlarla savaştıklarını söylüyorlar. Bu utanç verici. Acilen bütün enerji ticaretini durdurmaları gerek. Rusya savaşı sona erdirmek için bir anlaşma yapmaya hazır değilse, kan dökülmesini durdurmak için yüksek gümrük vergileri uygulamaya tamamen hazırız. Ancak Avrupa da bize bu konuda destek vermeli.

AVRUPA BÜYÜK BİR DERTLE KARŞI KARŞIYA
Ben başa geldiğimden beri ABD'nin Amerika halkına ait olduğunu savundum. Ülkeleriniz mahvediliyor. Avrupa çok büyük bir dertle karşı karşıya. Yasadışı göçmenler akın ediyor ve kimse bir adım atmıyor. Bu sürdürülebilir değil. Siz hala politik doğruculuğu önde tutuyorsunuz.
Herkes kendi sınırlarını koruma hakkına sahip. Ülkenize giren kişilerin sayısı çok yüksek. Ülkelerinizi işgal etmeye çalışıyorlar. Tüm ülkeler kendi halklarını korumalı. Bu insanlar uygunsuz sebeplerle göçmen hakları ediniyor. Biz onları geri gönderdik. Cevaplar aradık, sorunları çözmeye çalıştık. Biz onların ülkesindeki sorunları çözmeye çalıştık. Artık bize insan göndermiyorlar.
Yetenek, dirayet ve kararlılıkla ilerliyoruz, okyanusları fethettik, kıtaları aştık, savaşlara göğüs gerdik, kasabaları şehirleri çevirdik, şehirleri krallıklara çevirdiler, bu şampiyonlarımız üzerine yükseldik, onların vizyonları bizim kaderimizi çizdi. Kendi zaferlerimizi, miraslarımızı savunmak zorundayız, gururla savunacağız, kan, ter, göz yaşı, hayat ve ölümle koruyacağız. Onların kurduğu bu ülkeler hepimizin, vatandaşlarımıza borç bildiğimiz bu görevimizi yerine getirmemiz ve güvenliği huzuru savunmamız gerek, bu değerlerimiz için savaşmamız gerek. Güzel vizyonumuzu gerçekleştirmeye çalışıyoruz ve hep birlikte parlak bir gelecek oluşturup bir dünya yaratmalıyız, umuyorum ki bunu şu anda başlatabiliriz. Geri döneceğiz, ülkelerimizi daha güzel ve güvenli hale getireceğiz."
ABD'ye uyuşturucu kaçıranlara seslendiğini söyleyen Trump "Sizi yok edeceğiz" dedi ve Venezuela'yı suçladı.
BM'DE FİLİSTİN RÜZGARI
Fransa ve İngiltere başta olmak 10 ülkenin liderleri, son iki günde Filistin'i bir devlet olarak tanıdığını ilan etti.
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, bu anlamda bir Filistin zirvesine dönüştü. İngiltere, Avustralya, Portekiz ve Kanada zirveden bir gün önce kararlarını ilan etmişti.
Genel kurul sırasında ise Fransa, Monako, Lüksemburg, Belçika, Malta ve Andorra Filistin'i devlet olarak tanıdığını açıkladı. Bu adımlarla birlikte, 193 BM üyesi ülkeden, Filistin Devleti'ni tanıyanların sayısı 156'ya yükselmiş oldu. BM üyesi olmayan Vatikan da Filistin Devleti'ni tanıyor.
Bu adım, Filistin ve Ortadoğu için tarihi bir ilerlemeye işaret ediyor. İki devletli çözümün önemine dikkat çeken liderlerin hamleleri, şu an için sembolik düzeyde kalsa da Gazze'de soykırım savaşını sürdüren İsrail'in üzerinde uluslararası baskının önemli ölçüde arttığına işaret ediyor.
KARARLAR İSRAİL'İ ÖFKELENDİRDİ
İsrail Başkanı Binyamin Netanyahu, tanıma kararına karşı, işgal altındaki Filistin toprakları Batı Şeria'yı ilhak edecekleri tehdidinde bulundu. "Bir Filistin Devleti olmayacak" dedi.
Filistin devletinin kurulmasını yıllardır engellediklerini ve bunun olmasına izin vermeyeceklerini öne süren Netanyahu, işgal altındaki Filistin topraklarındaki yasa dışı Yahudi yerleşimlerinin sayısını iki katına çıkardıklarını ve bu yolda devam edeceklerini söyledi.
Netanyahu, ülkelerin Filistin devleti tanıma yönündeki kararlarına ABD'den döndükten sonra yanıt vereceğini söyleyip "Bekleyin ve görün" sözleriyle, üstü örtülü Batı Şeria'yı ilhak tehdidinde bulundu.


