TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, İmralı ziyareti sonrası ilk toplantısını yapıldı. Komisyonda İmralı tutanağının 4 sayfalık özeti okundu. AK Partili Mustafa Şen, "Komisyona sunacağımız raporda yasal düzenlemeler de yer alacak." dedi.
Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda Meclis'te kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, bugün 19. toplantısını gerçekleştirdi.
Bugünkü toplantının önemi; AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız ile DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit’ten oluşan komisyon heyetinin geçen hafta başında İmralı’ya yaptığı ziyaretin ardından ilk kez toplandı.
Komisyonda, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan ile yapılan görüşmenin tutanakları 4 sayfalık özet olarak okundu. 3 milletvekili sürece ilişkin bir bilgilendirmede bulunmadı. Komisyonun 19. toplantısı sona erdi.
İMRALI TUTANAKLARI OKUNDU
Okunan İmralı tutanağında, "27 Şubat çağrısında özerklik yok, silah bırakmanın olumlu karşılandığını söyledi. Öcalan, normalde PKK’yı 1993’te fesh etmesi gerektiğini söylemiş ancak her seferinde bir elin bu girişimini sabote ettiğini ifade etmiştir. Bu sabotaj sürecini darbe mekaniği olarak tanımlamıştır. 1993’ten günümüze Turgut Özal, Süleyman Demirel, Necmettin Erbakan ile dolaylı görüşmelerin nihayete erememesinde de bu darbe mekaniğinin etkisinin olduğunu belirtmiştir." ifadeleri yer aldı.
İŞTE MECLİS’TE OKUNAN TUTANAK: TERÖRİSTBAŞI ÖCALAN’LA GÖRÜŞMENİN ÖZETİ
Görüşmede Öcalan, öncelikle 100 yıllık Türk-Kürt ilişki sistematiğine MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin sözleriyle büyük katkı sağladığını, Cumhuriyet tarihinde ender görülen bir cesaret gösterdiğini, kendisine şükran duyduğunu ifade etmiş, süreçte gösterdiği cesaret için Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a şükran ve teşekkürlerini ifade etmiştir.
ÖCALAN SÖZÜNÜN ARKASINDA OLDUĞUNU SÖYLEDİ
Abdullah Öcalan, sürecin başından beri verdiği sözlerinin arkasında olduğunu, koşullar el verirse teorik ve pratik imkanının bunu gerçekleştirmeye müsait olduğunu ifade etmiştir. Uzun bir şekilde tarihsel arka planı aktarmış ve Ziya Gökalp’e referans vererek Türk Kürt kardeşliğini önemine vurgu yapmıştır.
PKK’NIN TÜM VARLIKLARININ DAĞITILMASI
Abdullah Öcalan, silahlı yöntemden ayrıldığını, siyasi yöntemi benimsediğini, 27 Şubat çağrısı çerçevesinde bütün yapıların, PKK’nın tüm bileşenlerinin, örgütsel varlıklarının dağıtılmasının ve silahların bırakılmasının ilanının toplum tarafından iyi karşılandığını, halkın bu gelişmeyi takip ettiğini, kendisinin Suriye ve Irak’ta da etkili olduğunu ifade etmiştir.
Bu noktada Feti Yıldız, Abdullah Öcalan’ın mahkûm olduğu davada şehit ailelerinin avukatı olarak kendisinin bulunduğunu hatırlatması üzerine Öcalan, “Ben Devlet Bey’in el sıkmasıyla başlayan süreç içinde verdiğim sözlerin arkasındayım” demiştir.
Hüseyin Yayman ise buraya şehit ailelerinin hassasiyetiyle geldiğini söylemesi üzerine Abdullah Öcalan, her asker kaybının kendisi için trajedi olduğunu, asla sevinmediğini, gençlerin böyle ölmemesi gerektiğini söylemiştir. Türkiye’de ve bölgede kesinlikle çözüme ulaşılması gerektiğini söylemiş ve TUSAŞ eylemine üzüldüğünü ifade etmiştir.
Kendisine “Lozan ve 1924 öncesi döneme ait dilin kullanılması süreci zehirliyor” denilmiştir.

SURİYE KONUSUNDA YENİ ÇAĞRI
“En son Zap bölgesi boşaltılırken örgüt üyelerinin elinde silah olması kamuoyunda infial yaratmış bu konuda yapılan çağrıya PKK’nın tam uymadığı görülüyor” denilmiş, SDG’nin 10 Mart mutabakatına uyması gerektiğinin elzem olduğu, Suriye konusunda yeni bir çağrı yapması gerektiği Öcalan’a söylenmiştir.
PKK SİLAHLARI BIRAKMALI
Bu devletin hepimizin devleti olduğu, ‘silahı bırakın’ derken PKK’nın bütün bileşenlerini kapsadığı, PKK’nın Irak’tan çektiği güçleri Suriye’ye gönderdiği yönünde gözlemler olduğu, bu durumun daha önceki açıklamalarla çelişki yarattığı kendisine söylenmesi üzerine Öcalan, “PKK’nın sadece elindeki silahları değil zihinsel olarak da silahları bırakması gerektiğini ifade etmiştir.
DEVLETE HİZMETE HAZIRIM SÖZLERİNİN ARKASINDA OLDUĞUNU BEYAN ETTİ
Feti Yıldız, şehit haberleri geldiği dönemde bile kimsenin Kürt komşusunun camını kırmadığını, bu kadar acıya rağmen Kürt-Türk düşmanlığının asla oluşmadığını belirtmiştir.
Bunun üzerine Öcalan kendisinin şehit ailelerine saygıyla baktığını, acılarının ne kadar büyük olduğunu bildiğini beyan etmiş, Devlet Bahçeli’nin konuşmasında hatırlattığı “ben devletime hizmete hazırım” sözünü hatırlatıp “buyur” demesine karşılık olarak sözlerinin arkasında olduğunu, koşullar elverirse teorik ve pratik imkanlarının bunu gerçekleştirmeye müsait olduğunu yinelemiştir.
27 Şubat açıklamasına yönelik olarak süreçte geçen 1 yılı başarılı gördüğünü, bu dönemde hiç şehit verilmediğini ifade etmiştir. Böylelikle büyük bir politik açılım sağlandığını, kamuoyunda desteğin arttığını, kamuoyunun aklındaki soru işaretlerinin ilerleyen dönemde giderileceğini söylemiştir.
Terörsüz Türkiye gerçekleşecekse Türkiye’nin pratik ve somut adımlar bekliyor olduğunun söylenmesi üzerine Öcalan, pozitif hamleler ve adımlar peşinde olduğunu ifade etmiştir.
Somut adımlar konusunda bir direnç olduğu, örgütün merkezi Kandil’den Suriye sahasına taşımasının sorunu çözmeyeceği ifade edilmesi üzerine kendisinin örgütün lideri olarak her saha için kesin talimat vermesi gerektiğini, bu adımlar gerçekleşince yeni bir iklim oluşacağını ifade etmiştir.
Abdullah Öcalan ayrıca “Bu soruyu defaatle sordunuz” diyerek sözlerinin arkasında olduğunu, sürecin başarıya ulaşması için tüm gayretini ortaya koyduğunu ifade etmiştir.
FEDERASYON, İDARİ ÖZERKLİK YOK
27 Şubat çağrısında ayrı devlet ve federasyon olmadığının, idari özerklik, kültüralist çözümler olmadığının hatırlatılması üzerine Öcalan “Evet, öyle” diyerek onaylamıştır.
SURİYE İÇİN ÜNİTER YAPIYI BENİMSEDİĞİNİ SÖYLEDİ
Hüseyin Yayman tarafından Suriye konusunda sorulara, SDG’nin 10 Mart’taki anlaşmasını esas aldıklarını, Suriye başta olmak üzere bölgede İsrail’in hamlelerine karşı çok dikkatli olunması gerektiğini, Suriye için üniter yapı ve yerel demokrasi benimsediğini söylemiştir.
Yerel savunma gücü olup olmayacağına dair sorulara “Savunma gücü yok, asayiş kapsamında güçler. Yani polis gibi” cevabını vermiştir.
BU COĞRAFYADA TÜRKSÜZ KÜRT, KÜRTSÜZ TÜRK YAŞAYAMAZ
Bu coğrafyada Türksüz Kürt, Kürtsüz Türk yaşayamayacağını belirterek uzun bir tarihsel anlatımda bulunmuş ve Sultan Sencer’e referans vererek bu birlikteliğin tarihsel önemine vurgu yapmıştır.
PKK’YI 1993’TE FESHETMESİ GEREKTİĞİNİ DİLE GETİR
Reel sosyalizm düşüncesinin 1995’ten beri terk ettiğini, zihinsel dönüşümün sancılı bir süreç olduğunu, normalde PKK’yı 1993’te feshetmesi gerektiğini söylemiş, ancak her seferinde birinin bu girişimini sabote ettiğini söylemiştir.
Bu sabotaj sürecini de darbe mekaniği olarak tanımlamış, 1993’ten günümüze Özal, Demirel, Erbakan ile dolaylı görüşmelerinin nihayete ermemesinde de bu darbe mekaniğinin etkili olduğunu söylemiştir.
MAZLUM ABDİ’Yİ TANIYOR MUSUNUZ?
“Ferhat Abdi Şahin’in tanıyor musunuz, talimatınızı dinler mi?” diye sorulduğunda Öcalan, kendisine yakın olan biri, kendisine bağlı olduğunu söylemiştir.
Kendisine Türkiye için hiçbir zaman gerçekleşmeyecek iddialarda bulunmanın süreci sabote etmek olacağını ifade eden ifadelerde bulunmuştur.
Gülistan Kılıç Koçyiğit’in “Sizi çok sağlıklı gördüm kadın haklarıyla ilgili söyleyecek bir hususunuz var mıdır?” diye sorması üzerine Öcalan selamlarını iletmiştir.
Kurtulmuş, görüşme tutanağının okunmasının ardından toplantıyı sonlandırdı.
AK PARTİ'Lİ ŞEN: YASAL DÜZENLEMELER DE YER ALACAK
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Komisyon Üyesi Mustafa Şen, AK Parti'nin komisyona sunacağı raporda, yasal düzenlemelerin de olacağını söyledi.
AK Parti'nin hazırlığını yaptığı düzenlemede suça karışmış ve suça karışmamış ayrımı yapılacak.
Eline hiç silah almamış olanlar için, örgüt üyeliği bir suç olarak tanımlanıyor anacak örgüt kendini fesh ederse bu suçun ortadan kalkacağı raporda yer alıyor. Örgüt kendini fesh etmişse yardım ve yataklıkta düşer. Örgüt üyeliğinden şu anda cezaevinde olanların da suçu düşer. Aynı suçtan yargılanması devam ediyorsa onların da yargılanması düşer.
Düzenlemeden yararlanacaklar için 5 yıllık adli takip şartı da aranacak. Düzenlemede incitmeyecek ceza indirimleri de önerilecek.
Mustafa Şen, bunların hepsinin terör örgütünün kendini tamamen fesh etmesi ve bunun devlet organları tarafından ilan edilmesinden sonra bu yasal düzenlemelerin Meclis eliyle yapılabileceğine işaret ediyor.
Şen "Terör faaliyetlerine bulaşmış kişilerin, Türkiye’de bulunmaları halinde Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddeleri geçerli olacaktır. Örgütün kendini fesh etmesi sebebiyle ve silahlarını teslim etmesi nedeniyle kamu vicdanını incitmeyecek ceza indirimi öneriyoruz.” diye konuştu.
KURTULMUŞ: KOMİSYON ÇALIŞMALARI EN HASSAS DÖNEMİNE GİRMİŞTİR
Toplantının açılışında konuşan Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, komisyon çalışmalarında en hassas döneme girildiğini söyledi.
Kurtulmuş, şöyle konuştu:
“Komisyonumuzun çalışmaları diyebiliriz ki en hassas, en kritik, en kırılgan dönemine girmiştir. Bundan sonra da artık son düzlükte yapacağımız bir iki temel vazifemizi de icra edip oluşturacağımız sonucu da TBMM Genel Kurulu'na sunacağız. Üç siyasi parti temsilcisini gönderdi komisyonda bulunan partilerden. Ziyaret 24 Kasım tarihinde gerçekleştirildi. Bu ziyaretin gerçekleştirilmesiyle birlikte komisyonumuzun dinleme faslı nihayete ermiştir. Bundan sonraki süreçte raporlama safhasına geçiyoruz. Yani komisyon çalışmalarından sonra Terörsüz Türkiye'nin gerçekleştirilmesi ile ilgili kendi açımızdan gördüğümüz bir raporu hazırlamayı ümit ediyorum. Böylece bu raporun hazırlanmasıyla birlikte bu tarihi süreç çok önemli bir eşiği daha atlatacak ve üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmiş olacaktır.”
Meclis Başkanı Kurtulmuş, İmralı ziyaretine ilişkin, “TBMM’den herhangi bir stenograf görüşmede yer almadı. Ziyaret tamamıyla MİT tarafından organize edildi. Görüşme de MİT koordinatörlüğünde yapıldı.” dedi.
AKP ve muhalefet arasında gerilim: Görüşmeyi öğrenmek istiyorsanız gelseydiniz
Toplantının ikinci bölümünde ise komisyonun İmralı'ya giden üç üyesi üç üyesi MHP'li Feti Yıldız, AKP'li Hüseyin Yayman ve DEM Partili Gülistan Kılıç’ın İmralı ziyareti gündeme alındı. Görüşmeye ilişkin bir özetin okunacağını bildiren Kurtulmuş, “Saklanacak, gidecek hiçbir şey yoktur, İmralı’da konuşulan hiçbir siyasi konu gündem dışı bırakılmayacaktır” dedi.
Ancak muhalefet, "Okutacağınız özet, sizin özetiniz mi MİT’ten gelen özet mi? MİT’in sansürü ile mi görev yapacağız? Ham tutanaklar gelmeli, süzgeçten geçirilmesi doğru olmaz. Sadece halktan değil, temsilini üstlendiğiniz TBMM’den bile saklıyorsunuz" diyerek itiraz etti.
AKP ise İmralı görüşmesinin tutanaklarının tamamının okunması gerektiğini söyleyerek, “Özet okunursa barış karşıtlarının eline koz vereceğiz" diyen CHP'li Sezgin Tanrıkulu'na, "Öğrenmek istiyorsanız gelseydiniz” diye çıkıştı.
Tutanağın ardından İmralı’ya giden üyeler dahil kimseye söz verilmedi
Seslerin yükseldi komisyonda, Meclis Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Bozkurt, İmralı tutanaklarının özeti okudu. Özet tutanağın okunmasının tamamlanmasının ardından Meclis Başkanı Kurtulmuş, komisyonun İmralı’ya giden üyeleri dahil hiç kimseye söz vermeden toplantıyı kapattı.
Kapanışta sesler yükseldi
Komisyon üyeleri toplantıdan ayrılırken Sezgin Tanrıkulu, kendisine toplantı sırasında, "Merak ediyorsanız gelseydiniz" diyen AKP Milletvekili Mehmet Şahin’e sitem etti. İkili arasındaki diyalog bir süre sonra yüksek sesle tartışmaya döndü. CHP Milletvekili Okan Konuralp de tartışmaya katılınca diğer milletvekilleri müdahale etti ve tartışma sonlandı.
"Öcalan’ın dili ile değil kendi üsluplarıyla hazırlanmış bir özet"
DEM Partili yöneticiler ise Öcalan’la yapılan görüşmenin tüm tutanaklarının olduğu gibi kamuoyuna açıklanmamasını eleştirdi.
İktidar kanadının; DEM Parti’nin talebini yok sayarak emrivaki bir tutum sergilediğini ifade eden DEM Partili yöneticiler, okunan özet tutanak için, “Öcalan’ın dili ile değil kendi üsluplarıyla hazırlanmış bir özetin kamuoyuna servis edildiğini, bu yöntemin sürece zarar vereceğini” söyledi.
MHP'Lİ YILDIZ: DİNLEME ÇOK OLUMLU GEÇMİŞTİR, NEGATİF BİR DURUM YOK
Öte yandan İmralı'ya giden heyette yer alan MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, ziyarete ilişkin açıklama yaptı.
“Dinleme çok olumlu geçmiştir hiç negatif bir durum yoktur içinde.” diyen Yıldız şöyle devam etti:
“Sahadaki durum. Silahların teslim edilmesi, örgüt yapısının hangi ad altında olursa olsun tamamen dağıtılması, devlet güçleri tarafından bunun tespit edilmesi, örgütün fiili durumunun sona erdiğini yetkili merciler tarafından ilan edilmesinden sonra ne kadar engel varsa, demokrasinin önünde kardeşliğimizin önünde ne tür engel varsa, el birliği ile çözelim diyorum.”
SİYASİ PARTİLER RAPORLARINI TESLİM EDECEK
Bu arada siyasi partiler de raporlarını komisyona teslim etti. AK Parti milletvekilleri rapor için geçen hafta bir araya gelmişti. Diğer partilerde de çalışmalar sürüyor.
MHP'li milletvekilleri partilerinin görüş ve düşüncelerini aktaran Terörsüz Türkiye raporunu tamamladı.
KARAR NİTELİKLİ ÇOĞUNLUKLA ALINMIŞTI
Komisyon, üye tam sayının 5'te 3 nitelikli çoğunluğunun oyuyla İmralı Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu'na gidilmesini kararlaştırmıştı.
Ziyarete katılmayacağını açıklayan CHP ile Yeniden Refah Partisi (YRP) oylamaya katılmamıştı.
MECLİS'TEN AÇIKLAMA YAPILMIŞTI
TBMM Başkanlığı'ndan konuya ilişkin açıklama yapılmış, şu ifadelere yer verilmişti:
"Bu doğrultuda, 27 Şubat'ta yapılan Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı akabinde örgütün kendisini feshetmesi ve silah bırakması yönündeki açıklamaların yanı sıra Suriye'de 10 Mart mutabakatının hayata geçirilmesine yönelik sorulan sorular kapsamında detaylı beyanları alınmıştır. Görüşme neticesinde toplumsal bütünleşme, kardeşliğin pekiştirilmesi ve bölgesel perspektife yönelik sürecin pozitif ilerletilmesi açısından olumlu sonuçlar alınmıştır. Komisyonun bundan sonraki süreçte hedeflerini gerçekleştirme yönündeki azimli ve kararlı tutumu sürdürülecektir."
Komisyon, bundan önceki son toplantısını TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında 21 Kasım Cuma günü yapmıştı.



