Dünyanın en büyük iki sivil uçak üreticisinden biri olan Airbus, en çok satış yaptığı uçak ailesi olan A320'lerin de dahil olduğu dört farklı modelinde yeni ortaya çıkan bir sorun nedeniyle 6 bin civarında uçağın güncellemeye ihtiyaç duyduğunu açıkladı.
28 Kasım'da yapılan bu duyurunun ardından havayolu şirketleri binlerce uçağı uçuştan çekmek zorunda kaldı.
Yoğun güneş radyasyonunun uçaktaki elektronik kontrol sistemlerine zarar vermesine yol açan bu sorun, Ekim ayında ABD'den Meksika'ya uçan bir Jet Blue uçağının aniden irtifa kaybetmesi ve Florida'ya acil iniş yapmasının ardından yapılan incelemelerde tespit edildi.
Olayda en az 15 kişi yaralanmıştı.
Kaç uçak, nasıl etkilendi?
Sorunun A320'lerin yanı sıra A318, A319 ve A321 modellerini de etkilediği açıklandı.
Uçakların yarıya yakını, yazılım güncellemesinin ardından birkaç saat içinde tekrar uçabilir hale geldi.
BBC'nin edindiği bilgilere göre yaklaşık 6 bin uçaktan 5 bin 100'ü, yaklaşık 3 saat süren basit bir yazılım güncellemesi sayesinde bu soruna karşı koruma sağlayabiliyor.
Havacılık devi Airbus, A320 ailesine ait uçakların uçuş kontrol sistemlerinde tespit edilen ciddi bir yazılım sorunu nedeniyle dünya genelinde binlerce uçağı kapsayan acil bir güncelleme süreci başlattı.
Şirket, yoğun güneş radyasyonunun uçuş kontrol bilgisayarlarındaki kritik verileri bozabileceğini belirterek, “A320 ailesindeki önemli sayıda uçağın derhal yazılım güncellemesine ihtiyaç duyduğu” açıklamasını yaptı.
Uzmanlar, bu durumun yolcular ve havayolları için operasyonel aksamalara yol açacağını kabul ederken, önceliğin uçuş güvenliği olduğunu vurguluyor.
Sorunun Kaynağı: Güneş radyasyonu ve ELAC bilgisayarları
Yapılan incelemelere göre sorun, uçakların yunuslama (uçağın burnunun yukarı ve aşağı hareketi) ve yuvarlanma (kanatların sağa sola yatması) kontrolünden sorumlu olan Thales üretimi ELAC bilgisayarında kullanılan yazılımın yoğun güneş ışınımı altında hatalı veri üretebilmesinden kaynaklanıyor.
'Kontrol kaybı riski'
Bu hata, modern uçaklarda kullanılan fly-by-wire teknolojisinin yazılım güvenilirliğine ne kadar bağımlı olduğunu da gözler önüne seriyor.
Fly-by-wire (FBW), bir uçağın kontrol yüzeylerini mekanik bağlantılar yerine elektronik sinyaller üzerinden yöneten bilgisayarlı uçuş kontrol sistemine deniyor.
Geleneksel uçaklarda pilot, kumanda kolunu oynattığında mekanik çubuklar, kablolar ve hidrolik sistemler doğrudan hareket ediyor. FBW'de ise bu fiziksel bağlantılar yok.
FBW'de pilotun kumanda girişleri sensörlerle dijital sinyale çevriliyor, uçuş bilgisayarları tarafından yorumlanıyor ve uygun komutlar elektriksel olarak kontrol yüzeylerine gönderiliyor.
Modern yolcu uçaklarından savaş uçaklarına kadar kullanılan bu sistem pilot hatalarını filtreleyerek, uçağın tehlikeli manevra yapmasını engellior.
Öte yandan Airbus yetkilileri, son arızada verilerin bozulmasının uçuş sırasında kontrol kaybı riskine yol açabileceğini, bu nedenle güncellemenin “acil” kategorisinde değerlendirildiğini belirtiyor.
JetBlue uçağındaki ani dalış alarm verdi
Bu acil çağrıyı tetikleyen olay, 30 Ekim’de JetBlue’nun Cancun-Newark seferinde yaşandı.
A320 tipi uçak, kontrol bilgisayarındaki hatanın etkisiyle ani bir irtifa kaybı yaşadı ve pilotlar uçağı Tampa’ya acil inişe yönlendirdi. Olayda en az 10 ila 15 yolcu yaralandı.
ABD Ulusal Ulaşım Güvenliği Kurulu’nun (NTSB) ön bulguları, ELAC 2 bilgisayarındaki arızanın ani dalışta rol oynadığını gösteriyor. Bulguların ardından Airbus bu acil çağrıyı yayınlama kararı verdi.
Binlerce uçak yere indiriliyor
Şimdi A320 ailesinden binlerce uçağın söz konusu yazılım sorunu nedeniyle güncellenmesi gerekeceği tahmin ediliyor. Şirket bu ailedeki "A320neo" ve "A321neo" uçaklarının yere indirilmesini istedi.
Tahminlere göre güncellenmesi gereken uçak sayısı, dünya genelinde hizmette bulunan 11 bin 300 A320 ailesi uçağının yarısından fazlasına karşılık gelebilir.
ABD'de American Airlines, filosundaki yaklaşık 340 uçağın etkilendiğini ama iki saatlik bir güncellemeyle sorunun giderileceğini açıklarken, bazı havalimanları çok daha az etkilendiklerini açıkladı. Ancak Avrupa, Asya ve Ortadoğu’daki havayolları, operasyonlarında gecikme ve iptallerin kaçınılmaz olacağını duyurdu.
Türkiye’de 8 uçak etkileniyor
Türk Hava Yolları (THY) ise Airbus tarafından yayımlanan global uyarı kapsamında kendi filosunda yer alan A320 ailesinden 8 uçağı için gerekli güncelleme süreçlerini başlattığını duyurdu.
TRT World'e göre THY Kurumsal İletişim Başkanı Yahya Üstün, şirket operasyonlarının emniyetli şekilde sürdüğünü belirterek, Airbus ve Avrupa Havacılık Emniyeti Ajansı (EASA) ile koordineli çalışıldığını aktardı.
Uçakların, prosedürler tamamlandıktan sonra güvenli şekilde hizmete döneceği ifade edildi.
Bazılarında saatler, bazılarında haftalar
Yazılım güncellemesinin büyük bölümü iki ila üç saat içinde tamamlanabiliyor. Ancak yaklaşık bin uçağın donanım değişimine ihtiyaç duyması bekleniyor.
Bu uçakların haftalarca bakımda kalabileceği değerlendirilirken, krizin Amerika'da Şükran Günü tatiline denk gelmesi de karmaşayı büyütebilir.
737 MAX krizine mi benziyor?
Güneş'te son dönemde -yıldızın doğal döngüsünün bir parçası olarak- patlamaların, rüzgarların ve lekelerin artması, özellikle uçuş kontrol yazılımlarının dayanıklılığı ve yedekleme sistemleri üzerine yeni değerlendirme gereksinimlerini gündeme getiriyor.
Yine de uzmanlara göre sorun, 737 MAX krizine kıyasla yönetilebilir düzeyde.
737 MAX krizi, Boeing’in yeni nesil 737 MAX uçaklarında kullanılan MCAS adlı otomatik uçuş kontrol yazılımındaki tasarım ve güvenlik hatalarından kaynaklanan, modern havacılığın en büyük skandallarından biriydi.
Kriz 2018 ve 2019’da yaşanan iki ölümcül kazayla başlamıştı. İlki, Ekim 2018’de Endonezya’da kalkıştan kısa süre sonra düşen Lion Air uçağında 189 kişinin ölmesiyle, ikincisi ise Mart 2019’da Etiyopya’da Ethiopian Airlines uçağının yine kalkıştan dakikalar sonra düşmesi ve 157 kişinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanmıştı. Her iki kazanın kara kutu incelemeleri, aynı yazılım sorununa işaret ediyordu.
MCAS sistemi, 737 MAX’ın daha büyük ve öne yerleştirilmiş motorlarının uçağın burnunu normalden fazla kaldırmasını engellemek için tasarlanmıştı. Ancak sistem yalnızca tek bir "Angle of Attack" (AoA) sensöründen veri alıyordu. Bu sensör arızalandığında MCAS, uçağın burnunu otomatik olarak tekrar tekrar aşağı bastırmış ve pilotlar bu müdahaleye karşı koyamamıştı.
Krizi derinleştiren en önemli etken ise pilotların MCAS’in varlığından bile haberdar olmamasıydı; zira Boeing, sistemi hem uçuş kılavuzlarında hem de eğitimlerde açıkça belirtmemişti.
İkinci kazanın ardından dünya genelindeki havacılık otoriteleri 737 MAX uçaklarını yerde bırakmış ve Boeing üretimi durdurmuştu.
Boeing, uçağı yeniden sertifikalandırmak için MCAS sistemini tamamen elden geçirdi; artık iki sensörden veri alıyor, pilotlara daha fazla eğitim veriliyor ve yazılımın uçağa müdahale gücü sınırlandırılıyor.
Yapılan kapsamlı güvenlik revizyonlarının ardından 737 MAX, yaklaşık 20 aylık küresel uçuş yasağından sonra 2020’nin sonunda yeniden hizmete döndü.


