Trump'ın MAGA hareketinin arkasında kimler var?

Trump'ın MAGA hareketinin arkasında kimler var?
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A- A+ Paylaş

Carla Bleiker
Deutsche Welle

Muhafazakâr düşünce kuruluşları, Evanjelik Hristiyanlar ve milyarderler: Giderek daha sağa kayan ABD'de, Başkan Donald Trump'ın yanı sıra birçok başka aktör de güç ve etki sahibi haline geldi.

Donald Trump, henüz ikinci Başkanlık döneminde bir yılı bile doldurmadan, dünya siyasetinde bazı dengeleri değiştirebilecek adımlar attı. Washington yönetiminin Kasım ayında yayımladığı yeni Ulusal Güvenlik Stratejisi de ABD dış politikasının hedeflerini baştan tanımlıyor.

Avrupa gibi ABD'nin onlarca yıllık müttefikleri, Washington'dan gelen desteğin artık otomatik olmadığını acı biçimde deneyimliyor. Trump, sadece kendi ülkesi için "iyi bir anlaşma" gördüğünde desteğe hazır. "America First" (Önce Amerika) ya da Trump'ın 2016'daki ilk seçim kampanyasında kullandığı "Amerika'yı Yeniden Muhteşem Yap" (Make America great again - MAGA) sloganları Trump'ın yaklaşımını özetliyor.

Donald Trump, henüz ikinci Başkanlık döneminde bir yılı bile doldurmadan, dünya siyasetinde bazı dengeleri değiştirebilecek adımlar attı. Washington yönetiminin Kasım ayında yayımladığı yeni Ulusal Güvenlik Stratejisi de ABD dış politikasının hedeflerini baştan tanımlıyor.

Avrupa gibi ABD'nin onlarca yıllık müttefikleri, Washington'dan gelen desteğin artık otomatik olmadığını acı biçimde deneyimliyor. Trump, sadece kendi ülkesi için "iyi bir anlaşma" gördüğünde desteğe hazır. "America First" (Önce Amerika) ya da Trump'ın 2016'daki ilk seçim kampanyasında kullandığı "Amerika'yı Yeniden Muhteşem Yap" (Make America great again - MAGA) sloganları Trump'ın yaklaşımını özetliyor.



Trump'ın, 20 Ocak 2025'te göreve gelmesiyle iç politikada da çok şey değişti. Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) dairesinin maskeli görevlileri, insanları arabalarından indirerek gözaltına alıyor ya da sokak ortasında tutukluyor. Bu uygulamalara karşı protestoların yoğun olduğu kentlere Başkan Trump, Ulusal Muhafızları gönderiyor. Trump'ın hoşuna gitmeyen yayınlar yapan medya kuruluşları dava ediliyor ya da sosyal medyada hedef gösteriliyor.

Engelli çalışanların istihdamını ve şirketlerde çeşitliliği teşvik eden DEI (çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık) uygulamaları gibi programlar, tüm federal kurumlarda kaldırıldı.

Çeşitlilik, Trump ve destekçileri tarafından "liberal" ya da "woke" (uyanmış/uyanık, sosyal adalet konularında aşırı hassas) olarak nitelendiriliyor ve reddediliyor.

"Amerika'yı Yeniden Muhteşem Yap" yalnızca bir slogan değil, bir dünya görüşü. Ancak bu hareket tek parça bir yapıdan oluşmuyor. Farklı gruplar, farklı önceliklerle bu ideolojiyi besliyor. Trump vitrindeki isim olsa da arka planda güçlü örgütler ve etkili kişiler kendi gündemleri için mücadele ediyor.

Heritage Foundation

Washington merkezli sağ milliyetçi bir düşünce kuruluşu olan "Heritage Foundation" adlı vakıf, kendisini "serbest piyasa ekonomisi, sınırlı devlet, bireysel özgürlük, geleneksel Amerikan değerleri ve güçlü ulusal savunma" temelinde muhafazakâr politikaları teşvik etmeye odaklanmış bir yapı olarak tanımlıyor.

Kuruluş, 2023'te yayımlanan ve muhafazakâr bir ABD başkanının devleti nasıl yeniden şekillendirebileceğini anlatan "Project 2025" (Proje 2025) adlı planın da mimarı. Bu plan, küçültülmüş bir devlet yapısı, kamu çalışanlarının daha kolay işten çıkarılması ve başkanın yetkilerinin artırılmasını öngörüyor.

 



Trump, seçim kampanyası sırasında projeyle ilgisi olmadığını söylese de göreve geldikten sonra bu fikirlerin önemli bir bölümünü hayata geçirdi. Hükümeti "daha verimli" hale getirmeyi amaçlayan ve bir süre Elon Musk tarafından koordine edilen "DOGE" girişimi kapsamında, binlerce kamu çalışanı işten çıkarıldı.

Trump ayrıca yetkilerini genişletme arayışında. Mahkeme kararlarını; örneğin sınır dışı etmelere ilişkin kararları, zaman zaman fiilen yok sayıyor. Devlet kurumlarının başındaki isimleri görevden alma yetkisini de artırmak istiyor.

Trump yönetimindeki bazı kilit isimler daha önce Heritage Foundation'da çalıştı. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt ve Bütçe ve Yönetim Ofisi Direktörü Russ Vought bunlar arasında. Vought, Project 2025'in de başlıca mimarlarından biri. Heritage Foundation, Trump'ın 2024 yazında aday olarak resmen ilan edildiği Cumhuriyetçi Parti Kongresi'ne yaklaşık 1 milyon dolar (yaklaşık 850 bin euro) bağış yaptı.

Evanjelik Hristiyanlar

Project 2025'te, kürtaj hakkının daha da kısıtlanması gerektiği vurgulanıyor. Bu konu, özellikle Evanjelik Hristiyanlar için hayati önemde. Evanjelikler, yıllardır Trump'ın en sadık destekçileri arasında yer alıyor.

Trump'ın geçmişte kadınlara yönelik cinsel içerikli ifadeler kullanmış olması ya da üç farklı kadından beş çocuğu bulunması bu kesimi rahatsız etmiyor. Onlar için belirleyici olan, Trump'ın kendi inançları doğrultusunda siyasi adımlar atması.

Trump, 2020 sonbaharında, seçimden haftalar önce, kürtaj karşıtı görüşleriyle bilinen bir yargıcı Yüksek Mahkeme'ye aday gösterdi. Haziran 2022'de, dokuz yargıçtan altısının muhafazakâr olduğu mahkeme -ki bunların üçü Trump tarafından atanmıştı- ülke genelinde kürtaj hakkını güvence altına alan kararı iptal etti. O tarihten bu yana kürtajın koşulları eyaletlerin kararına bırakıldı.

Evanjelik Hristiyanlar, ABD'de güçlü bir siyasi baskı grubu oluşturuyor ve büyük çoğunluğu Cumhuriyetçilere oy veriyor. Trump da bu nedenle kürtaj gibi konularda bu tabanı karşısına almak istemiyor.

Evanjelik etkinin bir başka örneği de Savunma Bakanı Pete Hegseth'in atanması.Evanjelik bir Hristiyan olan Hegseth, kendisini geçmişte "Hristiyan savaşçı" olarak tanımladı. Trans bireylerin ordudan dışlanmasını savundu ve kadınların oy hakkına karşı çıkan bir papazın sözlerini övdüğü iddia edildi. Eleştirmenlere göre, Evanjeliklerin artan etkisi, ABD'de devlet ile din arasındaki ayrımı tehdit ediyor.



Milyarderler ve blogger'lar

Trump'ın fikir dünyasını etkileyen isimlerden biri de blogger ve yazılım geliştiricisi Curtis Yarvin. Yarvin'e göre demokrasi artık modası geçmiş bir yönetim biçimi. Ona göre devlet, bir şirket gibi, güçlü bir "CEO" (İcra Kurulu Başkanı) tarafından yönetilmeli. Halk ise seçmen değil, memnun kalmazsa "sözleşmesini feshedip" başka yere taşınabilecek müşterilerden ibaret olmalı.

Trump da 2024 seçimleri öncesinde şakayla karışık biçimde, "Bu kez bana oy verirseniz bir daha oy kullanmanıza gerek kalmayacak" demişti.

Gazze Şeridi'ni bir "tatil cennetine" dönüştürme fikri de Yarvin'e ait. Yarvin, Nisan 2024'te Filistinlilerin Gazze'den çıkarılmasını ve bölgenin lüks bir tatil beldesine dönüştürülmesini önerdi. Trump da Şubat 2025'te Gazze'yi "Ortadoğu'nun Rivierası" yapma fikrini gündeme getirdi.

PayPal'ın kurucularından, Almanya doğumlu milyarder Peter Thiel de demokrasiyi verimsiz buluyor. Thiel, 2016 seçim kampanyasında Trump'a çeşitli yollarla 1,25 milyon dolar bağış yaptı. 2024'te doğrudan bağış yapmadı; ancak önceki yıllarda önemli yatırımlarda bulundu. Bunlardan biri, JD Vance'in Senato kampanyasına verilen yaklaşık 15 milyon dolardı. Vance'in Senato'ya girmesi, onu Trump'ın başkan yardımcılığına taşıdı. Thiel açısından bu, uzun vadeli bir yatırım olarak değerlendiriliyor.

Thiel'in "şirketlerin ve teknoloji devlerinin önünün açılması" gerektiğine dair fikirleri, Trump yönetiminin politikalarında da yankı buluyor. Başkan Yardımcısı Vance, kısa süre önce Avrupa Birliği'nin Dijital Hizmetler Yasası'nı eleştirdi. Bu yasa kapsamında sosyal medya platformu X'e milyonlarca euro ceza kesilmesi gündemde.
 

Bir yanıt yazın

Yanıt yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.