Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin Gazze'de ateşkes anlaşmasının "sahadaki uygulamalarını takip edecek" görev gücünde yer alacağını açıkladı.
Erdoğan, 9 Ekim'de yaptığı açıklamada, Gazze'nin "yeniden ayağa kaldırılması için" yeniden imar faaliyetlerine destek olacaklarını da belirtti.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da Fransa'daki Gazze konulu üst düzey toplantı sonrası görev gücünün kapsamına ilişkin açıklamalar yaptı.
Fidan, esas olarak arabulucu ülkelerden oluşacak görev gücünün, "anlaşmanın ilgili maddelerinin uygulanmasında kendine düşen görevleri yapacağını" söyledi.
Bakan Fidan, "Tanımlanmış görevler yok, süreçte sorunlar çıkacaktır. Bu sorunlara pratik cevaplar bulunması için bu ekip de devreye girecek" dedi.
Görev gücündeki diğer ülkeler İsrail ile birlikte, ABD, Katar ve Mısır olacak.
İsrail medyasında çıkan haberlerden, bu görev gücünün ilk olarak ölü rehinelerin cesetlerinin bulunması için çalışacak ekipler oluşturacağı anlaşılıyor.
Hamas, Gazze'de iki yıl süren savaşta bazı rehine cesetlerinin kaybolduğunu açıklıyor.
İsrail'de yayınlanan Haaretz gazetesi, bu beş ülkenin yanı sıra Kızıl Haç'ın da bu çalışmaya katılacağını aktarıyor.
Rehine aramayı da içeren 72 saatlik ilk aşama, 10 Ekim Cuma günü geç saatlerde ya da cumartesi sabahı başlayacak.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Fransa'nın başkenti Paris'te katıldığı Gazze konulu toplantının ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
Bakan Fidan, Gazze'de varılan ateşkes anlaşmasının ilk aşamasında 4 hedefin olduğunu belirtti.
Bakan Fidan, ilk hedefin ateşkesin sağlanması olduğunu belirtirken ikinci hedefin ise rehinelerin ve tutukluların serbest bırakılması olduğunu belirtti.
Dışişleri Bakanı, diğer hedeflerin ise, yardım girişinin kesintisiz sağlanması ve İsrail ordusunun belirlenen hattın gerisine çekilmesi olduğunu belirtti.
Bakan Fidan "Dün çok önemliydi. 2 senedir devam eden Gazze'deki soykırımın durması için bir umut ortaya çıktı. Türkiye en başından beri Cumhurbaşkanımızın önderliğinde uluslararası bir çaba ortaya koydu." diye konuştu.
Paris'teki toplantının önemini vurgulayan Bakan Fidan açıklamasında ayrıca şu ifadelere yer verdi:
"Özellikle Avrupalı bakanlar, kendi başkentlerine, siyasi liderlerine buradan bizlerin gözlemleriyle çok ciddi neticeler götürecek diye düşünüyorum. Güzel olan şey şu herkesin iki devletli çözümün problemin çözülmesinde ana rol oynadığını kabul etmesi.
7 EKİM ÖNCESİ ŞARTLARA DİKKAT ÇEKTİ
Bir Türkiye olarak şunu söyledik, eğer Gazze'nin yeniden inşası ve hayata planların geçirilmesi Gazze'yi 7 Ekim 2023 öncesi şartlara götürecekse, biz ileride yeni bir savaşla karşılacağız demektir. Biliyorsunuz ki Gazze bir açık hava cezaevi gibiydi. Serbest ticaretin olmadığı, serbest ekonominin olmadığı her şeyin İsrail tarafından denetlemeye ve kısıtlamaya tabi olduğu bir yer... Tabi burada insanlar bir noktadan sonra patlarlar. Ben bunun altını bu toplantıda çizdim. Hangi çözümü ateşkesten sonra bulacaksak bulalım, zaten Filistinliler tarafından yönetilmeli, emniyet güçleri Filistinlilerden olmalı. Ama ekonomik şartların hayata geçmesi için 7 Ekim öncesi şartların olmaması lazım.
GÖREV GÜCÜNE DAİR KONUŞTU
Cumhurbaşkanımızın da sözünü ettiği görev gücü, kabul edilen planının uygulamasıyla alakalı. Bir madde var, özellikle mutabık kalınan hususların takibinde kolaylaştırıcı rol uygulamasında özellikle ABD, Mısır, Türkiye ve Katar'dan müteşekkil bir ekibin yer alacağı özellikle her iki tarafla Filistin ve İsrail tarafıyla konuları görüşecek. Bu esas itibarıyla zaten arabulucu ekipti. Bu arabulucu ekip aynı zamanda anlaşmanın ilgili maddelerinin uygulanmasında kendine düşen görevleri yapacak. Hemen öncesinde tanımlanmış görevler yok. Anlaşma hayata geçtikçe sorunlar çıkacak muhakkak ve bu ekip de zamanı geldikçe devreye girecek."
"Türkiye'nin ortaya koyduğu yeni ruh büyük rol oynayacak"
Fidan, şu anda bazı konuların aslında İslam dünyasındaki aktörler tarafından anlaşıldığına değinerek, "Biz bir araya gelirsek bir şeyleri yapabiliyoruz bakın, aslında bazı şeyler bizim kaderimiz değil. Sadece daha fazla iradeye, daha fazla çabaya, daha fazla profesyonelliğe ihtiyaç var ve daha fazla bağımsız düşünmeye ihtiyaç var. Bunu görebiliyor olmaktan açıkçası mutluyuz. Ben sadece Filistin meselesinin çözülmesiyle değil, daha farklı bölgesel sorunların çözülmesinde de Türkiye'nin ortaya koyduğu bu yeni ruhun büyük rol oynayacağına inanıyorum." diye konuştu.
"Netanyahu barış konusunda güvenilmez"
Gazze'deki ateşkese yönelik sağlanan mutabakatın ardından muazzam bir umut alanı doğduğuna dikkati çeken Fidan, şunları kaydetti:
"Fakat her zaman için ortada bir sorun alanı çıkabileceğini unutmamak lazım. Burada şu ana kadar Netanyahu'nun bir sicili var ve belli konularda ne kadar güvenilmez olduğunu özellikle barış konusunda biliyoruz. İsrail'in savaşı tekrar dayatma gibi bir durumu olabilir. Buna karşı uluslararası toplum şu anda teyakkuzda. Zaten rehineler meselesi çözüldükten sonra da burada İsrail'in artık kendi meşruiyeti için kullanabileceği hiçbir argüman da yok."
Fidan, belli sorunların uygulamada çıkacağının öngörülmesi gerektiğinin altını çizerek, bunun işin doğasında yer aldığını ve bu nedenle karamsarlığa düşülmemesi gerektiğini dile getirdi.
Bakan Fidan, profesyonel ve koordineli şekilde çalışmaya devam edeceklerini söyledi.
Hamas ve İsrail'in imzalamasının ardından anlaşma İsrail Kabinesi tarafından 9 Ekim'de onaylandı.
7 Ekim'den 9 Ekim'e
ABD Başkanı Donald Trump 9 Ekim'de tarafların planın ilk aşamasında anlaştığını duyurdu.
Hem Hamas hem de İsrail bu gelişmeyi doğruladı.
Hamas temsilcileri Mısır'daki görüşmelerde, anlaşmanın belirlediği 72 saatlik süre içinde tüm ölü rehineleri temsil edemeyeceklerini kaydediyordu.
Türkiye, sözkonusu ülkelerle birlikte İsrail ve Hamas arasındaki Trump'ın 20 maddelik barış planının müzakerelerin üçüncü aşamasına katılmıştı.
Hamas'ın 7 Ekim 2023'te İsrail'e yönelik düzenlediği "Aksa Tufanı" saldırılarında çoğu sivil yaklaşık 1200 kişi öldürülü ve 250 kişi rehin alı.
İsrail'in bu saldırının ardından Gazze'de geniş çaplı bir operasyon başlattı.
Gazze'deki Hamas bağlantılı Sağlık Bakanlığı'nın verilerine göre iki yıllık savaşta yaklaşık 20 bini çocuk olmak üzere 67 binden fazla Filistinli öldürüldü.
Birleşmiş Milletler bünyesindeki bir araştırma komisyonu, Eylül'de İsrail'in Gazze'de Filistinlilere karşı "soykırım" işlediği sonucuna vardı.
İsrail bu suçlamaları reddediyor.


