Utanç ülkesi 'Porno Film Seti' gibi: ABD'yi yamyamlar ve sapıklar yönetmiş

Utanç ülkesi 'Porno Film Seti' gibi: ABD'yi yamyamlar ve sapıklar yönetmiş
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A- A+ Paylaş

Epstein vakasını bir psikopatın sapkınlığı olarak açıklamak yetmiyor; asıl mesele, modern çağın elit düzeninde bazı suçların kimin işlediğine bağlı olarak görünmez kılınabilmesi. Utanç imparatorluğu lağım çukurunda çırpınıyor. pedofili Jeffrey Epstein ve suç ortağı Ghislaine Maxwell’e ilişkin dosyada para ya da zor yok; gücün kaynağı utanç, kontrol aracı ise bal tuzağı. Çünkü modern çağda elitleri yönetmenin en etkili yolu, saklamak zorunda oldukları sırları ele geçirmek.

ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, pedofili Jeffrey Epstein ve suç ortağı Ghislaine Maxwell’e ilişkin soruları yanıtlamaktan kaçınması nedeniyle hem Demokrat hem de Cumhuriyetçi Kongre üyelerinin eleştirisine hedef oldu. Bondi, yalancılıkla ve sapıklar dünyasına ilişkin belgeleri gizleyip sansürlemekle, insanlık tarihinin en vahşi dosyalarından birini örtbas etmekle suçlandı. 

Çapraz ateşe tutuldu: ABD Kongresi'nde Adalet Bakanı Bondi’ye Epstein soruları

ABD Adalet Bakanı Pam Bondi

ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, Temsilciler Meclisi Adalet Komitesi oturumunda, Epstein mağdurlarına ilişkin paylaşılan belgeler, davanın seyri ve Başkan Donald Trump yönetiminin dosyaya yaklaşımı hakkında sorularla karşılaştı.  


Oturumda, Cumhuriyetçi Kongre üyesi Thomas Massie ile Bondi arasında, Adalet Bakanlığının mağdurların kimliklerini yanlışlıkla ifşa etmesi ve iddia edilen bir suç ortağının kimliğinin gizlenmesi konularında tartışma yaşandı.

Massie’nin mağdurların kimliklerinin ifşa edilmesinden kimin sorumlu olduğunu sorması üzerine Bondi, soruya doğrudan yanıt vermek yerine Massie’yi "başarısız bir politikacı" olmakla suçladı.

Bondi, Massie'nin 'Trump Deliliği Sendromu'na sahip olduğunu söyleyince ortalık karıştı; Massie ise Epstein dosyalarındaki isimlerin sansürlenmesi nedeniyle Bondi'yi sert bir şekilde eleştirdi.

Massie, Epstein'in Yahudi firması Victoria Secret'ı genç kızları kandırmak için kullandığına ilişkin ifadeler kullanarak, firmanın sahibi Les Wexner'ın çocuk cinsel istismarı ve insan ticareti suçlarında suç ortağı olarak listelendiğini ancak belgelerde gizlendiğini söyledi. ABD Adalet Bakanı Bondi, yanıt vererek “40 dakika içinde Wexner'ın adı tekrar listeye eklendi.” dedi. 


Milletvekili Massie, Adalet Bakanı'na “Seni suçüstü yakaladıktan sonraki 40 dakika içinde ama” karşılığını verdi.

Bondi öfkelenerek “Bu adamda Trump'a karşı aşırı bir nefret sendromu var. Sen başarısız bir politikacısın...” diye bağırdı.

Massie, Epstein skandalının ABD Başkanı Nixon'ın istifa etmesine yolaçan Watergate skandalından çok daha büyük olduğunu vurgulayarak “Bu örtbas etme olayı on yıllara yayılıyor ve bunun bu kısmından siz sorumlusunuz.” dedi.

Resim

Les Wexner hakkında

ABD Temsilciler Meclisi üyesi Massie'nin sansürsüz dosyaları incelemesi ve şeffaflık için baskı yapmasının ardından, Adalet Bakanlığı Yahudi milyarder Les Wexner'in adını sansürsüz olarak yayınladı.  

O, suç ortağı olarak görünüyor.  

Wexner, Victoria's Secret'ın ana şirketi olan L Brands'in kurucusudur.  

Epstein'e mali işleri üzerinde vekalet yetkisi verdi ve ona Manhattan'daki en büyük özel evi hediye etti.  

Resim
Epstein ve Les Wexner

İddia sahipleri uzun zamandır Epstein'ın Victoria's Secret'ı bir işe alım aracı olarak kullandığını ve ortaklarının genç kadınları mankenlik temsilcisi gibi davranarak cezbettiğini öne sürüyor.  

Wexner yıllarca incelemelerden kaçınırken, Maxwell tek başına suçu üstlendi.  

Artık resmen Ghislaine Maxwell ile birlikte komplo kuranlardan biri olarak listeleniyor.

Yıllarca Wexner incelemelerden kaçınırken, Ghislaine Maxwell tek başına suçu üstlendi. Metindeki sansürler onu korudu.

Jeffrey Epstein skandallarından sonra Victoria's Secret nasıl ayakta kaldı? Şirket nasıl kapanmadı?

Resim
Les Wexner

ABD Adalet Bakanı Pam Bondi ile Temsilciler Meclisi üyesi Becca Balint; Ticaret Bakanı Howard Lutnick'in Epstein'le bağlantısı üzerinden başlayan tartışmada birbirlerine bağırdı.

Oturumda Bakan Bondi'ye, Epstein ve suç ortağı Ghislaine Maxwell'in mağdurlarına ilişkin paylaşılan belgeler ve Başkan Donald Trump yönetiminin dosyaya yaklaşımı hakkında sorular soruldu. Temsilciler Meclisi'nin Demokrat üyesi Balint'in, Adalet Bakanlığı veya Federal Soruşturma Bürosu'nun (FBI) Ticaret Bakanı Lutnick'i, Epstein ile olan bağı hakkında sorgulama girişiminde bulunup bulunmadığı konusunda Bondi'ye sorduğu sorular yanıtsız kaldı.

Balint'in Lutnick hakkındaki sorularına doğrudan cevap vermeyen Bondi, "Bakan Lutnick bu bağlar konusuna bizzat kendisi değindi." demekle yetindi.

TANSİYON YÜKSELDİ, ARA VERİLDİ

Bondi'nin, Yahudi kökenli olan Balint'i, Yahudi karşıtı olmakla suçlaması üzerine diyalog karşılıklı bağrışmalara dönüştü. Balint, sorulara genel olarak cevap vermeyen Bondi'ye "Utanmalısın." diye seslendi. Bunun üzerine Bondi, "Ben Adalet Bakanıyım." dedi ve Balint de "Fark edemedim." yanıtını verdi.

Balint, kendisini Yahudi karşıtı bir karar tasarısına karşı oy kullanmakla suçlayan Bondi'ye, "dedesini Yahudi soykırımında kaybetmiş" biri olduğunu hatırlattı.

Salonda tansiyonun yükselmesi üzerine, Yargı Komitesi Başkanı Jim Jordan duruşmaya kısa bir ara verdi.

EPSTEİN'LE İRTİBATI DEVAM ETTİ

Ticaret Bakanı Lutnick, 2005'te yaptığı açıklamada Epstein ile bir daha asla aynı odada bulunmayacağına yemin etmiş ve 2025'teki bir yayında da Epstein'in davranışlarından tiksindiğini söylemişti. Ancak Adalet Bakanlığının ocakta yayımladığı belgeler, Lutnick'in Epstein'le irtibatının devam ettiğini ortaya koydu. Ayrıca Lutnick, 10 Şubat'ta ABD Senatosu'ndaki duruşmada, kendisinin ve ailesinin 2012 yılında Epstein'in Karayipler'deki adasına seyahat ettiğini kabul etmişti.

Epstein mağdurları tarafından protesto edildi

Adalet Komitesi oturumu sırasında salonda bulunan bazı Epstein mağdurları, Adalet Bakanı Bondi’nin kendilerine bakmayı reddettiğini belirterek, Trump yönetimindeki Adalet Bakanlığı tarafından görmezden gelindiklerini ifade etmek amacıyla ellerini kaldırarak sessiz protesto gerçekleştirdi.

Demokrat Temsilciler Meclisi üyesi Pramila Jayapal’ın sorularını yanıtlarken zorlanan Bondi, duruşma salonunda bulunan Epstein mağdurlarından davadaki tutumuna ilişkin özür dilemeyi reddetti.

Bondi, özür dilemeye zorlanarak "aşağı çekilmeye" çalışıldığını öne sürdü. Demokrat Temsilcileri “tiyatro yapmakla” suçlayan Bondi, Epstein’in eski kız arkadaşı ve suç ortağı olarak Teksas’ta hapis yatan Ghislaine Maxwell’in Trump tarafından affedilip affedilmeyeceğine ilişkin soruya ise "Tahmin yürütmeyeceğim." yanıtını verdi. Epstein dosyasına ilişkin tutumunu savunan Bondi, "Ben kariyer savcısıyım. Tüm kariyerimi mağdurlar için mücadele ederek geçirdim ve bunu yapmaya devam edeceğim" dedi. Adalet Komitesi Başkanı Cumhuriyetçi Jim Jordan’ın ise oturum sırasında Bondi’nin sözlerini birkaç kez keserek süreci yönlendirdiği görüldü.

Maryland eyaleti milletvekili Jamie Raskin, Adalet Bakanı'nı eleştirerek “Adalet Bakanlığı'ndan devasa bir Epstein örtbas operasyonu yürütüyorsunuz. Tacizcilerin, destekçilerin, suç ortaklarının ve komplo kuranların isimlerini, görünüşe göre onları utanç ve rezaletten kurtarmak için sansürlediniz; bu, yasanın size emrettiğinin tam tersidir. Daha da kötüsü, Kongre tarafından emredildiği gibi, mağdurların isimlerinin çoğunu sansürlemeyi şok edici bir şekilde başaramadınız. Mağdurların bazıları kamuoyuna açıklama yapmıştı, ancak çoğu yapmamıştı. Birçoğu yaşadıkları acıları ailelerinden ve arkadaşlarından bile gizli tutmuştu. Ama siz onların isimlerini, kimliklerini, görüntülerini binlerce sayfada dünyanın görmesi için yayınladınız.” dedi.
 



ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, FBI'ın "on binlerce Epstein videosuna" sahip olduğunu iddia ederek, kanıtları incelerken sabırlı olunması çağrısında bulundu.
Kısa süre sonra Kash Patel, orada hiçbir şey olmadığını veya videoların gizemli bir şekilde ortadan kaybolduğunu iddia etti. 

Bu ifade, “Bir anda yok oldular. Pedofilleri koruyorlar” diye yorumlandı.

Vermont eyaleti Temsilcis Becca Balint, Epstein dosyalarının sansürsüz halini gördükten sonraki tepkisini dile getiren bir açıklama yaptı.

Baiint, “Belgelerde gördüğüm orada bir sürü hasta ruhlu tipin olduğu. Asıl iğrenç olan, bu kadar çok insanın bunu biliyor olmasıydı. Trump’ın Epstein’ı Mar-A-Lago’dan kovduğu (Trump'ın Kulübü), bu bir yalan. İstihbarat teşkilatlarıyla bağları mı vardı? Sadece yarım saat inceleyebildim, yarın tekrar gideceğim. Adalet Bakanlığı, Epstein dosyalarında adı geçen güçlü kişileri koruyor; bu adalet değil, iki kademeli bir sistem. Sıradan vatandaşlar özel muamele görmezler. İsimleri gizli tutulmaz, sessizce sansürlenmezler veya bitmek bilmeyen gecikmelerle karşılaşmazlar. Peki neden seçkinler görsün ki? Bu dava insan ticareti, istismar ve güçlü bağlantıları içeriyor. Kamuoyu, seçici bilgi paylaşımı yerine tam şeffaflığı hak ediyor. Dosyaların tamamını yayınlayın. Özel koruma yok. Sessiz kalkan yok. Sorumluluk herkes için geçerli olmalı.” dedi.

Trump destekçisinin tepkisi

ABD'nin önde gelen siyaset analisti Brian Krassenstein,  Adalet Bakanı'nın Kongre oturumundaki konuşmaları ve tavrının Trump'a destek verenleri rahatsız ettiğini belirterek aldığı bir mesajı X'ten paylaştı:

"Vay canına! Oldukça tanınmış, 3 kez Trump'a oy vermiş birinden az önce bir mesaj aldım:

“Trump'a oy verdim. Bugün Pam Bondi'yi izledikten sonra, artık oy vermeye son verdim.”

Hukuka ve düzene inanıyordum. Hesap verebilirliğe inanıyordum. Sorumlu kişilerin, özellikle Jeffrey Epstein ve istismara uğrayan kurbanlar gibi ciddi bir konuda, zor soruları yanıtlayacağına inanıyordum.

Bugün Başsavcı Pam Bondi'nin Kongre önünde verdiği ifadeyi izledim.

Ve gördüklerime inanamadım.

Demokratlar Epstein dosyaları, mağdurlar ve güçlü erkeklerin korunup korunmadığı hakkında soru sorduğunda, o soruları geçiştirdi.

Dow Jones endeksinin ne kadar iyi gittiğinden bahsetti. Dow Jones endeksi!!

Kongre üyeleri cinsel istismara maruz kalan kurbanlar hakkında sorular sorarken.

Ardından, Adalet Bakanlığı'nın Epstein mağdurlarıyla ilgili özel bilgileri yayınlaması nedeniyle özür dileyip dilemeyeceği sorulduğunda, iki kez reddetti.

Özür yok. Kabul yok. Sadece saldırılar, konuyu saptırma ve suçlamalar.

Ben bunun için oy vermedim.

Eğer Cumhuriyetçiler gerçekten çocukları korumaya, kolluk kuvvetlerini desteklemeye ve mağdurların yanında durmaya inanıyorlarsa, o zaman Başsavcımız neden modern tarihin en büyük cinsel istismar skandallarından biriyle ilgili temel soruları yanıtlayamıyor?

Neden basitçe "Bir hata yaptık. Mağdurlardan özür diliyorum" diyemiyor?

Özel bilgileri ifşa edilen mağdurlardan özür dileyemiyorsanız, tam olarak neyi savunuyorsunuz?

Demokratlar beni ikna ettiği için MAGA'dan ayrılmadım.

Liderlerimizin cinsel istismara maruz kalan mağdurlarla ilgili soruları geçiştirip bunun yerine borsayla övünmelerini izlediğim için ayrıldım.

Ve ben işimi bitirdim."

Bir yanıt yazın

Yanıt yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.