"ABD test edilmemiş füze kullandı". Trump-İran restleşmesi: Tehditler, iddialar ve son durum

Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A- A+ Paylaş

ABD ve İsrail'in Tahran'ı bombalamasıyla başlayan İran Savaşı'nda 32. güne girildi. 

Amerikan New York Times gazetesinin iddiasına göre, ABD İran'da daha önce test edilmemiş parça tesirli yeni bir füze kullandı,

Silah uzmanlarına ve görsel analizlerine dayandırılan analizde, 28 Şubat'ta Fars eyaletine bağlı Lamerd ilçesinde askeri tesis yakınındaki bir spor salonu ve okula yapılan saldırı mercek altına alındı.

Saldırıda yeni geliştirilen ve savaşta test edilmemiş Amerikan yapımı yeni tip balistik füzelerin kullanıldığı aktarıldı.

Sözü edilen silah, kısa adı PrSM (Prizim) olan "Hassas Saldırı Mühimmatı". Yeni geliştirilen silah, geleneksel füzelerden farklı çalışıyor. Hedefe doğrudan çarpmak yerine, üzerinde infilak ederek çevreye zırh delici binlerce tungsten parçacığı saçıyor. Uzmanlar, bu mekanizmanın misket bombalarına benzer bir etki yarattığına dikkat çekiyor.

İran'dan Trump'a Hark Adası yanıtı: “Gönderdiği askerlerin dönüşüyle ilgili karar ona ait olmaz”

İran Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı Arif, ABD'nin Hark Adası'na çıkarma yapma hazırlıkları hakkında, "Trump yalnızca asker gönderme kararı alabilir ancak askerlerin geri dönüşleri ile ilgili karar ona ait olmaz" dedi.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın Birinci Yardımcısı Muhammed Rıza Arif, ABD'nin Hark Adası'na çıkarma yapma hazırlıkları hakkında X hesabından açıklama yaptı. Arif paylaşımında, "Trump yalnızca (Hark adasına) asker gönderme kararı alabilir ancak askerlerin geri dönüşleri ile ilgili karar ona ait olmaz. Çünkü cehennemden kimse evine geri dönmez." ifadesini kullandı.

ABD Başkanı Donald Trump, Financial Times (FT) gazetesine verdiği röportajda, İran'ın petrolünü "alma" isteğini dile getirerek, ülkenin ana ihracat merkezi Hark Adası'nın ele geçirilmesinin seçenekler arasında olduğunu belirtmişti.

Kalibaf'tan Trump'a: "İran’ın düşmanları arzularını haber olarak ortaya koyuyor"

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran'da görüşülen 'yeni' ismin kendisi olduğu yönündeki açıklamalarına yanıt verdi. Kalibaf, X hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadeleri kullandı:

"İran’ın düşmanları arzularını haber olarak ortaya koyuyor ve aynı zamanda İran halkını tehdit ederken yanlış yapıyorlar. Birini vurursan birkaç kez vurulursun. İran halkı düşmanı pişman edecek ve haklarını elde edecektir."



Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Operasyonun başarılı şekilde ve "plana uygun olarak ilerlediğini" belirten Leavitt, ABD ordusunun her geçen gün İran yönetimine karşı avantajını artırdığını söyledi. 

Leavitt, "Rejimin (İran) geri kalan unsurlarının bu yıkıma son vermek ve halen şansları varken müzakere masasına oturmak konusunda giderek daha istekli hale gelmesi şaşırtıcı değil. Rejimden kamuoyuna yansıyan sert söylemlere ve asılsız haberlere rağmen görüşmeler devam ediyor ve iyi gidiyor. Kamuoyu önünde söylenenler, bize özel olarak iletilenlerden çok daha farklıdır" ifadelerini kullandı.

Ne olmuştu?

ABD Başkanı Donald Trump, New York Post gazetesine verdiği röportajda, İran’da üst düzey yöneticiler öldürüldüğü için “rejimde değişiklik olduğunu” savunmuş, yeni isimlerin “şimdiye kadar çok daha makul davrandıklarını" öne sürmüştü. Trump, İran Meclis Başkanı Kalibaf'ın ABD ile çalışıp çalışmayacağını da “bir hafta içinde” göreceklerini söylemişti.

Trump: İran'daki yeni isimler 'şimdiye kadar' çok daha makul

ABD Başkanı Donald Trump, New York Post gazetesine özel mülakat verdi. İran’da üst düzey yöneticilerin, ABD ve İsrail saldırılarında öldürüldüğü için “rejimde değişiklik olduğunu” savunan Trump, "Geçmişteki (isimler) gittiği için tam bir rejim değişikliği oldu, şu an tamamen yeni bir grup insanla karşı karşıyayız" dedi.

"Kalibaf’ın ABD ile çalışıp çalışmayacağını bir hafta içinde göreceğiz"

Trump, yeni isimlerin “şimdiye kadar çok daha makul davrandıklarını" öne sürerek, İran İslami Danışma Meclisi Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ın ABD ile çalışıp çalışmayacağını da “bir hafta içinde” göreceklerini söyledi.

İran’ın yeni lideri Mücteba Hamaney'in yaşayıp yaşamadığı ile ilgili sorulara da Trump, "Ondan kimse haber alamıyor. Çok ciddi şekilde yaralı. Muhtemelen (hayatta) ama son derece kötü durumda olduğunu düşünüyoruz" yanıtını verdi.

Tartışmaların odağındaki isim Kalibaf

İran'da askeri geçmişi, eski komutanı olması nedeniyle Devrim Muhafızları Ordusu'na yakınlığı, bürokratik deneyimi ve siyasi ağı sayesinde İran’ın en güçlü isimleri arasında yer alan Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, son günlerde ABD ile olası temaslara ilişkin spekülasyonların gündeme gelmesiyle, hem İran iç siyasetindeki kritik rolü hem de bölgesel karar süreçlerindeki etkisiyle yeniden uluslararası tartışmaların odağı haline geldi.

Ülkede 2020’den bu yana Meclis Başkanı olarak görev yapan İranlı siyasetçi, özellikle kriz dönemleri ve stratejik karar süreçlerinde etkili isimlerden biri haline geldi. Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani'nin saldırılarda hayatını kaybetmesi gibi son dönemde İran yönetiminde yaşanan sarsıntı ve kritik gelişmelerin Kalibaf'ın sorumluluk alanını daha da genişlettiği değerlendiriliyor.

Kalibaf bu noktaya uzun ve çok katmanlı bir kariyerin sonucu ulaştı. 1961’de Meşhed'de doğan Kalibaf, genç yaşta askeri hayata atıldı ve Iran-Irak Savaşı sırasında hızla yükseldi. Devrim Muhafızları Ordusu bünyesinde tugay ve tümen komutanlıkları yaptıktan sonra 1990’larda Devrim Muhafızları Ordusu Hava Kuvvetlerinin başına geçti. 1999’da ise doğrudan devlet güvenlik aygıtının merkezine taşındı. ABD-İsrail'in 28 Şubat'taki saldırısında hayatını kaybeden dönemin İran lideri Ayetullah Ali Hamaney tarafından, ülkenin polis teşkilatının başına getirildi. Bu dönemde güvenlikçi yaklaşımıyla öne çıktı ve özellikle öğrenci protestolarına karşı sert tutum çağrılarıyla tanındı.

2000’li yılların ortasında askeri ve güvenlik bürokrasisi kariyerden siyasete geçiş yaptı. 2005’te cumhurbaşkanlığına aday oldu ancak seçimi kaybetti. Aynı yıl Tahran Belediye Başkanı seçildi ve bu görevde yaklaşık 12 yıl kaldı. Belediye başkanlığı döneminde altyapı ve kentsel projelerle dikkat çekti ancak aynı zamanda yolsuzluk iddiaları ve gelir eşitsizliği eleştirileriyle karşı karşıya kaldı. Ulusal siyasetteki iddiasını sürdürerek 2013 ve 2024 seçimlerinde de cumhurbaşkanlığına aday oldu, ancak yine kaybetti. Buna rağmen sistem içindeki ağırlığını koruyarak, 2020’de Meclis Başkanlığına yükseldi.

Bugün gelinen noktada Kalibaf, askeri geçmişi, bürokratik deneyimi ve siyasi ağı sayesinde İran’ın en güçlü isimleri arasında yer alıyor. ABD ile müzakere iddialarını reddetse de ilk kuşak liderlerden biri olarak ve eski bir asker kimliğiyle özellikle bölgesel krizler ve enerji güvenliği gibi konularda öne çıkıyor. Hürmüz Boğazı’nın geleceği gibi bir çok kritik konuda Kalibaf'ın karar alma süreçlerinde etkili olmaya devam edeceği öngörülüyor.

İran’ın petrol ihracındaki atardamarı: Hark Adası

Hark Adası, İran’ın petrol ihracatının yaklaşık yüzde 90’ının gerçekleştirildiği ana terminal olarak biliniyor. Yaklaşık 21 kilometrekarelik yüzölçümüne sahip ada, Buşehr eyaleti açıklarında bulunuyor. İran ana karasına yaklaşık 30 kilometre, Buşehr limanına ise yaklaşık 55 kilometre mesafede yer alıyor. Petrol terminallerine ev sahipliği yapsa da Hark Adası, bir yerleşim yeri ve nüfusu yaklaşık 8 bin 200 kişiden oluşuyor.

Yüzölçümü küçük olmasına rağmen İran’ın enerji altyapısının merkezinde yer alan adanın bir bölümü petrol terminalleri, boru hatları ve dev depolama tanklarından oluşuyor. Hark Adası’nda doğrudan petrol üretimi yapılmıyor. İran kara sularında ve açık denizde bulunan Ebu Zer, Furuzan ve Durud adlı petrol sahaları ile karadaki bazı petrol sahalarından çıkarılan ham petrol, deniz altı boru hatları aracılığıyla adadaki büyük depolama ve yükleme tesislerine taşınıyor. Daha sonra petrol, depolama tanklarında saklanıyor veya dev tankerlerle başta Asya pazarlarına sevk ediliyor.

ABD İran'ın dibindeki adaya asker çıkarabilir mi? Tahran yönetimi Hark Adası'nı ölüm tuzağına çevirdi

ABD istihbarat raporlarına aşina olan birden fazla kaynağın CNN International'a verdiği bilgilere göre; İran, ABD'nin adanın kontrolünü ele geçirmeye yönelik olası bir operasyonuna hazırlık olarak son haftalarda Hark Adası'na ek askeri personel, hava savunma sistemleri sevk etti ve çeşitli tuzaklar kurdu.

Trump yönetimi, İranlıları Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmaya zorlamak amacıyla bir koz olarak, Basra Körfezi'nin kuzeydoğusundaki bu küçük adayı ele geçirmek için ABD askerlerini kullanmayı tartışıyor.

Hark Adası, İran'ın ham petrol ihracatının yaklaşık yüzde 90'ını idare eden ve ülkenin ekonomik can damarı konumunda olan stratejik bir nokta.

Kıyılara anti-tank ve anti-personel mayınları döşendi

ABD'li yetkililer ve askeri uzmanlar, böylesi bir kara harekatının, çok sayıda Amerikan askerinin hayatını kaybetmesi de dahil olmak üzere çok ciddi riskler barındırdığını belirtiyor.

Kaynaklar, adanın kademeli (katmanlı) bir savunma sistemine sahip olduğunu ve İranlıların son haftalarda bölgeye MANPADS olarak bilinen omuzdan ateşlemeli karadan havaya güdümlü füze sistemleri takviye ettiğini bildirdi.

Kaynaklara göre İran ayrıca, Başkan Donald Trump'ın bir kara harekatına onay vermesi durumunda ABD birliklerinin amfibi çıkarma yapabileceği kıyı şeritleri de dahil olmak üzere, adanın etrafına anti-personel ve anti-tank mayınlarından oluşan tuzaklar yerleştiriyor.

Konuya yakın bir kaynak, Başkan'ın bazı müttefiklerinin böyle bir operasyona girişilmesine gerek olup olmadığı konusunda ciddi şüpheleri olduğunu; zira adayı başarıyla ele geçirmenin tek başına Hürmüz Boğazı ile ilgili sorunları ve İran'ın küresel enerji piyasası üzerindeki boğucu etkisini çözmeyeceğini ifade ettiğini ekledi.

ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), İran'ın Hark Adası'ndaki eylemleri hakkında yorum yapmaktan kaçındı.

Bir yanıt yazın

Yanıt yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.