Ahmed Şara: "O gün Ruslardan mesaj geldi, 'durun' dediler ama dinlemedik"

Ahmed Şara:
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A- A+ Paylaş

Suriye'de geçiş yönetiminin lideri Ahmed Şara, Beşar Esad'ın devrilmesinin birinci yıldönümünü ulusa sesleniş konuşmasıyla kutladı.

Askeri kıyafetle yaptığı konuşmasında eski yönetimle, "tarihi bir kopuş" yaşandığını ilan etti ve "yeni Suriye" planlarını özetledi.

Gün boyu ülkenin farklı şehirlerinde kutlamalar ve askeri geçit törenleri yapıldı.

Ahmed Şara, Şam'da geniş katılımlı bir etkinlikte yaptığı konuşmada, bir ulus inşası sürecinin başlangıcında olduklarını söyledi.

Devlet televizyonundan canlı yayınlanan konuşmada, "Bugün, özgürlüğün şafağında, tiranlık döneminden kalıcı bir ayrılışı ilan ediyoruz" dedi.

Şara, Esad rejiminin devrilmesinin, mücadelelerinin başlangıcına karşılık geldiğine işaret etti ve "sözle eylemin birleştirileceği" sözünü verdi.

Şara konuşmasında, kökleri ülkenin tarihi mirasına dayanan, Arap dünyası ve uluslararası dünyaya entegre olmuş güçlü bir devlet olarak "yeni bir Suriye" vizyonunu ortaya koydu.

Geçiş dönemi lideri, adalet sözü de verdi ve geçmişteki ihlallerin hesabının sorulacağını savundu.

Savaştan zarar görmüş ekonomiye değinen Şara, yatırım çekmek ve istihdam yaratmak için tasarlanmış yeni altyapı projelerini de anlattı.

Ülkenin yeni yöneticileri Kurtuluş Günü kapsamında iki günlük ulusal tatil de ilan etti.

Şara hafta sonu Katar'da yaptığı açıklamada, liderliğini yaptığı geçiş döneminin dört yıl daha sürebileceğini söylemişti.

Birçok bölge ülkesi lideri Şara'ya kutlama mesajları gönderdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 8 Aralık'ta yaptığı açıklamada, "Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunması, içeride tüm kesimleriyle toplumsal barışın sağlanması için gereken her türlü desteği vermeye devam edeceğiz" dedi.

Suudi Arabistan, Kabe'yi örten bezlerden birini Suriye halkına hediye etti.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres ise yaptığı açıklamada, "Önümüzde siyasi bir geçiş döneminden çok daha fazlası var; parçalanmış toplulukları yeniden inşa etme, derin ayrılıkları iyileştirme ve tüm Suriyelilerin güvenli, eşit ve onurlu bir şekilde yaşayabileceği bir ulus yaratma şansı var" ifadelerini kullandı.

Ülkenin kuzeydoğusundaki Kürt yönetimi yetkilileriyse güvenlik gerekçesiyle kutlamaları yasakladı.

Şam yönetimi buna tepki gösterdi.

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) daha sonra bir kutlama mesajı yayımladı ve "kapsayıcı ulusal diyalog" çağrısında bulundu.

Şam güçleri ile Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) arasında, merkezi orduya entegrasyon konusunda görüşmeler tamamlanabilmiş değil.

Fransız AFP haber ajansı muhabiri, Alevi azınlığın yaşadığı Cebele'de işyerlerinin açılmadığını aktarıyor.

Son bir yılda Alevi ve Dürzi azınlığın yaşadığı bölgelerde yaşanan şiddet olaylarında yüzlerce kişi hayatını kaybetti.

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Halep'in alınması ile gelişen ve Baas rejiminin devrilmesi ile sonuçlanan sürece dair El-Cezire Arapça kanalına açıklamalarda bulundu. Şara, Halep'in batısını kontrol altına aldıktan sonra, kendilerine Ruslardan bir mesaj geldiğini ifade etti. Şara, mesajın içeriğini ve daha sonrasında aldığı kararı anlattı.

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara 8 Aralık 2024'te Baas rejiminin devrilmesi ile sonuçlanan sürece ilişkin detayları paylaştı.

El-Cezire Arapça kanalına konuşan Şara, Halep'in batısını almalarının ardından Ruslardan kendilerine bir mesaj iletildiğini dile getirdi.

Mesajda, "Bu sınırda durun. Aldığınız sizde kalsın ancak ilerlemeyin. Yoksa gerilim yükselir." ifadelerinin yer aldığını belirten Şara, "Bu mesajla rejimin çöktüğünü anladım. Cevap vermedim ve operasyona devam ettik." diye konuştu.

Şara, sonrasındaki başarılarını işaret ederek, "Allah'a hamdolsun ki bu iyi bir tercih oldu." dedi.

Şara, İsrail'in rejimin bu hızda çökeceğini beklemediğini ifade ederken, rejimin çöküşünden faydalanmaya çalıştıklarını belirtti.

O günlerde yaşananları anlatan Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ise bazı ülkelerin Şam'a girmelerinden hemen önceki günlerde ateşkes teklif ettiğini dile getirdi.

ULUSA SESLENİŞ KONUŞMASI YAPTI

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, devrimin birinci yıl dönümünde yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında, Suriye'yi dışarıdaki imajını köklü biçimde değiştirerek bölge ülkeleri ve dünya için güvenilir bir ortak haline getirdiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Şara, Suriye'de 61 yıllık Baas rejiminin devrilmesinin birinci yıl dönümü dolayısıyla başkent Şam'daki Konferanslar Sarayı'nda ulusa sesleniş konuşması yaptı.

Şara, Suriye'nin zulüm ve istibdattan kurtuluşunun, vatanın kendi halkına, her zaman olduğu gibi gururlu, özgür ve aziz olarak geri dönüşünün yıl dönümünü kutladıklarını söyledi.

Devrik rejim, halkın arasına kasten nifak ve ayrılık tohumları ekti

Devrik rejimin, halkın arasına kasten nifak ve ayrılık tohumları ektiğine dikkati çeken Şara, "Suriyelilerin kalplerine ve zihinlerine şüphe tohumları ekti. Hükümet ile halkın arasına korku ve terör duvarları ördü, toplumsal sözleşmeyi bir sadakat ve hizmet belgesine dönüştürdü." dedi.

Şara, devrik rejimin ülkeyi birçok alanda en alt sıralara sürüklediğini belirterek, şunları kaydetti:

"(Devrik rejim) Kanunsuzluğa dayalı bir yapı kurdu, yolsuzluğu yaydı, halkı acımasızca yoksullaştırdı ve cahil bıraktı. Haklarını ellerinden aldı. Konuşmak suç, yaratıcılık utanç ve vatanseverlik bir suçlama ve ihanet eylemi haline geldi."

Yıllarca süren baskı ve adaletsizliğin ardından artık halkın kendisine güvendiğini vurgulayan Şara, kurtuluşun ilk anından itibaren halkın endişelerini ve taleplerini dinlediklerini ve buna dayanarak güçlü bir devlet olan yeni Suriye için net bir vizyon geliştirdiklerini ifade etti.

Ani bir telefon ve belgelerin imha edilmesi: Esed rejiminin düşüşünün arifesinde İran'ın geri çekilmesinin ardındaki sırlar

"Suriye'yi bölge ülkeleri ve dünya için güvenilir bir ortak haline getirdik"

Şara, "Bu vizyonu dünyaya tanıtmak için çalıştık, heyetleri kabul ettik ve ülkelere ziyaretlerde bulunduk. Suriye diplomasisi, Suriye'nin yurt dışındaki imajında ​​köklü bir değişikliğe katkıda bulunarak, onu bölge ülkeleri ve dünya için güvenilir bir ortak haline getirdik." diye konuştu.

Ekonomi ve yatırım cephesinde, enerji, limanlar, havalimanları, gayrimenkul ve telekomünikasyon gibi hayati sektörlerde dost ülkelerle stratejik ortaklıklar kurduklarını belirten Şara, şunları söyledi:

"Bu ortaklıklar, ekonomik toparlanmanın güçlendirilmesine, yatırım fırsatlarının açılmasına, istihdam yaratılmasına ve ulusal ekonominin yapısının iyileştirilmesine katkıda bulundu. Yaşam standartları konusunda, ekonomi politikasını vatandaşlara doğrudan fayda sağlayacak şekilde rasyonelleştirme noktasında istekliydik. Gelir seviyelerini kademeli olarak artırdık, acıları hafiflettik ve daha istikrarlı ve adil bir ortam oluşturduk.

Bugün, yeni Suriye'yi inşa etme yolunda adımlarımızı atarken, yasaları ihlal eden ve Suriye halkına karşı suç işleyen herkesin hesap vermesini sağlamak, mağdurların haklarını korumak ve adaleti sağlamak için geçiş dönemi adaleti ilkesine olan bağlılığımızı bir kez daha teyit ediyoruz."

"Kanlarıyla, yaralarıyla ve acılarıyla bize yol açanlara selam olsun"

Devrik rejim dönemindeki kayıp kişileri ve ailelerini asla unutmayacaklarının altını çizen Şara, şu ifadeleri kullandı:

"Onlar, müzakere edilemez, son derece önemli bir insani meseleyi temsil ediyorlar. Gerçeği ara vermeden aramaya kararlıyız. Kanlarıyla, yaralarıyla ve acılarıyla bize yol açanlara -mücahitlere, esirlere, şehitlere, yaralılara, devrimcilere, savaşçılara - ve tüm ailelerine selam ve esenlikler dilerim."

Ani bir telefon ve belgelerin imha edilmesi: Esed rejiminin düşüşünün arifesinde İran'ın geri çekilmesinin ardındaki sırlar

Eski memurlar ve çalışanlar yaşananları anlatırken Suriye-Lübnan sınırındaki sürücülerin ve çalışanların ifadeleri, sınır geçişlerinde sekiz saatlik bekleme sürelerine neden olan benzeri görülmemiş bir tıkanıklığa işaret ediyor

Fransız Haber Ajansı AFP’ye konuşan üç kaynak, İran’ın müttefiki eski Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed rejiminin devrildiği 8 Aralık 2024 tarihinden iki gün önce, Suriye'deki diplomatik misyonunu ve güçlerini geri çekti.

Bir yıl önce, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara liderliğindeki İslamcı gruplar, muhalefetin ülkenin kuzeybatısındaki kalesinden düzenlenen sürpriz bir saldırının ardından Şam'a ulaşmış ve birkaç gün içinde, elli yılı aşkın bir süredir ülkeyi demir yumrukla yöneten Esed rejimini devirmeyi başarmıştı.

Ani bir bağlantı

Tahran, çatışma yıllarında (2011-2024) Esed'in en önemli destekçisiydi ve İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), danışmanlar ve askerler göndererek sahada yer aldı. Özellikle Lübnan Hizbullahı, Irak ve Afganistan’dan İran yanlısı gruplar da Esed güçlerini desteklemek için Suriye’ye konuşlanırken şiddetli çatışmalara girip önemli savaş cephelerini ellerinde tuttular.

DMO’nun Şam'daki karargahlarından birinde çalışan ve güvenliğinden endişe duyduğu için kimliğinin gizli tutulmasını isteyen eski bir Suriyeli subay, 5 Aralık 2024'te İranlı komutanlardan, eski rejimin düşmesinden üç gün önce, 6 Aralık 2024 Cuma sabahı ‘önemli bir konu’ için Şam'ın doğusunda Mezze semtindeki operasyon karargahına gitmesini isteyen bir telefon aldığını söyledi.

O sırada gruba komuta eden ve Hac Ebu Ibrahim olarak bilinen İranlı komutanın, İran komutası altında görev yapan yaklaşık 20 Suriyeli subay ve askere ‘DMO bugünden sonra Suriye'de olmayacak’ dediğini aktaran Suriyeli subay, onlara, “Biz gidiyoruz” diyerek bu şok edici haberi verdiğini belirtti. Suriyeli subaya göre İranlı komutan, personelden ‘kritik öneme sahip belgeleri onun önünde yakıp imha etmelerini ve bilgisayarlardaki tüm sabit diskleri çıkarmalarını’ istedi. Ardından kendilerine ‘her şey bitti, artık sizden sorumlu olmayacağız ve birkaç gün içinde sivil kimliklerinizi alacaksınız’ bilgisi verildiğini ifade etti.

Subay şöyle devam etti:

“Sanki önceden planlanmış gibi görünüyordu ama bizim için sürpriz oldu. İşlerin iyi gitmediğini biliyorduk ama bu kadar kötü olduğunu bilmiyorduk."

O dönemde eski rejim, Halep'ten Hama'ya kadar sahada arka arkaya kayıplar veriyordu. Subay ve silah arkadaşları, şok içinde dağılmadan ve evlerine dönmeden önce bir aylık maaşlarını peşin olarak aldılar. İki gün sonra, 8 Aralık şafağında rejim çöktü ve Esed ülkeden kaçtı.

Tam geri çekilme

Bunu doğrulayan bir başka ifadeye göre İran’ın Şam Büyükelçiliği konsolosluk bölümünde çalışan iki eski Suriyeli çalışan, konsolosluğun 5 Aralık 2024 akşamı tamamen boşaltıldığını, diplomatik misyonun ülkeyi terk ederek Beyrut'a gittiğini söyledi. İki Suriyeli eski konsolosluk çalışanlarına göre kendilerine ‘evlerinde kalmaları’ söylendi ve üç aylık maaşları peşin olarak ödendi.

Kimliğini açıklamayan bir çalışan, “İran vatandaşı olan bazı Suriyeli meslektaşlarının, DMO’dan üst düzey subaylar eşliğinde gece birlikte ayrıldıklarını” söyledi. Büyükelçilik ofisleri, konsolosluk bölümü ve tüm İran güvenlik merkezleri ertesi gün tamamen boşaltılmıştı.

O dönemde Suriye-Lübnan sınırındaki sürücülerin ve çalışanların ifadeleri, perşembe ve cuma günleri Cedide Yabus-Masna’a sınır kapısında benzeri görülmemiş bir yoğunluk yaşandığını ve sınır geçişi için sekiz saat beklemek zorunda kalındığını gösteriyor.

Halep’in güneyinde İran güçlerinin ana operasyon odası olarak kullanılan bir üssün içinde, Suriye Savunma Bakanlığı'ndan Albay Muhammed Dibu, AFP’ye yaptığı açıklamada, “Halep düştükten sonra İran başka hiçbir yerde savaşmadı” dedi. Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığı habere göre Dibu, “Hızlı çöküşün ardından ani bir şekilde geri çekilmek zorunda kaldı” ifadesini kullandı.

Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) liderliğindeki gruplardan ‘üç intihar bombacısı’ Halep saldırısının başlangıcında İranlıların ölümüne yol açan bir saldırı düzenledi.

Halep’in batı yakası, İran güçleri ve askeri üsleri ile Lübnan Hizbullahı ve Irak’taki İran yanlısı silahlı gruplar gibi güçlerin yoğun konuşlandığı bir merkezdi. Ayrıca Halep’in güney kırsal bölgesi, Nubl ve Zehra beldeleri ile şehrin doğusundaki Neyrab Askeri Havaalanı da bu güçlerin kontrolündeydi.

Terk edilmiş üs

2024 yılının kasım ayı sonlarında İran basınında yer alan haberler, Halep'te İran destekli grupların mensuplarının öldürüldüğünü doğruladı. Öldürülenler arasında, çok sayıda DMO yetkilisinin katıldığı bir törenle Tahran'da toprağa verilen tanınmış askeri danışman Serdar Purhaşimi de bulunuyordu.

Muhammed Dibu, şunları söyledi:

“(Halep'teki) karargahlarına girdiğimizde, İranlı subaylara ait kişisel belgeler, pasaportlar ve kimlik kartları bulduk. Onlar bunları almaya zaman bulamamışlardı.”

Bir AFP muhabiri, duvarları yıkılmış terk edilmiş üssün içindeki bir duvarda Hizbullah ve İran sloganları ile İsrail bayrağını delen bir kılıç resmi gördüğünü aktardı.

İdlib'den Şam'a muhalif gruplara eşlik eden Dibu, Halep’in ele geçirilmesinden sonra ‘yaklaşık 4 bin İranlı savaşçının sığındıkları Rus Hmeymim Hava Üssü üzerinden tahliye edildiğini, diğerlerinin ise Lübnan ve Irak’a kaçtığını’ belirtti.

Kimliğinin açıklanmasını istemeyen Suriyeli bir subay, 5 Aralık 2024'te ‘Hac Cevad’ adıyla bilinen bir İranlı komutanın, bir grup İranlı milis ve subayla birlikte Hmeymim Hava Üssü’nden Tahran’a tahliye edildiğini söylediği ifadesiyle örtüşüyor.

Hizbullah’tan bir saha kaynağı, 8 Aralık günü sabaha karşı Hizbullah üyelerine Humus ve Şam civarındaki mevzilerinden çekilmeleri talimatını verdiğini söyledi.

Tahran’a sadık gruplar, Şam ve çevresindeki kritik öneme sahip noktalarda, özellikle Mezze, Seyyide Zeyneb Mahallesi ve Şam Havaalanı çevresinde, ayrıca Lübnan ve Irak sınırları boyunca, askeri operasyonları, eğitimi ve eski rejim güçleriyle doğrudan koordinasyonu denetledikleri noktalarda konuşlandırılmıştı.

Çatışma şiddetlendikçe ve Suriye rejim ordusunun savaş yıllarında kapasitesi azaldıkça, İran'ın nüfuzu güvenlik merkezleri, silah depoları ve eski Suriye ordusuyla ortak üsleri kapsayacak şekilde genişledi. Bu üsler, son yıllarda İsrail’in yüzlerce kez tekrarladığı hava saldırılarının hedefi oldu. İsrail, sınırlarına yakın bölgelerde Tahran yanlısı güçlerin bulunmasına karşı olduğunu defalarca dile getirdi.

Bir yanıt yazın

Yanıt yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.