Avrupa Çevre Ajansı: 'Hava kirliliği ruh sağlığını da etkiliyor'

Avrupa Çevre Ajansı: 'Hava kirliliği ruh sağlığını da etkiliyor'
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A- A+ Paylaş

Avrupa Çevre Ajansı’na göre, hava ve çevre kirliliğine uzun süre maruz kalmak depresyon ve kaygı gibi ruh sağlığı sorunlarının görülme riskini artırabilir. Kurum, doğada daha fazla zaman geçirmenin bu etkileri azaltmaya yardımcı olabileceğini belirtiyor.

Hava kirliliğinin solunum yolu hastalıklarıyla güçlü biçimde bağlantılı olduğu uzun süredir biliniyor. Sanayi kaynaklı atıkların su kaynaklarına karışması ise yalnızca su kalitesini düşürmekle kalmıyor; aynı zamanda organlar ve üreme sistemi üzerinde olumsuz etkileri olduğu gösterilen, “sonsuz kimyasallar” olarak da bilinen maddelerle suyu kirletiyor.

Ancak kirleticilerin daha az bilinen bir etkisi daha olabilir. Avrupa Çevre Ajansı (European Environment Agency - EEA), kirlilik ile ruh sağlığı sorunları arasında “bağlantılar” olduğuna dair uyarıda bulunurken, kentlerde yaşayanların kirliliğin olası etkilerini dengelemek için kırsalda daha fazla zaman geçirmesini öneriyor.

Ajans, “net bir nedensellik bağını” doğrulamak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu vurgulasa da, kirliliğe maruz kalma ile ruh sağlığı sorunları arasında “önemli bir ilişki” bulunduğunu belirtiyor.

EEA’ye göre ruh sağlığındaki bozulmanın psikolojik ya da yaşam tarzına bağlı nedenleri “henüz tam olarak anlaşılmış değil.” Bu nedenle kirlilik, Avrupa’da ruh sağlığı bozukluklarının görülme sıklığında ve yeni vakalarda yaşanan “belirgin artışın” muhtemel etkenlerinden biri olarak değerlendiriliyor.

Ajans, uzun süre kötü hava kalitesine maruz kalmanın depresyon görülme oranının artması ya da yeni depresyon vakalarının ortaya çıkmasıyla bağlantılı olduğunu belirtiyor. Ayrıca erken yaşlarda kurşun, pasif sigara dumanı, endokrin bozucu maddeler ve diğer kimyasallara maruz kalmanın da risk oluşturduğuna dikkat çekiliyor.

2024 yılının başlarında Amerikan Tabipler Birliği tarafından yayımlanan bir araştırma da doğum öncesi ve erken yaşam döneminde hava ve gürültü kirliliğine maruz kalmanın ergenler ve genç yetişkinler arasında “psikotik deneyimler, depresyon ve kaygı” ile bağlantılı olduğunu ortaya koydu.

EEA, kirliliğin etkilerine karşı bir denge unsuru olarak “doğa temelli çözümlerin ruhsal iyilik hali üzerindeki olumlu etkilerinin” daha geniş ölçekte tanınması gerektiğini vurguladı.

Ajansın raporu, Kanada’daki McGill Üniversitesi tarafından yayımlanan ve doğada zaman geçirmenin “yenileyici” bir etki yarattığını gösteren araştırmanın ardından geldi. Çalışmaya göre doğada vakit geçirmek, beyinde stresin azalmasına, dikkatin yeniden toparlanmasına ve zihinsel karmaşanın yatışmasına yardımcı olan değişiklikler yaratabiliyor.

Bir yanıt yazın

Yanıt yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.