İngiltere’de görülen bir dava, pembe dizi senaryosunu andıran olay örgüsüyle hukuk dünyasında tartışma yarattı.
Dört günlük zaman dilimi içinde tek yumurta ikizi iki kardeşle de birlikte olan bir kadının dokuz ay sonra dünyaya getirdiği çocuğun babası bulunamıyor.
Laboratuvar sonuçlarına göre her iki kardeş de çocuğun babası görünüyor.
Genetik kodun aynadaki yansıması
İngiltere mahkemeleri tarafından yayınlanan belgelere göre, çocuk (kayıtlarda "P" olarak geçiyor) her iki adamla da aynı DNA profilini paylaşıyor.
Mahkeme belgelerinde, "DNA testleri çocuğun biyolojik babasının bu ikizlerden biri olduğunu kanıtlasa da, hangisi olduğunu söylemek mümkün değil," ifadesi yer alıyor.
2018'de doğan çocuğun doğum belgesinde başlangıçta kardeşlerden birinin adı yer alıyordu. Ancak diğer kardeş, biyolojik baba olduğunu iddia ederek yasal sorumluluğu üstlenmek için mahkemeye başvurdu.
'İhtimaller eşit'
Dava önce bir aile mahkemesi yargıcına gitti. ZME Science'a göre, Yargıç Madeleine Reardon, kadının her iki kardeşle de çocuğun gebe kalındığı ay içinde dört gün arayla cinsel ilişkiye girdiğini tespit etti.
Mevcut bilimsel veriler ışığında, her iki kardeşin de baba olma ihtimalinin tamamen eşit olduğuna hükmeden yargıç, doğum belgesindeki ismin değiştirilmesi talebini reddetti.
Olay Londra’daki Temyiz Mahkemesi’ne taşınsa da sonuç değişmedi: hukuk, bilimin tıkandığı bu noktada karar veremiyor.
Testler neden işe yaramadı?
Normal şartlarda babalık testleri tüm genetik haritayı okumak yerine, "Kısa Tandem Tekrarları" (STR) adı verilen belirli bölgelere odaklanır. Sıradan iki insan, hatta yakın akrabalar arasında bile bu bölgeler belirgin farklar gösterir.
Ancak tek yumurta ikizleri, tek bir döllenmiş yumurtanın bölünmesiyle oluştuğu için bu genetik işaretlerin yüzde 100’ünü de ortak taşır. Bu durum, standart laboratuvar testlerinin iki kardeş arasında ayrım yapmasını imkansız kılıyor.
Bilimsel açıdan mümkün ama pratikte zor
Aslında tek yumurta ikizleri tamamen aynı değil; hücre bölünmesi sırasında çok erken aşamalarda veya zamanla çevresel faktörlerle küçük mutasyonlar oluşabilir.
"Tüm genom dizilemesi" gibi gelişmiş ve son derece pahalı yöntemlerle bu minik farklar yakalanabilir.
Ancak bu testler hem her zaman başarılı olmuyor hem de standart yargı süreçleri için fazla maliyetli ve karmaşık kabul ediliyor.
Şimdi ne olacak?
Mahkeme, "olasılık dengesi" ilkesine göre babayı kanıtlayamadığı için bu davada yasal bir baba tayin edemedi. Mahkeme, her iki adamın da çocukla sosyal bir ilişki kurmaya devam etmesine karar verirken, hiçbirini "resmi baba" olarak tanımadı.
Mevcut durumda çocuk üzerindeki tek yasal sorumluluk annede kalıyor.
Yargıç ise çocuk reşit olduğunda teknolojinin bu gizemi çözecek kadar erişilebilir hale geleceğini umarak konuyu zamana bıraktı.


