Macaristan'da 16 yıllık totaliter rejim devrildi: ABD ve Rusya destekli Orban kaybetti, yeni lider Magyar

Macaristan'da 16 yıllık totaliter rejim devrildi: ABD ve Rusya destekli Orban kaybetti, yeni lider Magyar
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A- A+ Paylaş

Macaristan'da, Ulusal Seçim Ofisi verilerine göre sandıkların yarıya yakını açılırken, muhalefet lideri Peter Magyar yarışı açık ara önde götürüyor. Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Magyar’ı seçim zaferinden dolayı tebrik ederek, halka muhalefetten hizmet etmeye devam edeceklerini açıkladı.

Macaristan’da Viktor Orbán, 16 yıl sonra 12 Nisan seçiminde otoriter iktidarını kaybetti. Ülkenin yeni lideri 45 yaşındaki Péter Magyar oldu.

Rekor katılımla yapılan seçimde oy sayımı sürerken rakibi Péter Magyar'ı telefonla arayan Orban yenilgiyi kabul etti; sonrasında destekçilerine yaptığı konuşmada yenilgiyi kabul ederek, "Seçim sonucu açık ve acı verici" dedi.

Oy verme işleminin bitmesine henüz yarım saat kala, rekor şekilde seçmenlerin %78'i oy kullanmıştı. Önceki rekor %73.51 ile 2002 yılındaydı.

Oy vermenin tamamlanmasıyla kamuoyuna açıklanan bir anket sonucu Magyar'ın yüzde 57.1'e ulaşabileceğini öngördü.

Budapeşte'de oy kullanan Magyar, Macaristan'ın AB ve NATO'daki konumunu güçlendireceğini ve yolsuzlukla mücadele edeceğini söyledi.



Orbán uzun zamandır Brüksel'in başının belası olmuş, veto yetkisini sık sık kullanarak ya da kullanmakla tehdit ederek sistemi içeriden tehdit eder hale gelmişti.

Son olarak Mart ayında, Druzhba boru hattıyla ilgili bir anlaşmazlık nedeniyle Ukrayna için daha önce kararlaştırılan 90 milyar euroluk krediyi bloke etti.

İki yıl önce Tisza Partisi'ni kuran Magyar, Macaristan'ın AB ve NATO ile kopan bağlarını yeniden tesis etme sözü verdi ve bu vaadi Brüksel'de memnuniyetle karşılandı.

Bununla beraber, Magyar klasik anlamda Avrupa yanlısı bir liberal olmaktan çok uzak.

Orban bir diktatör mü?

Viktor Orban'ın partisi Genç Demokratlar İttifakı (Fidesz) liberal bir gençlik hareketiyken ulusal muhafazakâr bir yapıya büründü. Orban günümüzdeki adı Macar Yurttaş Birliği olan partisini 1990'ların ortasından itibaren katı yapılara sahip bir lider partisine dönüştürdü. Kendi onay ve isteği dışında hiçbir şey yapılamayan, sadakatin en önemli ilke olarak görüldüğü bu "tek adam" sistemi, 2010'daki seçim zaferinin ardından devlet yapılarında da kendini göstermeye başladı.

Orban'ın tek adam sistemi ülkede o kadar yerleşti ki, artık ülkede jeopolitik kararlardan emeklilik maaşlarına yapılacak zamma, hatta binaların yenilenmesi projelerine kadar her şeye kendisi karar verdi. Orban, hükümetin plan va kararlarından bahsederken sıklıkla "ben" diye konuştu, "Bir yasa çıkarıyorum", "Emekli maaşlarına zam yapıyorum" gibi cümleler kurdu.

Macaristan Başbakanı Viktor Orban ve ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, iki ülke bayrakları önünde bir elleriyle birbirine sarılmış, diğer elleriyle kendilerini izleyen kalabalığı selamlıyor

Seçimler öncesinde ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in Macaristan'a yaptığı Orban'a destek ziyareti dikkat çekti

Sonuç itibarıyla Macaristan, özgür seçimlerin yapıldığı parlamenter bir demokrasi. Bu nedenle Orban bir diktatörün tüm klasik özelliklerine sahip olmasa da bir otokrat olduğu kesinlikle söylenebilir. Macaristan'ı demokrasi ile diktatörlük arasında "melez sistem" olarak tanımlayan uzmanlar da var.

Macaristan'ı tek adam sistemine nasıl dönüştürdü?

2010 yılında mecliste üçte ikilik çoğunluğu ele geçirdiği seçim zaferinin ardından Orban, "Ulusal İş Birliği Sistemi" (NER) adı altında devlet, idare, yargı ve kamu hizmetlerinde kadroları değiştirdi, dönemin elitlerini görevden alarak yerlerine kendine sadık kişileri getirdi.

Macaristan aşırı merkeziyetçi bir yapıya dönüşürken Orban güçler ayrılığı ilkesini zayıflatarak kendisine karşı denge oluşturabilecek yapıları ortadan kaldırdı. Ülkedeki basın ve medyanın büyük bölümü doğrudan ya da dolaylı olarak Fidesz partisine yakın şirket ve vakıflar aracılığıyla hükümet kontrolü altına alındı. Üniversitelerin özerkliği kaldırıldı, devlete ve kamuya ait varlıkların önemli bölümü Orban'a yakın vakıfların kontrolüne geçirildi.

Pek çok Macar niye Orban'dan bıktı?

Orban'ın ekonomi ve vergi politikaları, orta-üst sınıftaki kendi seçmenine avantaj sağladı. Toplumun geri kalanının maddi durumu ise son yıllarda belirgin bir şekilde kötüleşti. Kamu altyapısı, sağlık ve eğitim sistemindeki eksiklikler, ayrıca yolsuzluk ve yasa dışı yollardan zenginleşme vakaları kamuoyunda giderek artan bir hoşnutsuzluk yarattı.

Bunun yanında Orban'ın ülkede iç savaş varmış gibi sert söylemi, kendisini eleştiren herkesi düşman ya da vatan haini ilan etmesi de pek çok Macar'ı bıktırmış durumdaydı.

Elindeki pusulayı oy sandığına atan bir adam

Seçimler 16 yıllık Viktor Orban dönemini bitirdi

Seçimler Avrupa için neden bu kadar önemliydi?

Orban, Avrupa Birliği ile ilgili hedefini, "Brüksel'i fethetmek", AB'yi siyasî açıdan egemen, ortak ekonomik çıkarlara sahip ulus-devletlerin birliğine dönüştürmek olarak açıklamıştı. AB'nin mevcut yapısına karşı yıllardır sert eleştiriler yönelten Macaristan Başbakanı, Avrupa politikaları ve dış politikayla ilgili önemli kararları veto ederek Birlik'i hareket edemez hale getirdi.

Orban'ın yeniden seçilmesi durumunda AB'nin daha da zayıflayacağı endişesi hakimdi.

Seçimler Avrupa'daki sağ popülistler açısından neden önemliydi?

Viktor Orban, Avrupa'daki popülist sağ muhafazakar ve aşırı sağ güçler açısından hem bir başarı modeli hem de önemli bir organizatör konumundaydı. Bu siyasî cephede şimdiye kadar hiç bir güç, mecliste üçte ikilik çoğunluk elde edemedi ve bu kadar uzun süre iktidarda kalmadı. Ayrıca hiç kimse Avrupa'daki sağ güçleri başarılı bir şekilde birleştirebilmek için Orban kadar çaba göstermedi.

Macaristan'daki seçim sonuçları bu nedenle Avrupa'da popülizmin geleceği açısından belirleyici rol oynuyor.

Macaristan seçimleri Rusya için neden bu kadar önemliydi?

AB'ye üye hiçbir ülke, Rusya ile Orban'ın Macaristan'ı kadar yakın bağlara sahip değil. Orban 2014'ten bu yana AB'nin Rusya'ya karşı aldığı yaptırım kararlarının büyük bölümüne onay vermiş olsa da yaptırımların kaldırılması için çağrıda bulundu, yaptırımlara istisnalar getirtiyordu ve 2022'den beri Ukrayna'ya yardımları elinden geldiğince bloke ediyordu. Orban bu politikalarıyla AB içinde bölünme yarattı ve Birlik'i zayıflattı. AB'nin zayıflaması ve bölünmesi, Orban ile Rusya'nın ilan edilmiş ortak hedefiydi. Orban'ın seçimleri kaybetmesi, Rusya için önemli bir kayıp oldu.

Macaristan Başbakanı Orban, Moskova'da Rusya lideri Vladimir Putin ile el sıkışıyor

Macaristan Başbakanı Orban, Moskova'da Rusya lideri Vladimir Putin ile

Orban koltuğundan indirildi

Orban'ın Fidesz partisi, 2010 yılındaki seçim zaferinin ardından seçim kanununda önemli değişiklikler yaptı. Çoğunluk ilkesinin ağırlığının artırılması, partiye seçimlerde önemli avantaj sağladı. Parlamentodaki 199 sandalyeden 106'sı direkt seçim bölgelerinden basit çoğunlukla seçiliyor. Fidesz'e sadık seçim bölgeleri genelde daha küçük bölgeler ve dolayısıyla milletvekili seçimi için daha az sayıda oy yeterli oluyor. Bu sayede Orban'ın partisi, 2022'deki seçimlerde oyların yüzde 53'ünü almasına rağmen çok daha fazla seçim bölgesini kazanarak parlamentodaki sandalyelerin yüzde 68'ine, yani mutlak çoğunluğa sahip oldu.

Komşu ülkelerde yaşayan, Macaristan vatandaşlığına sahip etnik Macarlar, seçimlerde parti listeleri için oy kullanabiliyor ve mektup yoluyla da oy verebiliyor. Batı Avrupa ülkelerine çalışmak için giden ve daha ziyade Orban'a eleştirel bakan Macar seçmen ise mektupla oy kullanma imkanına sahip değil. Sadece büyükelçilik ve birkaç konsoloslukta oy kullanabiliyorlar. Macar seçim uzmanları seçim kanununu adil olmamakla eleştiriyor. Sonuçta Macaristan'da hükümet değişikliği pek kolay değil, ama mümkündü.

Orban'ın rejimi seçimlerde hile ve usulsüzlük yapabilir kaygısı vardı

Macaristan'daki seçim uzmanları, muhalefet partisi Tisza'nın da kendi paralel sayımını organize ettiğine işaret ederek oy sayımında hile olacağına ihtimal vermiyordu. Komşu ülkelerdeki Macar azınlığın mektupla kullandığı oylarda ise hile ihtimali mevcut idi. Bu seçmen kitlesi Orban'a bir ya da iki sandalye kazandırabileceği belirtiliyordu. Macaristan'ın yoksul bölgelerinde para karşılığı oyunu satanlarla ilgili çekilen bir belgesel film de, bu yöndeki endişeleri ve tartışmaları artırmıştı.

Anketler ne diyordu? Anketlere güven olur mu?

Macar seçim araştırmacıları, seçmenin büyük çoğunluğunun iktidar değişikliği istediğini kaydetti. Bağımsız kamuoyu araştırma şirketleri, bir yılı aşkın bir süredir Tisza partisinin önde gittiğini, zaman zaman arayı belirgin şekilde açtığını belirtiyordu. Ancak bu tür anketler, direkt adayların belirli seçim bölgelerindeki seçilme şanslarını kısıtlı bir şekilde yansıtabiliyordu. Ağırlıklı olarak küçük şehirlerde yaşayan yaşlı ve emeklilerden oluşan Fidesz seçmeni de bu tür anketlerde tam anlamıyla temsil edilmiyordu. Dolayısıyla anketlerin yanılma payı mevcuttu. Ancak seçim araştırmacılarının büyük bölümü Orban'ın seçimi kaybetmesini bekliyordu.

Tisza lideri Peter Magyar kürsüde konuşuyor

Tisza lideri Peter Magyar

Peter Magyar ne yapacak?

Orban'ın rakibi Magyar ve partisi Tisza'nın en önemli vaadi ve hedefi, Macaristan'ı Rusya'dan uzaklaştırarak AB ve NATO'nun güvenilir müttefiki çizgisine geri döndürmek oldu. Ancak Magyar göç ve Ukrayna politikasında Orban'ın çizgisini devam ettireceği mesajlarını verdi. Ama bunu yaparken AB ile topyekûn çatışmaya girmesi de beklenmiyor.

Magyar, iç politikada da yolsuzluklar ile sert mücadele ve sistem değişikliği vaat etti. Sistem değişikliği çerçevesinde seçim sisteminin daha adil hale getirilmesi, Başbakan'ın görev süresinin iki dönemle sınırlandırılması ve yeni bir anayasa hazırlanması planları da yer aldı. Magyar'ın seçilmesi durumunda Orban ve çevresindeki diğer üst düzey siyasetçilere yönelik yolsuzluk ve vatana ihanet suçlamalarıyla davalar açılması gündeme gelebilir.

Orban seçim yenilgisini kabul eder mi?

Viktor Orban bu soruya şimdiye kadar hiç direkt yanıt vermedi. "Seçimleri kazandığım da oldu, kaybettiğim de oldu. Macaristan bir demokrasi" gibi ifadelerle yetindi.

Viktor Orban, seçimleri kaybetme ihtimaline karşı çeşitli önlemler almış durumda. Sistemde yapılacak pek çok değişiklik için üçte ikilik meclis çoğunluğu gerekiyor. Ayrıca ataması yapılmış pek çok önemli makamda görev süreleri yıllar sonra dolacak. Dolayısıyla Orban'ın "derin devleti", basit çoğunlukla göreve gelmiş yeni bir hükümeti kolayca sabote edebilir. Yeni hükümet üçte ikilik çoğunluğa sahip olsa bile Tisza'nın Orban'ın sistemini tamamen değiştirebilmesi yıllar alabilir.

Bir yanıt yazın

Yanıt yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.