Menajer Ayşe Barım hakkında ağırlaştırılmış müebbet talebi

Menajer Ayşe Barım hakkında ağırlaştırılmış müebbet talebi
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A- A+ Paylaş

Gezi Parkı protestolarının planlayıcılarından biri olmakla suçlanan menajer Ayşe Barım hakkında yarınki duruşma öncesi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.

İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 11 Şubat Çarşamba günü yapılacak duruşma öncesinde savcı esas hakkındaki mütalaasını mahkemeye sundu.

Yarınki davadan karar çıkma ihtimali bulunuyor.

Savcı, Barım hakkında, "Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını engellemeye teşebbüse yardım etme" suçlamasıyla ceza talep edildiğini hatırlattı.

Duruşma savcısı 10 Şubat'ta sunduğu mütalaada suç vasfının değiştiğini belirtti.

Ayşe Barım'ın "Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti.

Mütalaada, Gezi Parkı eylemlerinin "rastlantısal değil, organizasyon dahilinde, planlı ve sistemli şekilde yürütüldüğü" ileri sürüldü.

Ayşe Barım'ın, kamuoyunda geniş kitlelere hitap eden "sanatçı ve oyuncular üzerinden sürecin planlanması, organize edilmesi ve yönlendirilmesinde aktif rol aldığı" iddia edildi.

Savcılık, Barım'ın "eylemlerin hazırlık ve başlangıç sürecinde Gezi Parkı'nın öncü isimleriyle sık ve düzenli iletişim kurduğunu, bu temasların tesadüf olarak değerlendirilemeyeceğini" savundu.

Ayşe Barım, tutuklu bulunduğu cezaevinden davanın ikinci duruşması sonrası 1 Ekim 2025'te tahliye edilmişti.

Barım'ın adli kontrol şartıyla tahliyesine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 3 Ekim'de itiraz etti.

İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi'nin itirazı reddetmesi üzerine dosya, bir üst mahkeme olan 27. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi.

Dosyayı inceleyen İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi, Ayşe Barım'ın tahliye kararına yapılan itirazı kabul ederek, Barım'ın yeniden tutuklanmasına karar verdi.

Kararın ardından hastaneye kaldırılan Ayşe Barım hakkında mahkemeye gönderilmek üzere 22 Ekim 2025'te Adli Tıp Kurumu tarafından rapor hazırlandı.

Raporda, hastane şartlarında tedavisinin devam etmesi gerektiği, cezaevi şartlarında kalmasının uygun olmadığı belirtildi.

1 Ekim'deki duruşmada neler yaşanmıştı?

Ayşe Barım 1 Ekim'deki savunması sırasında gözyaşlarına boğuldu, zaman zaman konuşmakta güçlük çekti.

Barım "Ben bir vatandaş olarak ülkeme sorumluluklarımı eksiksiz olarak yerine getirdim. Hayatım boyunca suç işlemedim, soruşturma geçirmedim" dedi.

Sağlık sorunlarını hatırlatan Barım "Tüm hastane raporlarım acilen ameliyat olmam gerektiğini söylüyor. Neden hala yeniden bir yere sevk etmek istediklerini anlamıyorum" dedi ve ekledi:

"Tanıklar dinlendi. Deliller toplandı. Tutuksuz yargılanmak istiyorum. Temel hakkımı bana vermenizi istiyorum. Bir an önce sağlığıma kavuşmak için tahliyemi istiyorum sizden."

Duruşmada Ayşe Barım'dan şikayetçi olan Sedat Gün uzaktan bağlanarak ifade verdi.

Gün, Barım'ı şahsen tanımadığını yalnızca "sosyal medyada gördüğü şeyleri" ihbar ettiğini söyledi.

Şikayetçi Sedat Gün "Sanıkla ilgili gördüğüm bildiğim bir durum yok. Gezi Parkına katılmadım. Vatandaşlık hassasiyetiyle hareket ettim" dedi.

Çağlayan'da görülen ikinci duruşmaya Şükran Ovalı, Selma Ergeç, Halit Ergenç, Rıza Kocaoğlu, Nejat İşler, Bergüzar Korel, Mehmet Günsür ve Zafer Algöz'ün aralarında bulunduğu oyuncular da geldi.

Ünlüler ifadelerinde ne dedi?

Kürsüye çıkan tanıkların çoğu Ayşe Barım'ın apolitik olduğunu, siyasi meselelerle ilgili kimseye baskı yapmadığını ve Gezi Parkı eylemlerine katılmaları konusunda kendilerini yönlendirmediğini söyledi.

Oyuncu Hümeyra, ifadesinde "Geziye de gittim. Kendi isteğimle gittim. Ayşe'nin dahli yoktur. Yönlendirmesi olmadı. İki sefer gittim. Gittiğimde de görmedim Ayşe'yi orada" dedi.

Bergüzar Korel, Barım'ın şirketiyle 2006'dan bu yana çalıştığını belirtti ve şu ifadeleri kullandı:

"Ayşe Barım hiçbir şekilde Gezi Parkı'na gitmem için beni yönlendirmedi. Eşimle birlikte kendi kararımla gittim. Orada hiçbir şekilde karşılaşmadım kendisiyle. Hiçbir yönlendirmesi olmadı. Sosyal medya paylaşımlarımıza yönelik yönlendirmesi de olmadı."

Tanıklardan oyuncu Ceyda Düvenci ise "Ayşe Barım apolitiktir. En büyük hassasiyeti hayvanlar ve çocuklar. Diğer toplumsal olayla hakkında konuşmaz, konuşturmaz karışmaz" ifadelerini kullandı.

Dolunay Soysert de Gezi'ye kendi rızasıyla katıldığını, sosyal medya paylaşımlarını kendisi yaptığını ve Barım ile yakın dost oldukları için sık sık telefonda görüştüklerini söyledi.

Tanıklardan Halit Ergenç, Barım'ın kendisini Gezi Parkı'na gitmesi için yönlendirmediğini ancak eylemler sırasında karşılaştıklarını söyledi.

Ergenç, Barım ile koordine olmadan eyleme katıldığını vurguladı ve "Kendisi benim menajerimdir, bazı yerlere gittiğim zamanlarda yanımda bulunabilir" diye konuştu.

Rıza Kocaoğlu da Gezi'ye kendi rızasıyla gittiğini ve Barım ile orada bir kez karşılaştığını söyledi. Oyuncu, "Sosyal medya paylaşımlarımızla ilgili ilgili bir telkini de olmadı. Benim evim orada olduğu için evden çıkıp gittim" dedi.

Ergenç ve Kocaoğlu, Gezi Parkı davasının sanıklarından sanatçı Mehmet Ali Alabora ile irtibatlı olup olmadıklarına yönelik sorulara verdikleri cevaplarının çelişkili olduğu iddiası üzerine açılan davada hapis cezasına çarptırılmıştı.

Mehmet Günsur de Ayşe Barım'ı Gezi Parkı'nda bir kere gördüğünü söyledi.

Oyuncu, "Gezi parkında bulunmamız konusunda, sosyal medya paylaşımlarımız konusunda bize Ayşe Barım'dan bir talimat veya yönlendirme gelmedi" dedi.

Nejat İşler ise Barım'ın kendisini yönlendirip yönlendirmediği sorusuna "Birinin beni yönlendirmesini kendime hakaret sayarım. Birlikte yemek yemişsek hesabı öder en fazla" yanıtını verdi.

Tanık kürsüsüne çıkan isimlerden Selma Ergenç, Ayşe Barım hakkında şunları söyledi:

"[Gezi Parkı'na] gittiğimde bir kere gördüm Ayşe Barım'ı orada. 'Nasılsın, iyi misin?' dışında bir şey konuşmadık. 22 yıldır birlikte çalışıyoruz. Hangi projede yer alacağıma ben karar veriyorum, herhangi bir konuda bana talimat verme gibi bir hakkı yok."

Zafer Algöz da Gezi Parkı'na hür iradesiyle gittiğini söyledi ve ekledi:

Ayşe Barım için "Kendisi benim 30 yıllık arkadaşım. Gezi Parkı sürecinde de kendisiyle çalışıyorduk. Gezi Parkı ile ilgili bir yönlendirmesi asla olmadı.

"Ayşe Barım'ı apolitik olarak tanımlarım. Ayşe Barım oyuncularına her zaman siyaset ve futbol fanatizmi üzerinden kimseyle muhatap olmayın der."

Sağlık gerekçesiyle tahliye talebi reddedilmişti

Barım'ın 7 Temmuz'daki ilk duruşmasında mahkemeye nörolog ve kardiyologların da bulunduğu bir sağlık kurulu tarafından rapor sunulmuştu.

Rapora göre Barım'ın kalbindeki kas dokuları normalin çok üstünde ve dengesiz şekilde kalınlaştı. Ayrıca kalp kapakçıklarında ileri derecede yetmezlik var ve bu da kanın ters yönde akmasına ve kalbin daha da büyümesine neden oluyor.

Ayşe Barım'ın sağlık durumu hakkında neler biliniyor?

Avukatı Deniz Ketenci'nin BBC News Türkçe'ye verdiği bilgiye göre Barım, mahkeme kararıyla sağlık raporu almak üzere 16 Temmuz'da Adli Tıp Kurumu'na sevk edilmişti.

Ciddi sağlık sorunları yaşadığı belirtilen Barım, 27 Ağustos'ta yayınladığı bir açık mektupla "Tutuksuz yargılanabilecekken cezaevinde hayatımı kaybedersem bunun sorumluluğu kimdedir?" diye sormuştu.

Mektup, sahibi olduğu ID İletişim şirketinin Instagram hesabından yayınlandı.

Barım cezaevinde 30 kilo verdiğini ve ani kas yıkımını oluştuğunu da belirtmişti.

Türk Tabipleri Birliği ağustos ayında yayımladığı raporda Barım'ın ani ölüm riski olduğu değerlendirmesinde bulundu.

Birlik, Barım'ın tahliyesinin mümkün olduğu sonucuna varmıştı.

Avukatları, rahatsızlıkları nedeniyle Barım için tahliye talebinde bulunmuştu ancak talep kabul görmedi.

Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü (CTE) tarafından nisan ayında yapılan yazılı açıklamada Barım'ın gerekli tedavilerinin eksiksiz olarak sağlandığı duyurulmuştu.

Ayşe Barım 27 Ocak 2025'ten beri eski adı Silivri olan Marmara Cezaevi'nde tutuklu bulunuyor.

Ne olmuştu?

Ayşe Barım hakkında ilk olarak, dizi sektöründe tekelleşmeye neden olduğu suçlamasıyla "çalışma hürriyetinin ihlali" ve "şantaj" iddialarına ilişkin soruşturma açıldı.

TV100 yazarı Fuat Uğur'un 26 Eylül 2024 kaleme aldığı bir makale ile başlayan süreçte 10 Ocak 2025'te Barım hakkında piyasada tekelleşme ve şantaj iddialarıyla ilgili soruşturma başlatıldı.

13 Ocak'ta Barım'a yurtdışına çıkış yasağı getirildi.

15 Ocak'ta Serenay Sarıkaya tanık olarak, 21 Ocak'ta Deniz Işın mağdur olarak, 23 Ocak'ta Nedim Saban tanık olarak ifade verdi.

Tekelleşme iddiaları ile ilgili soruşturma sürerken Barım 24 Ocak'ta gözaltına alındı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamada Barım'ın 29 Mayıs - 2 Haziran 2013 tarihleri arasında şirketi bünyesindeki sanatçıları Gezi Parkı olaylarına katılmaları için yönlendirdiği iddia edildi.

Barım'ın evinde ve iş yerinde aramalar yapıldı.

Soruşturma kapsamında sanatçılar Halit Ergenç, Dolunay Soysert, Rıza Kocaoğlu, Mehmet Günsür, Ceyda Düvenci ve Nejat İşler polis eşliğinde adliyeye götürülerek ifade verdi.

Barım 27 Ocak 2025'te tutuklandı.

Bir yanıt yazın

Yanıt yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.