Milyar dolarlık bataklık: 'Ukrayna-Irak-Libya' hattında akan suç geliri

Milyar dolarlık bataklık: 'Ukrayna-Irak-Libya' hattında akan suç geliri
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A- A+ Paylaş

İstanbul başsavcılığının ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘yasadışı bahis’, ‘tefecilik’ ve ‘suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’ suçlamalarıyla başlattığı soruşturma sürüyor. Soruşturmada Ozan Elektronik Para A.Ş. üzerinden ‘7258 Sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun’a muhalefet’ edilerek kazanılan suç geliri tespit edilmişti. Ayrıca ‘pos tefeciliği’ yapılarak para aklandığı da belirlenmişti. Halktv.com.tr yazarı Bahadır Özgür, kara para hacminin 100 milyar lirayı aşacağı tahmin edilen şimdiye kadar ortaya çıkarılmış en büyük ‘kara para aklama ağının' detaylarını yazdı.

Bahadır Özgür'ün halktv.com.tr'deki "Milyar dolarlık bataklık!" başlıklı yazısı şöyle;

“Artık canıma tak etti. Laleli’de, babadan kalma 30 yıllık tekstilciyim. İflasın eşiğindeyim. Bunların emniyette, yargıda, siyasette ilişkileri güçlü. O sebeple kimse görmesin diye en uzak adliyeye, Küçükçekmece’ye gelip kara para aklaması savcısı olan sizinle görüşüyorum. Ayrıntısıyla anlatacağım. Her şey 2018’de başladı…”

2022 yılında savcının kapısını çalan bir tekstilcinin bu cümlelerle başlayan ihbarı, şimdiye kadar ortaya çıkarılmış en büyük ‘kara para aklama ağlarından’ birisini deşifre etti.

İddiaya göre, elektronik ödeme sistemleri ve POS cihazları üzerinden Ukrayna-Irak-Libya hattından akan milyonlarca dolar Laleli merkezli bir suç ağında aklandı. Şimdilik tespit edilen resmi rakam 47 milyar lira. Ama soruşturma genişledikçe kara para hacminin 100 milyar lirayı aşacağı tahmin ediliyor.

Aslında olay tek bir operasyonla sınırlı değil. Temmuz ayında başlayan bir dizi soruşturma aynı dosyanın parçası.

Devasa bir havuzdan bahsediyoruz. Kimlerin adı geçmiyor ki!

Döviz büroları ve kuyumcular; Ozan Elektronik Para AŞ. vb. ödeme kuruluşları; MHR Holding, Dağlar Group, Atlantis Group, Marso Group, Acar Group, Laleli Gold, Mina Gold, Enez Grup, Aman Grup gibi son yıllarda aniden büyümüş holdingler; farklı iş kollarından onlarca şirket ile POS’ları kullanılmış 15 özel ve kamu bankası...

100’den fazla kişi gözaltına alındı. Tutuklamalar oldu. İddialar çok ciddi.

Lakin esas vahim olan şey, İstanbul’un en eski ticaret merkezlerinden birinin tam bir kara para batağına saplanmış olması. Yani kağıt üzerinde yapılmış görünen milyarlarca liralık ‘yasal ticaret’ gerçekte yok!

Bavul ticaretinin kalbi Laleli’de 7 binden fazla işletme faaliyet gösteriyor. Yıllık ihracat hacmi Ukrayna savaşı vb. sebeplerle 2024’te 2-2.5 milyar dolar seviyelerine indi. 2022-2024 arasını kapsayan kara para soruşturmasında bugünkü kurla tespit edilen rakamın 1 milyar dolardan fazla olduğu hesaba katılırsa, nasıl bir manzara ile karşı karşıya olduğumuz daha iyi anlaşılacaktır.

Devletin ödemeler dengesi hesabına veya kişi başı milli gelir, ihracat vb. istatistiklerine bir de bu açıdan bakın.

PEKİ LALELİ NASIL BU HALE GELDİ?

MASAK raporlarından ve ihbarcıların ifadelerinden hikayeyi özetleyelim…

Soruşturmanın merkezinde Mardinli Dağ ailesi mensuplarının sahibi olduğu Dağlar Group ve MHR Holding bulunuyor.

Kimdir Dağ ailesi?

KÜÇÜK BİR DÜKKANDAN HOLDİNG AĞINA…

2018’e kadar Laleli’de küçük ticaretle uğraşan, adlarını çoğu kimsenin duymadığı bir aile. Önceden bir dükkanları olduğu, hatta komşu esnaflardan borç alarak ayakta durdukları anlatılıyor.

Aniden aile üyeleri onlarca şirkete sahip holdingler kuruyorlar. TikTok, Instagram sayfalarında lüks yaşamlarını, silahlarını, villalarını sergilemeye başlıyorlar.

Savcılığa göre, bu sıçramanın ilk tahtası Ukrayna’daki savaştı.

Kağıt üzerinde gösterdikleri dış ticaret faaliyetinde ödemeler, Rusya merkezli bir ödeme sistemi olan Zolotaya Korona’yı (PayPorter) vasıtasıyla yapılıyordu. “Rusya’dan para getireceğim” diye başvuran kişiler pasaport bilgilerini veriyor, ödeme sisteminde hesap açılıyor, para transfer ediliyordu.

Yüzde 2 komisyonun ardından ödeme nakit olarak Dağ ailesine bağlı döviz büroları ve kuyumculardan yapılıyordu.

Bir süre sonra uluslararası riski olan Rus ödeme sisteminden vazgeçilip ABD merkezli bir başka elektronik ödeme kuruluşuna geçildi. İhbarcılar, sistemin MoneyGram olduğunu belirtiyor. Ambargo sıkılaşınca MoneyGram da para transferini Ukrayna ve Rusya için kapatınca para trafiği Irak ve ağırlıklı olarak Libya’ya dönüyordu.

Ne var ki, getirilen para miktarı öyle büyüdü ki, talebe yetişmek için sahte ve çalıntı kimlik bilgileri ile pasaportlar üretilmeye de başlandı. Bunun için Darkweb’e sızan kimlik bilgileri kullanıldı. Dağ ailesi MoneyGram’ın bayiliklerini de ele geçirdiği için bütün para trafiğini tekeline aldı. İster gerçek ticaret ister kara para olsun, kim Libya ile alışveriş yapacaksa Dağ ailesine başvurmak zorundaydı.

Mesela; yasadışı bahisle ilişkisi de ortaya çıkan ve TMSF’nin yeni el koyduğu Ozan Elektronik Para AŞ. de buradaki olayın bir parçasıydı. MASAK ve Merkez Bankası’nın raporlarına göre şirket, Libya ve Irak gibi yüksek riskli ülkelerden gelen, tekrarlayan yüksek tutarlı işlemler alarm üretilmesine rağmen gerekli yerlere bildirmemiş, sanal POS faaliyetleri üzerinden gerçek ticari faaliyetten ziyade para aktarımı yapmıştı. Ayrıca Sahibi Ozan Özerk'in ortağı olduğu Aveon Global Sigorta AŞ üzerinden ‘sigorta primi’ adı altında para akışı da sağlanmıştı.

Fakat kara para aklamanın aslan payı POS cihazları üzerinden gerçekleştiriliyordu. Üstelik fiziki POS cihazları.

Nasıl mı?

İhbarcıların anlatımlarından ve savcılık soruşturmasından devam edelim…

BANKALAR POS CİHAZI YAĞDIRDI

Onlarca holding ve yüzlerce şirket için bazı bankalardan çok sayıda POS cihazı alındı. Neredeyse Laleli’de kara para aklayıcıları dışında kimse POS cihazı alamaz hale düştü. İddiaya göre, bankaların şube müdürleri ile de komisyon karşılığı anlaşma yapıldı. Böylece hem günlük çekim limitleri 500 bin dolara kadar çıkarıldı hem de şüpheli işlem bildirimleri yapılmadı.

Sistemin temelini anlamak için burada bir parantez açalım …

Libya Merkez Bankası dolar kurunu sabit belirlediği için Türkiye’deki kur ile arasında fark bulunuyor. Libya hükümeti tüm vatandaşlarına her yıl kişi başı belli bir ödeme yapıyor. Bunu da kişisel banka hesaplarına yatırıyor. Herkesin kendine ait Debit/ATM kartları bulunuyor.

Hikaye de tam burada başlıyor işte. Libya vatandaşları ellerindeki dövizi, başka ülkelerde harcama imkanına sahip. Türkiye’de bazı bankalar da bunu fırsat görüp Libya kartlarına çekim yapma izni tanımaya başladılar. Hatta Libya’ya yüzlerce POS cihazı gönderildiği de ileri sürülüyor.

YAZININ DEVAMI İÇİN  T I K L A Y I N

Bir yanıt yazın

Yanıt yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.