İran savaşının sona erdirilmesine yönelik uluslararası çabalar yoğun bir biçimde sürüyor. Bu bağlamda Pakistan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Mısır dışişleri bakanları, bugünden (Pazar) itibaren iki günlük bir toplantı için Pakistan'ın başkenti İslamabad'da bir araya gelecek.
Toplantının ev sahibi olan Pakistan Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, buluşmada "Bölgedeki gerginliğin azaltılmasına yönelik çabalar da dahil olmak üzere bir dizi konu hakkında yoğun tartışmalar" yapılacağı bildirildi.
Pakistan son günlerde İran ile ABD arasında arabuluculuk girişimlerinde bulunma çabası ile öne çıkıyor. Savaşın sona ermesi için iki ülke arasında yapılacak olası görüşmelere ev sahipliği yapmaya da hazır olduğunu duyuran İslamabad, ABD'nin savaşın bitmesi için hazırladığı 15 maddelik öneriyi geçtiğimiz günlerde Tahran'a iletmişti.
Hakan Fidan: Daha büyük bir savaşa doğru yöneliyoruz
Pakistan'daki toplantıda Türkiye'yi temsil edecek olan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye tarafından düzenlenen Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi'nin (STRATCOM) ikinci gününün açılışında yaptığı konuşmada, Pakistan'daki toplantının amacının, çatışmasızlık mekanizması oluşturmak olduğunu belirtti.
Fidan hedeflerinin ayrıca, bölgede daha fazla yıkım olmadan, dünya ekonomisi için daha da fazla zarar oluşmadan, savaşın bitmesine yönelik hızlı bir şekilde uygulanabilir adımları saptamak olduğunu da dile getirdi.
Dışişleri Bakan Fidan, "Çok merkezli dünya düzeninin" enerji ve ticaret yollarının korunmasına yönelik çözümlere ihtiyaç duyduğunu vurguladı.
Savaşın bütün dünyayı etkisi altına aldığını ifade eden Fidan, "Bu nedenle de işte bizler en üst düzeyde itidal çağrısında bulunuyoruz. Çünkü bu çatışma çok ciddi şekilde yaraları derinleştirebilir ve birbirine kaderleri geçmiş ülkeleri ciddi şekilde etkileyebilir. Yalnızca şehirlerde değil ama aynı zamanda insanların kalplerinde ve yüreklerinde ve zihinlerinde ciddi etkiler yaratabilir. Tek bir çıkış yolumuz var bu noktada; bu da gerilimin azaltılması ve diplomasi. İşte tam bu sebeple Türkiye bölgedeki ortaklarıyla koordine halinde diplomatik çözümler için hareket etmektedir" dedi.
"İsrail'in yarattığı gerilimlerle aslında daha büyük bir savaşa doğru yöneliyoruz" uyarısında bulunan Bakan Fidan, bunun sadece İsrail'in savaşı olmaktan çıktığını dile getirerek "Bütün dünya bunun bedelini ödemekte ve jeopolitik ve ekonomik sıkıntılar giderek artmakta, çok ciddi seviyeye ulaşmakta" ifadelerini kullandı.
Hakan Fidan ayrıca, Türkiye'nin ilk günden itibaren "tehlikeli tabloyu" gördüğünü ve savaşın İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'nun "siyasi bekası" için yürütüldüğü tespitini yaptığını vurguladı.
İsrail basınında yer alan haberlere göre Steve Witkoff, Jared Kushner ve muhtemelen Başkan Yardımcısı J.D. Vance, savaşı sona erdirmek için İslamabad'da İranlı yetkililerle bir araya gelecek.
Bu haberler, Başkan Donald Trump'ın sosyal medya üzerinden İran'a yönelik ABD saldırılarını askıya aldığını ve barış sürecine bir şans daha verdiğini açıklamasıyla eş zamanlı olarak geldi. Aynı bağlamda, Financial Times gazetesi, adlarını açıklamadığı yetkililere atıfta bulunarak, Pakistan ve Genelkurmay Başkanı Asım Münir'in Trump ile çeşitli temaslarda bulunduğunu ve Tahran ile Washington arasında kilit arabulucu olarak hareket ettiğini belirtti.
Doğrulanmamış haberlere göre İran Meclis Başkanı ve Dini Lider Mücteba Hamaney'e yakın bir isim olan Muhammed Bakır Kalibaf, ABD’li yetkililerle görüşmek üzere İslamabad'a gidebilir. Bilhassa Trump'ın kamuoyunun aklını karıştırma alışkanlığı göz önüne alındığında, işler büyük ölçüde belirsizlikle örtülü olsa da Pakistan da dahil olmak üzere birçok ülke bu savaşı durdurmak için diplomatik girişimlerde bulunuyor. Türkiye ve Umman da görüşmeler için potansiyel mekanlar olarak öne çıkarken, Tahran herhangi bir müzakerenin varlığını reddetmeye devam ediyor.
Arabuluculuk kumarı
Geçen yazdan beri bir şey netleşti: Başkan Trump, İran krizi başta olmak üzere çeşitli uluslararası krizlerde Pakistan Genelkurmay Başkanı’nı güvendiği kişi haline getirdi. Asım Münir Trump nezdinde sahip olduğu önemli konum sayesinde, geçen yaz da Washington adına arabuluculuk rolünü üstlenmişti. Buna ek olarak, Münir ve Pakistan ordusu ile Suudi Arabistan stratejik bir savunma anlaşması ile birbirine bağlı. Buna dayanarak, Münir, Körfez ülkeleri Tahran'a karşı harekete geçmek zorunda kalmadan önce, geçen hafta boyunca Ortadoğu'daki gerilimleri azaltmaya çalıştı. Münir'in geçen hafta bölgeye yaptığı ziyaret sırasında, ABD Merkez Komutanlığı aracılığıyla ABD ordusuyla doğrudan koordinasyon içinde, istihbarat şefini Tahran'a gönderdi. Ayrıca Münir ile Başkan Trump arasında da doğrudan bir iletişim hattı mevcut.
Bu bağlamda Suudi Arabistan faktörü hafife alınamaz. Riyad ve Tahran arasındaki ilişkilerin son birkaç yıldır kademeli olarak iyileşmesinden İslamabad doğrudan fayda gördü. Pakistan, en büyük askeri ortağı ve önemli stratejik kararlarda yakından koordinasyon içinde olduğu kilit oyuncu Çin'in de dahil olduğu üçlü toplantıların odak noktası oldu.
Pekin, çatışmayla ilgili olarak şimdiye kadar nispeten sessiz kalmış olsa da özellikle İslamabad'ın İran ile savaşa girmesinin daha geniş yankılara yol açması durumunda, Pakistan'daki askeri yatırımlarına ve altyapı projelerine yönelik herhangi bir tehdidi görmezden gelemez.
İranlılar, Pakistan'a etkili güçlerin verdiği desteğin, onu ABD ile müzakerelerde Türkiye ve Umman'dan daha stratejik bir oyuncu haline getirdiğinin farkındalar. Umman, Pakistan'dan daha tarafsız ve diplomatik olarak daha yetenekli olsa da sahada gerçekten etkili bir aktör olmak için gereken askeri güce sahip olmaması nedeniyle askeri olarak yetersiz olarak görülüyor.


