Trump gümrük vergileri silahını kaybetti mi?

Trump gümrük vergileri silahını kaybetti mi?
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A- A+ Paylaş

2026 yılı, ABD Başkanı Donald Trump'ın standartlarına göre bile olağanüstü derecede hareketli geçti. Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun devrilmesinden Grönland'ı ilhak etme tehdidine ve İran'a karşı askerî müdahale konusunda yinelediği uyarılara kadar pek çok şey yaşandı. Tüm bu jeopolitik çalkantıların ortasında, Trump'ın her iki başkanlık dönemini de büyük ölçüde tanımlayan temel araç ise gümrük vergileri oldu.

Trump'ın gümrük vergileri takıntısı aslında uzun zaman öncesine dayanıyor. ABD Başkanı'nı on yıllardır gözlemleyenler, bunun 1980'lerin hızla büyüyen Japon ekonomisine dair görüşleriyle bağlantılı olduğunu söylüyor.

Trump'a göre Japonya'nın ekonomik başarısı, ABD ile olan ekonomik ilişkisindeki, haksız olduğunu düşündüğü koşullara dayanıyordu. Ülkelerle ticaret koşullarını dengelemenin sihirli çözümünün gümrük vergileri olduğu sonucuna vardı. Ve hangi ülke ya da hangi ekonomik dinamikler söz konusu olursa olsun, bu görüşünü 40 yılı aşkın süredir kararlılıkla koruyor.

Trump köşeye sıkıştığında sık sık tarifelere başvuruyor. Grönland krizinin en yoğun döneminde, Avrupalı liderler söylemini sert biçimde eleştirdiğinde, planlarına karşı çıkanları gümrük vergileri uygulamakla tehdit etti. Konunun ne olduğundan bağımsız olarak gümrük vergilerinin etkisine duyduğu güven sarsılmaz görünüyor.

"Sözlükteki en güzel kelime"

Trump, göreve ikinci kez geldiği 2025 yılının Ocak ayında düzenlenen Yemin Töreni geçidinde de şu ifadeleri kullanmıştı: "Her zaman dediğim gibi, benim için sözlükteki en güzel kelime gümrük vergileridir. Gümrük vergileri bizi son derece zenginleştirecek, ülkemizin işletmelerini geri getirecek."

ABD Yüksek Mahkemesi'nin 20 Şubat'ta Trump'ın "acil durum" tarifelerini yasa dışı ilan eden kararı, ikinci görev döneminin gidişatını belirleyici bir rol oynayabilir. ABD'nin en yüksek mahkemesinin kararı, Trump'ın ekonomik politikası için elindeki en önemli baskı aracını ortadan mı kaldırdı? Bu karar onu yön değiştirmeye mi zorlayacak? Yoksa tam tersine, daha da sertleşmesine mi yol açacak?

Peterson Uluslararası Ekonomi Enstitüsü'nden kıdemli uzman Jacob Funk Kirkegaard, DW'ye verdiği demeçte, mahkeme kararının gümrük vergilerini Trump'ın araç setinden çıkarmasa da etkilerini azaltabileceği görüşünü kaydetti.

Kirkegaard, "Ne olursa olsun, bu karar Donald Trump'ın, herhangi bir dış politika ya da genel politika meselesini ele alırken tercihli olarak başvurduğu yolu ortadan kaldırıyor. Yani çok kısa süre öncesinden 'şu ülkeye yüzde 20, şu ülkeye yüzde 30, öbürüne yüzde 50 tarife' diye öyle kolayca söyleyemeyecek artık. ABD ticaret politikasında o dereceye varan öngörülemezlik artık ortadan kalktı" diyor.

Yüzde 15'lik küresel gümrük vergileri

Bununla birlikte, Trump'ın mahkeme kararının hemen ardından yüzde 10'luk küresel gümrük vergisi uygulama ve ertesi gün bunu yüzde 15'e çıkarma kararı, bazıları tarafından yaklaşımını yumuşatma niyetinde olmadığının bir işareti olarak yorumlandı.

Trump'ın tüm tarifeleri de geçersiz kılınmış değil. Çin ve AB'nin özellikle önem verdiği çelik, alüminyum ve otomobil gibi sektörlere yönelik gümrük vergileri yürürlükte kalmaya devam ediyor. Trump yönetimi ayrıca farklı yasal düzenlemeler kapsamında daha fazla tarife uygulamanın yollarını da araştırıyor.

Trump'ın dünya genelinde pek çok ülkeye uyguladığı "karşılıklılık" esaslı gümrük vergilerinin büyük bölümü masadan kalktı ve yerlerini yeni küresel tarifeye bıraktı. Bu yeni gümrük vergisinin geçerlilik süresi, yasal sınırlamalar nedeniyle 150 gün ile sınırlı ve uzatılabilmesi için ABD Kongresinin onayı gerekiyor.


Ticaret anlaşmalarına ne olacak?

Şimdi dünya genelinde hükümetlerin karşı karşıya olduğu en acil soru, Trump'ın başlangıçtaki fahiş vergi artırımlarını yumuşatmak için ABD ile yaptıkları ticaret anlaşmalarına ne olacağı. Yüksek Mahkeme'nin kararı, Hindistan ve AB gibi daha iyi koşullar elde etme umuduyla harekete geçen ülkeleri yaptıkları anlaşmalardan geri adım atmaya teşvik eder mi?

Uzmanlara göre, ülkelerin mevcut anlaşmalardan aniden çekilmeleri pek olası değil. Bunun nedeni, yasal durum netleştiğinde ABD'nin ileride misilleme yapmasından çekinmeleri. Uzmanlar ayrıca, Trump ile halihazırda yüzde 15 civarında oranlar üzerinde pazarlık yapmış olan ülkelerin, mevcut durumun korunmasından memnun olabileceğine işaret ediyor.

AB'nin ABD ile imzalanan ticaret anlaşmasının onay sürecini duraklatma ihtimali bulunuyor. Kirkegaard'a göre, AB açısından bakıldığında Trump'ın yüzde 15'lik yeni küresel tarifesi, halihazırda üzerinde anlaşılan yüzde 15'lik oranın üzerine eklenebileceği için, ticaret anlaşmasını fiilen geçersiz kılmış olacak.

Kilkegaard, "Bu, AB için kabul edilemez olur. Bu nedenle transatlantik ticarete ilişkin Trump yönetiminden hangi somut hukuki yönlendirmenin geleceğini beklememiz gerekecek" diyor.

Hindistan görüşmeleri erteledi

Bu ayın başlarında Hindistan ve ABD geçici bir ticaret anlaşmasına varmış, Hindistan yüzde 18'lik ‘karşılıklılık esaslı" gümrük vergisini kabul etmişti. ABD Yüksek Mahkemesi'nin Cuma günkü kararının ardından Hindistan, anlaşma metnini nihai hâle getirmek üzere 23 Şubat'ta başlaması planlanan görüşmeler için Washington'a ticaret heyeti gönderme planını erteledi.

ABD Başkanı Donald Trump ve Hindistan Başbakanı Narendra Modi

ING Research'ün Küresel Makro Bölüm Başkanı Carsten Brzeski de "İsviçre veya Hindistan ile yapılanlar gibi bazı anlaşmalar, acil durum tarifelerine açıkça atıfta bulunuyordu. Çünkü yeni tarife oranları, o acil durum seviyelerinden yapılan indirimler olarak çerçevelenmişti. Yasal referans tarife oranı artık ortadan kalktığı için, bu anlaşmaların yeniden tasarlanması gerekebilir" değerlendirmesinde bulunuyor.

Gözler Trump'ın Çin ziyaretinde

Yüksek Mahkeme kararı, Trump'ın 31 Mart'ta Pekin'e yapmayı planladığı ziyarete tamamen yeni bir dinamik ekledi. Trump geçen Nisan ayında 'karşılıklılık esaslı' tarife saldırısını başlattığında, Çin'e uygulanan vergiler bir çırpıda yüzde 145'e kadar çıkmıştı. İki taraf Mayıs ayında kırılgan bir ateşkese ulaşarak gümrük vergilerini önemli ölçüde düşürdü.

ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, iki ülke bayrakları önünde tokalaşıyor

İlk bakışta Cuma günkü karar, Trump'ın Çin'e karşı kullandığı başlıca baskı araçlarından birini elinden almış gibi göründüğü için, Pekin'e gelecekteki ticaret görüşmelerinde önemli bir avantaj sağlıyor. Ancak analistler, Çin'in gelecek ay yapılacak toplantı öncesinde sakin tutumunu korumaya özen göstereceği görüşünde.

Washington merkezli düşünce kuruluşu Stimson Center'da Çin Programı direktörü olan Sun Yun, "Bu durum, zirve öncesinde Trump'ın ekibiyle yapılacak müzakerelerde Çin'e moral açısından bir avantaj sağlayacak. Ancak gerçekte hiçbir şeyin değişmeyeceği senaryosuna da hazırlıklılar" değerlendirmesinde bulunuyor.

Birçok analist, tarifeleri uygulamak için en kolay yöntemini kaybetmiş olsa da Trump'ın elinde hâlâ başka araçlar bulunduğuna dikkat çekiyor. Analistler, Çin ya da diğer ülkelerin daha avantajlı koşullar elde etmeyi umabileceğini ancak bunu başarmanın en iyi yolunun Trump ile olumlu ilişkileri sürdürmek olduğunu bildiklerini kaydediyor.

Trump, Yüksek Mahkeme kararının sunduğu çıkış yolunu kullanacak mı?

Bazıları, ekonominin hâlâ kalıcı enflasyonla mücadele ettiği bir dönemde tarifelerin seçmenler arasında popülerliğini yitirmesi nedeniyle, Yüksek Mahkeme kararının Trump'a gümrük vergileri politikasından siyasi bir çıkış yolu sunabileceği görüşünde. Washington Post–ABC News Ipsos tarafından Cuma günü yayımlanan bir ankete göre, seçmenlerin yüzde 64'ü Trump'ın gümrük vergisi uygulamalarını onaylamıyor.

Ayrıca Trump'ın kendi Cumhuriyetçi Partisi içinde de, Kasım ayında yapılacak ara seçimler öncesinde gümrük vergileri politikasına yönelik ciddi eleştiriler var. Temsilciler Meclisi ve Senato'daki bazı Cumhuriyetçi üyeler, zamanında Kanada gibi ticaret ortaklarına getirilen gümrük vergilerini kınamak ve sınırlandırmak için oy kullanmıştı.

Pek çok analist ise Trump'ın Yüksek Mahkeme kararını gümrük vergisi ajandasından geri adım atmak için bir arka kapı olarak kullanacağı görüşünde değil. Brzeski, "Aksine, Yüksek Mahkeme kararından bu yana yapılan açıklamalar, Trump'ın 'en güzel bulduğu kelimeyi' İngilizce sözlükten çıkarma niyetinde olmadığını güçlü biçimde doğruluyor" diyor.

KAYNAK: DW Türkçe

Bir yanıt yazın

Yanıt yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.