ABD'nin İran'a tam abluka zorbalığı başladı: Hürmüz Boğazı'nda topyekûn savaş riski

ABD'nin İran'a tam abluka zorbalığı başladı: Hürmüz Boğazı'nda topyekûn savaş riski
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A- A+ Paylaş

ABD'nin, limanlarını ablukaya almak için İran'a tanıdığı süre Türkiye saatiyle bugün 17:00'de doldu.

Washington'ın hamlesi, tarafların Pakistan'ın başkenti İslamabad'da yaptığı görüşmelerin olumsuz sonuçlanmasının ardından Başkan Donald Trump tarafından açıklandı.

ABD ve İran, 7 Nisan'da Hürmüz Boğazı'ndan "güvenli geçişin" sağlanmasının da arasında olduğu bazı şartlar çerçevesinde ateşkes ilan etmişti.

Ancak ateşkesin ardından Pakistan arabuluculuğundaki görüşmelerde mutabakata varılamadı.

Başkan Trump ilk olarak sosyal medya hesabından Hürmüz Boğazı'nı ablukaya alacaklarını duyurdu.

Ancak Trump, daha sonra yaptığı bir açıklamada ablukanın İran limanlarını hedef alacağını söyledi.


TRUMP'DAN ABLUKA AÇIKLAMASI

ABD Başkanı Trump, abluka başlangıcından kısa bir süre sonra Truth üzerinden bir mesaj paylaştı. Trump, İran donanmasının yok edildiğini öne sürdü. ABD'nin İran'ın hızlı saldırı gemilerini vuramadığını belirtti. 

Trump mesajında ablukaya da değinerek, “Bu hızlı saldırı gemilerinden herhangi biri ablukamıza yaklaşırsa, denizde teknelerle uyuşturucu kaçakçılarına karşı kullandığımız aynı imha sistemiyle derhal ortadan kaldırılacaklardır.”

TAHRAN ABLUKAYA NASIL BAKIYOR?

Ablukanın başlamasıyla birlikte NTV Tahran muhabiri Ali Çabuk, Tahran'daki izlenimlerini aktardı. Çabuk, Tahran yönetiminin, ABD Başkanı Trump'ın aldığı abluka kararını blöf olarak değerlendirdiğini belirtti. İranlı yetkililerin “Kozlarımızın hepsini kullanmadık, abluka kararı uygulanabilir değil, bu bir blöf.” dediğini aktaran Çabuk, İran'ın bir başka koz olarak Babülmendep Boğazı'nı kapatarak misilleme yapabileceğini belirtti. 

NTV muhabiri Çabuk, İran'da savaşı yürüten yerlerden Hatemül Enbiya Merkez Karargahı'nın "İran'ın limanları güvenli olmaz ise hiçbir ülkenin limanı güvende olmaz" diyerek el yükselttiğini söyledi. İran'ın Hürmüz Boğazı'nda elde ettiği kontrolü bir kazanç olarak elinde tutmak istediğini aktaran Çabuk, ABD'nin de bu kontrolün önüne geçmek, İran'ın Hürmüz'deki geçişlerden ücret almasını da engellemek ve Çin'in de İran'dan petrol alışını engellemek istediğini belirtti.

“40 gün boyunca Hürmüz zaten kapalıydı. ABD'nin ablukasıyla boğaz 2 yönlü kapatılmış olacak.” diyen Çabuk, İranlı uzmanların savaşta yeni bir aşamaya geçilebileceği, deniz savaşının daha öne çıkabileceğini söylediklerini aktardı.

ABLUKADA ABD NE YAPACAK?

Basra Körfezi ve Umman Körfezi’ndeki tüm İran limanlarını kapsaması beklenen ablukada Hürmüz Boğazı üzerinden İran dışındaki limanlara giden gemilerin geçişleri engellenmeyecek.

ABD Başkanı Donald Trump, uluslararası sularda İran’a geçiş ücreti ödeyen her geminin durdurulacağını ve Hürmüz Boğazı'ndaki mayınların imha edilmeye başlanacağını 12 Nisan'da Truth üzerinden açıkladı.

Trump sosyal medyada, "Yasadışı geçiş ücreti ödeyen hiç kimse açık denizlerde güvenli geçiş yapamayacak" diye yazdı ve "Bize veya barışçıl gemilere ateş eden herhangi bir İranlı cehenneme gönderilecek!" dedi.

ABD ordusu ablukanın başlamasından kısa bir süre önce bölgedeki denizcilere bir not gönderdi. 

Notta, "Abluka altındaki bölgeye izinsiz giren veya çıkan herhangi bir gemi, durdurulmaya, yönlendirilmeye ve ele geçirilmeye tabidir" denildi. 

Açıklamada, Umman Körfezi ve Hürmüz Boğazı'nın doğusundaki Arap Denizi'nde abluka uygulanacağı, abluka altındaki bölgeye izinsiz giren veya bu bölgeden ayrılan her türlü gemi; durdurma, rota değiştirme ve alıkoyma işlemlerine tabi olacağı duyruldu. 

Ablukanın bayrak ayrımı gözetmeksizin tüm gemi trafiği için geçerli olacağı açıklanırken Hürmüz Boğazı üzerinden İran dışındaki varış noktalarına giden veya bu noktalardan gelen tarafsız transit geçişlerin engellemeyeceği vurgulandı. 

Tarafsız gemilerin, kaçak kargo bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla “ziyaret ve arama” yani denetlemeye tabi tutulabileceği, gıda, tıbbi malzeme ve diğer temel ihtiyaçları içeren insani yardımlara, denetime tabi tutulmak kaydıyla izin verileceği açıklandı.

CENTCOM AÇIKLAMASI

ABD'nin Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) da yaptığı yazılı açıklamada 13 Nisan Pazartesi Türkiye saatiyle 17.00'den itibaren İran limanlarına giren ve çıkan tüm deniz trafiğini ablukaya alacaklarını ilan etmişti.

CENTCOM açıklamasında ablukanın İran'ın Basra Körfezi ve Umman Denizi'nde bulunan limanları ve kıyı bölgelerine giren ve çıkan tüm gemilere uygulanacağı belirtildi.

Açıklamada ABD güçlerinin İran limanlarına gitmeyen gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan geçişine engel olmayacağı vurgulandı.

İran Devrim Muhafızları ise, askeri gemilerin Hürmüz Boğazı'na yaklaşmasının ateşkes ihlali olarak kabul edileceği ve şiddetle karşılık verileceğini açıkladı.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de, Tahran'ın Pakistan'ın İslamabad kentindeki barış görüşmelerinde ABD ile "iyi niyetle" temas kurduğunu söyledi ve anlaşmaya çok yakınlaştıkları sırada "maksimalizm, sürekli değişen talepler ve abluka" ile karşılaştıklarını ekledi. Arakçi, "İyi niyet iyi niyeti, düşmanlık düşmanlığı doğurur" yazdı.

Bir bina yüzüne yapılan görselde Basra Körfezi ve Umman Denizi'ni bağlayan Hürmüz Boğazı'nı tutan İran bayraklı bir el görünüyor. Görselde Farsça Hürmüz'ün İran kontrolünde kalacağına dair mesaj yer alıyor.
Tahran'da Hürmüz Boğazı'nın İran kontrolünde kalacağını vurgulayan bir görsel. 12 Nisan 2026

ABD Başkanı Donald Trump, Pakistan'da haftasonu sonuçsuz kalan görüşmeler sonrası, İran'ı ve Hürmüz Boğazı'nı kullanacak gemileri tehdit etmişti.

Trump Pazar sabahı paylaştığı sosyal medya mesajında, boğaza giriş ve çıkışlarda denetimin ABD'de olacağını açıkladı.

İran'a donanmalarına ateş açılmaması uyarısı yapan Trump, "Abluka kısa süre içinde başlayacak" dedi.

Sosyal medya hesabından uzun bir açıklama yapan Trump, Pakistan'daki görüşmeler içinse; "toplantı iyi geçti, çoğu noktada anlaşmaya varıldı, ancak gerçekten önemli olan tek nokta olan nükleer konusunda anlaşmaya varılamadı" dedi.

İran'ın görüşmelerde, Hürmüz Boğazı'nda mayın olabileceğini söylediğini aktaran Trump, ABD donanmasının "İranlıların boğaza döşediği mayınları imha etmeye başlayacağını" söyledi.

Uluslararası şirketleri de uyaran Trump, donanmaya, İran'a geçiş ücreti ödeyen uluslararası sulardaki her gemiyi arayıp durdurma talimatı verdiğini de duyurdu.

"Yasadışı geçiş ücreti ödeyen hiç kimse açık denizlerde güvenli geçiş yapamayacak" dedi.

Trump düşünceli şekilde aşağıya bakıyor.

ABD Başkanı Donald Trump, 11 Nisan 2026'da Miami'de Florida'da bir etkinliğe katıldı

Bu paylaşım sonrası Fox News kanalına konuşan Trump, Hürmüz Boğazı'yı kontrol planının biraz zaman alabileceğini söyledi.

Trump'ın boğazı ablukaya alma tehdidinin ardından Devrim Muhafızları, Hürmüz Boğazı'nı izleyen bir insansız hava aracının çektiği videoyu yayınladı.

Sosyal medyada yayınlanan videoya eşlik eden mesajda, "Tüm trafik ve trafik eksikliği silahlı kuvvetlerin tam kontrolü altındadır" denildi.

ABD ile İran arasında 7 Nisan'da şartlı bir ateşkes üzerine anlaşmaya vardı ve bunun iki hafta sürmesi planlanıyordu.

Ancak Pakistan'daki görüşmelerin sonuçsuz kalması, ateşkesin akibetini de belirsizleştirdi.

Hürmüz Boğazı'nın açılması ABD tarafının şartlarından biriydi.

Dünyanın petrol ve sıvılaştırılmış doğal gazının (LNG) yaklaşık yüzde 20'si bu boğazdan geçiyordu.

İRAN “ATEŞKES İHLALİ” SAYABİLİR

İran Devrim Muhafızları Hürmüz Boğazı'na yaklaşan askeri gemilerin ateşkes ihlali sayılarak karşılık göreceğini açıkladı. Halihazırdaki 2 haftalık ateşkesin, eğer bozulmazsa, 22 Nisan'a kadar sürmesi bekleniyor.

Ateşkes devam etse bile, birçok uzman Körfez'den geçen enerji akışının normale dönmesinin zaman alacağını ve bunun da küresel ekonomi için daha yüksek yakıt fiyatları ve daha yüksek enflasyon anlamına geleceğini tahmin ediyor. Fox News'a konuşan Trump, petrol fiyatlarının Kasım ayındaki ara seçimlere kadar yüksek kalabileceğini söyledi.

İran Silahlı Kuvvetleri'nin savaş yönetiminden sorumlu birimi Hatemu'l Enbiya Merkez Karargahı Sözcüsü Yarbay İbrahim Zülfikari, ABD Başkanı Donald Trump'ın "deniz ablukası" tehditlerine ilişkin açıklamalar yaptı. ABD'nin İran'a ait gemilere uluslararası sularda müdahale kararını "yasa dışı bir eylem ve korsanlığın bir işareti" olarak nitelendiren Zülfikari, "İran Silahlı Kuvvetleri, Basra Körfezi ve Umman Denizi'ndeki limanların güvenliğinin ya herkes için ya da hiç kimse için olduğunu açık ve kesin bir şekilde ilan eder. İran'ın Basra Körfezi ve Umman Denizi sularındaki limanlarının güvenliği tehdit edilirse bölgedeki hiçbir liman güvende olmayacaktır." ifadelerini kullandı.

İNGİLTERE: BİZ ABLUKAYA KARŞIYIZ

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, İngiltere'nin İran savaşına sürüklenmeyeceğini ve Hürmüz Boğazı'nın abluka altına alınmasını desteklemediğini söyledi. BBC'ye konuşan Starmer, Boğaz'ın yeniden açılmasının hayati önem taşıdığını belirtti.

İSLAMABAD'DA BARIŞA ENGEL OLAN HÜRMÜZ MÜYDÜ?

İran medyası, İslamabad'da başarısızlıkla sonuçlanan müzakerelerde bir dizi konuda anlaşmaya varıldığını, ancak Hürmüz Boğazı ve İran'ın nükleer programının ana anlaşmazlık noktaları olduğunu söyledi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, "İran'ın maksimalizm, sürekli değişen hedefler ve abluka" ile karşılaştığını belirtti.

İslamabad'daki barış görüşmelerini yerinde takip eden NTV diplomasi muhabiri Deniz Kilislioğlu, izlenimlerini aktardı. Kilislioğlu, görüşmeler başladığında çok olumlu bir havanın olduğunu ve İran'ın temel 2 talebinin olduğunu belirtti. Lübnan ateşkesinin sağlanması ve aynı zamanda Körfez'deki dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılmasını isteyen İran'ın bu konuda direttiğini aktaran Kilislioğlu, ABD tarafının doğrudan görüşmek istediğini söyledi.

İran'ın doğrudan görüşebilmek için bu taleplerin karşılanmasını istediği belirtilirken, Pakistan'ın “Bu konular masada konuşulacak dolayısıyla gelin masada konuşalım” dediği kaydedildi. Kilislioğlu, görüşmelerin 1979 İran İslam Devrimi'nden bu yana en yüksek seviyede yapılmış görüşme olduğunu belirtirken görüşmelerin 2015 yılından bu yana taraflar arasındaki ilk doğrudan görüşme olduğuna dikkat çekti. “Görüşmeler olumlu başladı hatta teknik heyetlerin oluşturulduğu, alt komitelerin kurulduğu özellikle 3 başlıkta finans, yaptırım ve nükleer konularında teknik ekipler müzakere etmeye başladığı belirtildi.” dedi.

Görüşmelerde “Hürmüz tıkanıklığı” yaşandığını söyleyen NTV muhabiri Kilislioğlu, sürpriz olarak maksimalist taleplerle gelenin ABD olduğunu kaydetti. “Hürmüz'ün kontrolünde ABD kendisinin de olmasını istedi, İran buna karşı çıktı. O kriz aşılamadı ve saatler geçtikçe büyük bir sorun olarak masada kalmaya devam etti.” dedi.

İlerleyen saatlerde İsrail tarafı ile olan temaslara vurgu yapan Kilislioğlu, İsrail tarafının ABD heyetine ulaştığını, mesajlar gönderdiğini aktardı. “Dolayısıyla belirli bir saatten sonra tablo değişti ve Hürmüz'le birlikte sıkıntılar doğdu. 21 saatlik görüşmelerin ardından bir sonuca ulaşılamadı. Ama dikkat çeken nokta şu, JD Vance açıklamalarında Hürmüz'e hiç değinmedi, nükleer meselelere değindi.” ifadelerini kullandı.

Görüşmelerin askıda olduğunu ama dolaylı görüşmelerin olabileceğini belirten Kilislioğlu, ateşkesin devamında İsrail'in pozisyonu, ABD ve İran'dan gelecek açıklamaların rol oynayacağını söyledi.

İsrail Başbakanı Netanyahu'dan ablukaya destek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD’nin İran limanlarına giren veya bu limanlardan çıkan tüm gemilere yönelik deniz ablukası kararını desteklediklerini açıkladı. Netanyahu, Bakanlar Kurulu toplantısında yaptığı açıklamada, ABD ile İran arasında Pakistan’da kalıcı ateşkes için yapılan görüşmeler hakkında konuştu. 

ABD ile her an koordinasyon içerisinde olduklarını belirten Netanyahu, “Dün (ABD) Başkan Yardımcısı JD Vance ile görüştüm. Kendisi (görüşmelerde) asıl meselenin zenginleştirilmiş (uranyum) tüm malzemenin dışarı çıkarılması ve bir daha zenginleştirme yapılmamasının garanti altına alınması olduğunu net bir şekilde ifade etti.” dedi. 

Netanyahu, Vance’in kendisine şunları söylediğini öne sürdü: “Başkan (Donald) Trump ve ABD açısından gündemdeki asıl konu, tüm zenginleştirilmiş malzemenin çıkarılması ve önümüzdeki yıllarda -ki bu onlarca yıl olabilir- İran içinde hiçbir şekilde zenginleştirme yapılmamasının garanti altına alınmasıdır. Onların odak noktası budur ve bu bizim için de elbette çok önemlidir.”

 İsrail Başbakanı, ABD’nin İran limanlarına giren veya bu limanlardan çıkan tüm gemilere yönelik deniz ablukası kararına destek verdiklerini açıkladı. Son olarak Netanyahu, Lübnan’ın güneyindeki Bint Cubeyl’de İsrail ordusunun saldırılarının yoğunlaştığını ve her an devam ettiğini kaydetti. 

Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiği ne durumda?

BBC'nin doğrulama servisi BBC Verify'a göre Pazartesi günü ABD'nin ablukası başlamadan önce Hürmüz Boğazı'ndan dört gemi geçti.

Geçen gemilerin hiçbirinin İran ile bağlantılı olduğu ya da İran'a girip çıktığına dair bilgiye rastlanmadı.

BBC Verify'a göre Pazar günü müzakerelerin sona ermesinden bu yana boğazdan 23 gemi geçti. Bunların 16'sı İran limanlarından ayrılan, İran bayrağı taşıyan ya da İran ile bağlantılı olduğu için yaptırım uygulanan gemilerdi.

ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik başlattığı saldırılardan önce Hürmüz Boğazı'ndan günde ortalama 138 gemi geçiyordu.
 

Hürmüz Boğazı'nın yerini gösteren harita.

Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiği 28 Şubat'tan bu yana durma noktasına geldi.

İran Devrim Muhafızları Donanması, boğazdan güvenli geçiş rotalarını belirttiği bir harita paylaşmıştı.

Boğazın orta kısmındaki bir bölgeyi "tehlikeli" ilan eden İran güçleri, Hürmüz'den geçecek gemilerin deniz mayınlarından kaçınmak için İran'ın belirlediği rotayı kullanmasını tavsiye ediyor.

CENTCOM'un geçmişte yaptığı açıklamalara göre ABD'ye bağlı iki destroyer tipi savaş gemisi mayın temizlemek için bölgede çalışma yürütüyor.

ABD Başkanı Donald Trump, ABD ve İran'ın Hürmüz'den geçen gemilerden ücret tahlis edebileceği bir "iş ortaklığı" önermişti.

Ancak Trump daha sonra yaptığı bir paylaşımda İran'ın gemilerden ücret tahsil etmeye başladığına dair duyumlar aldığını söylemiş, Tahran'ın bu uygulamayı derhal durdurması gerektiğini ifade etmişti.

İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçişler için yayımladığı harita. Boğazın ortası

Hürmüz Boğazı'ndan çıkan petrol nereye gidiyor?

Hürmüz Boğazı, enerji tedariği bakımından dünyanın en önemli su yollarından biri.

Küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz sevkiyatının yaklaşık %20'si buradan geçiyor.

Hürmüz Boğazı'ndan çıkan petrolün %86'sı Asya ülkelerine gidiyor.

Burada en büyük pay %31 ile Çin'de. Bunun ardından ise %14'lük ithalat ile Hindistan geliyor.

Ham petrol fiyatları, abluka beklentisi ile Pazartesi %7 artarak 100 dolar (yaklaşık 4.500 lira) seviyesinin üzerine çıktı.

Denizcilik istihbaratı şirketi Windward'a göre Mart başından bu yana İran'ın Hark Adası'ndan 58 milyon varil petrol sevk edildi.

Bu varillerin %90'ından fazlası Çin'e gönderildi.

Hürmüz Boğazı nerede?

Kuzeyde İran, güneyde Umman ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile çevrili olan su yolu, Basra Körfez'ini Umman Denizi'ne bağlıyor.

Boğaz, giriş ve çıkışında yaklaşık 50, en dar noktasında ise yaklaşık 33 kilometre genişliğinde.

Dünyanın en büyük ham petrol tankerlerinin geçebileceği derinlikte olan Hürmüz Boğazı, Ortadoğu'daki büyük petrol ve LNG üreticileri ile müşterileri tarafından kullanılıyor.

ABD Enerji Bilgi İdaresi'nin (EIA) tahminlerine göre 2025 yılında Hürmüz Boğazı'ndan günde yaklaşık 20 milyon varil petrol ve petrol ürünü geçti.

Ancak ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının ardından gemi trafiği neredeyse tamamen durdu.

KAYNAK: BBC Türkçe

Bir yanıt yazın

Yanıt yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.