İran savaşı üçüncü haftasına girerken, ABD Başkanı Donald Trump, küresel petrol sevkiyatının yaklaşık %20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin sağlanmasına yardımcı olmak için yaklaşık yedi ülkeyle görüşmelerde bulunduğunu söyledi. İngiliz Financial Times gazetesine verdiği bir röportajda Trump, ittifak üyelerinin ABD'ye yardım etmemesi durumunda NATO'nun "çok kötü bir gelecekle" karşı karşıya kalacağını söyledi.
Bölgeden diğer gelişmeler şöyle:
İran'ın başkenti Tahran'dan yoğun bombardıman bildirildi, Gece boyunca Körfez ülkelerine saldırılar sürdü; Suudi Arabistan 60'tan fazla İHA'yı engellediğini açıkladı.
Abu Dabi Medya Ofisi, sivillerin yaşadığı bir bölgeye füze düşmesinin ardından bir Filistinli'nin hayatını kaybettiğini açıkladı.
İran'ın yakındaki bir noktaya füze saldırısının ardından askıya alınan Dubai Uluslararası Havalimanı'nda uçuşlar kademeli olarak yeniden başladı.
İsrail ordusu ise Lübnan'ın güneyinde "Hizbullah kalelerine" karşı "sınırlı ve hedefli" kara operasyonlarına başladığını açıkladı.
Bölge genelinde İHA ve füze saldırıları, diplomatik çağrılar ve güvenlik önlemleri öne çıkarken, enerji ve hava ulaşımı da gerilimden etkileniyor…
İranlılar Tahran'da kontrol noktaları kurulduğunu anlatıyor
Ghoncheh Habibiazad, BBC Farsça
Tahran'daki İranlılar, BBC'ye şehirde insanların durdurulup arandığı güvenlik kontrol noktaları kurulduğundan bahsettiler.
Ülkedeki elektrik kesintisi sırasında internet erişimi sağlayan 20'li yaşlarında bir adam, taksiyle bir kontrol noktasından geçerken yaşadığı korkuyu BBC'ye anlattı.
"Yaptığım iş İslam Cumhuriyeti'nde suç sayılıyor. Yanımda dizüstü bilgisayarım ve telefonum olduğu için gerçekten endişelendim Arabaları durdurdular. Ama neyse ki, içinde bulunduğum arabayı aramadılar" dedi.
20'li yaşlarında başka bir adam ise kontrol noktasından geçme stratejisini şöyle anlattı: "'Çalışmalarınız için teşekkürler' gibi şeyler söylemeye başladım... sanki gerçekten çok çaba sarf ediyorlarmış ve ben de bunu takdir ediyormuşum gibi."
Yetkililer daha sonra onu serbest bırakmışlar.
20'li yaşlarında bir kadın ise, "Her zaman renkli kıyafetler giyerdim. Ama şimdi giymiyorum. Devriyelerinden korkuyorum, çok parlak bir şey giyersem onları rahatsız edebileceğimden endişeleniyorum" dedi.
ABD istihbaratı: Hamaney, oğlunun lider olması konusunda çekinceliydi
CBS News'e konuşan ABD'li istihbarat kaynaklarına göre Ali Hamaney, liderlik vasfına sahip olmadığı düşünülen oğlu Mücteba Hamaney'in kendisinin yerine göreve gelmesine mesafeliydi.
Kaynaklara göre, öldürülen Ali Hamaney, oğlunun "kişisel yaşamında sorunlar yaşadığının" da farkındaydı.
56 yaşındaki Mücteba Hamaney, babasının ABD-İsrail saldırısında öldürülmesinin ardından İran'ın yeni dini lideri olarak seçildi. Ancak Mücteba Hamaney henüz halkın karşısına çıkmadı.
İran: ABD uçak gemisine lojistik ve servis hizmeti veren noktalar meşru hedefimizdir
İran, 12 Mart'ta gemide çıkan yangın sonrasında Suudi Arabistan'ın Cidde Limanı yakınlarına gelen ABD uçak gemisi USS Gerald R. Ford'un tehdit oluşturduğunu ve Kızıldeniz'deki tüm lojistik ve hizmet merkezlerinin artık İran Silahlı Kuvvetleri için meşru hedefler olarak kabul edildiğini bildirdi. İran Silahlı Kuvvetlerinin savaşı yürüten birimi Hatemu'l Enbiya Merkez Karargahından yapılan yazılı açıklamada, "ABD uçak gemisi Gerald Ford'un Kızıldeniz'deki varlığı İran'a karşı bir tehdit olarak değerlendirilmektedir. Bu nedenle, Kızıldeniz'deki söz konusu filonun lojistik ve servis merkezleri İran silahlı kuvvetlerinin hedefleri olarak kabul edilmektedir." ifadeleri kullanıldı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), 12 Mart'ta yaptığı açıklamada, USS Gerald R. Ford uçak gemisinde yangın çıktığını duyurmuştu. Açıklamada, çıkan yangının "muharebe kaynaklı olmadığı" ifade edilmişti.
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ile BAE Devlet Başkanı bölgedeki gerilimi görüştü
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan ile bölgedeki güncel gelişmeleri ve bunların güvenlik ile istikrara etkilerini ele aldı. Suudi Arabistan resmi ajansı SPA'da yer alan habere göre, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Bin Selman, BAE Devlet Başkanı Al Nahyan ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, İran’ın Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerine yönelik saldırılarının ciddi bir tırmanış olduğu, bölgesel güvenlik ve istikrarı tehdit ettiği vurgulandı. İki lider, KİK ülkelerinin topraklarını savunmak ve bölgenin güvenliği ile istikrarını korumak için tüm imkanlarını kullanmaya devam edeceğini belirtti. Görüşmede ayrıca, bölgedeki gerilimin azaltılması, diplomasi yoluyla sükunetin yeniden sağlanması ve KİK ülkeleri arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Trump yönetimi, İran'a saldırıların maliyetinin 12 milyar dolara ulaştığını açıkladı
ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, İran'ı hedef alan saldırılarının şu ana kadar 12 milyar dolara mal olduğunu kaydetti. ABD Ulusal Ekonomi Konseyi Direktörü Kevin Hassett, CBS News'un "Face the Nation" programına konuk oldu. Hassett, Trump yönetiminin İran'a yönelik saldırılarının ABD'ye şu ana kadar 12 milyar dolara mal olduğunu söyledi. ABD'nin mevcut silah stoklarının yeterli olduğunu savunan Hassett, şu aşamada Kongre'den ek bir bütçe talep etmeyi planlamadıklarını ifade etti. "İranlıların yaptıkları Amerikan ekonomisine zarar veremeyecek." diyen Hassett, ABD'nin 1970'lerin aksine artık dev bir petrol üreticisi olduğunu söyledi. Öte yandan, ABD'nin İran'ı hedef alan saldırılarının yalnızca ilk 6 gününde maliyetin 11,3 milyar doları aştığı iddia edilmişti.
BAE'nin Fuceyra bölgesindeki petrol sanayi tesisinde İHA saldırısı sonrası yangın çıktı
Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) Fuceyra bölgesindeki petrol sanayi tesisine kamikaze insansız hava aracı (İHA) isabet etmesi sonucu tesiste yangın çıktı. Fuceyra Medya Ofisinden yapılan yazılı açıklamada, Fuceyra bölgesindeki petrol sanayi tesisine bir İHA’nın isabet etmesi sonucu çıkan yangına sivil savunma ekiplerinin hızla müdahale ettiği ve yangını kontrol altına alma çalışmalarının sürdüğü belirtildi. Olayda herhangi bir yaralanmanın olmadığı kaydedildi.
Açıklamada ayrıca halkın yalnızca resmi kaynaklardan bilgi alması ve söylentilere itibar etmemesi gerektiği ifade edildi. BAE Savunma Bakanlığı, 10 Mart'ta Er-Ruveys Sanayi Sitesi'nin İHA ile hedef alınması sonucu yangın çıktığını açıklamıştı. Dün de Fuceyra bölgesindeki petrol sanayi bölgesinde, hava savunma sistemlerinin saldırıları engelleme faaliyeti sırasında düşen parçalar nedeniyle yangın çıkmıştı.
İran'ın Merkezi eyaletinde ABD-İsrail saldırılarında 5 kişi hayatını kaybetti
İran'ın Merkezi eyaletinde ABD-İsrail'in iki ayrı sivil yerleşim birimlerine saldırısında 5 kişinin hayatını kaybettiği, 7 kişinin yaralandığı bildirildi. Yarı resmi Mehr Haber Ajansının Merkezi Valiliğine dayandırdığı habere göre, ABD-İsrail, eyalete bağlı Erak kentindeki bir köye sabaha karşı füze saldırısı düzenledi. Saldırıda 4 kişi hayatını kaybetti. Aynı eyalete bağlı Mahallat kentinde de sivil bir yerleşim noktasına yapılan saldırıda 1 kişi yaşamını yitirdi, 7 kişi yaralandı.
AB, Hürmüz Boğazı'nı açık tutmak için Karadeniz Tahıl Girişimi benzeri bir çözüm arıyor
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kallas, Brüksel'de düzenlenen AB Dışişleri Bakanları Toplantısı öncesinde basına açıklamalarda bulundu. Hürmüz Boğazı'nın kapalı olmasının Rusya'ya fayda sağladığını değerlendiren Kallas, bu durumun Moskova'ya savaşı finanse etme imkanı getirdiğini dile getirdi. Kaja Kallas, toplantıda Hürmüz Boğazı'nın açık tutulmasının ana gündemlerden biri olacağını ifade ederek, hafta sonu konuyu Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres'le görüştüklerini aktardı. Kallas, "(Guterres'le) Hürmüz Boğazı'na ilişkin daha önce Karadeniz Tahıl Girişimi kapsamında yapılan benzer bir girişimin mümkün olup olmadığını konuştuk. O girişim sayesinde Ukrayna'dan tahılın çıkarılması sağlanmıştı." dedi. Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının, Asya'ya yönelik petrol ve enerji tedariki açısından son derece tehlikeli olduğunun altını çizen Kallas, şu değerlendirmelerde bulundu:
Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol ve gazın yüzde 85'i Asya ülkelerine gidiyor. Ancak sorun sadece enerjiyle sınırlı değil, gübre tedariki açısından da ciddi bir problem yaratabilir. Eğer bu yıl gübrede kıtlık yaşanırsa, bunun sonucu gelecek yıl gıda yetersizliği olabilir. Bu nedenle Antonio Guterres ile bunun nasıl mümkün kılınabileceğini, yani böyle bir mekanizmanın nasıl hayata geçirilebileceğini görüştük.
ABD-İsrail'in saldırılarında İran'da bir okul daha hedef alındı
İran'ın yarı resmi haber ajansı Mehr'e göre, Merkezi eyaletine bağlı Humeyn kentinde İmam Rıza İlkokulu ABD-İsrail'in saldırılarının hedefi oldu. Saldırıda can kaybı veya yaralı bilgisi verilmezken, yayınlanan görüntülerde okulun ciddi hasar aldığı görüldü. Okulun çevresindeki sivil binaların da saldırıda zarar gördüğü belirtildi.
Trump'ın Hürmüz Boğazı'nı açmak için uluslararası koalisyon kurmaya çalıştığı iddia edildi
ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmak amacıyla uluslararası koalisyon oluşturmaya çalıştığı öne sürüldü. Axios haber sitesinin ismini vermek istemeyen dört yetkiliye dayandırdığı haberine göre, Trump yönetimi Hürmüz Boğazı'ndan gemilerin serbest ve güvenli şekilde geçebilmesi için diplomatik temaslarda bulundu. ABD'li bir yetkiliye göre, Trump ve üst düzey yetkililer, "çok uluslu koalisyon" oluşturmak için hafta sonu telefon görüşmeleri gerçekleştirdi. Üst düzey yetkili, Trump'ın bu hafta bazı ülkelerden resmi destek açıklamaları beklediğini ve böylece "Hürmüz Koalisyonu" olarak isimlendirdiği oluşumu hayata geçirmeyi hedeflediğini kaydetti. Görüşmeler hakkında bilgi sahibi bir kaynak, öncelikle diğer ülkelerden siyasi taahhüt almaya odaklanıldığı, askeri envanter ve sevkiyat takvimi gibi operasyonel detayların ise daha sonra netleşeceği bilgisini verdi.
Koalisyona dahil olacak ülkelerden savaş gemileri, insansız hava araçları (İHA) ve askeri operasyona katkı sağlayacak ekipmanların talep edileceği aktarıldı. ABD'li yetkililer, Basra Körfezi'ndeki durumun devam etmesi durumunda, Trump'ın İran'ın petrol terminallerinden Hark Adası'nı ele geçirme seçeneğini değerlendirdiğini belirtti. Bunun için ABD'nin bölgeye karadan askeri müdahale etmesi gerektiği vurgulanıyor. Ayrıca bu durum karşısında İran'ın Körfez ülkelerine ve özellikle Suudi Arabistan'daki petrol tesisleri ile boru hatlarına misilleme saldırıları düzenlemesinden endişe ediliyor. İran, ABD ile İsrail'in ülkeye saldırıları sonrasında Hürmüz Boğazı'nı saldırılarla bağlantılı ülkelere ait gemilerin geçişine kapatmıştı. Trump, birçok ülkenin, Hürmüz Boğazı'nın açık ve güvenli kalmasını sağlamak amacıyla bölgeye savaş gemilerini göndereceğini ileri sürmüştü. Başkan Trump, Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin "buradan petrol tedarik eden ülkeler tarafından" sağlanması gerektiğini belirtmişti.
Dubai Uluslararası Havalimanı'nda uçuşlar kademeli olarak yeniden başladı
Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki (BAE) Dubai Uluslararası Havalimanı'nda, yakınlardaki bir yakıt deposuna isabet eden insansız hava aracı (İHA) nedeniyle askıya alınan uçuşların, bazı destinasyonlara kademeli olarak yeniden başlatıldığı bildirildi. BAE resmi haber ajansı WAM'ın aktardığına göre Dubai Sivil Havacılık Otoritesinden yapılan açıklamada, Dubai Uluslararası Havalimanı'nda geçici olarak askıya alınan uçuşların, bazı destinasyonlara kademeli şekilde yeniden başlatıldığı belirtildi. Açıklamada, alınan önleyici tedbirler doğrultusunda uçuşların yavaş yavaş normale döndüğü kaydedildi.
Trump'ın Hürmüz Boğazı için 'göreve çağırdığı' ülkeler, çağrıya ne yanıt verdi?
ABD'nin yedi ülkeyle görüştüğünü açıklayan ancak hangi ülkeler olduğunu söylemeyen Trump, daha önceki sosyal medya paylaşımında, Çin, Fransa, Japonya, Güney Kore, İngiltere ve diğer ülkelerin de bu çabalara katılmasını ümit ettiğini ifade etmişti. Ülkelerin ABD'nin bölgeye gemi gönderme çağrısına verdikleri tepkiler şu şekilde:
Japonya: Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, Japonya'nın şu anda Ortadoğu'daki gemilere eşlik etmek üzere deniz kuvvetleri göndermeyi planlamadığını söyledi. Parlamentoda konuşan Takaichi, "Eşlik gemileri gönderme konusunda henüz herhangi bir karar almadık. Japonya'nın bağımsız olarak ve yasal çerçeve içinde neler yapabileceğini incelemeye devam ediyoruz" dedi. Takaichi, bu hafta yapacağı Washington ziyaretinde Trump ile yapması beklenen görüşmede İran ile çatışmaların da ele alınacağını söyledi.
Avustralya: Avustralya kabine üyesi Catherine King, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına yardımcı olmak için savaş gemisi gönderilmeyeceğini açıkladı. Devlet televizyonu ABC ile gerçekleştirdiği söyleşide açıklama yapan King, "Hürmüz Boğazı'na gemi göndermeyeceğiz" dedi.
Güney Kore: Güney Kore cumhurbaşkanlığı ofisi Pazar günü yaptığı açıklamada, "Bu konuyla ilgili olarak ABD ile yakın iletişim halinde olacağız ve dikkatli bir incelemenin ardından karar vereceğiz" dedi. Güney Kore anayasasına göre, ülke dışına asker gönderilmesi için parlamentonun onayı gerekiyor.
Birleşik Krallık: Hükümet sözcüsü dün yaptığı açıklamada, Başbakan Keir Starmer'ın küresel deniz taşımacılığındaki aksaklıkları sona erdirmek için Boğaz'ın yeniden açılması gerektiği konusunda Trump ile görüştüğünü söyledi. Sözcü, Starmer'ın Kanada Başbakanı Mark Carney ile de görüştüğünü ve bugün yapacakları toplantıda çatışmalarla ilgili görüşmelere devam etmek üzere mutabık kaldıklarını belirtti.
Avrupa Birliği: Diplomatlar ve yetkililere göre, Avrupa Birliği (AB) dışişleri bakanları bugün Ortadoğu'da bulunan deniz kuvvetlerinin güçlendirilmesini görüşecekler ancak kuvvetlerin rolünün Hürmüz Boğazı'nı da kapsayacak şekilde genişletilmesi konusunu ele almaları beklenmiyor. AB'nin Aspides kuvvetleri, 2024 yılında Yemen'deki Husi'lerin Kızıldeniz'de düzenlediği saldırılarından gemileri korumak amacıyla kurulmuştu.
Almanya: Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul dün yaptığı açıklamada, Aspides'in mevcut görevini yerine getirmede dahi etkili olmadığını söyledi. Almanya'nın ARD televizyonuna konuşan Wadephul, "Bu nedenle, Aspides'in kapsamının Hürmüz Boğazı'na genişletilmesinin daha fazla güvenlik sağlayacağı konusunda çok şüpheliyim" dedi.
Trump, İran'ın uçak gemisi USS Abraham Lincoln'e "asla saldırmadığını" ileri sürdü
ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın uçak gemisi USS Abraham Lincoln'e (CVN-72) "asla saldırmadığını" ve paylaşılan görüntülerin gerçek olmadığını iddia etti. Trump, Florida'da geçirdiği hafta sonu tatilinden başkent Washington'a dönerken uçaktaki gazetecilerin Orta Doğu'daki gelişmelerle ilgili sorularını yanıtladı. ABD Başkanı Trump, "Dünyanın en büyük gemilerinden biri olan USS Abraham Lincoln'e saldırdıklarını iddia ettiler. Hatta geminin yandığına dair görüntüler bile paylaştılar." dedi. İran'ın bu konudaki iddialarını yalanlayan Trump, "O gemiye asla saldırılmadı, gemi hiçbir şekilde yanmadı." ifadesini kullandı. Trump, paylaşılan görüntülerin ise gerçek olmadığını ileri sürdü.
Trump, ABD'ye ait 5 yakıt ikmal uçağının vurulduğu haberlerini bir kez daha yalanlarken, bu uçaklardan 4'ünün "en ufak bir hasar bile almadığını, sadece birinde hafif bir hasar oluştuğunu" söyledi. İran medyası, cumartesi günü yayınladığı haberlerde, USS Abraham Lincoln'ün (CVN-72) İran silahlı kuvvetleri tarafından "etkisiz hale getirildiğini" savunmuştu. ABD Başkanı Trump, İran rejiminin ülke yönetimini protesto için sokaklara çıkan 32 bin göstericiyi öldürdüğünü iddia etti.
"Bir hafta önce, hatta iki hafta önce, en az 32 bin protestocuyu öldürdüler. Biz bu sayının gerçekte çok daha yüksek olduğunu düşünüyoruz." ifadelerini kullanan Trump, 250 bin kişinin katıldığı gösterilen rejim destekçisi gösterinin videolarının ise yapay zeka teknolojisi ile üretildiğini ileri sürdü.
İran: Tahran'da yakıt depolarını vuran İsrail, savaş suçundan yargılanmalıdır
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, İsrail'in Tahran'daki yakıt depolarını bombalayarak uluslararası hukuku ihlal ettiğini ve yargılanması gerektiğini belirtti. İsrail'in Tahran'daki yakıt depolarını bombalamasının uluslararası hukukun ihlali ve ekolojik yıkım olduğunu dile getiren Erakçi, bu eylemin bölge sakinlerinin uzun vadede sağlık ve yaşam kalitesi açısından zarar görmelerine neden olacağını belirtti. Toprak ve yer altı sularının kirlenmesinin nesiller boyu sürecek etkilere yol açabileceğine dikkati çeken Erakçi, "İsrail savaş suçlarından dolayı cezalandırılmalıdır." ifadelerini kullandı. İsrail ordusu, 8 Mart'ta başkent Tahran'daki petrol depolarını vurmuş, çıkan yangın sonrasında kenti siyah bulut kütlesi kaplamıştı. Ardından gökyüzünden yağan kül, sokaklar ve araçların üzerinde zift tabakası oluşmasına neden olmuştu.


