Cinsel istek neden azalıyor, testosteron gerçekten çözüm mü?

Cinsel istek neden azalıyor, testosteron gerçekten çözüm mü?
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A- A+ Paylaş

Ruth Clegg
BBC Kıdemli sağlık muhabiri

Alan Reeves, 1990'larda üyesi olduğu The Dreamboys'un gösterilerinde düzenli olarak sahneye çıkıp binlerce kişinin karşısında soyunuyordu.

O kadar rağbet görüyordu ki, erkek dansçı grubuyla birlikte Spice Girls filmi Spice World'de yer aldı.

O zamanlar 24 yaşında olan bu genç, 30'lu yaşlarına geldiğinde kendini çok farklı bir durumda buldu: Ruh hali kötüleşmiş ve libidosu neredeyse kaybolmuştu.

"Kendimi iyi hissetmiyordum" diyor.

Şu anda 52 yaşında olan Reeves, cinsel dürtü eksikliğinin uzun süreli ilişkisini olumsuz etkilemeye başladığını anlatıyor.

Reklam

"Sevişmelerimiz arasına üç, dört ay giriyordu. Hiç ilgimi çekmiyordu" diyor ve ekliyor:

"Bu tür şeyler çiftlerin ayrılmasına neden olabilir."

'Andropoz bir hastalık değil, yaşama uyum sürecidir'

Günümüzde Londra merkezli bir fitness ve yaşam tarzı koçu olan Reeves, testosteron replasman tedavisine (TRT) başladı ve bunun kendisine libidosunu geri kazandırdığını, onu "huysuz yaşlı bir adamdan" 20'li yaşlarına geri dönmüş gibi hissettirdiğini söylüyor.

"Bu olağanüstü bir değişim" diyor.

Ve kadınlar da testosterona yöneliyor.

37 yaşındaki menopoz blog yazarı Rachel Mason, hormonun enerji seviyeleri, konsantrasyonu ve libidosu için "inanılmaz" olduğunu söylüyor.

Testosteron reçeteleri de artışta.

İngiltere'deki Bakım Kalitesi Komisyonu tarafından derlenen Ulusal Sağlık Hizmeti'nin son verileri, reçete yazımının 2021 ile 2024 yılları arasında yüzde 135 oranında arttığını göstermektedir.

Bu artış, ülke genelinde cinsel dürtü seviyelerinin azaldığı bir dönemde gerçekleşti.

Yaklaşık her on yılda bir 10 binden fazla kişiyle yapılan ve bu yılın sonlarında yeni verilerin açıklanacağı Ulusal Cinsel Davranış ve Tarz Anketlerine (Natsal) göre, seks yapma sıklığı istikrarlı bir şekilde azalıyor.

1990 yılında 16-44 yaş arasındaki kişiler ayda ortalama beş kez seks yaptıklarını bildirirken 2000 yılına gelindiğinde bu sayı dörde, 2010'da ise üçe düştü.

Bir sonraki sonuçlar bu yıl açıklanacak ve araştırmacılar tek bir nedenine işaret edemese de düşüş eğiliminin devam etmesini bekliyor.

Bu çerçevede bir tartışma da büyüyor:

Testosteronu artırmak libidoyu iyileştirebilir mi, yoksa bu konudaki ilginin çoğu sadece kâr hırsı ve plasebo etkisinden mi ibaret?

Alan Reeves'in libido azalması deneyimi, araştırmacıların giderek yaygınlaştığını söylediği bir eğilimin sadece bir örneği.

Azalan cinsel istek

Alan Reeves'in cinsel isteğinin azalmasına dair deneyimi, araştırmacıların giderek yaygınlaştığını söylediği bir eğilimin sadece bir örneği.

Natsal'da akademik direktör Soazig Clifton "Neredeyse her demografik grupta bir düşüş gözlemledik" diyor.

"Örneğin 90'lara kıyasla birlikte yaşayan çiftlerin sayısı daha az; bu durum cinsel istekteki azalmayı kısmen açıklayabilir. Ancak özellikle bu gruba baktığımızda bile bir düşüş vardı."

Hatta cinsel sıklıktaki en keskin düşüşlerin bazıları, yaşlı, evli ya da birlikte yaşayan çiftler arasında görüldü.

Clifton, cinsel isteğin neden azaldığını kesin olarak söylemenin zor olduğunu vurguluyor.

"Şu ana kadar sahip olduğumuz hiçbir veri, nüfus olarak neden artık eskisi kadar seks yapmadığımızı güvenle söylememize olanak tanımıyor" diyor.

Bu nedenleri anlamaya çalışan birçok çalışma var.

Dijital dünyanın büyük bir etken olabileceği, insanların zihnini kapatmasını zorlaştırdığı ve yapılacak daha fazla alternatif sunduğu belirtiliyor.

Ayrıca pratisyen hekim ve seks terapisti Dr Ben Davis ise stres düzeylerimizin de 30 yıl öncesine kıyasla genel olarak daha yüksek olduğunu ve bunun da bir faktör olabileceğini söylüyor.

Davis bu durumu, "İnsanların kafasında çok fazla şey var" diye açıklıyor ve şöyle devam ediyor:

"Teknoloji var elbette, ama stres, depresyon, yalnızlıkta da artış var […] bunların hepsi cinsel isteğin azalmasına katkıda bulunuyor."

Düşük testosteron seviyelerinin cinsel isteği etkiliyor olabileceği ise internette büyük ilgi gören ve ciddi bir sektöre dönüşen başka bir konu.

Ürolog ve İngiliz Cinsel Tıp Derneği (BSSM) üyesi Prof Geoffrey Hackett, "Erkeklerde testosteron seviyeleri kesinlikle düşüyor" diyor.

"Obezitedeki artış, tip 2 diyabet, giderek daha hareketsiz yaşam tarzları bunların hepsi testosteron seviyelerini düşürüyor. Testosteronun azalması da cinsel isteğin azalmasının nedenlerinden biri olacaktır."

Son 20 yılda erkeklerde testosteron düzeylerini ölçen çok sayıda büyük ölçekli çalışma, seviyelerin düştüğünü gösteriyor.

Ancak Hackett tabloya daha nüanslı bakılması gerektiğini vurguluyor. Hackett'a göre düşük testosteron, düşük libido olasılığını artırır; fakat testosteronu düşük olan herkesin cinsel isteği de düşük olacak diye bir kural yok.

Buna rağmen, metro istasyonları, otobüs durakları ve sosyal medya akışları şu tür reklamlarla dolu:

"Düşük libido? Beyin sisi? Yorgunluk? Testosteronunu ölçtürme zamanı! Erkeğiniz kıvılcımını mı kaybetti? Sorun hormonları olabilir!"

Peki testosteron replasman tedavisi (TRT) gerçekten düşük libidonun her derde devası olabilir mi?

'Testosteron hayatımı geri verdi'

Melissa Green yaklaşık bir yıldır testosteron kullanıyor.

Bunun sadece "hayata olan hevesini" geri vermediğini, evliliğini de kurtardığını söylüyor.

43 yaşındaki Green, düşük cinsel isteğinin ilişkileri üzerinde büyük bir etkisi olduğunu anlatıyor.

Perimenopoz döneminde olduğu için aile hekimi ona östrojen ve progesteron içeren hormon replasman tedavisi (HRT) yazmıştı.

Ancak Green, aile hekiminin testosteron düzeylerini ölçmek istemediğini, bu ek hormona ihtiyacı olmadığını söylediğini aktarıyor.

Kadınlar testosteronu küçük miktarlarda üretiyor ve NHS rehberleri, cinsel isteğin çok az olduğu ya da hiç olmadığı hipoaktif cinsel istek bozukluğu yaşayan kadınlara testosteron reçete edilebileceğini belirtiyor.

Bu durum her yaşta görülebilir, ancak genellikle menopoz döneminde zirve yapıyor.

Sonunda Green özel bir kliniğe gitti, kan testleri yaptırdı ve testosteron seviyelerinin düşük olduğu söylendi.

Sonuçları aile hekimine götürdükten sonra, şu anda testosteronun bir kısmını NHS üzerinden, küçük bir takviyeyi ise özel reçeteyle alıyor.

"Hayatımı geri verdi. Bazı açılardan kendimi yeniden 20'lerimdeymişim gibi hissediyorum" diyor.

"Daha enerjik hissediyorum, zihnim daha açık ve cinsel isteğim geri geldi."

Melissa Green ve kocası Marcus

Melissa Green ve kocası Marcus

Bazıları testosteronun libido üzerindeki etkisini büyük bir coşkuyla anlatırken, bazıları ise daha az hoş etkiler yaşadığını söylüyor.

Bir yıl boyunca testosteron kullanan Cheryl O'Malley, menopoz sırasında kaybettiği enerjinin bir kısmını geri getirmiş olabileceğini söylüyor, ancak aynı zamanda cinsel isteğini fazla artırdığını ve yoğun öfke duygularına yol açtığını da ekliyor.

"Gerçekten çok azmıştım. Kocamla seks yapmak istiyordum ama aynı zamanda ondan nefret ediyordum" diyor.

"İşte o zaman bunun iyi bir yer olmadığını anlıyorsunuz; bu ben değildim, kontrolden çıkmış hissediyordum."

Rachel Mason, TRT hakkında paylaşımlar yaptığında "pek çok kadının testosterona başlamaktan çok korktuğunu, erkeksi olacaklarını, yüzlerinde tüy çıkacağını, kendilerini kaybedeceklerini düşündüklerini" söylüyor.

Rachel Mason

Rachel Mason, testosteronun kendisi için "harika" olduğunu söylüyor

Mason, testosteron jelini her gün sürdüğü bileğinde "özellikle kıllı bir bölge" olduğunu kabul ediyor; ancak hormonun sağladığı faydaların buna değdiğini belirtiyor.

Artan vücut kıllarıyla birlikte TRT'nin başka yan etkileri de olabiliyor.

Kadınlarda en yaygın etkiler aşırı tüylenme, akne ve kilo alımı; bunlar genellikle dozun azaltılması ya da tedavinin kesilmesiyle geri dönebiliyor.

Saç dökülmesi (alopesi) ve sesin kalınlaşması testosteron tedavisinde nadiren görülüyor.

Erkeklerde ise kilo alımı, ağrılı ve uzun süren ereksiyonlar, erkek tipi saç dökülmesi ve ruh hali değişimleri gibi yan etkiler ortaya çıkabiliyor.

Ayrıca sperm üretimini azaltarak doğurganlığı etkileyebiliyor.

Bu durumlara yardımcı olabilecek tedaviler var, ancak tıbbi danışmanlık öneriliyor.

'Kolay kazan kapısına dönüştü'

Bazı NHS aile hekimleri ve ikinci basamak uzmanlar, özel kliniklerin TRT'yi karmaşık bir soruna hızlı bir çözüm gibi pazarlayarak kâr elde ettiğini söylüyor.

NHS'te cinsel ve üreme sağlığı danışmanı olan Dr Paula Briggs, durumu "kolay kazanç kapısı" olarak tanımlıyor; insanların ihtiyaçları olmayan bir şey için çok para ödediğini söylüyor.

"Kontrolden çıktı" diyor.

"İyi yaşam endüstrisi, bu boşluğu yaratıp kendi lehine kullanıyor. Bu istismardır."

Özel klinikler ise NHS'in sunamadığı bir hizmeti vererek insanların hayatını iyileştirdiklerini savunuyor.

Erkek sağlığı alanında uzmanlaşmış, milyon sterlinlik Voy kliniğinin tıbbi direktörü ve NHS aile hekimi Jeff Foster, özel sektörün bakımda bir boşluğu doldurduğunu söylüyor.

"Şu anda NHS, testosteronu düşük olabilecek binlerce erkeği teşhis edip tedavi edecek şekilde yapılandırılmış değil."

Balance My Hormones şirketi aracılığıyla 2016'dan bu yana testesteron replasman tedavisi sunan Michael Kocsis ise son yıllarda talebin "katlanarak" arttığını söylüyor.

Kocsis, bazı hastalarının NHS üzerinden test yaptırdığını ve testosteron seviyelerinin düşük olmadığı söylendiğini, bunun üzerine özel sektöre yöneldiklerini anlatıyor.

"Testosteron seviyeleri NHS'in belirlediği eşikten biraz yüksek diye, tedavinin onlara yardımcı olamayacağı anlamına gelmez" diyor.

"Bu siyah-beyaz bir mesele değil, daha nüanslı."

Londra metrosunda yer alan bir hormon tedavi reklamı

Voy'un tıbbi direktörü Jeff Foster, "Şu anda NHS, testosteron seviyesi düşük olabilecek binlerce erkeği teşhis edip tedavi edecek şekilde yapılandırılmış değil" diyor

Erkeklerde testosteron, yaklaşık 30–40 yaşlarından itibaren yüzde 1 civarında azalmaya başlıyor.

NHS tavsiyeleri bunun yaşlanmanın normal bir parçası olduğunu ve libidoyu etkilemesinin pek olası olmadığını belirtiyor.

Alan Reeves başlangıçta replasman tedavisini NHS üzerinden aldı.

Yapılan iki testte değerleri 10 nmol/L ve 12 nmol/L (litre başına nanomol) çıktı ve kendisine üçer hafta arayla dört enjeksiyonluk bir kür verildi.

Ancak dördüncü tedaviden sonra, Reeves'e tedavinin "pek bir açıklama yapılmadan" devam edemeyeceği söylendi.

"Başa dönmüştüm" diyor. "İşte o zaman özel sektöre gitmeye karar verdim."

Alan Reeves'in iki fotoğrafı

Alan Reeves artık bir fitness ve yaşam tarzı koçu

Peki erkekler için sağlıklı bir testosteron seviyesi nedir? Bu, hangi kuruluşa sorduğunuza ve hangi çalışmayı okuduğunuza bağlı olarak değişiyor.

BSSM'nin büyük uluslararası çalışmalardan yorumladığı kılavuzlar, testosteron seviyesi 12 nmol/L'nin altında olan erkeklerin TRT için değerlendirilmesi gerektiğini ve muhtemelen testislerin yeterince hormon üretmediği hipogonadizm belirtileri gösterdiklerini öne sürüyor.

NHS rehberleri ise vakıflar arasında farklılık gösterse de 6–8 nmol/L'nin altındaki seviyelerin testosteron eksikliğine işaret edebileceğini söylüyor.

Kadınlarda testosteron, 20–40 yaşları arasında azalmaya başlıyor ve menopozla birlikte bir platoya oturuyor. Seviyelerin düşmesi normal. Ancak asıl soru, bu düşüşün cinsel istek ve genel iyilik hali üzerinde ne kadar etkili olduğu.

Testler mevcut olsa da kadınların ihtiyaç duyduğu testosteron miktarı çok daha az olduğu için doğru ölçüm yapmak zor.

Ayrıca reçete edilse bile, NHS'te kadınlar için lisanslı bir testosteron tedavisi bulunmadığından "endikasyon dışı" olarak verilmesi gerekiyor.

Briggs, TRT etrafındaki heyecana temkinli yaklaşıyor.

Kendisine, artık kendilerini düşük hisseden ve seks yapmak istemeyen hastaların "testosterona ihtiyaçları olduğunu" söyleyerek geldiğini belirtiyor.

"Bana araştırmalarını yaptıklarını söylüyorlar. Çoğu zaman bu, sosyal medyada bu hormonun birinin hayatını nasıl değiştirdiğini görmüş olmaları anlamına geliyor" diyor.

"Bir ünlüde işe yaraması, genel nüfusta da işe yarayacağı anlamına gelmez."

Cheshire ve Merseyside bölgesindeki aile hekimlerinin testosteron testi isteyen hastalarla dolup taştığını söylüyor.

Pek çoğu TRT reçetesiyle ayrılıyor, ancak birkaç ay sonra bunun çok az etkisi olduğunu söyleyerek geri dönüyor.

Testosteronun bazı insanlara yardımcı olduğunu kabul ediyor; ancak ihtiyaç duyduğunu düşünenlerle gerçekten fayda görecek olanların oranının küçük olduğunu vurguluyor.

Kadınlar söz konusu olduğunda ise mevcut klinik kanıtlar, TRT'nin yalnızca menopoz sonrası düşük libido yaşayanlar için etkili olduğunu gösteriyor.

Briggs, özel kliniklerin reklamlarının "her şeyi orantısız biçimde büyüttüğünü" söylüyor.

"Gerekli olduğunda TRT'ye karşı değilim; karşı olduğum şey, bu kadar aşırı pazarlanması."

Aile hekimi Ben Davis de TRT'nin plasebo etkisi olabileceği uyarısında bulunuyor; bazı hastaların aslında ihtiyaçları olmayan bir ilaç için özel olarak ödeme yapabildiğini söylüyor.

Testosteronu bırakan Cheryl O'Malley tedavi sırasında yaşadığı yoğun öfke ve artmış cinsel uyarılmanın geçtiğini ve libidosunun kendisi için rahat hissettiren bir seviyeye döndüğünü söylüyor.

Bu durumu ise "Bıraktığıma o kadar rahatladım ki" diyerek anlatıyor.

'Sihirli bir değnek değil'

Davis, bazıları için ilacın gerçekten de dönüştürücü olabileceğini söylüyor, ancak bunun sadece ilaç vermekten ibaret olmadığını ekliyor.

"Aile hekimlerinin, bir hastayla cinsel isteğinin neden düşük olduğu hakkında konuşmaya zamanı olmayabilir: Partneriyle ilişkisi mi, kendini nasıl gördüğü mü, yoksa şu anda yaşadığı seks onu artık uyarmıyor mu?"

Düşük libidoya etki eden pek çok faktör olduğunu ve testosteronun tek cevap olmadığını vurguluyor.

Cheryl O'Malley

Cheryl O'Malley, "Testosteronu bıraktığıma çok rahatladım" diyor

Alan Reeves ise yedi yıldır TRT kullanıyor ve testosteronu özel klinik Balance My Hormones tarafından reçete ediliyor.

Reeves hayatının dramatik biçimde iyileştiğini söylüyor.

"Libidom geri geldi; hatta ilk başta o kadar ki, 10 gece üst üste her gece seks istiyordum.

"Ama şimdi o sakinleşti ve kendimi gerçekten iyi bir yerde hissediyorum."

Buna rağmen Reeves, "sihirli bir çözüm olmadığını" ve yaşam tarzında başka değişiklikler yapmadan testosteron almanın bir anlamı olmadığını düşünüyor.

Aksi halde bunun, "harap bir arabaya Ferrari motoru takmak" gibi olduğunu söylüyor.

"Artık daha dik yürüyorum… bu biraz testosterondan, biraz da benden."

Bir yanıt yazın

Yanıt yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.