22 Mart’ta tutuklanan muhabir İsmail Arı, BirGün'de kaleme aldığı yazısında, "Burada elimden ne geliyorsa yapıyorum. Temizliğe de katılıyorum, elimde çek pasla yerdeki suyu da çekiyorum, çay da demliyorum, bardakları yıkayıp çöpleri de döküyorum. Yerde yatıyorum, çünkü koğuş kapasitesi dolu." ifadelerini kullandı. Arı, "Bana eziyet etmek istediğinizi, beni gözaltına aldığınız andan beri biliyorum. Ancak artık iddianamemi hazırlayın! Benim iddianamem nerede?" diye sordu.
22 Mart'ta gözaltına alınarak tutuklanan gazeteci İsmail Arı, muhabiri olduğu BirGün gazetesinde kaleme aldığı yazısında, cezaevindeki günlerini anlattı. Arı, "Sincan Cezaevi'nde bir koğuşta kalıyorum. Burada elimden ne geliyorsa yapıyorum. Temizliğe de katılıyorum, elimde çek pasla yerdeki suyu da çekiyorum, çay da demliyorum, bardakları yıkayıp çöpleri de döküyorum. Yerde yatıyorum, çünkü koğuş kapasitesi dolu. Bunları yaparken arada şaka yapıp takılıyorlar bana. Ancak ben bunları yapmaktan mutluyum. Elbette temizlik yapıp bulaşık yıkarım, bunları yaptığım için de gurur duyarım. Elbette sıram gelene kadar, birileri tahliye olana kadar yerde de yatarım. Kimsenin hakkını yemem, çünkü ben böyle öğrendim..." diye yazdı.
Depremzedelerin kendisine destek verdiğini belirten Arı, "Nurgül Göksu, kaybettiği oğlu, gelini ve torununun acısı hâlâ tazeyken onlar için adalet aramaya devam ederken bir de benim derdimle dertlenmiş, benim için adalet istenilen eyleme katılmış. Telefonda konuşurken ona "Beni yakında tutuklayabilirler" dedim defalarca, aklıma bu geldi şimdi... Cezaevine gelen herkes depremzedelerin bana nasıl destek verdiğini şaşkınlıkla anlatıyor. Bir sabah 09.30'da avukat görüşüne çağırıldım. Gelenin bir başka depremzede, Avukat Gülsüm Hanım olduğunu gördüm. O da Adana'da, Tutar Yapı Sitesi'nde kaybettiği yakınları için adalet arıyor. "Çok sayıda depremzedenin selamını getirdim" dedi ve tek tek onların neler söylediğini anlattı. "Sizi asla yalnız bırakmayacağız." dedi, yine duygulandım." ifadelerini kullandı.
"Böylesi bir vefa karşısında duygularımı anlatmaya cümleler yetmez ama bu vefa benim için en büyük gazetecilik ödülü, en büyük şeref madalyasıdır. Herkese haber alma hakkına sahip çıktıkları için tekrar tekrar teşekkür ederim." diye yazan Arı, yazısını şöyle noktaladı:
"Son çağrım da şu: Bana eziyet etmek istediğinizi, beni gözaltına aldığınız andan beri biliyorum. Ancak artık iddianamemi hazırlayın! Benim iddianamem nerede?"


