Gördüğü rüyayla kanseri teşhis edildi

Gördüğü rüyayla kanseri teşhis edildi
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A- A+ Paylaş

Kate Bowie / BBC Dünya Servisi 
Sağlık Muhabiri

Adeline 2011 yılında hayatını değiştiren bir rüya gördü.

Depresif hissediyor ve üç yıl önce kaybettiği annesini özlüyordu.

"Ta ki bir gece onu rüyamda görene kadar"

Hong Kong'dan Adeline (gerçek ismi değil), "Ona rüyamda şöyle dediğimi hatırlıyorum, 'Anneciğim, sonunda buluştuk, nasılsın?' O da bana 'Ben iyiyim ama sana bir şey söylemek istiyorum - lütfen git ve hemen bir sağlık kontrolü yaptır.'"

Adeline rüyasındaki bu "çok güçlü" mesajı ciddiye aldığını ve hemen bir doktor randevusu ayarladığını söylüyor.

Ve o kontrolde Adeline'in birinci evre kanser olduğu ortaya çıktı. Tedavi edilebildi çünkü çok erken teşhis edilmişti.

Adeline, "Çok şükran duyuyorum çünkü bu olmasa gidip sağlık check-up'ı yaptırmazdım" diyor.

Farklı kültürlerden insanlar binlerce yıldır rüyalarını yorumluyor.

rüyalar

Antik Mısır, Yunan ve Babil toplumlarında, rüyaların "kehanet" içerebileceğine inanılıyordu.

İbrahimi dinlerdeyse, "tanrıdan gelen" rüyalar "öngörü" olarak kabul edilebiliyor.

Bazı yerli topluluklardaysa, rüyaların ruhani "yardımcıların" yaptıkları ziyaretler olduğuna inanılıyor.

Adeline geleneksel Çin kültüründe ataların rüyalar aracılığıyla mesaj iletebileceği inancından haberdar olduğunu ancak bunun kendi başına geleceğini hiç tahmin etmediğini söylüyor.

Günümüzde rüyalara duyulan ilgi, sosyal medya platformlarına da taşınmış durumda. Hong Kong merkezli DICSUSS (tartış) grubunda kullanıcılar rüyaları yorumlama yöntemlerini paylaşıyor. Online forum Reddit'te de yüzlerce kullanıcı rüyalarını yapay zekaya yorumlattıklarını anlatıyor.

Peki Adeline'inki gibi rüyalar bize ne anlatıyor? Bilim insanları ve psikologlara göre, rüyalarımıza ne kadar önem vermeliyiz?

Bir grafik, REM uykusu sırasında beynin durumunu ve ana işlevleri boyunca görülen aktivite değişimlerini gösteriyor. Grafikte, muhakeme ve problem çözmeyle ilişkili olan frontal lobun daha az aktif olduğu vurgulanıyor.<p>Buna karşılık, kas felcini sağlayan ve hızlı göz hareketlerini başlatan beyin sapı; uzamsal algı, duyusal bilgi işleme ve rüya oluşumuyla ilişkilendirilen parietal lob; görsel işleme ve rüya üretimiyle bağlantılı oksipital lob; hafıza pekiştirme, bilişsel işlem ve motor kontrolle ilişkili serebellum (beyincik); ayrıca duygu ve anıların işlenmesinde rol oynayan limbik sistem REM uykusu sırasında oldukça aktif hale geliyor.

Neden rüya görürüz?

Beyinlerimiz rüya görmeye bayılıyor.

İngiltere'deki Imperial College London'dan nörolog (sinirbilimci) Dr Abidemi Otaiku, "Hızlı göz hareketi yani REM uykusunda olduğumuz sırada 'neredeyse kesin olarak rüya görüyoruz'" diyor.

Bu uykuda geçirdiğimiz vaktin neredeyse üçte birinde rüya gördüğümüz anlamına geliyor.

Hatta derin uyku eksikliği nedeniyle rüya görmezsek, bir dahaki uykumuzda beyin bize daha canlı rüyalar gösteriyor - bu sürece REM geri tepmesi deniyor.

Otaiku "Vücudumuz gerçekten rüya görmek ve fırsat bulduğunda göremediği zamanları telafi etmek istiyor" diyor.

Aslında neden uyuduğumuz hâlâ bir bilimsel gizem. Araştırmacılara göre uyku beynin dinlenip toparlanması sağlıyor, ve gün içindeki yaşadıklarımızın hafızada arşivlenmesi için zaman tanıyor.

Beyin taramaları şunu gösteriyor: uyku sırasında beyin ayarlarımız değişiyor, bu da rüya gördüğümüz sırada onu algılayış biçimimizi etkiliyor.

Rüya görürken beynin ön lobu - burası bizim mantık merkezimiz - büyük oranda devre dışı kalıyor. Öte yandan limbik sistem - yani duygularla ilişkili bölüm - aşırı aktif hale geliyor.

Otaiku "Rüyalarımızın genellikle tuhaf ve anlamsız olmasının nedenlerinden biri de bu" diyor.

Rüyalar karar vermemize yardım etmeli mi?

Araştırmalar, rüyalarımızın içeriğinin uyanıkken daha iyi kararlar vermemize destek olabileceğini gösteriyor.

Örneğin bir araştırma, sigarayı bırakmış ve rüyasında sigara içtiğini gören kişilerin yeniden başlama eğiliminin daha düşük olduğu ortaya koydu.

Benzer bir eğilim boşanmış kişilerde de görüldü. Araştırmacılar, eski eşlerini rüyalarında gören kişilerin bir yıl sonra ruhsal olarak daha sağlıklı olduğunu gördü.

ABD'li psikolog ve rüya araştırmacısı Dr Dylan Selterman, "Duygusal olarak zor bir konuyu [rüyalarında] işliyorlar. Daha da önemlisi, rüyanın içeriğinin olumlu ya da olumsuz olması önemli değil" diyor.

Hatta iki ayrı araştırma gösterdi ki, olumsuz rüyalar bazen insanların sorunlarıyla baş etmelerinde olumlu rüyalardan daha faydalı.

Selterman, "O konu üzerine çalışıyorsunuz ve bunu yapıcı bir şekilde ele alıyorsunuz" diyor.

Rüyalar sorunları çözmemize de yardımcı olabiliyor. Harvard Üniversitesi'nde yapılan bir araştırmada katılımcılardan bir labirenti çözmeleri istendi, ve labirentle ilgili rüya görenlerin daha iyi bir performans sergilediği görüldü.

Selterman bunun, beynin bir sorunu çözmek için daha fazla zaman bulması ve rüyaların o soruna daha yaratıcı bir açıdan bakabilmemizi sağlamasının "güçlü bir ortak etkisi" olabileceğini söylüyor.

Günlük hayatlarımızda bu kendisini, uyanıkken bir süredir düşünüyor olduğumuz bir konu hakkında aniden gelen bir ilham ve farkındalık olarak gösterebilir.

Selterman "Rüyalar, bu düşüncelerimize harekete geçmeleri için verdiğimiz ufak bir gaz gibidir" diyor.

Uzun kıvırcık saçlı, mavi bir kazak giyen bir kadın, yastıklarla çevrili ve loş bir ışık altında, ellerini karnının üzerine koymuş bir şekilde halıların üzerinde uyuyor.

Araştırmalar, bir sorun hakkında rüya görmenin, çözümde faydalı olabileceğini gösteriyor.

Rüyalar gerçek duygularımızı ortaya çıkarabilir mi?

Bu rüyalarımızın derinde kalmış "gizli ya da gerçek" hislerimizi ortaya çıkardığı anlamına gelmiyor. Sadece uyku halindeki beynimiz, uyanıkken önemsediğimiz konularla ilgilenmeye devam ediyor.

Selterman, rüya araştırmaları sırasında, rüyaları nedeniyle eşlerinden ayrılan insanlarla karşılaştığını söylüyor. Ancak bu insanlar halihazırda ilişkilerinde sorun yaşayan insanlardı.

"Rüyalar onların ihtiyacı olan son bir itici güç oluyor. Rüyalarla kendilerini dair bir içgörü kazandıklarını hissediyorlar, ancak rüyaları zaten önceki düşünceleriyle tutarlı oluyor."

Peki beklenmedik birini rüyamızda görürsek bunda bir anlam aramalı mıyız?

Selterman, "Mutlu, sevgi dolu ve başarılı bir ilişki içindeyseniz, ve bir gece rüyanızda beklemediğiniz biriyle birlikte olduğunuzu görürseniz, bu çok normal, bu çok yaygın" diyor.

"Suçluluk duymaya gerek yok... bu illa ki bir şeylerin işareti değildir."

Rüyalarımız geleceği tahmin edebilir mi?

Beynimiz, gelecekten bize mesaj getiriyormuş gibi görünen ya da günlük hayatımızdaki olaylarla örtüşen rüyaları daha iyi hatırlamaya yatkın olarak programlı.

Otaiku "Gerçek hayatımızla örtüşmeyen rüyaları unuturuz" diyor.

Ama rüyalarımızın bu kadar "psişik" olmasının bir sebebi daha olabilir; bir teori bunu beynin "iç duyum" (vücudun fizyolojik durumunun algılanması) kabiliyetine bağlıyor.

Otaiku "Bazılarına buna altıncı duyu diyor. Bu aslında beynimizin, vücudumuzun içsel durumunu algılama kabiliyeti" yorumunu yapıyor.

Beynin iç duyumla ilgili bölgeleri, rüyayla ilgili bölümleriyle çakışıyor. Bazı araştırmacılara göre, hastalıkları rüyalarımız sayesinde önceden sezmemizin nedeni bu olabilir.

Otaiku "Bu durum, bu gibi şeyleri açıklamanın makul bir yolu olabilir" diyor.

Dr. Abidemi Otaiku kameraya geniş bir gülümsemeyle bakıyor. Kısa siyah saçları ve sakalı var; iç mekânda, gri bir tshirt giymiş.

Dr. Abidemi Otaiku'ya göre, iç duyum (içsel algı) rüyalarımızın geleceği öngörüyormuş gibi görünmesinin nedenlerinden biri olabilir.

Kâbuslarımıza ne kadar önem vermeliyiz?

Otaiku gibi sinirbilimcilerin yaptıkları sayısı giderek artan araştırmalar, rüyalarımızın bazı beyin hastalıklarının gelişme riski için bir gösterge olabileceğini ortaya koyuyor.

Otaiku "Giderek daha çok kâbus görüyorsanız, bu demans ya da Parkinson gibi hastalıkları geliştirme riskinizin daha fazla olduğu anlamına gelebilir" diyor.

Otaiku'nun üç teorisi var; kâbuslar bazı hastalıkların erken bir habercisi olabilir, kâbuslar sağlığınızı kötü etkileyebilir, ya da kâbuslar ve hastalıkların genetik gibi başka bir ortak nedeni olabilir.

Bu teorilerin doğruluğunu kanıtlamak için daha fazla araştırma yapılması gerekiyor.

Otaiku, bulguların bizi karamsarlığa düşürmemesi gerektiğini, aksine sağlığımızı iyileştirmek için iyi birer fırsat olduklarını söylüyor.

Stresi azaltmak, iyi ve kaliteli uyku uyumak ve uyumadan önce korkutucu şeyler izlemekten kaçınmak, rüyalarımıza yardımcı olabilir.

Ve daha zorlu vakalar için başka seçenekler de var: İmgeleme tekrarı terapisi, hastaların tekrarlayan bir kâbusun sonunu değiştirmelerine yardımcı oluyor. Tansiyon ilacı prazosin de, normal rüyaları engellemeden kâbusları bloke edebiliyor.

Otaiku "Kâbusları iyileştirmenin sağlığımız için hem anında, hem de daha uzun vadeli iyi sonuçları olabileceğini düşünebiliriz" diye ekliyor.

Rüyalarımızı analiz etmeli miyiz?

Selterman, rüyalarımızı genel geçer sembolik anlamlar üzerinden yorumlamanın, bireysel bağlamı gözardı ettiği için, yanıltıcı olabileceğini söylüyor.

"Rüyada görülen bir köpekbalığı, muhtemelen bir deniz bilimcisi ve bir diş doktoru için farklı anlamlar içerir."

Ancak rüyalarımızın temalarına bakmanın, kendimizi daha iyi anlamaya yardımcı olabileceğini ekliyor.

"Belki kaybettiğiniz bir yakınınızı çok sık görüyorsunuz, ya da ileride sahip olmak istediğiniz bir işi... ya da bir arkadaşınızı, eşinizi."

Bu temaların farkında olmak bize kendimizle, ilişkilerimizle, ya da sürekli rüyasını gördüğümüz bir konuyla ilgili daha iyi bir içgörü kazandırabilir

Selterman "Rüyaların bir anlamı varsa, bu muhtemelen sosyal hayatlarımızda yatıyordur" diyor.

Adeline artık rüyalarına daha çok dikkat ettiğini ve onları duygularını kontrol etmek için bir hatırlatıcı olarak kullandığını söylüyor.

"Verdiği mesajın ne olabileceği konusunda sezgilerimize güvenmeliyiz. Kendi içinize derinlemesin bakın, yanıtı orada bulabilirsiniz."

Bir yanıt yazın

Yanıt yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.