Milli Eğitim Bakanlığı, Ramazan ayı boyunca Türkiye genelindeki okullarda "Maarifin Kalbinde Ramazan" temalı etkinlikler düzenlenmesi için talimat verdi. Uygulama, laiklik ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle tartışma yarattı.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın 12 Şubat'ta 81 il valiliğine gönderdiği yazıya göre okul öncesi, ilkokul ve ortaokul kademelerinde uygulanması için ayrı etkinlik kılavuzları yayımlandı.
Bakanlık, etkinliklerle "öğrencilere adalet, merhamet, vatanseverlik gibi milli ve manevi değerlerin kazandırılmasının hedeflendiğini" kaydetti.
Yazıda Ramazan ayı süresince okullarda paylaşma temalı sınıf içi çalışmalar, ihtiyaç sahiplerine yönelik sosyal sorumluluk faaliyetleri düzenlenmesi öngörüldü.
Etkinliklere katılımda gönüllülük esasının aranacağı belirtildi.
Talimatın laiklik ilkesine aykırı olduğunu belirten 19 sivil toplum kuruluşu uygulamayı eleştirdi.
Sivil toplum kuruluşları, bakanlığın "etkinlik değerlendirme formu" ile "fişleme" yaptığını savundu.
Aralarında akademisyen, yazar ve gazetecilerin bulunduğu 168 isim "Laikliği birlikte savunuyoruz" başlıklı bir metinle uygulamaya karşı çıktı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Laiklik kavramının arkasına saklanmaktan vazgeçin, dilinizin altındaki baklayı çıkarın" diyerek bu bildiriye tepki gösterdi.
25 Şubat'ta partisinin meclisteki grup toplantısında konuşan Erdoğan, "İthal projeleriyle, ithal ideolojileriyle kirlenmiş zihinleri çirkin ve çirkef bildirileriyle kimse bize parmak sallayamaz" dedi.
Erdoğan, "Hayırdır çocuklarımızın namazı, orucu öğrenecek olması sizi neden rahatsız ediyor, ramazan süslemesi yapması, tenefüste cıvıl cıvıl hep bir ağızdan ilahiler söylemesi sizi neden rahatsız ediyor?" diye konuştu.
Partisi AKP'nin TBMM grup toplantısında konuşan Erdoğan, MEB'in ramazan ayına yönelik etkinlik genelgesinin anayasal çerçevede hazırlandığını ve gönüllülük esasına dayandığını savunarak, "Çocuklarımızın namazı, orucu öğrenecek olması sizi neden rahatsız ediyor? Çocuklarımızın tenefüs saatlerinde okul bahçelerinde cıvıl cıvıl hep bir ağızdan ilahiler söylemesi sizi neden rahatsız ediyor? Laiklik kavramının arkasına saklanmaktan vazgeçin. Rahatsız olan varsa gitsin bu vatanla, bu bayrakla, bu toprakla aidiyetini tekrar tekrar sorgulasın" ifadelerini kullandı.
Anayasa'da her vatandaşın manevi varlığını geliştirme hakkı olduğunun açıkça belirtildiğini söyleyen Erdoğan, MEB talimatıyla ilgili olarak "Yapılan doğrudur, yerindedir, hukukidir, ramazanın manevi iklimine uygun olmasının yanı sıra milletimizin hissiyatına da tercüman olan çok hayırlı bir hizmettir" dedi.
Laiklik bildirisini ve imzacıları doğrudan hedef alan Erdoğan, "Bu yazının gönderilmesinin hemen akabinde ramazandan sadece bir gün önce artık nesli tükenmekte olan bir kısım yobaz çıktı, o bayat 'laiklik elden gidiyor' şarkısını söyleyen, zehir saçan malum bildirilerini yayınladı" ifadelerini kullandı.
Bakan Tekin: Davayı açtım
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin de "laiklik bildirisi" ile ilgili hukuki adım attığını belirterek, "Davayı da açtım. Hatta bana sorarsanız; bu anlamda hakarete muhatap olan herkesin de kişisel anlamda, bu süreçte yargıya başvurmasının doğru olacağını düşünüyorum" açıklaması yaptı.
Tekin, "Türkiye'de kimsenin hukuk kurallarını, anayasayı yorumlama tekeli yok. ‘Anayasayı bizim istediğimiz gibi yorumlayacaksınız. Evrensel ilkeleri bizim istediğimiz gibi yorumlayacaksınız. Bizim istediğimiz gibi yorumlamayanlar gerici, azgın azınlıktır' deme hakkı yok. Bu etkinlikleri yerine getiren kişilere 'gerici', 'azgın', 'azınlık' gibi ifadelerle saldırmak, saldırgan bir tavır içerisinde bulunmak bir hakarettir" dedi.
Laiklik bildirisini "totalitarizmin entelektüel düzeyde vücut bulmuş hali" diye nitelendiren Tekin, "Kusura bakmasınlar; bu hakareti eden kişiler bizim tarafımızdan ve haklarını, hukuklarını korumakla mükellef olduğumuz kişiler tarafından yargıya taşınması gerekir. Hatta bana sorarsanız; bu anlamda hakarete muhatap olan herkesin de kişisel anlamda, bu süreçte yargıya başvurmasının doğru olacağını düşünüyorum" diye konuştu.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "laiklik bildirisi" ile ilgili dava açtığını açıkladı.
MEB'in valiliklere gönderdiği yazıda neler var?
Bakanlığın valiliğe gönderdiği yazıda sık sık Anayasa'ya ve eğitimle ilgili yasalara atıfta bulunarak devletin vatandaşların ve çocukların manevi varlığı ve gelişiminden de sorumlu olduğunu vurgulandı.
Bakanlık ayrıca Ramazan ayı etkinliklerini açıklarken Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli adıyla güncellenen öğretim programlarına atıfta bulundu.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin "akademik başarıyla birlikte ahlaki olgunluğu, toplumsal sorumluluğu ve insani duyarlılığı öne çıkaran çok yönlü bir gelişim sürecini kapsadığı" belirtildi.
Yazıda, Ramazan ayı boyunca öğrencilerin; "paylaşma bilincini geliştirmek, ihtiyaç sahiplerine yardım etme konusunda farkındalık kazanma, yardımlaşma ve dayanışma duygularını güçlendirmeye yönelik eğitsel ve sosyal etkinliklerin" uygulanacağı ifade edildi.
Yazıda okullarda gerçekleştirilecek etkinliklerin, öğrencilerin gelişim düzeyleri ve okul imkanları dikkate alınarak gönüllülük esasına dayalı olarak planlanacağı vurgulandı.
Ayrıca gizlilik, mahremiyet ve insan onurunu koruyucu hassasiyetlerin gözetileceği ifade edildi.
Ailelerin gönüllü katılımıyla ortak iftar sofralarının kurulacağı kaydedildi.
Her kılavuzda izleme ve değerlendirme formuna yer verildi. Bu formların dijital ortamda öğretmenler ve okul yöneticileri tarafından doldurulması öngörülüyor.
Okul öncesinde program neyi kapsıyor?
Bakanlık tarafından okullara gönderilen 'Ramazan Etkinlik Rehberi' okul öncesi, ilkokul ve ortaokul olmak üzere üçe ayrılıyor.
Okul öncesi seviyesinde daha çok sınıf süslemeler, kapı süslemeleri, mahya ışık tasarlama gibi Ramazan temalı şekilleri boyama etkinlikleri yer alıyor.
Örnek kapı süslerinden birinde, "Lütfen beni de sahura kaldırın" yazan bir kapı süsü görülüyor.



Ayrıca aileler için bilgilendirme notu öngörülüyor ve ailelerin de evde çocuklarla birlikte ay-yıldız, fener gibi süslemeler yapabileceği ve Ramazan hakkında kısa sohbetler edebilecekleri belirtiliyor.
Aktiviteler arasında Ramazan bilmeceleri ve örnek yardım kolisi hazırlama gibi etkinlikler de yer alıyor.
Ramazan ayının paylaşma ve yardım etme ayı olduğunun "sade bir şekilde" anlatılacağı, fitre kavramını "çocukların anlayabileceği şekilde" açıklanacağı belirtiliyor.
Cami etkinliği nasıl tarif ediliyor?
Rehberde yer alan cami ziyareti etkinliğine göre, çocuklara önce fotoğraflarla birlikte Sultanahmet Camii tanıtılıyor.
Ardından Ramazan ayında "camilerin ayrı bir güzelliğe büründüğü sade bir dille" anlatılıyor.
Ardından kendi mahallelerindeki bir camiye "ramazan temalı" bir gezi yapılacağı ve özellikle vitray pencerelerin inceleneceği belirtiliyor.
Önerilen plana göre camide çocuklara vitray sanatı anlatılıyor ve çocuklar caminin dış cephesini, minaresini ve giriş kapısını inceledikten sonra, gördükleri şekil ve süslemeler hakkında konuşuyor.
Rehberde, herhangi bir dini sohbet ya da metne referans verilmediği görülüyor.
İlkokul ve ortaokul seviyesindeki etkinlikler neler?
İlkokul seviyesinde planlanan etkinliklerde "Ramazan Çiçeği" panosu oluşturarak, öğrencilerden ramazan ayını çağrıştıran kelimeleri panoya asmaları isteniyor.
Ayrıca "Ramazan Günlüğüm" etkinliği ile öğrencilerin Ramazan ayı boyunca duygu ve düşüncelerini aktaracakları kısa bir günlük tutmaları isteniyor.
Benzer şekilde "Ramazan İyilik Defterim" etkinliği ile öğrencilerin Ramazan boyunca yaptıkları iyilikleri yazı ve resimle kaydetmeleri isteniyor.
Öğretmen rehberliğinde bir cami ziyaretinin gerçekleştirebileceği belirtilen rehberde, öğrencilere dağıtılacak bir "Cami Ziyareti Gözlem Formu" örneği yer alıyor.
Formda; "Camide gördüklerim neler, Ramazan'da camide neler yapılıyor, Merak ettiğim ne, Camide nasıl davrandım ve Bugün ne öğrendim?" gibi başlıklar yer alıyor.

Bakanlığın valiliklere gönderdiği kılavuzda cami ziyaretleri ile ilgili detaylar yer alıyor.
Rehbere göre liselerde Ramazan ayının anlamı, önemi ve değerleri üzerine beyin fırtınası, afiş/broşür hazırlama gibi etkinlikler yer alıyor.
Oruç, sahur, iftar, mahya ve teravih namazı gibi kavramların bulmaca yoluyla öğrenilmesini hedefleyen oyunlar sıralanıyor.
"Evimizde En Sevilen Ramazan Yemeği" etkinliğinde ise aileden tarif öğrenme ve "Ramazan tarif kartı" hazırlama etkinliğine yer veriliyor.
Rehberin 14. sayfasında ise örnek bir iftar duası metnine yer veriliyor.
Liselerde ayrıca Ramazan ayının diğer ülkelerde nasıl yaşandığına dair ortak değerler ve farklı uygulamaların karşılaştırmaları örnekleri var.
Sınıfta "kültür elçisi" olarak seçilen öğrenciler, farklı kültürlerdeki uygulamaları araştırmakla görevlendiriliyor.
"Şehrimde Ramazan" etkinliği çerçevesinde ise "Bu şehir Ramazanı nasıl yaşıyor" sorusundan hareketle, öğrencilerin çarşıda esnaf röportajları ve gözlem çalışmaları yapabileceği belirtiliyor.
Rehbere göre lise seviyesinde herhangi bir cami ziyareti etkinliği öngörülmüyor.
Sivil toplum örgütleri: 'Laikliğe aykırı, fişleme niteliğinde'
Bakanlık tarafından okullara gönderilen yazı ve etkinlik rehberleri sivil toplum örgütleri tarafından eleştirildi.
TMMOB, TBB, DİSK, KESK ve Eğitim-Sen'in aralarında bulunduğu 18 kurum, etkinlik rehberlerinde yer alan ve dijital ortamda öğretmenler ve okul idarecileri tarafından her hafta doldurulması istenen "Ramazan Etkinlik İzleme Değerlendirme Formunu" "fişleme belgesi" olarak nitelendirdi.
23 Şubat'ta açıklama yapan sivil toplum kuruluşları uygulamanın öğrencileri ayrıştıracağını, anayasanın laiklik ilkesine ve eğitimin bilimsel niteliğine aykırı olduğunu savundu.
'Laikliği Savunuyoruz' bildirisine suç duyurusu
MEB'in uygulamasına tepki gösteren 168 yazar, gazeteci, sanatçı, akademisyen ve sivil toplum örgütü temsilcisi "Laikliği Birlikte Savunuyoruz" başlıklı bir metin kaleme alarak "Şeriatçı dayatmaları reddediyoruz" dedi.
Metinde, Türkiye'nin "Talibanlaştığı", "ABD ve İsrail planları doğrultusunda" "adım adım Ortadoğu'nun gerici bataklığına sürüklendiği" ifadeleri yer aldı.
Yazar ve akademisyenler, "Laik eğitimi, laik hukuk düzenini ve laik kamusal hayatı adım adım ortadan kaldırmaya yönelik hamleler ivme kazanmıştır" dedi.
Bildiriyi imzalayanlar arasında oyuncu Rutkay Aziz, şair Ahmet Telli, Türkiye Kadın Federasyonu Başkanı Canan Güllü, akademisyen Prof. Dr. Korkut Boratav da var.
Milli Eğitim Bakanı Tekin, metne tepki göstererek suç duyurusunda bulunduğunu söyledi.
Tekin "Bu etkinliklere katılan çocuklarımızın, gençlerimizin, velilerimizin, öğretmenlerimizin, idarecilerimizin haklarını korumak için böyle bir adım atacağımızı söylemiştim. Biz böyle bir adımı attık" dedi.
Erdoğan: 'Çocuklarımızın Ramazan'ı öğrenmesi neden rahatsız ediyor?'
Cumhurbaşkanı Erdoğan 25 Şubat'taki grup toplantısında "Laikliği Savunuyoruz" bildirisine tepki gösterdi.
Bildiriye imza atanları "nesli tükenmekte olan bir kısım yobaz" olarak tanımlayan Erdoğan şunları söyledi:
"Bunlar noel süslemeleri yapılınca rahatsız olmazlar, güya Cadılar Bayramı kılıfı altında saçmalıklar sahnelenirken rahatsız olmazlar, çocuklarımızı alkol, uyuşturucu, sigaraya özendiren her türlü sapkınlık şarkılarından rahatsız olmazlar."
MEB'in Ramazan genelgesini, "Doğrudur yerindedir, hukukidir. Ramazanın manevi iklimine uygun olmasının yanı sıra milletimizin hissiyatına tercüman olan hizmettir" diye yorumlayan Erdoğan, "laiklik bildirisine" imza atanlar için şunları söyledi:
"Bunların derdi laiklik değil, hiçbir zaman da olmadı. Bunların derdi bu toprakların kutsallarıyla, milli ve manevi değerleriyle, bu milletin kendisiyle.
"Hayırdır çocuklarımızın namazı, orucu öğrenecek olması sizi neden rahatsız ediyor, ramazan süslemesi yapması, tenefüste cıvıl cıvıl hep bir ağızdan ilahiler söylemesi sizi neden rahatsız ediyor?"

Milli Eğitim Bakanlığı, 81 ildeki valiliklere yazı göndererek, okullarda Ramazan ayı temalı etkinlikler yapılması talimatı verdi. Bakanlığın uygulaması laiklik tartışması yarattı.
Erdoğan "İnanç özgürlüğünü görmek isteyen Türkiye'ye baksın, ders alsın. Farklı inançlara adaletli yaklaşım görmek isteyen Türkiye'den ders alsın" diye konuştu.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de 24 Şubat'taki grup toplantısında tartışmalara değindi.
Bahçeli, "Bu genelgenin neresi yanlıştır? Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında Ramazan ayı etkinlikleri konulu genelgeyi sonuna kadar destekliyorum" dedi.
MHP lideri "laiklik bildirisi" ile ilgili de "Bana sorarsanız bu 168 kişiyi yan yana üst üste koyup toplasanız bir insan bile etmezsiniz" ifadelerini kullandı.


