ABD ve İsrail'in İran'a karşı savaşta 22. güne girildi. Son 48 saatte enerji tesislerine yapılan saldırılar öne çıktı. Katar'ın ana doğalgaz tesisi başta olmak üzere enerji altyapısına yönelik saldırıların ardından petrol ve doğalgaz fiyatları hızla yükseldi. Enerji fiyatları, dünyanın en büyük doğalgaz sahalarından biri olan İran'ın Güney Pars tesisine yönelik 18 Mart'ta düzenlenen saldırının ardından yükselişe geçti. Tahran, misilleme olarak Katar'daki büyük bir sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ihracat tesisi olan Ras Laffan'ı vurdu. "Ağır hasar" alan tesise yönelik saldırı küresel enerji tedariği hakkında endişeleri körükledi.
İşte savaşın 22. gününe girilirken geride kalan Cuma'da öne çıkan ayrıntılar:
Yeni kuvvetler kara operasyonuna işaret ediyor
ABD'nin sınırlı saldırılarının hedefi olan Hark Adası'na yönelik yeni bir operasyonun yapılabileceği düşünülüyor. Bölgeye doğru binlerce askerin olduğu yeni bir ABD deniz gücü ilerliyor. Bu durum kara operasyonu seçeneğinin masada olduğuna işaret etse de, uzmanlar böylesi bir operasyonun hem askeri hem de ekonomik açıdan büyük riskler barındırdığı konusunda uyarıyor.
ABD Başkanı Donald Trump geçen hafta Hark Adası'na yönelik ABD saldırısı sonrası, "İran veya başka herhangi bir güç, gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan serbest ve güvenli geçişine müdahale edecek bir girişimde bulunursa, bu kararımı derhal yeniden gözden geçireceğim." paylaşımını yapmıştı.
İran'ın ABD ve İsrail'in tüm saldırılarına ve bizzat ABD Başkanı'ndan gelen tehditlere rağmen Hürmüz Boğazı'ndan geçişe izin vermemesi sonrası Hark Adası'na yeni bir operasyon yapılacağı gündeme geldi. Ancak bu operasyonun kapsamı henüz net değil.
HARK ADASI'NA KAPSAMLI OPERASYON GÜNDEMDE
ABD'nin Ada'ya uyarı niteliğindeki ilk saldırıları petrol altyapılarını hedef almadı.
New York Times gazetesi Hark Adası'nın kontrolünü ele geçirme ya da daha kapsamlı bir saldırı yapılmasının gündemde olduğunu yazdı.
Washington yönetiminin Hark Adası'na Hürmüz Boğazı'nı açabilmek için operasyon yapacağı belirtiliyor.

OPERASYON TERS TEPEBİLİR
Askeri uzmanlar Ada'ya yönelik bir işgalin yani kara harekatının, bölgedeki füze dron saldırıları tehdidinin kırılmasının ardından yapılmasının mantıklı olduğu görüşünde
Ancak Hürmüz'ün açılmasına yönelik Hark adasına yapılabilecek bir operasyonun ters tepebileceği konusunda da uyarıyorlar. İran'ın elinden en önemli petrol merkezi alındığı takdirde bu durumun Hürmüz Boğazı'nın kapanmasına yol açabileceği belirtiliyor.
Tahran yönetiminin Hürmüz'ü mayınlamaya başladığına dair raporlar için ABD Başkanı Donald Trump "bu İran için bir nevi intihar olur" ifadesini kullandı. Trump Boğaz'ın tamamen kapanmasının İran'ın kendi ihracatını bitireceğini savunsa da uzmanlar, kaybedecek bir şeyi kalmayan bir rejimin her tür riski alabileceğine işaret ediyor. Hürmüz'ün kapalı tutmanın Tahran yönetimi için Hark Adası'ndaki petrol tesislerinden daha önemli olduğu belirtiliyor.
JAPONYA'DAKİ SAVAŞ GEMİSİ 5 BİN ASKERLE YOLA ÇIKTI
Japonya'daki USS Tripoli savaş gemisi ve beraberindeki 5 bin ABD deniz komandosunun Ada'ya yönelik olası bir operasyon için bölgeye doğru yola çıktığı belirtiliyor
DÜNYA EKONOMİSİ İÇİN DE BÜYÜK RİSK
Hark Adası'na yönelik bir operasyon, dünya ekonomisi içinde büyük bir risk teşkil ediyor.
Uzmanlar İran'ın ham petrol ihracatının yüzde 90'ının yapıldığı Ada'ya yönelik bir operasyon sonrası hali hazırda savaş nedeniyle yüksek seyreden petrol fiyatlarını daha artıracağını tahmin ediyor.
Haberde Trump'ın bundan 40 yıl önceki Hark açıklamalarına da atıfta bulunuluyor.
Trump, 1988'de verdiği bir mülakatta İran’ın ABD’ye saldırması durumunda ne yapacağı sorusuna, "Hark Adası’nın icabına bakardım, oraya girer ve orayı alırdım" yanıtını vermişti

İngiltere, Hürmüz Boğazı'nı hedef alan saldırılarda ABD'ye üslerini açma kararı aldı
İngiltere, ABD'nin Hürmüz Boğazı'nı hedef alan İran noktalarına yönelik saldırılar başlatmak amacıyla Britanya üslerini kullanmasını onayladı.
Başbakanlık ofisinin açıklamasına göre, İngiliz bakanlar Cuma günü İran'daki savaşı ve İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatmasını görüşmek üzere toplandı.
Ülke daha önce, çıkarlarını veya vatandaşlarının hayatlarını korumak amacıyla düzenlenen operasyonlarda ABD güçlerinin üslerini kullanmasına izin vermişti.
Bakanlar bugün ABD'nin Britanya üslerini kullanımının Hürmüz Boğazı'ndaki gemileri korumayı da kapsayacak şekilde genişletilebileceği konusunda mutabakata vardı.
Ülke saldırılara doğrudan katılmayacak. Başbakanlık ofisi "İngiltere'nin çatışmaya yaklaşımının arkasındaki prensiplerin aynı kaldığını" vurguladı.
Buna ek olarak "bakanların acilen tansiyonun düşürülmesi ve savaşın hızlı bir şekilde çözüme kavuşturulması gerektiğini vurguladığı" belirtildi.
İngiltere'nin kararı, ABD Başkanı Donald Trump'ın 20 Mart'ta ABD NATO üyesi müttefiklerini Hürmüz Boğazı konusunda harekete geçmekte geç kalmakla suçlamasının ardından geldi.
Trump, açıklamasında, "Korkaklar, bunu unutmayacağız" ifadelerini kullandı.

'Trump için kısmi bir zafer'
BBC News Beyaz Saray Muhabiri Bernd Debusmann Jr'ın analizi
Trump yönetimi için, İngiltere'nin Hürmüz Boğazı'nı korumaya yardımcı olacak saldırıları başlatmak amacıyla üslerinin kullanılmasına onay verdiğini duyurması bir zafer olarak görülecek ancak muhtemelen yalnızca kısmi bir zafer.
Haftalardır, hatta saldırılar başlamadan önce bile, Trump, İngiliz hükümetini ve [Başbakan] Starmer'ı sık sık eleştirmiş ona " karşımızda Winston Churchill yok" diye sataşmıştı.
ABD'nin bir zamanlar "müttefiklerin Rolls Royce'u" olarak gördüğü ülkenin hayal kırıklığı yarattığını söylüyordu.
Trump'ın çevresindeki birçok kişi için bu duyuru İngiltere'nin Trump'ın taleplerine boyun eğdiği şeklinde görülecek. Bu, ABD ile mevcut İngiliz hükümeti arasındaki ittifakın gücünü alenen sorgulama stratejisinin bir sonucu.
Ancak açıklama tam olarak Trump'ın istediği şey değil. İran'a karşı operasyonlar başladığından beri Trump, İngiltere de dahil olmak üzere ABD müttefiklerini boğazdan geçen gemilere daha fazla refakat sağlamaya çağırıyor.
Bu karar tam olarak bu talebi karşılamıyor. İngiltere Başbakanlık ofisi savaşla ilgili genel yaklaşımının ve görüşlerinin değişmediğini açıkça belirtiyor.
Trump'ın bunu Starmer hakkındaki görüşünü değiştirmeye yetecek bir adım olarak görüp görmeyeceği henüz net değil. Ancak yabancı liderler tarafından olumlu ya da uzlaşmacı olarak algılanan hamlelerin çoğu zaman Trump'ın eleştirilerini azaltmasına yol açtığı not edilmeli.
İngiltere hükümetinin üsler konusunda duruşu nasıl değişti?
İngiltere hükümeti çatışma öncesinde ABD'nin İran'a yönelik saldırılarını desteklemek için Britanya askeri üsleri kullanmasına izin vermemişti.
ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a karşı ortak saldırı başlattığı gün, Başbakan Keir Starmer İngiliz uçaklarının Ortadoğu'da "halkımızı, çıkarlarımızı ve müttefiklerimizi korumaya" yönelik savunma operasyonunun bir parçası olarak "gökyüzünde" olduğunu söyledi.
Ertesi gün Starmer, İngiltere'nin ABD'ye Gloucestershire'daki RAF Fairford ve Hint Okyanusu'ndaki Diego Garcia hava üslerini "savunma amaçlı" saldırılar için kullanılmasına izin verdiğini açıkladı.
Starmer, bu saldırıların bölgede İngiltere personeline ve müttefiklerine ateş açan İran noktalarını hedef alacağını söyledi. Ancak Britanya'nın hâlâ "taarruz amaçlı eylemlere" katılmayacağını belirterek ABD'nin üsleri bu amaçla kullanmasına izin vermedi.
Trump, Starmer'dan "memnun olmadığını" söyledi. 3 Mart'ta "Karşımızda Winston Churchill yok" dedi.
Kuveyt: Son 24 saatte ülkeye bir balistik füze ile 24 İHA atıldı
Kuveyt Savunma Bakanlığı, son 24 saatte ülkenin bir balistik füze ve 24 insansız hava aracı (İHA) ile hedef alındığını bildirdi. Bakanlık Sözcüsü Albay Suud el-Atvan, yaptığı yazılı açıklamada, İran kaynaklı saldırılara ilişkin son bilgileri paylaştı.
Atvan, son 24 saatte Kuveyt hava sahasında bir balistik füzenin tespit edilerek imha edildiğini, ülkeye gönderilen 24 İHA'dan 15’inin ise düşürülerek etkisiz hale getirildiğini belirtti. Söz konusu İHA'lardan 8 tanesinin boş arazilere düştüğünü aktaran Atvan, şunları kaydetti:
Kuveyt Petrol Şirketine ait rafinerilerden birinin 2 İHA'yla vurulması sonucu yangın çıktı. İlgili birimlerin müdahalesiyle yangın kontrol altına alındı ve olayda can kaybı yaşanmadı.
Tahran'da cuma namazı sonrası ABD ve İsrail aleyhine protesto yürüyüşü düzenlendi
Cuma namazına müteakip ABD-İsrail saldırılarında ölen İstihbarat Bakanı İsmail Hatib için cenaze töreni düzenlendi
ABD ve İsrail aleyhine protesto yürüyüşü gerçekleştirildi.
Tahran'da binlerce kişi, soğuk havaya rağmen cuma namazının ardından düzenlenen protesto yürüyüşüne katıldı.
ABD ve İsrail aleyhine sloganlar atılan yürüyüşte İran yönetimine destek mesajları verildi.
Yürüyüşe katılanlar ellerinde İran bayrakları ve saldırılarda hayatını kaybedenlerin fotoğraflarını taşıdı.
ABD-İsrail saldırılarında hayatını kaybeden İran İstihbarat Bakanı İsmail Hatib ile ailesinin cenazelerinin de getirildiği yürüyüşün ardından Hatib ve ailesi için cenaze töreni düzenlendi.

İran'dan yapılan misillemenin ardından İsrail'in orta kesimindeki Rehovot'a şarapnel parçaları düştü
İran'dan yapılan füze saldırısı nedeniyle İsrail'in orta kesimindeki Rehovot kentine şarapnel parçaları düştüğü bildirildi.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İran’dan atıldığı tespit edilen füzelerin önlenmesi için hava savunma sistemlerinin devreye girdiği bildirildi.
Misilleme tehdidi altındaki bölgelerde cep telefonlarına gönderilen uyarı mesajlarının ardından başta Tel Aviv olmak üzere ülkenin orta kesiminde sirenler çaldı.
Yedioth Ahronot gazetesinin haberinde, Rehovot kentinde bazı caddelere ve bir evin çatısına şarapnel parçalarının düştüğü bildirildi.
Düşen şarapnel parçaları nedeniyle şarapnel parçalarının isabet ettiği evin çatısında yangın çıktığı görüldü.
İran misillemesinde hasar alan Hayfa petrol rafinerisindeki onarım "birkaç gün" sürecek
İran misillemesinin hedef aldığı İsrail'in Hayfa kentindeki petrol tesisi yakınlarında ilave hasar tespit edildiği, rafinerideki onarım faaliyetlerinin "birkaç gün” süreceği duyuruldu.
Hayfa kentindeki Bazan Petrol Rafinerisinden yapılan açıklamada, İran'ın füze saldırısının ardından gece yürütülen çalışmalarda yeni hasar tespit edildiği bildirildi.
Rafineriden Tel Aviv Menkul Kıymetler Borsası'na yapılan açıklamada, hasarın, "rafinerinin faaliyetleri için hayati önem taşıyan ve rafineri sahasının dışında bulunan, üçüncü bir tarafa ait dış altyapıya” verildiği kaydedildi.
Üretimin büyük ölçüde devam ettiği ancak hasardan etkilenen bölümlerde de faaliyetlerin çok kısa sürede başlayacağı belirtildi.
Enerji Bakanı Eli Cohen dün İran misillemesinde hedef alınan tesisin "altyapısında ciddi bir hasar" meydana gelmediğini savunmuştu.
Bu hafta başlarında Güney Pars doğal gaz tesisinin hedef alınmasının ardından İran, İsrail ve Körfez'deki enerji altyapısına misillemelerini artırdı.
İran savaşı: NATO Irak'tan çekiliyor
Irak'ın başkenti Bağdat'taki NATO misyonunun, İran savaşının yarattığı güvenlik endişeleri nedeniyle ülkeden çekildiği bildirildi. Ülkede sadece Türk ve Rumen personelden oluşan küçük bir birliğin kaldığı belirtiliyor. NATO sözcüsü Allison Hart, AFP haber ajansına yaptığı açıklamada, Irak'taki NATO misyonunun geri çekildiğini teyit ederek "Personelimizin güvenliği ilk sırada gelir" dedi. Bu nedenle geri çekilmeyle ilgili ayrıntıların kamuoyuyla paylaşılmayacağını kaydeden sözcü, Irak ile iş birliğinin devam edeceğini belirtti. Daha önce Irak resmi haber ajansı Iraklı güvenlik yetkililerine dayandırdığı haberde NATO'nun Irak'tan çekileceğini ve ancak savaş sona erdikten ve Irak'ta güvenlik durumu istikrara kavuştuktan sonra geri dönmeyi planladığını bildirmişti. AFP'ye konuşan bir Fransız askerî kaynak ise, misyonun "devam ettiğini, ancak yerinin değiştirildiğini" aktardı.
"Türk ve Rumen personel kalıyor"
Ajansa konuşan Iraklı bir yetkili de Cuma sabahı en az 45 ABD askerinin üslerinden ayrıldığını belirterek Türk ve Rumen personelden oluşan küçük bir birlik dışında "tüm misyonun" geri çekildiğini ifade etti. Irak hükümet çevreleri ise NATO'nun bölgedeki durum nedeniyle endişeli olduğunu, Irak hükümetiyle görüş ayrılıkları bulunmadığını vurguladı. NATO misyonu, Irak'ın başkenti Bağdat'ta ABD Büyükelçiliğinin de bulunduğu Yeşil Bölge'deki bir Irak askerî üssünde konuşlu bulunuyor. Geçen günlerde ABD Büyükelçiliği civarına İran'dan yoğun füze saldırıları düzenlenmişti. 2018'de oluşturulan NATO misyonu ülkede Irak ordusu ve güvenlik güçlerinin geliştirilmesine destek vermek üzere danışmanlık görevi yerine getiriyor.
MÜCTEBA HAMANEY: TÜRKİYE VE UMMAN'A YÖNELİK SALDIRILARI İRAN YAPMADI
İran Dini Lideri Mücteba Hamaney, “Komşu ülkelerle ilişkileri geliştirmeye inanıyoruz” açıklamasında bulundu.
Türkiye ve Umman'a yönelik saldırıların İran ya da müttefik güçleri tarafından düzenlenmediğini söyleyen Hamaney, "Bizimle iyi ilişkilere sahip olan Türkiye ve Umman’a yönelik saldırılar kesinlikle İran Silahlı Kuvvetleri ya da direniş cephesine bağlı unsurlar tarafından yapılmamıştır. Bu, Siyonist düşmanın İran ile komşuları arasında ayrılık oluşturmak amacıyla başvurduğu bir sahte bayrak girişimidir. Benzer durumlar başka ülkelerde de yaşanabilir" dedi.
İran Devlet Televizyonu, Mücteba Hamaney'in İran'ın yeni yılına “Ulusal Birlik ve Ulusal Güvenlik Gölgesinde Dirençli Ekonomi Yılı” adını verdiğini duyurdu.

Hamaney: "İran'ın düşmanları yanlış hesap yaptı"
İran'ın dini lideri Mücteba Hamaney, cuma günkü açıklamasında, ABD ve İsrail'in bir veya iki günlük saldırıdan sonra İran halkının hükümeti devireceğine inandığını, ancak bunun "büyük bir yanlış hesap" olduğunu söyledi.
Hamaney bunun yerine, "dini, entelektüel, kültürel ve siyasi kökenlerindeki tüm farklılıklara rağmen" İranlılar arasında "birlik" oluştuğunu, "düşmanda ise kırılma meydana geldiğini" savundu.
Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: "İran nükleer silah istemiyor"
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Nevruz mesajında ülkesinin komşularıyla savaş istemediğini söyledi.
Pezeşkiyan ayrıca İran'ın nükleer silah edinme arzusunda olmadığını yineledi.
“Zorluklarımız düşmanların müdahalesinin sonucudur. Bizi çevreleyen sevgili komşularımız, sizler kardeşlerimizsiniz. Tüm bu farklılıkları sizinle çözmek için geldik.”
Pezeşkiyan, “bölgede barış ve istikrarı sağlamak için İslam ülkelerinden oluşan bölgesel bir güvenlik yapısı kurulmasını” da öneriyor.
TRUMP, HARK ADASI'NIN İŞGALİNİ DEĞERLENDİRİLİYOR
ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin, İran’a baskıyı artırmak amacıyla Hark Adası’nı ele geçirme ya da abluka altına alma planlarını değerlendirdiği bildirildi. Konuya yakın kaynaklara göre bu seçenek, Hürmüz Boğazı’nda durma noktasına gelen petrol ve LNG sevkiyatını yeniden başlatmayı hedefliyor.
İran kıyılarına yaklaşık 24 kilometre mesafede bulunan Hark Adası, ülkenin ham petrol ihracatının yaklaşık yüzde 90’ını işleyen kritik bir merkez konumunda bulunuyor.
AMAÇ HÜRMÜZ'ÜN KİLİDİNİ KIRMAK
Washington yönetimi, İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki baskısını kırmadan savaşın kendi şartlarında sona erdirilemeyeceğini değerlendiriyor. Bu nedenle Hark Adası’nın kontrol altına alınmasının, Tahran’ı müzakereye zorlayabilecek stratejik bir hamle olabileceği belirtiliyor.
Beyaz Saray’a yakın bir kaynak, İran’ın askeri kapasitesinin zayıflatılması için yaklaşık bir aylık ek saldırı süresine ihtiyaç duyulduğunu, ardından adanın ele geçirilerek müzakere kozuna dönüştürülebileceğini ifade etti.
ABD ASKERLERİ HEDEF OLABİLİR
Ancak böyle bir operasyonun, ABD askerlerini doğrudan çatışma hattına sokacağı ve ciddi kayıp riski taşıdığı vurgulanıyor. Bu nedenle planın hayata geçirilmesi için İran’ın bölgedeki askeri kapasitesinin daha da zayıflatılması gerektiği değerlendiriliyor.
Operasyonun gerçekleştirilmesi halinde daha fazla kara gücüne ihtiyaç duyulacağı, bu kapsamda bölgeye üç ayrı deniz piyade birliğinin sevk edildiği ve ek takviyelerin de gündemde olduğu belirtildi.
KARAR HENÜZ VERİLMEDİ
ABD yönetiminden üst düzey bir yetkili, Trump’ın önceliğinin Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması olduğunu belirterek, gerekirse Hark Adası’nın ele geçirilmesinin veya kıyı operasyonunun gündeme gelebileceğini söyledi. Ancak bu yönde henüz kesin bir karar alınmadığı vurgulandı.
ALTERNATİF PLAN DENİZ ABLUKASI
Plan kapsamında Hark Adası’nın doğrudan işgal edilmesi yerine deniz ablukası uygulanması seçeneği de değerlendiriliyor. Bu senaryoda, adaya ulaşan tankerlerin engellenmesi hedefleniyor.
Pentagon hukukçularının da bu tür adımların yasal boyutuna ilişkin görüş verdiği aktarıldı.
GEÇTİĞİMİZ HAFTA ADA HEDEF ALINDI
ABD ordusunun geçtiğimiz hafta Hark Adası’ndaki askeri hedeflere yönelik geniş çaplı hava saldırıları düzenlediği bildirildi.
Yetkililer bu saldırıların hem İran’a mesaj vermeyi hem de olası bir kara operasyonu için zemin hazırlamayı amaçladığını belirtti.
Trump ise yaptığı açıklamada, “Adadaki her şeyi vurabiliriz, sadece boru hatlarını bıraktık.” ifadelerini kullandı.
DEVRİM MUHAFIZLARI SÖZCÜSÜ ÖLDÜRÜLDÜ
İran Devlet Televizyonu, Devrim Muhafızları'nın sözcüsü Ali Muhammed Naini'nin öldürüldüğünü duyurdu. Söz konusu saldırı, son günlerde üst düzey İranlı yetkililere yönelik art arda gelen operasyonların bir yenisi olarak kayda geçti.
SAVAŞTA ŞİMDİYE KADAR KİMLER ÖLDÜRÜLDÜ?
İran'da öldürülen siyasiler
- Dini lideri Ali Hamaney
- Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Başkanı Ali Laricani
- Savunma Konseyi Başkanı Ali Şemhani
- Savunma Bakanı Ali Nasırzade
- İstihbarat Bakanı İsmail Hatib
İran'da öldürülen komutanlar
- Genelkurmay Başkanı Abdürrahim Musevi
- Devrim Muhafızları’nın Komutanı Muhammed Pakpur
- Besic Komutanı Gulam Rıza Süleymani
Hürmüz Boğazı'ndan hangi gemiler geçebiliyor?
BBC'nin doğrulama servisi BBC Verify'ın incelediği verilere göre Mart'ın başından bu yana İran güçlerinin aralıklı saldırılarına rağmen Hürmüz Boğazı'ndan yüze yakın gemi geçti.
Dünyanın en yoğun taşımacılık koridorlarından biri olan Hürmüz'den bazı enerji ve gündelik mallar geçse de ABD-İsrail'in İran'a karşı 28 Şubat'ta başlattığı saldırılardan bu yana günlük trafik %95 azaldı.
Taşımacılık analizi yapan Kpler şirketinin verisine göre bu ay boğazdan 99 gemi geçti. Bu da günlük beş ila altı gemi ediyor.
İncelemelerimize göre bu gemilerin yaklaşık üçte birinin İran ile bağlantısı var.
Müşterek Deniz Kuvvetleri koalisyonuna göre savaştan önce Hürmüz Boğazı'ndan günde 138 gemi geçiyordu.
Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasının uluslararası taşımacılık ve küresel enerji tedariği zincirlerini tehlikeye attığı vurgulandı.
Açıklamada "Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçişleri sağlamak için yürütülen çabalara destek vermeye hazır olduğumuzu ifade ederiz" dendi.
Ortak açıklama, ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı konusunda ABD'ye destek vermeyi reddeden ülkeleri eleştirmesinin ardından geldi.
Trump, 17 Mart'ta Beyaz Saray'da yaptığı açıklamada NATO müttefiklerinin ABD'ye yardımı reddetmesi ile ilgili "Beni hayal kırıklığına uğrattılar" demişti.
ABD başkanı ayrıca "Bence çok aptalca bir hata yaptılar" diye konuştu.
Trump, sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşımda ABD'nin Batılı müttefikleri yanı sıra Japonya, Avustralya ve Güney Kore'yi de eleştirmiş, "Kimsenin yardımına ihtiyacımız yok" ifadelerini kullanmıştı.
"Artık orada hiç kimse lider olmak istemiyor. Onlarla konuşmak istiyoruz ama konuşacak kimsemiz yok. Bundan da memnunuz" diye ekledi.
ABD Başkanı Trump'tan NATO üyelerine suçlama: "Korkaklar"
Trump, sahip olduğu Truth Social sosyal medya platformundan 20 Mart'ta yaptığı paylaşımda, "NATO ABD olmadan KÂĞITTAN KAPLANDIR! Nükleer güce sahip İran'ı durdurmak için verilen mücadeleye katılmak istemediler" dedi.
Donald Trump savaşın kazanıldığını iddia ettiği paylaşımda, Hürmüz Boğazı'nın "basit bir askeri manevra" ile açılabilecek olmasına rağmen, bu ülkelerin yardım etmek istemediklerini savundu.
Trump, "Oysa ne kadar kolay ve risksiz olacaktı onlar için. KORKAKLAR ve bunu UNUTMAYACAĞIZ!" ifadelerini kullandı.
Bundan kısa bir süre sonra Beyaz Saray'da basın toplantısında konuşan Trump, İran'ın donanması, hava kuvvetleri, uçaksavar sistemleri, radarları ve liderlerini sıralayarak "hepsi yok oldu" dedi.

Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiği 1 ay içinde neredeyse durma noktasına geldi.
Bazı Avrupa ülkeleri, Japonya ve Kanada 19 Mart'ta Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçiş sağlamaya destek vermeye hazır olduklarını ilan emişti.
İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Hollanda, Japonya ve Kanada liderleri tarafından yapılan ortak açıklamada İran'ın körfez ülkelerindeki sivil ve enerji altyapısına yönelik saldırıları ile İran'ın Hürmüz Boğazı'nı "fiilen kapatma" hamlesi kınandı.
Gemi trafiği durma noktasına geldi
BBC'nin doğrulama servisi BBC Verify'ın incelediği verilere göre Mart'ın başından bu yana İran güçlerinin saldırılarına rağmen Hürmüz Boğazı'ndan yüze yakın gemi geçti.
Dünyanın en yoğun taşımacılık koridorlarından biri olan Hürmüz'den yakıt ve gündelik mallar taşıyan bazı gemiler geçse de ABD-İsrail'in İran'a karşı 28 Şubat'ta başlattığı saldırılardan bu yana günlük trafik %95 azaldı.
Taşımacılık analizi yapan Kpler şirketinin verisine göre bu ay boğazdan 99 gemi geçti. Bu da günlük beş ila altı gemi ediyor.
Gemilerin yaklaşık üçte biri İran ile bağlantılı.
Bölgedeki deniz güvenliğini sağlamakla yükümlü Müşterek Deniz Kuvvetleri koalisyonuna göre savaştan önce Hürmüz Boğazı'ndan günde 138 gemi geçiyordu.
İran savaşı nedeniyle İsviçre, ABD'ye silah ihracatını askıya aldı
İsviçre bugün yaptığı açıklamada, İran'a yönelik devam eden saldırılar nedeniyle tarafsızlığını gerekçe göstererek, şirketlere ABD'ye silah ihracatı için lisans vermeyeceğini duyurdu.
Hükümet, "İran ile uluslararası silahlı çatışma içinde olan ülkelere askeri teçhizat ihracatına, çatışma süresince izin verilemez" ifadelerini kullandı.
Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre "ABD'ye askeri teçhizat ihracatı şu anda yasak" diye belirtildi.
Bu arada, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ın doğalgaz altyapısına yönelik saldırılarını tekrarlamaması yönündeki çağrısından bir gün sonra, İsrail bu sabah İran'a yeni bir saldırı dalgası başlattı. Bu durum, ABD-İsrail çatışmasının tırmanmasıyla birlikte yaşandı.
İsrail ordusu Suriye'de saldırılar düzenledi
İsrail ordusu gece saatlerinde Suriye'nin güneyinde saldırılar düzenlediğini açıkladı.
Açıklamada bombardımanın "Es-Süveyde'deki Dürzi nüfusu yönelik saldırılara" karşılık olarak gerçekleştirildiği söylendi.
Ayrıca "İsrail ordusu Suriye'deki Dürzi nüfusa zarar verilmesine müsamaha göstermeyecek ve onları korumayı sürdürecektir" ifadeleri kullanıldı.
Saldırılarda Suriye yönetimine ait bir komuta merkezi ve askeri tesislerde bulunan silahların hedef alındığı belirtildi.
İsrail Savunma Bakanı: Suriye’ye yönelik saldırılar Dürzi azınlığı korumak için yapıldı
İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, Suriye hükümetini, savaşı Suriye’deki Dürzi topluluğuna zarar vermek için bir örtü olarak kullanmaması konusunda uyardı. Bu açıklama, İsrail ordusunun cuma günü Süveyda bölgesindeki bazı noktaları, Dürzilere yönelik saldırılara karşılık olarak vurduğunu söylemesinin ardından geldi.
Can kaybına ilişkin hemen bir bilgi paylaşılmadı. Suriye devlet medyası da İsrail saldırılarına dair henüz yorum yapmadı ya da haber geçmedi. Saldırıların tam olarak ne zaman gerçekleştiği de netlik kazanmadı.
Katz, "Daha da büyük bir güçle vuracağız," dedi.
Dürzilerin çoğunlukta olduğu vilayette faaliyet gösteren aktivist gruplar ise son iki gün içinde silahlı Dürzi gruplarla Suriye hükümet güçleri arasında çatışmalar yaşandığını bildirdi.
Abu Dabi polisi, savaş sırasında çekim yapıp 'yanıltıcı' bilgi paylaşan 100’den fazla kişiyi gözaltına aldı
Birleşik Arap Emirlikleri’nde polis, savaş sırasında çekim yapıp "yanıltıcı" bilgiler paylaşan 100’den fazla kişiyi gözaltına aldığını açıkladı.
Bu adım, Körfez ülkelerinin İran saldırılarıyla ilgili görüntü ve paylaşımlara yönelik baskıyı artırdığı bir dönemde geldi.
BAE polisi cuma günü yaptığı açıklamada, "Abu Dabi Polisi, mevcut olaylar sırasında çeşitli milletlerden 109 kişinin, bazı bölgeleri ve olayları görüntüleyip sosyal medya platformları üzerinden yanlış bilgiler yaydığı gerekçesiyle gözaltına alındığını duyurdu," ifadelerini kullandı
Açıklamada, gözaltına alınan kişilerden bazılarının “yanıltıcı bilgi” paylaştığı da belirtildi.
Dubai’de İran bağlantılı kuruluşlar kapatılıyor
İran savaşında Birleşik Arap Emirlikleri’nin İran’dan gelen saldırılarla defalarca hedef alınmasının ardından, Dubai’de İran bağlantılı kuruluşlar kapatılmaya başlandı.
Şah döneminde 1972’de Dubai’de açılan İran Hastanesi cuma günü kapatıldı. Hastanenin internet sitesi erişime kapanırken telefon hattı da devre dışı kaldı.
Kapatma haberini ilk duyuran Financial Times, ismi açıklanmayan bir BAE hükümet yetkilisine dayandırdığı haberinde, İran ile "doğrudan bağlantılı" kurumların, "İran halkına hizmet etmeyen gündemleri ilerletmek için kötüye kullanıldıkları" ve BAE yasalarını ihlal ettikleri gerekçesiyle kapatılacağını yazdı.
Bur Dubai’de bulunan İran Kulübü de daha önce Instagram hesabından yaptığı açıklamada, "mevcut koşullar nedeniyle" kapanacağını duyurmuştu. BAE Devlet Güvenlik Dairesi ise İran ve Hizbullah tarafından finanse edilip yönetildiğini öne sürdüğü bir "terör ağı"nın üyelerinin gözaltına alındığını açıkladı.
Yetkililer, bu yapının BAE ekonomisini ve mali istikrarını bozmak amacıyla, paravan bir şirket kisvesi altında faaliyet gösterdiğini; kara para aklama ve "terörün finansmanı" faaliyetlerinde bulunduğunu öne sürüyor.
Petrol fiyatları yüksek seyrediyor, kısmen dengelendi
İran’ın fırlattığı insansız hava araçları ve füzelerle Körfez ülkelerine yönelik saldırılar sürerken, gece boyunca Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Suudi Arabistan ve Bahreyn’de saldırı haberleri geldi. Kuveyt’te Mina el-Ahmadi petrol rafinerisinin yeniden hedef alındığı bildirildi.
Tüm bu gelişmelere rağmen petrol ve doğalgaz fiyatları yüksek seviyelerini korurken, Perşembe günkü dalgalanmanın ardından kısmen dengelenmiş görünüyor.
Bu durum, ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun en azından şimdilik de olsa İran’ın doğalgaz sahalarına yönelik yeni saldırılar olmayacağı yönündeki açıklamalarının ardından geldi.
Ancak uzun vadede piyasalarda ciddi endişeler hakim. Katar Enerji Bakanı, ülkenin kritik öneme sahip Ras Laffan sıvılaştırılmış doğalgaz tesisinin tamamen onarılmasının üç - beş yıl sürebileceğini açıkladı.
Bu sürecin, Katar’ın sıvılaştırılmış doğalgaz ihracatını bu süre boyunca yaklaşık beşte bir oranında azaltması bekleniyor.
Kuveyt’te petrol rafinerisine İHA saldırısı
İran’a saldırıları durdurma çağrıları sürerken, Kuveyt’in devlet petrol şirketi KPC, ülkenin bir petrol rafinerisinin çok sayıda insansız hava aracı (İHA) saldırısına hedef olduğunu açıkladı. Şu ana kadar can kaybına ilişkin bir bilgi paylaşılmadı.
Devlet haber ajansına göre, Mina el-Ahmadi rafinerisinde çıkan yangına acil durum ekipleri müdahale etti, bazı üniteler ise kapatılmak zorunda kaldı.
Bu gelişme, Körfez ülkelerinin kaçınmak istediği “en kötü senaryolardan biri” olarak değerlendiriliyor. Enerji altyapısının savaşta tekrar tekrar hedef haline gelmesi, bölgedeki endişeleri artırıyor.
İsrail’in İran’daki Güney Pars tesisine yönelik saldırılarının ardından Tahran yönetimi misilleme başlatırken, Körfez ülkeleri de bu gerilimin doğrudan etkisi altında kalıyor.
Ramazan Bayramı’nın ilk gününde dahi çatışmaların şiddetinde azalma görülmemesi, savaşın kısa vadede sona ermeyeceğine işaret ediyor.
Hakan Fidan, BAE'ye gitti
Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada Bakan Hakan Fidan'ın bugün Birleşik Arap Emirlikleri'ne gittiği ifade edildi.
Fidan dün de Katar'ın başkenti Doha'yı ziyaret etmiş ve Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile ortak basın toplantısı düzenlemişti.
Dışişleri Bakanı bu basın toplantısında, Türkiye’nin İran’a, ABD ve İsrail ile yaşanan savaşın Ortadoğu’ya yayılmaması için “dostane” uyarılarda bulunduğunu söyledi. Fidan, İran’ın bölge ülkelerine saldırmama konusunda “tarihi bir sorumluluğu” bulunduğunu belirtti.
ABD müttefikleri: 'Hürmüz Boğazı için desteğe hazırız'
ABD Başkanı Donald Trump'ın NATO müttefiklerini eleştirmesinin ardından yedi ülkeden ortak açıklama geldi.
İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Hollanda, Japonya ve Kanada liderleri İran'ı "Hürmüz Boğazı'nı kapatmaya dönük girişimlere derhal son vermeye" çağıran bir açıklama yaptı.
Liderler, yazılı açıklamada "Hürmüz'den güvenli geçişlerin sağlanması için gerekli çabalara katkı vermeyi hazır olduklarını" kaydetti.
Açıklamada ülkelerin bu konuda nasıl bir destek sağlayacağı net biçimde ifade edilmedi. İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto ise sosyal medyada yaptığı açıklamada bunun bir "savaş görevi" olmadığını söyledi.
Trump, NATO ülkelerinin Hürmüz Boğazı konusunda ABD'yi desteklemeyerek "aptalca bir hata" yaptığını söylemişti.
İran Devrim Muhafızları Ordu Sözcüsü Muhammed Ali Naini, ABD-İsrail saldırısında hayatını kaybetti
İran Devrim Muhafızları Ordu Sözcüsü Muhammed Ali Naini'nin, ABD-İsrail saldırılarında hayatını kaybettiği açıklandı.
Yarı resmi Tesnim Haber Ajansının Devrim Muhafızları Ordusunun açıklamasına dayandırdığı habere göre, Devrim Muhafızları Ordu Sözcüsü Naini, bu sabah ABD-İsrail'in saldırısında yaşamını yitirdi. Saldırının detaylarına ilişkin bilgi verilmedi.
İran'dan yapılan misillemenin ardından İsrail'in orta kesimlerinde patlama sesleri duyuldu
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İran’dan atıldığı tespit edilen füzeleri önlemek için hava savunma sistemlerinin devreye girdiği bildirildi.
Misilleme tehdidi altındaki bölgelerde cep telefonlarına ön uyarı mesajları gelirken halktan sığınaklara girmeleri istendi.
İsrail’in başkenti Tel Aviv çevresi ile işgal altındaki Doğu Kudüs semalarından patlama sesleri duyulurken, söz konusu bölgelerde sirenler çalmadı.
İsrail basını, Kudüs yakınlarındaki bölgeler ile güneydeki bazı yerleşimlerde sirenlerin çaldığını aktardı.
İsrail acil yardım servisi Kızıl Davut Yıldızı'ndan yapılan açıklamada ise misillemede ilk belirlemelere göre ölen ya da yaralanan olmadı.
Kuveyt Petrol Şirketi: İHA saldırısının ardından Mina el-Ahmedi Rafinerisi'nde yangın çıktı
Kuveyt Petrol Şirketi, sabah Mina el-Ahmedi Rafinerisi'nin insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef alındığını ve rafinerinin bazı ünitelerinde yangın çıktığını duyurdu.
Kuveyt resmi haber ajansı KUNA'nın aktardığına göre, şirketten yapılan açıklamada, Mina el-Ahmedi Rafinerisi'nin İHA'larla hedef alındığı belirtildi.
Saldırı sonucu rafinerinin bazı ünitelerinde yangın çıktığı bildirilen açıklamada, ilk belirlemelere göre saldırılarda can kaybı veya yaralanma olmadığı aktarıldı.
İtfaiye ve acil durum ekiplerinin yangına derhal müdahale ettiği belirtilen açıklamada, rafinerideki bazı ünitelerin kapatıldığı ve çalışanların güvenliğini sağlamak için gerekli tüm önlemlerin alındığı kaydedildi.
Suudi Arabistan, hava sahasına giren 20 İHA'yı imha ettiğini duyurdu
Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, ülke hava sahasına giren 20 insansız hava aracının (İHA) imha edildiğini duyurdu.
Savunma Bakanlığının ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan yapılan açıklamada, konuya ilişkin bilgi verildi.
Açıklamada, biri ülkenin kuzeyindeki El-Cevf kentine, 19'u ise doğu bölgelerine yönelik 20 İHA saldırısı yapıldığı, söz konusu İHA'ların imha edildiği kaydedildi.
İran, ABD ve İsrail'in saldırılarına misilleme kapsamında, 28 Şubat'tan bu yana 7 Arap ülkesindeki ABD üsleri ile kritik noktalara füze ve İHA saldırıları düzenliyor.
Kuveyt, füze ve İHA saldırılarına hava savunma sistemleriyle müdahale edildiğini duyurdu
Kuveyt Genelkurmay Başkanlığından yapılan açıklamada, ülkenin çeşitli bölgelerinde duyulan patlama seslerinin, balistik füze ve İHA'ların hava savunma sistemleri ve savaş uçakları tarafından etkisiz hale getirilmesinden kaynaklandığı belirtildi.
Açıklamada ayrıca, vatandaşlara ve ülkede yaşayanlara güvenlik ve emniyet talimatlarına uymaları çağrısı yapıldı.
Bahreyn'de İran saldırısında düşen şarapnel depo yangınına neden oldu
Bahreyn İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, İran saldırısı sırasında düşen şarapnel parçalarının bir şirkete ait depoda yangına neden olduğu, sivil savunma ekiplerinin yangını kısa sürede kontrol altına aldığı ve olayda herhangi bir yaralanma yaşanmadığı belirtildi.
Bakanlık daha önce sirenlerin çaldığını duyurmuş, vatandaşlarına ve ülkede yaşayanlara sakin olmaları ve en yakın güvenli bölgelere gitmeleri çağrısında bulunmuştu.
BAE, İran'dan gelen füze ve İHA'ların engellendiğini duyurdu
BAE Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, ülkenin çeşitli bölgelerinde duyulan patlama seslerinin, balistik füze ve İHA'ların hava savunma sistemleri ve savaş uçakları tarafından etkisiz hâle getirilmesinden kaynaklandığı belirtildi.
Açıklamada, hava savunma birimlerinin İran kaynaklı saldırılara karşı etkin şekilde hazır ve teyakkuzda olduğu ifade edildi.
İran medyası: Tahran'da patlama sesleri duyuldu
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarında başkent Tahran'da patlama sesleri duyulduğu belirtildi.
İran'dan yayın yapan Jamaran haber sitesine göre, Tahran'da patlama sesleri duyuldu.
Patlamaların kentin hangi bölgelerinde meydana geldiği belirtilmezken, hava savunma sisteminin devreye girdiği kaydedildi.
İran Meclisi Ulusal Güvenlik Komisyonu Sözcüsü: "Şu anda Amerikalılarla hiçbir görüşme yapmıyoruz"
İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre, - İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Sözcüsü İbrahim Rezayi, Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonunun İran Genelkurmayı ve Savunma Bakanlığı yetkililerinin katılımıyla gerçekleştirdiği toplantı sonrası açıklamada bulundu.
İran Silahlı Kuvvetlerinin ABD ve İsrail'e karşı sahadaki durumu ve operasyonlarının ele alındığı toplantıya ilişkin bilgi veren Rezayi, "Herhangi bir devletin topraklarını veya üslerini herhangi bir şekilde düşmana açması durumunda kesinlikle düşman olarak muamele görecektir." ifadesini kullandı.
Hark Adası’nda güvenliğin sağlandığını ve petrol ihracatının devam ettiğini dile getiren Rezayi, "Şu anda Amerikalılarla hiçbir görüşme yapmıyoruz." dedi.
ABD Başkanı Donald Trump, 15 Mart'ta yaptığı açıklamada, ABD'nin Hark Adası'na yaptığı saldırının adanın büyük bir kısmını "tamamen yerle bir ettiğini" ve adayı "sırf eğlence olsun diye birkaç kez daha vurabileceklerini" belirtmişti.
İsrail, İran'a saldırılar nedeniyle uygulanan kısıtlamaları bazı bölgelerde gevşetecek
İran'ın misillemelerinin sürmesine karşın İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İç Cephe Komutanlığı yönergelerinde bazı değişikliklere gidildiği belirtildi.
Belirlenen bölgelerde yeni yönergenin 22 Mart Pazar günü saat 06.00 itibariyle yürürlüğe gireceği ve bu kapsamda sınırlı faaliyetten kısmi faaliyete geçileceği belirtilen açıklamada, diğer bölgelerde ise mevcut kuralların 23 Mart Pazartesi saat 20.00'ye kadar yürürlükte kalacağı aktarıldı.
Açıklamaya göre, kısıtlamaların gevşetildiği bölgelerde, gerekli süre içinde korunaklı alana ulaşmanın mümkün olduğu yerde eğitim faaliyetleri devam edebilecek.
Gerekli sürede korunaklı alana ulaşmanın mümkün olması koşuluyla açık havada 50, kapalı mekanlarda 100 kişinin toplanmasına izin verileceği ifade edilen açıklamada, yine gerekli sürede korunaklı alana ulaşmanın mümkün olması koşuluyla iş yerlerinin açılabileceği kaydedildi.
İsrail basını: İran savaşı ilk 20 günde İsrail ordusuna 6,4 milyar dolara mal oldu
İsrail’in Haaretz gazetesi, İran’a karşı yürütülen savaşın ilk 20 gününde İsrail ordusuna yaklaşık 6,4 milyar dolar maliyet oluşturduğunu belirtti.
Gazete, ismini vermediği kaynaklara dayandırdığı haberinde, savaşın ilk 20 gününde günlük ortalama 1 milyar şekel (yaklaşık 320 milyon dolar) harcama yapıldığını aktardı.
Savaşın yönetimi için ayrılan toplam bütçenin yaklaşık 39 milyar şekel (12,5 milyar dolar) olduğunu ifade eden kaynaklar, mevcut harcama temposu devam ederse savaşın süresine dair tahminler yapılabileceğini ifade etti.
Haberde, söz konusu verilerin savaşın İsrail üzerindeki ekonomik yükünü ortaya koyduğu ve ordunun saldırıların devamı için ek bütçe talebinde bulunmaya hazırlandığı belirtildi.
İran basını: Tebriz'deki kontrol noktasına düzenlenen saldırıda 13 kişi öldü
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarında dün Tebriz'de bir kontrol noktasına atılan bomba sonucu, Devrim Muhafızları Ordusu’na bağlı milis gücünden (Besic) 13 kişinin öldüğü, 18 kişinin de yaralandığı belirtildi.
İranlı İşçiler Haber Ajansı'na göre, Doğu Azerbaycan (Tebriz) Valiliği tarafından konuya ilişkin açıklama yapıldı.
Tebriz kentinin Karamelk bölgesindeki bir kontrol noktasına dün düzenlenen bombalı saldırı sonucu milis gücünden 13 kişinin öldüğü ve 18 kişinin de yaralandığı belirtildi.
Atılan patlayıcının detaylarına ilişkin bilgi verilmedi.
Öte yandan, yine dün Doğu Azerbaycan Eyaleti'ne bağlı Melekan ilçesi girişinde insansız hava aracının (İHA) bir askeri araca isabet etmesi ve bir sivil araca şarapnel parçasının çarpması sonucu, 1'i güvenlik görevlisi olmak üzere 2 kişi öldü, 3 kişi de yaralandı.
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarında son günlerde emniyet güçlerinin bulunduğu kontrol noktalarına yönelik İHA saldırılarının arttığı belirtiliyor.
İsrail ordusu: İran'da 24 saatte 130 hedefi vurduk
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, saldırıların balistik füze ve savunma sistemlerine yönelik düzenlendiği kaydedildi.
İran'ın batı ve orta kesimlerinde 130'dan fazla hedefin vurulduğu öne sürülen açıklamada, hedefler arasında füze rampaları ve hava savunma sistemlerinin yanı sıra insansız hava araçlarının (İHA) da yer aldığı belirtildi.
Açıklamada, İsrail'in İran hava sahasındaki hareket kabiliyetini genişletmek amacıyla ülkenin batı ve orta kesimlerinde saldırılarını sürdüreceği iddia edildi.
BAE: Ülke içinde faaliyet gösteren Hizbullah ve İran bağlantılı bir hücre çökertildi
BAE resmi haber ajansı WAM’ın haberine göre, Devlet Güvenlik Kurumu, Hizbullah ve İran bağlantılı bir terör hücresini çökerttiğini ve üyelerini tutukladığını açıkladı.
Tutuklanan örgüt üyelerinin sahte ticari örtüler altında çalıştığı aktarıldı.
Devlet Güvenlik Kurumu, hücrenin dış aktörlerle iş birliği içinde stratejik bir plan doğrultusunda ulusal ekonomiyi hedef aldığını, terör finansmanı, para aklama ve ülke güvenliğini tehdit eden faaliyetlerde bulunduğunu duyurdu.
Kurum ayrıca, ülke güvenliğini veya istikrarını tehdit eden herhangi bir girişime karşı kararlı bir tutum izleyeceklerini ve dış müdahalelere izin vermeyeceklerini vurguladı.
Erbil'de, ABD’nin Harir Askeri Üssü'nün de yer aldığı bölgeye düzenlenen saldırı sonrası yangın çıktı
Irak’ın Erbil vilayetinin Soran ilçesinde bulunan ABD’nin Harir Askeri Üssü'nün de yer aldığı bölgeye düzenlenen saldırı sonrası yangın çıktığı belirtildi. Yerel basına göre, Soran’da ABD’nin Harir Askeri Üssü'nün de yer aldığı bölgeye saldırı düzenlendi. Görgü tanıkları, 5 dakika içinde art arda 6 patlamanın yaşandığını aktararak patlama sesleri sonrası bölgede yangın çıktığını kaydetti. Saldırının füze ya da İHA ile mi yapıldığına ilişkin bilgi verilmedi. Saldırı sonrası oluşan hasarın boyutu ise henüz bilinmiyor. Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) yetkilileri konuya ilişkin henüz açıklama yapmadı.
ABD-İsrail'in İran’ın güneyinde Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab kentindeki ilkokula düzenlediği saldırıdan yaralı kurtulan kız öğrenci, yaşadığı korku dolu anları, "Okulum tamamen yıkıldı. Rüya gördüğümü zannediyordum. Herkes yardım yardım diye bağırıyordu." sözleriyle anlattı.
Belçika’dan Hürmüz Boğazı’nda güvenlik girişimine katılması istendi
Belçika’dan Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer güvenliğini sağlamaya yönelik uluslararası girişime katılması istendi. Resmi haber ajansı Belga'ya göre, Almanya, Fransa, İtalya, Japonya, Hollanda ve İngiltere'nin Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer güvenliğini sağlamak için uygun çabalara katkı sağlamaya hazır olduklarını bildirmesinin ardından Londra yönetimi Brüksel’den de girişime destek talep etti. Belçika’nın olası katkısının kapsamı henüz netlik kazanmazken, konunun yarınki Bakanlar Kurulu toplantısında ele alınması bekleniyor. Görüşmelerde ayrıca Körfez ülkelerine yönelik olası savunma desteği seçeneklerinin de değerlendirilmesi öngörülüyor.
Diğer yandan Dışişleri Bakanı Maxime Prevot, Temsilciler Meclisi’ndeki soru-cevap oturumunda yaptığı açıklamada, bölgede artan gerilimin Belçika’yı özellikle enerji fiyatlarındaki yükseliş ve gübre gibi kritik tedariklerde yaşanabilecek sıkıntılar yoluyla ciddi şekilde etkileyebileceği uyarısında bulundu. Prevot, Belçika’nın olası katılımına ilişkin olarak ise "Bu bizim savaşımız değil ancak hiçbir şey yapmamak sürdürülebilir değil. En azından bir yetki ve açık şekilde tanımlanmış bir hedef gerekli." ifadelerini kullandı. Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, Hollanda ve İngiltere, Hürmüz Boğazı’na ilişkin ortak açıklamalarında, İran’ın Körfez’de silahsız ticari gemiler ile sivil altyapıya yönelik saldırılarını kınamış, küresel enerji arzı açısından kritik öneme sahip boğazda seyrüsefer güvenliğinin sağlanması için ortak çabalara katkı sunmaya hazır olunduğu vurgulamıştı.
Suudi Arabistan, İran’a karşı askeri hakkını saklı tutuyor
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Farhan, İran’ın komşu ülkelere yönelik düşmanca eylemleri nedeniyle Suudi Arabistan’ın askeri müdahale hakkını saklı tuttuğunu açıkladı. Bakan, Tahran ile güvenin tamamen sarsıldığını belirtti. Bin Farhan, İran’ı hem doğrudan hem de bölgesel vekil güçler aracılığıyla önceden planlanmış saldırılarda bulunmakla suçladı. Tahran’a bu vekil güçleri dizginleme çağrısında bulundu. Bakan, Riyad’da üst düzey bölgesel diplomatlarla yaptığı toplantının ardından düzenlenen basın toplantısında, “İran’dan gelen bu baskı siyasi ve ahlaki olarak ters tepecektir ve gerektiğinde askeri harekât hakkımızı kullanmaktan çekinmeyeceğiz” dedi.
Son gerilimler, üç haftadır devam eden ABD-İsrail savaşının Körfez bölgesine yansımalarıyla daha da tırmandı. Çarşamba günü İran, İsrail’i Güney Pars doğalgaz sahasındaki tesislere saldırmakla suçladı. Misilleme olarak Katar ve Suudi Arabistan’daki petrol ve doğalgaz hedeflerine füze saldırıları düzenlendi. Suudi Arabistan, Riyad’ı hedef alan dört balistik füzeyi düşürdü; bazı füze parçaları şehrin güneyindeki bir rafinerinin yakınlarına düştü. Yetkililer, çatışmanın başlangıcından bu yana yüzlerce İran füzesi ve insansız hava aracının engellendiğini belirtti. İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü ise bin Farhan’ın açıklamalarını “haksız ve tek taraflı” olarak nitelendirdi.
Riyad’da düzenlenen ve Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Ürdün, Katar ve Suriye’den dışişleri bakanlarının katıldığı toplantının hemen yakınlarında füzelerin ateşlenmesi, gerilimin boyutunu gözler önüne serdi. Suudi Arabistan ve İran, yıllarca süren düşmanlık sonrası 2023’te diplomatik ilişkilerini yeniden kurmuştu. Bin Farhan, Suudi Arabistan’ın hâlâ diplomasi yolunu tercih ettiğini vurgularken, “İran derhal durmazsa güveni yeniden tesis etmenin neredeyse hiçbir yolu olmayacak” dedi.
Ortadoğu’daki enerji tesislerine saldırılar küresel piyasaları sarsıyor
İran ve İsrail arasındaki çatışmalar, Ortadoğu’nun en kritik doğalgaz altyapılarını hedef alırken, Avrupa’da doğalgaz fiyatları Perşembe günü yüzde 35’e kadar yükseldi. Uzmanlar, saldırıların yol açtığı hasarın onarımının yıllar alabileceğini öngörüyor. İran, İsrail’in Güney Pars doğalgaz sahasına düzenlediği saldırıya karşılık, dünyanın en büyük sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) tesislerinden biri olan Katar’daki Ras Laffan tesisine saldırdı. İki üretim hattının devre dışı kalması, Katar’ın LNG ihracatında önümüzdeki üç ila beş yıl arasında yaklaşık yüzde 17’lik bir düşüşe yol açabilir. QatarEnergy CEO’su Saad al-Kaabi, uzun vadeli uluslararası sözleşmelerde mücbir sebep ilan edebileceklerini açıkladı.
Çatışmaların yayılmasıyla Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Kuveyt’teki rafineri ve doğalgaz tesisleri de hedef alındı. Suudi Arabistan, Riyad’ı hedef alan füzelerin çoğunu engellerken, bazı parçalar rafinerilerin yakınlarına düştü. BAE Habshan tesislerini geçici olarak kapatmak zorunda kaldı; Kuveyt’te iki rafineride yangınlar çıktı. Uzmanlar, İsrail’in Güney Pars’a yönelik saldırısı ve Ras Laffan’a misilleme eyleminin, çatışmada ciddi bir tırmanışı temsil ettiğini belirtiyor. Saxo Stratejisti Charu Chanana, “Bu durum artık küresel enerji sisteminin altyapısını etkiliyor ve stagflasyon riskini artırıyor” dedi.
Avrupa Merkez Bankası, savaşın kısa vadeli enflasyon üzerinde önemli etkisi olacağını açıkladı; piyasalar Euro Bölgesi enflasyonunun önümüzdeki yıl yüzde 4’e yaklaşabileceğini öngörüyor. Uluslararası Para Fonu ise petrol fiyatlarındaki her yüzde 10’luk artışın küresel enflasyonu yaklaşık 40 baz puan yükselteceğini ve ekonomik büyümeyi yüzde 0,1–0,2 oranında azaltacağını tahmin ediyor. İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Japonya ve Hollanda, enerji tesislerine yönelik saldırılara moratoryum çağrısında bulunarak piyasaların istikrarını sağlamak için enerji üreticileriyle iş birliği yapacaklarını açıkladı. ABD Başkanı Donald Trump, İran’ı tekrar saldırmaması konusunda uyardı; İran ise saldırıya uğraması durumunda “sıfır tolerans” göstereceklerini belirtti.
Katar Enerji Bakanı Saad el-Kaabi, saldırılarda Katar'ın LNG ihracat kapasitesinin yüzde 17 düştüğünü bildirdi
Katar Enerji Bakanı ve QatarEnergy CEO’su Saad bin Şeride el-Kaabi, Ras Laffan Sanayi Şehri’ndeki LNG tesislerine yönelik füze saldırılarının ülkenin sıvılaştırılmış doğal gaz ihracat kapasitesini yüzde 17 azalttığını ve bunun yıllık yaklaşık 20 milyar dolarlık gelir kaybına yol açtığını açıkladı. Saldırılarda yıllık 12,8 milyon ton üretim kapasitesine sahip Tren 4 ve Tren 6 tesislerinin zarar gördüğü, hasarın giderilmesinin ise 3 ila 5 yıl sürebileceği belirtildi.
El-Kaabi, bu durumun özellikle Avrupa ve Asya’ya yapılan enerji arzını etkileyeceğini, Çin, Güney Kore, İtalya ve Belçika’nın tedarik açısından risk altında olduğunu ifade etti. Bu nedenle bazı uzun vadeli LNG sözleşmelerinde 5 yıla kadar mücbir sebep ilan edilebileceği kaydedildi.
Saldırılarda can kaybı yaşanmazken, Shell tarafından işletilen Pearl GTL tesisinin de hedef alındığı ve iki üretim hattından birinin en az bir yıl devre dışı kalabileceği bildirildi. Katar yönetimi saldırıları yalnızca ülkeye değil, küresel enerji güvenliğine yönelik bir tehdit olarak nitelendirdi.
Bahreyn: İran'dan atılan 139 füze ve 238 İHA engellendi
Bahreyn, İran'dan atılan toplam 139 füze ile 238 insansız hava aracının (İHA) hava savunma sistemlerince etkisiz hale getirildiğini bildirdi. Bahreyn ordusunun sosyal medya hesabından yapılan yazılı açıklamada, 28 Şubat'tan bu yana İran'dan Bahreyn'e fırlatılan füze ve İHA'lara ilişkin bilgi verildi. Açıklamada, "şu ana kadar Bahreyn'i hedef alan 139 füze ve 238 İHA saldırısının engellendiği" belirtildi. Balistik füze ve İHA'larla sivillerin ve özel mülklerin hedef alınmasının uluslararası hukukun ihlali olduğu ifade edilen açıklamada, söz konusu saldırıların bölgesel barışı ve güvenliği tehdit ettiği vurgulandı. İran, ABD ve İsrail'in saldırılarına misilleme kapsamında 28 Şubat'tan bu yana 7 Arap ülkesindeki ABD üsleri ile kritik noktalara füze ve İHA saldırıları düzenliyor.
ABD'den Kuveyt, BAE ve Ürdün'e 16 milyar dolarlık silah satışı
ABD Dışişleri Bakanlığından yapılan ayrı ayrı açıklamalarda BAE, Kuveyt ve Ürdün'e yeni silah satışlarına onay verildiği bildirildi. Bakanlık, BAE'ye 8,4 milyar dolardan fazla tutarda F-16 mühimmatı ve güncellemeleri, radar sistemleri, Gelişmiş Orta Menzilli Havadan Havaya Füze (AMRAAM) ve ilgili ekipmanların satışına onay verildiğini belirtti. Kuveyt'e yaklaşık maliyeti 8 milyar dolar olan Alt Katman Hava ve Füze Savunma Sensör Radarlarının satışına, ayrıca Ürdün'e yaklaşık 70 milyon dolarlık uçak ve mühimmat desteği ile ilgili ekipmanların satışına onay verildiği ifade edildi. Söz konusu silah satışları konusunda Kongre'ye gerekli bildirimin yapıldığı aktarıldı.
Toplam değeri 16 milyar doları aşan söz konusu silah satışlarının, Pentagon'un "İran'la devam eden savaş için" 200 milyar dolar ek bütçe talep etmesinin ardından gelmesi dikkati çekti. Öte yandan söz konusu silah satışları, ABD'nin İran'a yönelik saldırılarını başlattığı 28 Şubat'tan sonra ABD'nin Kongre'ye bildirimini yaptığı en büyük silah satışları olarak kayıtlara geçti. Ayrıca ABD'nin 26 Şubat'ta Ürdün'e 280 milyon dolarlık çok fonksiyonlu radyo frekans sistemleri, 6 Mart'ta ise İsrail'e yaklaşık 152 milyon dolarlık bomba satışına onay verdiği bilgisi Dışişleri Bakanlığı silah satışları bölümünde yer aldı.
İran 'ABD'ye ait F-35 vuruldu' dedi, CENTCOM 'acil iniş' yaptığını doğruladı
Devrim Muhafızları Ordusu, ABD'ye ait bir F-35'in vurulduğu ve ağır hasar aldığı iddiasında bulundu. CENTCOM, bir F-35'in bölgedeki ABD üssüne acil iniş yaptığını doğruladı. Açıklamada, "Uçak güvenli bir şekilde iniş yaptı ve pilot stabil bir durumda. Olayı soruşturuyoruz" denildi. İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD’ye ait bir F-35 savaş uçağının bu sabaha karşı İran hava savunma sistemleri tarafından vurulduğunu duyurdu. Devrim Muhafızları Ordusu, yaptığı yazılı açıklamada, "ABD’ye ait F-35 savaş uçağının, İran’ın orta kesimlerinde İran hava savunma sistemleri tarafından vurulduğu ve savaş uçağının ağır hasar aldığı" ifade edildi. Devrim Muhafızları Ordusu ayrıca, "ağır hasar alan ait F-35 savaş uçağının akıbetinin henüz netleşmediğini ancak düşme ihtimalinin yüksek olduğunu" belirtti. Aynı şekilde, İran medyası, ABD’ye ait F35 uçağının vurulduğu anlara ait olduğu aktarılan hava savunma sistemlerinin termal kamerasıyla kaydedilmiş, bir savaş uçağının uçaksavar füzesiyle hedef alındığı görüntüler paylaştı.
Netanyahu canlı yayında konuştu: Hayattayım ve hepiniz buna şahitsiniz
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran'ın misilleme saldırılarında öldüğüne dair iddiaların ardından ilk kez canlı yayında kameraların karşısına geçti. Yabancı basın mensuplarının katıldığı basın toplantısında konuşan Netanyahu, "Hayattayım ve hepiniz buna şahitsiniz" dedi. 20 günlük savaşın ardından İran'ın uranyum zenginleştirme ve balistik füze üretme kapasitesinin kalmadığını savunan Netanyahu, İsrail'in "bu yetenekleri kökten yok etmeye" devam edeceğini söyledi. Yaklaşık üç haftalık savaşa rağmen, İranlıların hükümetlerini devirmek için sokaklara dökülüp dökülmeyeceklerini söylemek için henüz çok erken olduğunu belirten Netanyahu, "Bu, İran halkına kalmış bir şey; doğru anı seçmek ve o anın gerektirdiği şekilde hareket etmek onların elinde" diye konuştu. Savaşın şimdiye kadar hava saldırılarıyla yürütüldüğünü belirten Netanyahu, 'kara harekatının da olması gerektiğini ve "bu kara harekatı için birçok olasılık olduğunu" söyledi.
ABD'yi savaşa sürüklediği iddialarını da reddeden İsrail Başbakanı, "Birinin Başkan Trump'a ne yapacağını söyleyebileceğini gerçekten düşünen var mı?" diye sordu.
İran'ın misillemesinin ardından başta Tel Aviv olmak üzere İsrail'in birçok bölgesinde sirenler çaldı
ABD ile İsrail'in ortak saldırılar düzenlediği İran'dan yapılan misillemenin ardından başta başkent Tel Aviv olmak üzere İsrail'in birçok bölgesinde sirenler çaldı. İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İran'dan ateşlenen füzelerin tespit edildiği, hava savunma sistemlerinin füzeleri önlemeye çalıştığı ve korunaklı bölgelere girilmesi gerektiği kaydedildi. İran füzeleri nedeniyle başta başkent Tel Aviv olmak üzere İsrail'in birçok bölgesinde sirenler çaldı. Tel Aviv'de önleme füzelerinin ateşlendiği görülürken gökyüzünden güçlü patlama sesleri geldi. İsrail'in Kanal 12 televizyonu, ülkenin merkezindeki birçok kentin yanı sıra işgal altındaki Batı Şeria'da da sirenlerin çaldığını belirtti. İsrail acil yardım servisi Kızıl Davud Yıldızı, "henüz" bir isabet ya da yaralanmaya ilişkin bildirim alınmadığını, gerekli olması durumunda güncelleme yapılacağını açıkladı. İsrail ordusu, tehlikenin sona erdiğini ve sığınaklardan çıkılabileceğini açıkladı
Katar, dün vurulan Ras Laffan Sanayi Bölgesi’ne İran'ın yeniden saldırı düzenlediğini açıkladı
Katar, dün füzelerle vurulan ve ülkenin en önemli sıvılaştırılmış gaz tesislerini barındıran Ras Laffan Sanayi Bölgesi’ne İran tarafından yeniden saldırı düzenlendiğini ve bölgede yangın çıktığını duyurdu. Katar Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, İran'ın Ras Laffan Sanayi Bölgesi’ne düzenlediği saldırı hakkında bilgi verildi. Açıklamada, Katar'ın İran’dan atılan balistik füzelerle saldırıya uğradığı ve bu saldırının Ras Laffan Sanayi Bölgesi’ni hedef alarak hasara yol açtığı bildirildi. Katar İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamada da sivil savunma ekiplerinin, Ras Laffan Sanayi Bölgesi'nde çıkan yangına müdahale ettiği belirtildi.
Katar'a ait ulusal enerji şirketi Katar Enerji (QatarEnergy) tarafından yapılan açıklamada ise bölgedeki sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tesislerinin birçoğunun füze saldırılarına maruz kaldığı ve bu saldırılar sonucu çıkan yangınların tesislerde ciddi hasara yol açtığı kaydedildi. Katar Enerji dün, Ras Laffan Sanayi Bölgesi'nin füzelerle vurulduğunu, bölgede yangın çıktığını ve büyük hasar oluştuğunu açıklamış, İçişleri Bakanlığı da kısa süre sonra yangının kontrol altına alındığını duyurmuştu.
Trump, İran Katar'a saldırmadıkça İsrail'in Pars gaz sahasına saldırı düzenlemeyeceğini açıkladı
ABD Başkanı Donald Trump, İran Katar'a saldırmadığı sürece İsrail'in Güney Pars gaz sahasına başka saldırı düzenlemeyeceğini ancak Katar'ın sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) altyapısı yeniden hedef alınırsa ABD'nin Güney Pars gaz sahasının tamamını yok edeceğini belirtti. Trump, sosyal medya hesabından İran ve Katar arasında paylaşılan Güney Pars doğal gaz sahasına ilişkin paylaşımda bulundu.
İsrail'in "Orta Doğu'da yaşananlara duyduğu öfkeyle" İran'daki Güney Pars doğal gaz sahasına saldırı düzenlediğini savunan Trump, tesisin "nispeten küçük bir bölümü"nün vurulduğunu öne sürdü. Trump, ABD'nin saldırı hakkında hiçbir şey bilmediğini, Katar'ın ise hiçbir şekilde bununla ilgisi olmadığını ve saldırının gerçekleşeceğinden haberi olmadığını savunarak İran'ın bunu ve saldırıyla ilgili diğer gerçekleri bilmediğini ve Katar'ın LNG gaz tesisinin bir kısmına "haksız" ve "adaletsiz" şekilde saldırdığını iddia etti. İran, Katar'a saldırmaya karar vermedikçe, İsrail tarafından Güney Pars gaz sahasına yönelik başka hiçbir saldırı gerçekleştirilmeyeceğini belirten Trump, "Böyle bir durumun olması halinde ise ABD, İsrail'in yardımı veya onayı olsun ya da olmasın İran'ın daha önce hiç görmediği veya tanık olmadığı güç ve şiddetle Güney Pars gaz sahasının tamamını havaya uçuracaktır." ifadesini kullandı.
Trump, İran'ın geleceği üzerinde yaratacağı uzun vadeli etkiler nedeniyle bu düzeyde bir şiddet ve yıkıma izin vermek istemediğini ancak Katar'ın LNG'si tekrar saldırıya uğrarsa, bunu yapmaktan çekinmeyeceğini ifade etti. Basra Körfezi'nde yer alan ve İran ile Katar arasında paylaşılan Güney Pars sahası, dünyanın en büyük doğal gaz sahalarından biri olarak kabul ediliyor ve her iki ülkenin enerji ekonomisi açısından kritik önem taşıyor.
Bahreyn "güvenli bölgeye gidilmesi" çağrısı yaptı
Bahreyn İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamada ise ülkede uyarı sirenlerinin çaldığı belirtilerek, "en yakın güvenli bölgeye gidilmesi" istendi. Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, daha önce gün içinde İran'dan fırlatılan 13 İHA ile bir balistik füzenin engellendiği açıklamıştı.
Suudi Arabistan, hava sahasında bir füze ve 8 İHA'nın düşürüldüğünü duyurdu
Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı Sözcüsü, bakanlığın sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, İran'dan yapılan saldırılara ilişkin bilgi verdi. Açıklamada, ülkenin doğu bölgesine gönderilen 1 balistik füze ve 8 İHA'nın ülkenin hava sahasında engellenerek imha edildiği belirtildi. Suudi Arabistan, önceki açıklamasında son bir saat içerisinde İran’dan atılan 5 İHA'nın hava savunma sistemleri tarafından engellendiğini duyurmuştu.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı, İran'ın Körfez'e saldırılarıyla ilgili "yanlış hesap yaptığını" söyledi
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan, İran'ın Körfez ülkelerine saldırılarına ilişkin "yanlış hesap yaptığını" belirtti. Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad'da Arap ve İslam ülkelerinin dışişleri bakanlarının katılımıyla düzenlenen olağanüstü toplantı sonrasında açıklamalarda bulundu. Bin Ferhan, İran'ın Körfez ülkelerine yönelik saldırılarına ilişkin, "İran, eğer Körfez ülkelerinin karşılık vermeye gücünün yetmeyeceğini düşünüyorsa yanlış hesap yapıyor." dedi. İran'ın bölge ülkelerine yönelik tekrarlanan saldırıları ve iyi komşuluk ilkelerini ihlal etmesi nedeniyle güvenin çöktüğünü vurgulayan Bin Ferhan, Tahran yönetimini hedeflerine ulaşmak için "şantaj politikası" izlemekle suçladı. Bin Ferhan, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) üyesi ülkelerin İran saldırılarına karşı koordinasyon içinde olduğunu belirterek, önceliklerinin "saldırıların durması" olduğunun altını çizdi. Bin Ferhan, "Bu saldırıları durdurmak için siyasi, ekonomik ve diplomatik tüm imkanlarımızı kullanacağız." ifadesini kullandı.
BAE: Hava savunma sistemlerimiz İran'dan gelen füze ve İHA'ları engellemeye çalışıyor
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Savunma Bakanlığının X sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "BAE hava savunma sistemleri, şu anda İran kaynaklı füze ve insansız hava aracı saldırılarına karşı koyuyor." ifadesine yer verildi. Açıklamada, ülkenin çeşitli bölgelerinde duyulan patlama seslerinin, hava savunma sistemlerinin balistik füzeleri engellemesi ve savaş uçaklarının İHA ve diğer hava araçlarını engellemeye çalışmasından kaynaklandığı ifade edildi. Olayla ilgili can kaybı ya da hasara ilişkin bir bilgi verilmedi.
Kuveyt Ulu Camisi'nde "mevcut şartlar" sebebiyle bayram namazı kılınmayacak
Kuveyt Ulu Camisi'nde, ülkenin içinde bulunduğu "mevcut şartlar" nedeniyle bayram namazının kılınmayacağı açıklandı. Kuveyt İletişim Bakanlığı, sosyal medya platformundan, Kuveyt Ulu Camisi tarafından yayımlanan açıklamayı paylaştı. Açıklamada, "mevcut şartlar göz önünde bulundurularak, Ulu Cami'nin Ramazan Bayramı namazını kılmak isteyenleri kabul edemeyeceği" bildirildi. Kuveyt Savunma Bakanlığından dün yapılan açıklamada, hava sahasında 23 düşman İHA'sının tespit edildiği, bunlardan 20’sinin düşürüldüğü, 3’ünün ise tehdit bölgesi dışında düştüğü, herhangi bir tehlike oluşturmadığı ve hasara yol açmadığı ifade edilmişti.
BAE: Habşan Doğal Gaz Tesisi'nin faaliyetleri füze saldırıları sebebiyle durduruldu
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Habşan Doğal Gaz Tesisi ile Bab Petrol Sahası'nı hedef alan füze saldırılarının engellendiğini, ancak düşen şarapnel parçaları nedeniyle doğal gaz tesisindeki faaliyetlerin durdurulduğunu bildirdi. Abu Dabi Medya Ofisi, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Habşan Doğal Gaz Tesisi ve Bab Petrol Sahası'nı hedef alan füzelerin başarıyla imha edildiğini" belirtti. Saldırı sonrasında "düşen şarapnel parçalarıyla ilgili olaylara müdahale edildiği" ifadesi kullanılan açıklamada, Habşan doğal gaz tesislerinin faaliyetlerinin durdurulduğu kaydedildi. Olaylarda yaralanan olmadığı aktarıldı.
Erbil'deki Azadi Kampı'na füze saldırısı düzenlendiği bildirildi
Irak'ta Erbil’in Köysancak ilçesinde, İran Kürdistan Demokrat Partisi’nin (IKDP) Azadi Kampı’na füzelerle saldırı düzenlendiği bildirildi. İKDP, sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, ailelerin kaldığı Azadi Kampı’na füze ile saldırı düzenlendiğini duyurdu. Açıklamada, saldırının saat 21.20’de 3 füze ile yapıldığı belirtilerek, söz konusu füzelerin İran tarafından ateşlendiği ifade edildi. Saldırının hedefi olan Köysancak ilçesindeki yerin ailelerin kaldığı kamp yeri olduğu, saldırıda can kaybının yaşanmadığı, büyük maddi hasarın meydana geldiği aktarıldı. ABD ve İsrail ile İran arasındaki çatışmaların başlamasından bu yana, İKDP, Azadi Kampı’nın 33'ten fazla füze ve kamikaze insansız hava aracı saldırısına uğradığını kaydetti.
İran, ülkedeki enerji tesislerine yönelik saldırılara karşı misillemelere devam edileceğini bildirdi
İran Silahlı Kuvvetleri, ülkedeki enerji tesislerine yönelik saldırılara karşı misillemelere devam edileceğini duyurdu. İran Silahlı Kuvvetlerinin savaşı yürüten birimi Hatemu'l Enbiya Merkez Karargahı Sözcüsü Yarbay İbrahim Zülfikari, ABD-İsrail'in dün İran'daki petrol rafinerilerine saldırılarının ardından İran'ın misillemelerine ilişkin açıklama yaptı. İran'ın enerji altyapısına saldırıların "büyük bir hata" olduğunu söyleyen Zülfikari, " İran'ın enerji altyapısına saldırmak büyük bir hataydı ve bunun karşılığının henüz verilmediği konusunda düşmana uyarıda bulunuyoruz" dedi. Zülfikari, "Eğer bu tekrar yaşanırsa, enerji altyapınız ve müttefiklerinizin enerji altyapısı tamamen yok edilene kadar saldırılarımız durmayacak ve cevabımız bu geceki saldırılardan çok daha şiddetli olacaktır" ifadelerini kullandı.
Arakçi: Altyapılarımıza tekrar saldırı düzenlenirse, artık hiçbir kısıtlama olmayacak
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD ve İsrail’in İran’ın altyapısına yaptığı saldırıya karşılık dün gece misillemede bulunduklarını ve bunun güçlerinin küçük bir kısmı olduğunu belirterek, altyapıya tekrar saldırı düzenlenirse "artık bir kısıtlamada bulunmayacaklarını" söyledi. Arakçi, İsrail’in İran enerji altyapısına yatığı saldırılara ilişkin ABD merkezli X sosyal medya platformunda değerlendirmede bulundu. “Dün gece İsrail’in altyapımıza yönelik saldırılarına verdiğimiz yanıt gücümüzün küçük bir parçasıydı.” ifadesini kullanan Arakçi, bu “itidalin” tek nedeninin “gerilimin azaltılması çağrılarına saygı duymak” olduğunu söyledi. Arakçi, “Altyapılarımıza tekrar saldırı düzenlenirse, artık hiçbir kısıtlama olmayacak. Savaşın sona ermesi için, sivil yerleşim alanlarına verilen zararın giderilmesi gerekmektedir” dedi.
Lübnan Sağlık Bakanlığı: İsrail saldırılarında ölü sayısı 1000'i geçti
Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana Lübnan'a düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 1000'i aştığını açıkladı. İsrail, Lübnan'a 2 Mart'ta başlattığı yoğun saldırılarını sürdürüyor. Lübnan Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana düzenlediği saldırılarda ölü sayısının 33 artarak 1001'e, yaralı sayısının ise 2 bin 584'e yükseldiği bildirildi. Hayatını kaybedenler arasında 118 çocuk ve 79 kadının bulunduğu ifade edildi. Açıklamada İsrail saldırılarında 40 sağlık çalışanının öldüğü, 107'sinin yaralandığı bildirildi. Bakanlık, daha önceki açıklamasında, 2 Mart'tan bu yana İsrail saldırılarında 986 kişinin hayatını kaybettiğini, 2 bin 432 kişinin yaralandığını bildirmişti.
Pentagon: ABD plan doğrultusunda ilerliyor, İran’da 7 binden fazla hedef vuruldu
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, İran’a yönelik savaşta Washington’ın “plan doğrultusunda ve hedefe uygun şekilde” ilerlediğini belirtti ve çatışmanın ne zaman sona ereceğine ilişkin net bir takvim vermekten kaçındı. Hegseth, Pentagon’un Beyaz Saray’dan İran savaşını finanse etmek için Kongre’den 200 milyar dolardan fazla ek bütçe talep edilmesini istediği konusundaki haberleri değerlendirirken “Kötü adamları öldürmek para gerektirir” ifadelerini kullanarak, ordunun gelecekteki ihtiyaçlar için “yeterli şekilde finanse edilmesi gerektiğini” söyledi.
Pentagon’daki basın toplantısında konuşan Hegseth, ABD’nin savaş hedeflerinin değişmediğini vurguladı. Bu hedefler arasında İran’ın füze rampalarının, savunma sanayisinin ve donanmasının yok edilmesi ile “İran’ın asla nükleer silah elde edememesinin sağlanması” yer alıyor. Hegseth, ABD’nin şu ana kadar İran’da 7 binden fazla hedefi vurduğunu belirterek, operasyonların “giderek daha tanımlı hedeflere yönelik hale geldiğini” ifade etti.
Hegseth, İran’ın balistik füze ve dron saldırılarının savaşın başlangıcından bu yana yüzde 90 oranında azaldığını öne sürdü. ABD’nin İran donanmasına ağır zarar verdiğini belirten Hegseth, en az 120 İran gemisinin batırıldığını veya hasar gördüğünü iddia etti.
Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, Hollanda ve İngiltere'den Hürmüz Boğazı'na yönelik ortak açıklama: Boğazda seyrüsefer güvenliğini sağlamak için uygun çabalara katkı sağlamaya hazırız
Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, Hollanda ve İngiltere liderleri, Hürmüz Boğazı'na yönelik ortak açıklama yaptı. Açıklamada, "İran tarafından Körfez'de silahsız ticari araçlara yönelik son saldırıları, petrol ve doğal gaz tesisleri başta olmak üzere sivil altyapılara yönelik saldırıları ve Hürmüz Boğazı'nın İran Silahlı Kuvvetleri tarafından kapatılmasını şiddetle kınıyoruz." ifadesine yer verildi. Bölgedeki saldırılardaki tırmanıştan endişe duyulduğuna işaret edilen açıklamada, "İran'ı tehditlerini, mayın döşeme operasyonlarını, insansız hava aracı ve füze saldırılarını, ticari seyrüsefere yönelik boğazı tıkayan tüm girişimlerini durdurmaya ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 2817 no'lu kararına uymaya çağırıyoruz." denildi. Açıklamada, seyrüsefer özgürlüğünün uluslararası hukukun temel ilkelerinden biri olduğu vurgulanarak, İran'ın eylemlerinin etkisinin dünyanın her yerinde hissedildiği savunuldu.
Küresel denizcilik taşımacılığına yönelik bu tür dış müdahalelerin ve enerji tedarik zincirlerinin aksatılmasının dünya barışı ve güvenliği için tehdit oluşturduğu belirtilen açıklamada, bölgedeki petrol ve doğal gaz tesisleri dahil sivil altyapılara yönelik saldırılara ara verilmesi istendi. Açıklamada, "Boğazda seyrüsefer güvenliğini sağlamak için uygun çabalara katkı sağlamaya hazırız. Hazırlık planlamasına katkı sağlayan ülkelerin taahhüdünü memnuniyetle karşılıyoruz." ifadeleri kullanıldı. Uluslararası Enerji Ajansının (IEA) koordineli bir şekilde petrol rezervlerinin kullanımına izin vermesinin memnuniyetle karşılandığı aktarılan açıklamada, enerji pazarının istikrara kavuşması için üretici ülkelerle birlikte çalışarak üretimin artırılması dahil farklı tedbirler alınacağı kaydedildi. Açıklamada, tüm ülkelerden uluslararası hukuka uyması istendi.
İran’ın hedef aldığı İsrail'in Hayfa kentindeki petrol rafinerisinden siyah dumanlar yükseliyor
İran'ın füze saldırısı sonrası İsrail'in Hayfa kentindeki petrol tesisinden siyah dumanlar yükseldi, bölgede kısa süreli elektrik kesintisi yaşandı. İsrail'in füze saldırılarının hedefindeki Hayfa kentinde petrokimya, petrol rafinerileri ve elektrik santrallerinin bulunduğu bölgeden güçlü patlama sesleri geldi ve siyah dumanlar yükseldi. İsrail basınındaki haberlere göre, Hayfa limanındaki petrol rafinerisinin hasar aldığına ilişkin gelişmelerin yayınlanmasına İsrail ordusu sansür otoritesi tarafından izin verildi. Sosyal medyada, termik santral bacası, elektrik santrali gibi yapıların görüldüğü alandan siyah dumanların çıktığı görüntüler paylaşıldı. İsrail’de yayın yapan Kanal 12 televizyonu, Hayfa’da düşüş tespit edildiğini ve bölgeye güvenlik güçleri ile sağlık ekiplerinin yönlendirildiğini aktardı. İsrail acil yardım servisi Kızıl Davut Yıldızı’nda yapılan açıklamada, İran’ın misillemesinde ilk belirlemelere göre ölen olmadığı bildirildi.
Trump: Netanyahu'ya İran'ın petrol ve doğalgaz sahalarına saldırmamasını söyledim
ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya, "İran'a ait petrol ve doğalgaz sahalarına saldırmamasını" söylediğini ifade etti. ABD Başkanı Trump, Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae'yi Beyaz Saray’da kabul ederken, Oval Ofis'te basına açık görüşmede İran gündemini değerlendirdi. Trump, Amerikan askerlerinin İran'a ayak basıp basmayacağı konusunda net bir değerlendirme yaparak, "Herhangi bir ABD askerlerini göndermiyorum, göndersem size söylemezdim ama göndermiyorum." dedi. İsrail'in İran'a ait petrol tesislerini hedef alması konusundaki görüşü sorulan Trump, bu konuyu İsrail Başbakanı Netanyahu ile görüştüğünü söyledi. Trump, "Ona bunu yapma dedim. O da yapmayacak. Biz bağımsız ülkeleriz, çok iyi anlaşıyoruz, koordineli çalışıyoruz, ama bazen o (Netanyahu) bir şey yapıyor ve ben bundan hoşlanmıyorsam, artık bunu yapmıyoruz." şeklinde konuştu.
İran: İsrail'in Hayfa ve Aşdod rafinerileri hedef alındı
İran, İsrail’e düzenlediği saldırıda Hayfa ve Aşdod petrol rafinerilerinin hedef alındığını bildirdi. İran devlet televizyonunun Devrim Muhafızları Ordusu Halkla İlişkiler Birimine dayandırdığı haberinde İsrail’e saldırı dalgası başlatıldığı belirtildi. Buna göre, İsrail’in en büyük petrol rafinerilerinden Hayfa ve Aşdod rafinerileri ile bölgedeki bir dizi güvenlik hedefi ve askeri destek merkezi, "Sadık Vaat 4 Operasyonu"nun 65. dalgasında hassas güdümlü füzelerle vurulduğu aktarıldı. Saldırıda gelişmiş güdümlü "Nasrallah" füzelilerinin ilk defa kullanıldığı kaydedilirken, "Kıyam", "Hayberşıken" ve "Zülfikar" füzeleri ile ABD üslerinin hedef alındığı ve füzelerin isabet ettiği bilgisi paylaşıldı.
İran, Netanyahu'nun basın toplantısı düzenlediği sırada İsrail'e füze ateşledi
İran, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun basın toplantısı düzenlediği sırada İsrail'in kuzeyine füzelerle misilleme yaptı. İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İran'dan füzelerin ateşlendiğinin tespit edildiği ve hava savunma sistemlerinin İran füzelerini önlemeye çalıştığı belirtildi. Açıklamada, sığınaklara girilmesi ve talimatlara uyulması gerektiği belirtildi. İsrail'in Yedioth Ahronoth gazetesi, İran füzelerinin İsrail'in kuzeyini hedef aldığı ve bölgenin tamamında sirenlerin çaldığını belirtti. İran misillemesinin, İsrail Başbakanı Netanyahu'nun basın toplantısı düzenlediği sırada gelmesi dikkati çekti. İsrail acil yardım servisi Kızıl Davut Yıldızı, misillemenin ardından düşme ihbarı alınan bölgelere ekiplerin sevk edildiğini, daha sonra gelişmeler hakkında güncelleme yapılacağını açıkladı.
Netanyahu: İran’ın nükleer ve füze kapasitesini büyük ölçüde yok ettik
İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, bu akşam düzenlediği basın toplantısında, ABD ve İsrail’in yaklaşık 20 gündür sürdürdüğü hava saldırılarının ardından İran’ın artık uranyum zenginleştirme ya da balistik füze üretme kapasitesine sahip olmadığını öne sürdü. Netanyahu, operasyonların İran’ın askeri altyapısına ciddi zarar verdiğini savunarak, “Kazanıyoruz ve İran yerle bir ediliyor” ifadelerini kullandı. İran’ın füze ve insansız hava aracı kapasitesinin büyük ölçüde zayıflatıldığını belirten Netanyahu, bu kapasitenin tamamen ortadan kaldırılmasının hedeflendiğini söyledi.
İsrail Başbakanı, saldırıların özellikle askeri üretim altyapısını hedef aldığını belirterek, “Şu anda yok ettiğimiz şey, bu füzeleri ve üretmeye çalıştıkları nükleer silahları yapmak için gerekli parçaları üreten fabrikalar” dedi. Ancak Netanyahu, İran’ın uranyum zenginleştirme kapasitesini tamamen kaybettiği yönündeki iddiasına ilişkin herhangi bir kanıt sunmadı.
İran’ın nükleer programı, 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik hava saldırılarına yol açan diplomatik görüşmelerin de merkezinde yer alıyordu. İran ise bu saldırılara İsrail ve bazı Körfez ülkelerine füze saldırılarıyla karşılık verirken, aynı zamanda Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrol tankerlerine yönelik kısıtlamalar getirdi. Yaklaşık üç haftadır devam eden çatışmalara rağmen Netanyahu, İran’da rejim karşıtı protestoların başlayıp başlamayacağını söylemek için henüz erken olduğunu belirtti. “Bunu göstermek, doğru anı seçmek ve gerekeni yapmak İran halkına kalmış” diyen Netanyahu, İran’daki olası iç gelişmelere dikkat çekti.
Savaşın şu ana kadar büyük ölçüde hava saldırılarıyla yürütüldüğünü belirten Netanyahu, kara operasyonlarının da gündeme gelebileceğini söyledi. “Kara kuvvetleri için birçok olasılık var” diyen Netanyahu, bu konuda ayrıntı vermekten kaçındı. Netanyahu ayrıca, İsrail’in ABD’yi çatışmaya sürüklediği yönündeki iddiaları da reddetti. ABD Başkanı Donald Trump’a atıfta bulunarak, “Birinin Başkan Trump’a ne yapması gerektiğini söyleyebileceğini gerçekten düşünen var mı?” ifadelerini kullandı.
İsrail ordusu, İran'a düzenlediği saldırılarda 12 binin üzerinde mühimmat kullandığını iddia etti
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İsrail savaş uçaklarının İran genelinde 8 bin 500’ün üzerinde hedefe saldırı düzenlediği ileri sürüldü. Açıklamada, 12 bin mühimmatın 3 bin 600'ünün yalnızca Tahran'a düzenlenen saldırılarda kullanıldığı savunuldu. İran'ın hava savunma sistemlerinin yaklaşık yüzde 85'inin imha edildiği, füze fırlatma rampaları ve radarlar da dahil olmak üzere hava savunmasına ilişkin 300'den fazla hedefin vurulduğu iddia edildi. İsrail savaş uçaklarının 540’ı İran’ın orta ve batı kesimlerine, 50’si doğusuna olmak üzere toplamda 5 bin 700 sorti saldırı uçuşu gerçekleştirdiği kaydedildi.
Trump’ın İran savaşı için istediği 200 milyar dolarlık ek bütçe Kongre’de tepki çekti
Trump yönetiminin İran savaşı için talep etmeyi planladığı devasa ek savunma bütçesi ABD Kongresi’nde tartışma yarattı. Demokratların yanı sıra bazı Cumhuriyetçi vekiller de, Pentagon’un halihazırda artırılmış bütçesine rağmen 200 milyar doları aşan yeni bir fon talebine ihtiyaç duyulmasını sorguladı. ABD’li bir yetkili, Savunma Bakanlığı’nın İran’daki askeri operasyonların finansmanı için Beyaz Saray’dan Kongre’ye sunulmak üzere 200 milyar doların üzerinde bir talep için onay istediğine yönelik haberleri doğruladı. Ancak Başkan Donald Trump henüz Senato ve Temsilciler Meclisi’nden bu kaynağı resmen talep etmedi. Yönetim, nihai rakamın değişebileceğini de belirtti.
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ise Perşembe günü yaptığı açıklamada olası bütçenin artabileceğine işaret ederek, “Kötü adamları etkisiz hale getirmek para gerektirir. Yapılanlar ve yapılabilecekler için yeterli kaynağı sağlamak amacıyla Kongre ile görüşüyoruz” dedi. İlk tahminler, İran’daki çatışmanın ABD açısından Irak ve Afganistan savaşlarından bu yana en maliyetli askeri operasyonlardan biri olabileceğini gösteriyor. Yönetim yetkilileri, savaşın ilk altı gününün maliyetinin 11 milyar doları aştığını Kongre üyelerine aktardı. Milletvekilleri günlük maliyetin ise 1 ila 2 milyar dolar arasında olduğunu ifade ediyor. Kamuoyu yoklamaları da savaşın ABD’de geniş destek görmediğine işaret ediyor. Anketlere göre Amerikalıların yalnızca yaklaşık dörtte biri İran’a yönelik askeri operasyonları destekliyor.


