Trump halkına yalan söylüyor, NATO'ya iftira ediyor. İran'da 'Mossad Ajanı' idam edildi

Trump halkına yalan söylüyor, NATO'ya iftira ediyor. İran'da 'Mossad Ajanı' idam edildi
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A- A+ Paylaş

ABD ve İsrail'in İran'a saldırmasıyla başlayan ve Körfez'i saran savaşta 19. güne girildi… 

İsrail, ABD’yi yöneten bir güç ve bu İsrail, sınırlarını genişletmek istiyor. ABD'nin bütün kritik kurumları Yahudi lobisinin kontrolü altında…

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'daki ikinci dönemine uzanan süreçte ve göreve başlar başlamaz “Orta Doğu'daki savaşları bitireceğimi, bizim orada ne işimiz var?” demiş, bu söylemiyle ülkesindeki sağ koalisyonu etrafında toplamıştı. Ancak Trump İran'a savaş açtı. Amacının rejimi devirmek olduğunu belirtti. Partisinden (Cumhuriyetçi) bazı Kongre üyeleri ve Demokratik Parti Senatör ve Temsilciler Meclisi üyeleri, savaşa karşı çıktıklarını ifade ettiler.

Trump'ın pedofili Jefrrey Epstein belgelerinde adının yüzlerce kere geçtiğinin ortaya çıkmasıyla siyasi ve hukuki yönden büyük bir sıkıntı yaşayacağını görerek İsrail yönetiminin talepleri doğrultusunda harekete geçti. Tel Aviv yönetimi İran'ın nükler silah kapasitesinin acilen yok edilmesi gerektiğini savunarak ABD'yle birlikte savaş açmanın kaçınılmaz olduğunu belirtti. Umman'ın arabuluculuğunda Cenevre'de anlaşma arayışı için müzakere masasına oturulduğu sırada İran'a saldırı başlatıldı.



ABD ve İsrail'in İran'a saldırmasıyla başlayan ve Körfez ülkelerini de kuşatan savaşta üçüncü haftadayız.

“Önce ABD” misyonuyla yola çıkan ancak “Önce İsrail” diyen ABD Başkanı Donald Trump zorlu bir süreçte.

Savaşın nihai hedefi konusunda Amerikalıları ikna edemiyor. Ucu açık ve yayılma riski artan büyük bir savaş kumarı oynuyor. Gelinen noktada Körfez ülkelerinden bazıları Washington yönetimine “İran'ı yaralı bırakmayın, yoksa gelecekte daha tehlikeli olur” diyorlar.

Iran's War With Israel and the United States | Global Conflict Tracker

İran'ın savaşla beraber kapattığı Hürmüz Boğazı'nın akıbeti enerji ve gıda başlıklarında büyük bir krizin kapıda olduğunu sinyallerini veriyor. NATO üyesi ülkelerin neredeyse tamamına yakını ABD Başkanı'nın Hürmüz Boğazı için “donanma kuvvetleri” katkısı talebine “biz yokuz” diyerek olumsuz yanıt verdiler. İran konusunda destek isteyen ancak olumsuz yanıt alan ABD Başkanı Donald Trump, "Kimsenin yardımına ihtiyacımız yok" dedi, NATO üyelerine sert çıktı, ağır sözler sarf etti. Hatta "yanımızda tehditler savurdu. Cumhuriyetçi Parti Senatörü ve İsrail'in Washington'daki bir numaralı sözcüsü Lindsey Graham da NATO'nun taşıdığı değeri tartışmaya açtı.

Trump,dün sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda "müttefik" kelimesini tırnak içine alarak "ABD, bir çok NATO 'müttefikimiz' tarafından, Ortadoğu'da İran'ın terörist rejimine karşı yürüttüğümüz askeri operasyona müdahil olmak istemedikleri konusunda bilgilendirildi" dedi. Aslında söz konusu ülkelerin, "ABD'nin yaptıklarına ve İran'ın nükleer silaha sahip olmasına izin verilmemesi gerektiğine güçlü şekilde katıldıklarını" ifade eden Donald Trump, "Ancak bu tavırları beni şaşırtmadı. Zira bu ülkeleri korumak için her yıl yüz milyarlarca dolar harcadığımız NATO'yu, her daim tek taraflı bir ilişki olarak gördüm: Biz onları koruyacağız, ama onlar bizim için hiçbir şey yapmayacak, özellikle de ihtiyaç duyduğumuz bir zamanda" sözlerini kaydetti. 
 

Açıklamasını, "Neyse ki, İran'ın ordusunu büyük ölçüde yok ettik. Artık donanmaları, hava kuvvetleri, uçaksavarları ve radarları yok. Ve belki de en önemlisi, hemen hemen her kademedeki liderleri yok oldu, artık bir daha asla bizi, Ortadoğu'daki müttefiklerimizi ya da dünyayı tehdit edemeyecekler" sözleriyle sürdüren Trump, ABD'ye askeri destek vermeyi kabul etmeyen ülkeler hakkında şunları kaydetti: "Böylesine büyük bir askeri başarıya imza attığımız için, artık NATO ülkelerinin yardımına ne 'ihtiyacımız' var ne de bu desteği arzu ediyoruz. Asla ihtiyacımız da olmadı! Aynı şey, Japonya, Avustralya veya Güney Kore için de geçerli. Doğrusu, dünyanın en güçlü ülkesi olan ABD'nin Başkanı olarak konuşuyorum, kimsenin yardımına ihtiyacımız yok!"

Oysa Trump yalan söyledi. Zira 11 Eylül 2001'de ABD'ye düzenlenen terör saldırılarının akabinde El Kaide terör yapılanmasına yönelik Afganistan'a düzenlenen operasyonda tüm NATO üyesi ülkeler harekete geçmişti. ABD ordusunun yanında yeralan NATO üyesi ülkeler ciddi askeri kayıplar vermişti. ,  

When will the US-Israel-Iran war end? - EXPERT OPINIONS

Körfezi çepeçevre saran İran savaşında 19. gündeyiz. 

Yaşanan son gelişmeler ve yapılan açıklamalar şöyle:

İran’da İsrail adına casusluk yaptığı iddiasıyla bir kişi idam edildi

İran'da İsrail dış istihbarat servisi Mossad ile bağlantılı olduğu öne sürülen Kuroş Keyvani hakkında verilen idam cezası infaz edildi. Fars Haber Ajansı, İran yargı makamlarından yapılan yazılı açıklamayı yayımladı. Açıklamada, "Stratejik noktaların görüntü ve bilgilerini Mossad'a aktardığına ilişkin yargılama süreci tamamlanan Keyvani'nin idam cezası Yüksek Mahkeme tarafından onaylanmıştı. Keyvani'nin cezası infaz edildi." ifadelerine yer verildi. Keyvani, geçen yıl ABD-İsrail'in İran'a saldırdığı haziran ayında meydana gelen 12 gün süren savaşın dördüncü günü gözaltına alınmıştı.

Suudi Arabistan hava sahasında bir füze ve 15 İHA'nın düşürüldüğünü duyurdu

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, ülkenin hava sahasında bir balistik füze ve 15 insansız hava aracının (İHA) düşürüldüğünü açıkladı. Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, ülkenin doğusuna yönelik yeni İHA saldırılarının engellendiği belirtildi. Açıklamada, 15 İHA'nın doğu bölgesinde savunma sistemlerince imha edildiği ifade edilirken, İHA'ların kaynağına ilişkin bilgi verilmedi. Suudi Arabistan'ın güneydoğusunda yer alan el-Harc vilayetine doğru bir balistik füzenin tespit edildiğine işaret edilen açıklamada, söz konusu füzenin hava savunma sistemleri tarafından imha edildiği kaydedildi. Açıklamada, hava savunma füzesinden bazı parçaların Prens Sultan Hava Üssü civarına düştüğü ancak herhangi bir hasara yol açmadığı ifade edildi. Öte yandan Suudi Arabistan Sivil Savunma Müdürlüğünden yapılan açıklamada, ülkenin güneydoğudaki el-Harc vilayetinde saldırı tehdidi nedeniyle sirenlerin çaldığı bilgisi paylaşıldı.

Kuveyt ve BAE, hava sahalarında İHA ve füze saldırılarının engellendiğini duyurdu

Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), İran kaynaklı insansız hava aracı (İHA) ve füze saldırılarının savunma sistemleriyle engellendiğini açıkladı. Kuveyt Ulusal Muhafızları Sözcüsü Tuğgeneral Cadan Fazıl Cadan, yaptığı yazılı açıklamada, Ulusal Muhafızlar sorumluluğundaki bölgelerde 7 İHA'nın etkisiz hale getirildiğini ifade etti. Cadan, Ulusal Muhafızlar birliklerinin, Kuveyt'in korunmasını ve savunmasını her şeyin üstünde tutarak güvenliği ve istikrarı sağlamaya çalıştıklarını belirtti. BAE Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, İran'dan fırlatılan füze ve İHA'lara karşı hava savunma sistemlerinin devreye girdiği duyuruldu. Açıklamada, ülkenin farklı bölgelerinde duyulan patlama seslerinin de hava savunma sistemlerinin, füze ve İHA'ları imha etmesinden kaynaklandığı kaydedildi.

Arap ve İslam ülkeleri dışişleri bakanları, "bölgenin güvenliği" için Suudi Arabistan'da toplanacak

Suudi Arabistan, "bölgenin güvenliğini ve istikrarını destekleme yollarını" ele alacak Arap ve İslam ülkeleri dışişleri bakanlarının toplantısına ev sahipliği yapacağını açıkladı. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Arap ve İslam ülkelerinden bir grup dışişleri bakanının, başkent Riyad'da toplanacağı belirtildi. Arap ve İslam ülkeleri dışişleri bakanlarının, Riyad'da bu akşam toplanacağı aktarılan açıklamada, dışişleri bakanlarının "bölgenin güvenliğini ve istikrarını desteklemenin yolları konusunda daha fazla istişare ve koordinasyon sağlamak amacıyla" bir araya geleceği kaydedildi. Açıklamada, toplantıya katılım sağlayacak ülkelere ilişkin bilgi verilmedi.

Beyrut'a yönelik İsrail saldırılarında en az altı kişi öldü

Lübnan Sağlık Bakanlığı, Beyrut merkezine yönelik İsrail saldırılarında en az altı kişinin öldüğünü, 24 kişinin yaralandığını açıkladı.

Saldırıda öldürülenlerin kimliklerinin belirlenmesi için çalışmalar sürüyor.

Hava saldırılarının Beyrut kent merkezinde hükümet binalarının ve bazı dış ülke temsilciliklerinin de olduğu bir mahallede bir apartmanı hedef aldığı açıklanmıştı.

AFP'nin haberine göre bir saldırı da Basta mahallesini hedefledi.

Laricani'nin öldürülmesi sonrası İran ordusundan 'misilleme' mesajı

İran Ordusu Genel Komutanı Emir Hatemi, Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani'nin İsrail saldırısında öldürülmesi sonrası "misilleme" mesajı verdi.

Hatemi, "Doğru zaman ve yerde, haydut ABD ve kana susamış siyonist rejime karşı kararlı, caydırıcı ve pişman edici bir misilleme yapacağız" dedi.

İran Ordusu Genel Komutanı Emir Hatemi
Hatemi, Laricani ve diğer suikastlerin "intikamının alınacağını" söyledi.

Öte yandan İran ordusundan farklı bir yapıya sahip olan Devrim Muhafızları, Laricani'nin öldürülmesinin ardından İsrail'in kent merkezlerine misilleme saldırılarının başladığını duyurdu.

İran İsrail'e gece misket bombasıyla misilleme saldırısı düzenledi

İran, devlet televizyonunun İsrail'in güvenlik şefi Ali Laricani'yi öldürmesine misilleme olarak nitelendirdiği bir saldırıyla, Tel Aviv'e gece boyunca misket bombası başlıkları taşıyan füzeler fırlattı.

Bomba parçalarının bir apartman binasına isabet etmesi sonucu iki kişi hayatını kaybetti.

Körfez ülkeleri de İran'ın füze ve insansız hava aracı saldırılarına yeniden maruz kaldı.

Hizbullah'ın gece boyunca İsrail'in kuzeyine roket saldırılarını sürdürmesinin ardından, İsrail'in hava saldırısı Beyrut'un merkezinde büyük bir patlamaya neden oldu.

İsrail ordusu, İran destekli silahlı gruba karşı yürüttüğü kampanyayı yoğunlaştırırken Lübnan'ın güney ve doğusunu da vurdu.

ABD ve İsrail İran'a saldırmaya devam ederken, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Başkanı Rafael Grossi, nükleer bir kazayı önlemek için azami itidal çağrısını yineledi.

Salı akşamı Buşehr nükleer santralinin yakınlarına bir füze isabet etti ancak herhangi bir hasar bildirilmedi.

İran füzesinin düştüğü yerdeki hasar görülüyor.

Bağdat'taki ABD büyükelçiliğine yeni saldırılar

AFP ve Reuters haber ajansları, Irak'ın başkenti Bağdat'taki ABD büyükelçiliğinin bulunduğu yerleşkeye bu gece de saldırıların düzenlendiğini aktarıyor.

Buna göre Çarşamba gününün ilk saatlerinde bölgeden patlama sesleri geliyor. AFP muhabirleri patlamaların yerleşim yerlerinden de duyulduğunu doğruluyor.

28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan savaş sırasında, Bağdat'taki ABD büyükelçiliği de birkaç kez hedef alınmıştı. Buradaki saldırıların, İran bağlantılı militanlar tarafından drone ve roketlerle düzenlendiği bildiriliyor.

Trump ABD halkına yalan satıyor: İran Savaşında 19. güne girildi

ABD: Hürmüz Boğazı yakınlarındaki İran füze bataryalarını vurduk

ABD ordusu bir açıklama yaparak İran'a ait Hürmüz Boğazı yakınlarında konuşlanan ve gemileri vurma kabiliyetine sahip seyir füzesi rampalarını vurduklarını duyurdu.

ABD'nin açıklamasında, saldırıda 2,5 tonluk sığınak delici bombaların kullanıldığı belirtildi ve "İran seyir füzeleri Hürmüz Boğazı'ndaki geçişler için tehlike arz ediyordu" ifadesi kullanıldı.

Hürmüz Boğazı'ndaki gemi geçişleri, savaşın başladığı 28 Şubat'tan bu yana durma noktasına gelmiş, dünyadaki petrol fiyatları ve piyasalar deniz ticaretindeki aksamadan etkilenmişti.

İran, Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Laricani'nin öldürüldüğünü duyurdu

İran, ABD ve İsrail saldırılarına karşı misilleme olarak füze ve insansız hava aracı saldırılarını başlattığını duyurdu. Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani ve yakın çevresi saldırıda yaşamını yitirdi… İran devlet televizyonu IRIB, Laricani’nin ofisi tarafından yapılan yazılı açıklamayı yayımladı. Açıklamada, Tahran’ın güneyindeki Cevadiye ve Beryanek bölgelerinde düzenlenen saldırılar sonucu “Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’nin oğlu Murteza, yardımcısı Alirıza Beyat, Konsey çalışanları ve birkaç korumasıyla birlikte hayatını kaybettiği” belirtildi.

ABD Başkanı Donald Trump, İran savaşı ve Hürmüz Boğazı için destek talebine olumlu karşılık vermeyen müttefiklerine öfkeli.

Trump, dün sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda "müttefik" kelimesini tırnak içine alarak "ABD, bir çok NATO 'müttefikimiz' tarafından, Ortadoğu'da İran'ın terörist rejimine karşı yürüttüğümüz askeri operasyona müdahil olmak istemedikleri konusunda bilgilendirildi" dedi. Aslında söz konusu ülkelerin, "ABD'nin yaptıklarına ve İran'ın nükleer silaha sahip olmasına izin verilmemesi gerektiğine güçlü şekilde katıldıklarını" ifade eden Donald Trump, "Ancak bu tavırları beni şaşırtmadı. Zira bu ülkeleri korumak için her yıl yüz milyarlarca dolar harcadığımız NATO'yu, her daim tek taraflı bir ilişki olarak gördüm: Biz onları koruyacağız, ama onlar bizim için hiçbir şey yapmayacak, özellikle de ihtiyaç duyduğumuz bir zamanda" sözlerini kaydetti.

NATO'nun Brüksel'deki karargâhı önünde üye ülkelerin bayrakları dalgalanıyor

Açıklamasını, "Neyse ki, İran'ın ordusunu büyük ölçüde yok ettik. Artık donanmaları, hava kuvvetleri, uçaksavarları ve radarları yok. Ve belki de en önemlisi, hemen hemen her kademedeki liderleri yok oldu, artık bir daha asla bizi, Ortadoğu'daki müttefiklerimizi ya da dünyayı tehdit edemeyecekler" sözleriyle sürdüren Trump, ABD'ye askeri destek vermeyi kabul etmeyen ülkeler hakkında şunları ifade etti: "Böylesine büyük bir askeri başarıya imza attığımız için, artık NATO ülkelerinin yardımına ne 'ihtiyacımız' var ne de bu desteği arzu ediyoruz. Asla ihtiyacımız da olmadı! Aynı şey, Japonya, Avustralya veya Güney Kore için de geçerli. Doğrusu, dünyanın en güçlü ülkesi olan ABD'nin Başkanı olarak konuşuyorum, kimsenin yardımına ihtiyacımız yok!"

Lindsey Graham: Trump'ı hiç bu kadar öfkeli görmedim

Avrupa ülkelerine bir tepki de Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham'dan geldi.

Graham, sosyal medyadan yaptığı paylaşımda, Avrupalı müttefiklerin Hürmüz Boğazı'nda güvenliğin sağlanmasına destek vermek konusundaki isteksizliği hakkında Donald Trump ile telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini duyurdu. "Hayatımda onun hiç bu kadar öfkeli olduğuna tanıklık etmemiştim. Bu öfkeyi paylaşıyorum" diyen Graham, Hürmüz Boğazı'nın açık kalmasının, ABD'den çok Avrupa'nın yararına olduğunu belirtti. Senatör Graham mesajında, "Müttefiklerimizin, nükleer silaha sahip bir İran'ın pek de endişe verici olmadığını ve Ayetullah'ın nükleer bomba elde etmesini engellemek için askeri harekâtın onların değil bizim sorunumuz olduğunu ima eden kibirli tavırları incitici olmanın ötesinde" ifadelerini kullandı.

NATO üyelerinin, Hürmüz Boğazı'nın geçişlere açık kalmasını sağlamaya dönük çok sınırlı desteğinin "hem Avrupa hem Amerika için geniş ve derin sonuçları olacağını" söyleyen Graham, "İttifakları destekleme konusunda kendimi oldukça istekli biri olarak görüyorum. Ancak bunun gerçek anlamda sınandığı bu zorlu dönem, bu ittifakların değerini sorgulamama yol açtı. Bu hissiyata sahip tek senatörün ben olmadığından eminim" dedi. İsrail'in güçlü destekçisi olarak bilinen Linsey Graham, ABD ve İsrail'in İran'a askeri harekât başlatmasını ve rejimin devrilmesi gerektiğini savunmuştu.

Amerikan istihbaratından Trump'a uyarı. "İran'da rejim yıkılmayacak"

Amerikan istihbaratına göre savaş İran'da rejimin devrilmesini sağlayamayacak. Amerikan Washington Post gazetesi, istihbarat kurumlarının savaş öncesinde ABD Başkanı Donald Trump'ı bu konuda uyardıklarını yazdı. Amerikan istihbaratının tespitine göre, İran rejimi yakın zamanda devrilecek gibi gözükmüyor. Zayıfladı ama daha sertleşti. Amerikan Washington Post gazetesine göre Amerikan istihbaratı saldırılara rağmen İran rejiminin ayakta kalacağı sonucuna vardı. Hatta rejimin gücünü pekiştirdiği belirtildi. Daha sertlik yanlısı devrim muhafızlarının ülkede gücünü perçinleyeceği öngörüsünde bulunuldu. Gazete, savaş öncesinde ABD Başkanı Donald Trump'ın kendisini gerçeklerle yüzleştiren istihbarat brifingleri aldığını da yazdı. İstihbarat kurumlarının, devrim muhafızlarının savaştan güçlenerek çıkabileceği konusunda Trump'ı uyardığı belirtildi. Gazeteye konuşan ve isminin açıklanmasını istemeyen bir yetkili, "Olanlar öngörülmüştü. Ona önceden söylenmişti." dedi. Yetkili, ABD'nin uzun dönemli bir savaş planlarının olmadığını ve savaşı en kısa sürede bitirmeleri gerektiğini de söyledi.

REJİM İÇİNDE ÇÖZÜLME BELİRTİSİ YOK

Washington Post'a konuşan batılı bir güvenlik kaynağı İran'da geride kalan karar vericilerin kafalarının karışık olduğunu ve birbirleriyle iletişim kurmakta zorlandıklarını söyledi. Ama rejim içinde çözülme yaşanacağına dair herhangi bir belirti olmadığının da altı çizildi.

DEVRİM MUHAFIZLARI İÇİN DİĞER ÜLKELERE BASKI

Devrim muhafızlarının güçleneceği öngörüsünde bulunulurken Trump yönetimi başka adımlar da atıyor.

Devrim muhafızlarının izole edilmesi için diğer ülkelere baskı uygulanmaya başlandı. Amerikan Dışişleri Bakanlığı, diplomatlardan bulundukları ülkelerce Devrim Muhafızları'nın ve Lübnan'daki Hizbullah'ın terör örgütleri listesine almaları için çaba harcamalarını istedi. Diplomatlardan bu çağrıyı bulundukları ülkenin en üst makamına iletmeleri söylendi.

Washington Post gazetesi, Körfez ülkelerinin savaş uzadıkça Trump yönetimine öfkelendiklerini de yazdı. Körfez ülkelerinden üst düzey bir yetkili, gazeteye yaptığı açıklamada, "Bu savaşı İsrail için başlattılar ve sonra bizi saldırılarla tek başımıza karşı karşıya bıraktılar." ifadelerini kullandı.

Netanyahu'dan İran halkına "sokağa çıkın, sizi koruyacağız" mesajı

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, saldırılar düzenledikleri İran'da halka "sokağa çıkın, sizi koruyacağız" mesajı verdi.  İsrail Başbakanlık Ofisinden yapılan açıklamaya göre Netanyahu, Tel Aviv'deki İsrail Savunma Bakanlığı kompleksi "Kirya"da Savunma Bakanı Yisrael Katz, Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ve dış istihbarat servisi Mossad Direktörü David Barnea başta olmak üzere üst düzey güvenlik yetkilileriyle bir araya geldi. Netanyahu, burada yaptığı konuşmada, İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani ve Besic Güçleri Komutanı Gulam Rıza Süleymani'ye yönelik düzenlenen ve iki ismin ölümüyle sonuçlanan suikastları hatırlattı.

Bir yanıt yazın

Yanıt yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.