Anthony Zurcher
BBC Washington Muhabiri
ABD savaş halinde bir ülke olabilir ama Başkan Donald Trump'ın son birkaç günde yaptıkları, zaman zaman gerçeküstüne doğru kayan, diplomasi ve dikkat dağıtma karışımından ibaretti.
Cuma günü, ABD'nin İran'a karşı savaşının "sona ermekte olduğunu" söyledi.
Cumartesi gecesi ise İran'a Hürmüz Boğazı'nı yeniden açması için 48 saatlik bir süre verdi, aksi takdirde ağır Amerikan hava saldırılarıyla karşı karşıya kalacağını belirtti.
Ertesi gün golf oynadı ve öğleden sonrayı Florida'daki Mar-a-Lago tesisinde geçirdi.
Pazartesi sabahı, küresel piyasalar düşüşteyken, İranlıların ABD ile "yapıcı" görüşmeler yürüttüğünü söyledi.
Ardından Memphis, Tennessee'ye uçtu, bir konuşma yaptı ve müzik efsanesi Elvis Presley'nin tarihi evi Graceland'i ziyaret etti.
Bu arada, ABD ve İsrail'in İran hedeflerine yönelik hava saldırıları devam ediyor.
İranlılar ise ABD güçlerine ve Ortadoğu'daki müttefiklerine karşı füze ve insansız hava araçlarıyla saldırılarını sürdürüyor. Hürmüz Boğazı'ndan geçiş kısıtlı durumda.
Trump'ın Cumartesi gecesi verdiği ültimatom açıktı: İran Hürmüz Boğazı'na uluslararası gemi trafiğine tam erişime izin vermezse, ABD ülkeyi enerji üretim altyapısını hedef alarak karanlığa gömecekti.
Bu sert bir uyarıydı.
İran ise buna karşılık bölgesel enerji ve su altyapısını hedef alacağını açıkladı. Üç haftadır süren savaşın, siviller adına potansiyel vahim sonuçlar doğurabilecek yeni bir tırmanışa geçmesi an meselesi gibi görünüyordu.
Ancak Pazartesi sabahı itibarıyla Trump saldırıları en azından geçici olarak durdurdu.
Başkan, ABD'nin İran'dan isimsiz bir liderle temas kurmasının, saldırıların beş gün süreyle durdurulmasını meşru kılacak kadar yeterli olduğunu söyledi. Fakat İran bu teması reddetti.
Gün boyunca iyimser bir tavır sergiledi ve haftalar öncesinden planladığını söylediği bir ziyaret için Tennessee'ye uçtu.
Kalkıştan önce havaalanında yaptığı açıklamada ABD ve İran'ın "önemli noktalarda mutabakat sağladığını" söyledi.
"Bir anlaşma yapmak istiyorlar. Biz de bir anlaşma yapmak istiyoruz" dedi.
Birkaç saat sonra, Memphis'te toplanan ABD Ulusal Muhafızlarına hitaben yaptığı konuşmada, ABD'nin İran'la "çok, çok iyi görüşmeler" yaptığını söyledi.
"İran'ın Amerika'ya ve müttefiklerimize yönelik tehditlerine son vermesi için bir fırsatı daha var. Umarız bunu değerlendirirler" dedi.
Ardından Trump, Memphis'in en ünlü turistik mekanı olan Graceland'e giderek, şehrin suç oranındaki düşüşü, ulusal muhafızların sokaklara konuşlandırmasına bağladı.
Trump, Elvis'in evinde dolaşırken ve "rock'n'roll kralı"nın moda ve tasarım zevklerini incelerken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile bir telefon görüşmesi ve haftanın ilerleyen günlerinde İranlı yetkililerle olası doğrudan görüşmeler hakkında haberler gelmeye devam etti.
Diplomatik çarklar dönmeye başlamış gibi görünüyordu, ancak ayrıntıların eksikliği, dünyanın dört bir yanındaki birçok insanın zihninde şüphe uyandırdı.
İran resmi medyası, Trump'ın Truth Social paylaşımını kanıt olarak göstererek, başkanın geri adım attığını iddia etti.
İranlı yetkililer, iki ülke arasında herhangi bir önemli görüşme yapıldığını reddetti. Başkan "15 maddelik anlaşmadan" bahsetse de, ayrıntılar konusunda fazla bilgi vermekten kaçındı.
Görüşme ihtimali bile ABD borsasının yükselmesine ve küresel petrol fiyatlarının düşmesine yetmişti. Büyük dünya ekonomileri için yürek burkan bir gün gibi görünen bu gün, bu çatışmadan çıkış yolu görmek isteyen yatırımcılar için bir umut ışığı olmuştu.
'Şimdi ya da asla'
Trump Washington'a geri döndü ve burada İran'ın enerji altyapısına yönelik ABD saldırılarına beş günlük yeni bir geri sayım başlayacak.
Girişimler, aksaklıklar ve ölmüş bir rock efsanesinin evine yapılan bir ziyaretin ardından, Trump gerçek bir atılımın ilk işaretini vermiş olabilir.
Ya da bu, başkanın verdiği ültimatomun kendisini zor durumda bıraktığını fark etmesinin ve daha fazla zaman kazandırmak için harekete geçmesinin son örneği olabilir.
Graceland turu sırasında Trump, büyük bir Elvis hayranı olduğunu ve Hurt'ün en sevdiği şarkısı olduğunu söyledi.
Ancak mevcut koşullar göz önüne alındığında, "Şimdi ya da Asla" daha uygun bir seçim olabilirdi.


