Trump'ın saldırı planı: 'Hedef sadece Hamaney değil, 1 günde 125 bombardıman mümkün!'

Trump'ın saldırı planı: 'Hedef sadece Hamaney değil, 1 günde 125 bombardıman mümkün!'
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A- A+ Paylaş

ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a saldırı kararını 10 ila 15 gün içinde vereceğini duyurmasıyla Orta Doğu yeni bir büyük savaşın eşiğine geldi. ABD'nin İran çevresine konuşlandırdığı unsurlarıyla bir günde en az 125 ayrı bombardıman düzenleyebileceği kaydedildi. Uzmanlar, böyle bir yığınağın Trump'a İran'ın dini lideri Ali Hamaney haricinde çok sayıda hedefe saldırı olanağı sunduğuna dikkat çekti. İran, ABD saldırısının bölge için felakete yol açacağını vurgulayarak, sert karşılık vereceğini bildirdi.

İran'dan anlaşma sinyali

Tesnim Haber Ajansı'na göre Paknejad, iki ülke arasında devam eden müzakerelere ilişkin değerlendirmede bulunarak, İran Petrol Bakanı Muhsin Paknejad, İran ile ABD arasında petrol ve doğal gaz alanında işbirliği ihtimaline ilişkin her şeyin mümkün olduğunu kaydetti. İranlı Bakan, söz konusu işbirliğinin fiilen hayata geçirilip geçirilmeyeceğinin ise henüz netlik kazanmadığını belirtti.

Washington yönetimiyle, petrol ve doğal gaz sektöründe olası işbirliğine dair soru üzerine Paknejad, "Her şey mümkün." diye konuştu.

Saldırıların şiddeti kadameli olarak artacak

Wall Street Journal (WSJ), ABD'nin İran'a olası saldırılarını önce daha sınırlı kapsamda başlatacağını ve Tahran yönetimi nükleer programı konusunda anlaşmaya varana kadar saldırıların şiddetini kademeli olarak artıracağını iddia etti. Gazeteye konuşan kaynaklar, yetki verilmesi halinde birkaç gün içinde düzenlenebilecek ilk saldırıda birkaç askeri noktanın veya hükümet tesisinin hedef alınacağını dile getirdi.

ABD ve İsrail'in İran'a haziran ayında düzenlediği saldırılarda 935 kişinin öldürüldüğü bildirilmişti.

ABD, BÜYÜK ÖLÇEKLİ SALDIRILARA ODAKLANDI

İsimleri açıklanmayan kaynaklar, Tahran'ın bu ilk saldırının ardından Washington'ın taleplerini yerine getirmemesi halinde operasyonun kapsamının aşamalı olarak genişletileceğini belirtti. ABD'li yetkililer ise son dönemdeki görüşmelerin büyük ölçekli saldırı planlarına daha çok odaklandığını ancak nihai kararın henüz alınmadığını ifade etti.

ABD tarihinde benzeri görülmemiş süreç

New York Times'ın analizinde, Trump’ın İran'a karşı neden şimdi harekete geçilmesi gerektiğine dair kamuoyuna net bir gerekçe sunmadığı belirtildi. ABD’nin, bu denli sınırlı açıklamayla büyük çaplı bir askeri harekata hazırlanması, modern zamanlarda örneği olan bir durum değil.

Eski ABD Başkanı George W. Bush, Irak işgali öncesinde Saddam Hüseyin yönetiminin ABD için kabul edilemez bir tehdit oluşturduğunu savunarak kapsamlı bir kamuoyu kampanyası yürütmüştü. Bush, 2002 yılının Ekim ayında Cincinnati’de yaptığı konuşmada Irak’ın kimyasal veya biyolojik silahlarla ABD’yi “herhangi bir günde” hedef alabileceğini öne sürmüştü. Buna karşın Trump, bir yıldan kısa süre içinde İran'a yönelik ikinci büyük askeri saldırıya karar verme aşamasına gelmesine rağmen ayrıntılı bir açıklama sunmadı.

TRUMP'IN HEDEFLERİ

Trump ve ekibi zaman zaman İran’ın nükleer programının yanı sıra farklı gerekçeler de dile getirdi; Tahran yönetiminin protestolara yönelik tutumu, İsrail’e karşı kullanılabilecek füze kapasitesi ve Hamas ile Hizbullah’a verilen destek bu başlıklar arasında yer aldı. Ancak askeri müdahale, Trump'ın dile getirdiği hedeflere ulaşılmasını sağlamayabilir. Haziran ayındaki son saldırının ardından İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stokunun önemli bölümünün yer altına taşındığı belirtilen analizde, hava operasyonlarının ülke içindeki protestoculara nasıl fayda sağlayacağının belirsiz olduğu kaydedildi.

Trump, nihai hedefinin yalnızca İran’ın nükleer silah elde etmesini engellemek mi yoksa daha kapsamlı bir değişim mi olduğunu açık biçimde ortaya koymadı. 2015’te Barack Obama döneminde imzalanan nükleer anlaşmayı sert sözlerle eleştiren ve 2018’de bu anlaşmadan çekilen Trump, şimdi yeni bir mutabakatın daha kapsamlı olduğunu göstermek zorunda. Diplomatik süreçte ilerleme sınırlı kalırken, tarafların uzlaşma için zamanı daralıyor.

ABDli uzmandan yıkıcı savaş uyarısı

Washington Post'un bildirdiğine göre, ABD ve müttefiki İsrail’in İran devletine karşı askeri açıdan belirgin bir üstünlüğe sahip ancak Tahran yönetiminin olası bir saldırıya ağır sonuçlar doğuracak şekilde karşılık verecek imkanları bulunuyor. ABD’nin eski İsrail Büyükelçisi ve Joe Biden döneminde Pentagon’da yöneticilik yapan Daniel Shapiro, Washington’un İsrail’in desteğiyle İran hükümetine karşı "ezici bir askeri üstünlük" kurabileceğini öne sürdü.

'SAVAŞ CİDDİ RİSKLER BARINDIRIYOR'

Shapiro, İran’la yaşanacak geniş çaplı bir savaşın ciddi riskler barındırdığı uyarısını yaptı. İran'ın balistik füzelerle bölgedeki ABD askerlerini hedef alabileceğini kaydeden Shapiro, İran'ın savaşı Orta Doğu genelindeki vekil güçleri aracılığıyla daha geniş ve yıkıcı bir hale getirebileceğini belirtti. Shapiro, deniz taşımacılığı ve küresel petrol piyasasında yaşanabilecek aksaklıkların da krizi uluslararası boyuta taşıyabileceğine dikkat çekti.

'İRAN BEDEL ÖDETEBİLİR'

Shapiro, ABD-İsrail ortak saldırılarının İran’a ağır zarar vereceğini vurguladı. Bunun hızlı ya da sorunsuz bir sonuç anlamına gelmeyeceğini belirten Shapiro, Tahran yönetiminin de karşılık verme ve bedel ödetme kapasitesine sahip olduğunu sözlerine ekledi.

Uzmanlar, Washington’un İran hükümetine karşı olası bir hava harekatı için Orta Doğu’da halihazırda yeterli askeri varlık bulundurduğunu belirtti. Yaklaşık 1 aydır Arap Denizi’nde görev yapan USS Abraham Lincoln uçak gemisi ve beraberindeki taarruz grubunda F-35 Lightning II ile F/A-18 Super Hornet tipi uçakların da aralarında bulunduğu 9 filo yer alıyor. Lincoln'ün günde en az 125 bombardıman görevi gerçekleştirebilecek kapasiteye sahip olduğu bildirildi.

USS Gerald R. Ford öncülüğündeki ikinci uçak gemisi grubunun ise Doğu Akdeniz’e yönelmesinin beklendiği ifade edildi. Dünyanın en büyük uçak gemisi olarak gösterilen Ford’un, geçen ay Karayip Denizi’nde Venezuela lideri Nicolás Maduro’ya yönelik bir operasyon sonrasında bölgeden ayrıldığı kaydedildi.

Geçen yaz ABD Başkanı Donald Trump, İran devletinin Fordo’daki yer altı nükleer zenginleştirme tesisine yönelik bir saldırı kararı için iki hafta süre tanıdığını açıklamış ancak birkaç gün içinde B-2 hayalet bombardıman uçaklarıyla hedefi vurmuştu.

ABD'NİN SALDIRI KAPASİTESİ

Kraliyet Birleşik Hizmetler Enstitüsü Askeri Bilimler Direktörü Matthew Savill, 2 uçak gemisi grubunun birlikte birkaç hafta boyunca günde yüzlerce sorti düzenleyebileceğini ve bu yoğunluğun “12 Günlük Savaş” dönemindekinden daha yüksek olacağını söyledi. Savill’e göre Ford görev almasa dahi Lincoln’den havalanacak uçaklar günlük 125’in üzerinde bombardıman gerçekleştirebilir.

The Guardian'ın haberine göre, mevcut yığınak, Washington’a sivil ve askeri altyapıyı geniş çaplı biçimde hedef alma imkanı sunuyor. Havacılık uzmanları da ABD’nin bölgeye kayda değer sayıda askeri uçak sevk ettiğini, gerçek zamanlı komuta-kontrol faaliyetleri için kritik öneme sahip altı E-3 Sentry AWACS uçağının ABD ve Japonya’dan Suudi Arabistan’daki Prens Sultan Hava Üssü’ne konuşlandırıldığını vurguladı.

ABD'NİN SEÇENEKLERİ GENİŞ

Askeri hazırlıkların, Beyaz Saray’a yalnızca İran’ın dini lideri Ali Hamaney’i değil, üst düzey isimleri ve stratejik tesisleri hedef alacak daha geniş bir bombardıman seçeneği sunduğu kaydedildi.

"İRAN'IN SAVUNMASI KARŞI SALDIRI OLACAK"

İsrail’in, ABD’nin İran devletinin en önemli askeri unsurlarından biri olarak görülen balistik füze programını hedef alması için baskı yaptığı bildirildi. İran’ın yaklaşık 2 bin balistik füzeye ve ülke genelinde 25’e kadar fırlatma üssüne sahip olduğu, bunların altısının Haziran ayındaki saldırılardan etkilenmediği tahmin ediliyor.

İran’ın hava savunma kapasitesinin sınırlı olduğu ve yaz aylarındaki çatışmada İsrail ordusu tarafından büyük ölçüde etkisiz hale getirildiği ifade edildi. Bu nedenle Tahran yönetiminin en güçlü seçeneğinin karşı saldırı olabileceği belirtildi.

"İRAN'IN SALDIRISINI ENGELLEMEK ZOR"

Uzmanlar, balistik füze salvolarının gelişmiş hava savunma sistemleriyle dahi tamamen engellenmesinin güç olduğuna ve İran’ın son çatışmada isabet oranını artırdığına dair işaretler bulunduğuna dikkat çekti.

Hamaney, salı günü yaptığı açıklamada ABD'yi, savaş gemilerini “denizin dibine göndermekle” tehdit etmişti.

İngiltereden Trumpa veto

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Trump’ın İran'a yönelik olası bir saldırıda Kraliyet Hava Kuvvetleri (RAF) üslerini kullanma talebine onay vermedi. İngiliz hükümetinin, uluslararası hukukun ihlal edilebileceği yönündeki kaygılar nedeniyle ABD’nin İngiltere topraklarındaki askeri tesislerden bombardıman düzenlemesine izin vermediği belirtildi. Bu gelişmenin ardından Trump’ın, İngiltere’nin Chagos Adaları’yla ilgili anlaşmasına verdiği desteği geri çektiği öne sürüldü.

The Telegraph'ın haberine göre, ABD’nin İran’a yönelik muhtemel bir saldırısında, İngiltere’nin Mauritius’a devretmeyi planladığı Chagos Adaları’ndaki Diego Garcia askeri üssü ile Avrupa’daki müttefik hava üslerinin kullanılabileceği değerlendiriliyordu. Washington yönetiminin Diego Garcia’yı kullanmak için Londra’dan ayrıca izin almasına gerek bulunmazken, RAF üslerinden operasyon düzenleyebilmesi için Britanya hükümetinin onayı gerekiyor.

Bir yanıt yazın

Yanıt yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.