ABD'nin RTÜK'ünün başkanından medyaya tehdit

ABD'nin RTÜK'ünün başkanından medyaya tehdit
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A- A+ Paylaş

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Federal İletişim Komisyonu (FCC) Başkanı Brendan Carr, ABD yayıncılık sektörüne uyarıda bulundu; "Sahte haberler ve haber çarpıtmaları" olarak nitelendirdiği yayınları yapan yayıncıların lisanslarını iptal edebileceğini ima etti. 

Carr, sosyal medyada "Sahte haber yayınlayan yayıncıların, lisans yenilemeleri gelmeden önce rotayı düzeltme şansları var. Yasa açık. Yayıncılar kamu yararına faaliyet göstermeli ve bunu yapmazlarsa lisanslarını kaybedecekler" ifadelerini kullandı. 

Brendan Carr, ana akım medyaya olan güvenin tüm zamanların en düşük seviyesi olan yüzde 9'a düştüğünü belirtti.

AYRINTILAR ŞÖYLE:

Carr, Cumartesi günü sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, yayıncıların lisanslarını korumak için “kamu yararına uygun yayın yapmak zorunda olduklarını” belirtti.

“Yalanlar ve haber çarpıtmaları yayınlayan — yani sahte haber üreten — yayıncıların lisans yenileme süreci gelmeden önce rotalarını düzeltme şansı var,” dedi.

Carr’ın açıklaması, medya kuruluşlarına Trump yönetiminin öncelikleri doğrultusunda yayın yapmaları için baskı uyguladığı eleştirilerini yeniden gündeme getirdi. Carr daha önce de benzer çıkışlarıyla tartışma yaratmıştı.

Geçen yıl Carr, ABC kanalını ve dağıtımcılarını, Trump’ı sık sık eleştiren komedyen Jimmy Kimmel’in programı konusunda “davranışlarını değiştirmeye ve gerekli adımları atmaya” çağırmıştı. Bir podcast yayınında Kimmel için “Bunu kolay yoldan da yapabiliriz, zor yoldan da” ifadelerini kullanmıştı. Bu açıklamaların ardından ABC, Kimmel’in programını geçici olarak askıya almıştı.

Carr’ın son açıklaması siyasetçiler ve ifade özgürlüğü savunucularından sert tepki gördü. Hawaii Senatörü Brian Schatz, söz konusu ifadelerin açık bir sansür tehdidi olduğunu söyledi.

“Bu, savaşın olumlu biçimde haberleştirilmesi için açık bir talimat. Aksi halde lisansların yenilenmeyeceği ima ediliyor,” diyen Schatz, “Bu, komedyen tartışmasından çok daha ciddi. Artık mesele bir eğlence programı değil, bir savaşın nasıl haber yapılacağı,” ifadelerini kullandı.

Carr’ın açıklaması, Trump’ın bazı haberlerin “yanıltıcı” olduğu yönündeki eleştirilerinin ardından geldi. Trump, İran saldırısında ABD’ye ait yakıt ikmal uçaklarının vurulduğu yönündeki haberleri “sahte” olarak nitelendirmişti.

Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, Suudi Arabistan’daki üssün vurulduğunu ancak uçakların “imha edilmediğini” söyledi.

“Beş uçaktan dördü neredeyse hiç hasar almadı ve yeniden hizmete döndü,” diyen Trump, aksi yöndeki haberlerin kasıtlı olarak yanıltıcı olduğunu savundu.

“Bazı aşağılık gazeteler ve medya aslında savaşı kaybetmemizi istiyor,” ifadelerini kullandı.

Trump ve müttefikleri daha önce de devlet gücünü kullanarak eleştirel medya kuruluşlarını hedef almakla suçlanmıştı.

Öte yandan kamuoyu yoklamaları ABD’de savaşın geniş bir kesim tarafından desteklenmediğini gösteriyor. Quinnipiac Üniversitesi tarafından yapılan son ankete göre seçmenlerin yüzde 53’ü İran’a karşı yürütülen askeri operasyonlara karşı çıkıyor. Demokratların yüzde 89’u ve bağımsız seçmenlerin yüzde 60’ı savaşı desteklemiyor.

28 Şubat’ta ABD ve İsrail tarafından başlatılan savaş, uluslararası hukuk uzmanları tarafından da “sebepsiz saldırı yasağını ihlal ettiği” gerekçesiyle eleştiriliyor.

Trump ise İran’ın ABD güvenliği için “yakın bir tehdit” oluşturduğunu savunurken, savaşın başarıyla ilerlediğini söylüyor. Kentucky’de düzenlediği bir mitingde, “Kazandık. Size söyleyeyim, kazandık. İlk saat içinde bitmişti,” dedi.



Amerikalı gazeteci Carlson: "CIA özel mesajlarımı okuyor, beni hapse atmak istiyorlar"

Bir dönem Donald Trump ve Cumhuriyetçi Parti'nin politikalarına verdiği destekle ünlenmiş, Demokratik parti siyasetçilerine karşı da kanıtlanmamış iddiaları yayınlayan, ırkçı söylemleriyle öne çıkmış bir gazeteci olan Tucker Carlson, bir kez daha ABD gündeminde.

En son İsrail istihbarat teşkilatı Mossad ajanlarının Katar ve Suudi Arabistan'da bombalama planlamak suçundan tutuklandığını ortaya çıkaran Carlson, CIA'nın mesajlarını okuduğunu ve kendisini bir suçtan dolayı suçlamak için bir dava hazırladığını iddia eden bir video yayınladı.

Spending bill to fund State Department agency accused of censoring,  blacklisting Americans

AYRINTILAR ŞÖYLE:

ABD’li gazeteci ve yorumcu Tucker Carlson CIA’in mesajlarını okuduğunu ve kendisi hakkında ABD Adalet Bakanlığı’na Foreign Agents Registration Act (FARA) kapsamında suç duyurusu hazırladığını öne sürdü.

Carlson’a göre soruşturmanın gerekçesi, savaş başlamadan önce İranlı yetkililerle yaptığı röportajlar ve iletişimler.

Videoda Carlson, ABD hükümetinin kendisini suçlamak için dosya hazırladığını iddia ederek şöyle konuştu:

“Ben de Amerikalıyım ve istediğim kişiyle konuşabilirim. Açığa çıkarılacak hiçbir sırrım yok. Gülünç bir durum. Bu yüzden hukuken bunun saçma bir dava olduğunu düşünüyorum ve muhtemelen gerçek bir davaya bile dönüşmeyecektir.”



Carlson ayrıca Amerikan hükümetinin kendisini izlediğini ve özel mesajlarını okuduğunu savundu. Ünlü yorumcu, yetkililerin kendisini cezalandırmak istediğini ileri sürerek şöyle konuştu:

“Hükümet benim mesajlarımı okudu ve şimdi beni suçla ilişkilendirmeye çalışıyor. Beni Julian Assange ve Edward Snowden gibi hapse atmak istiyorlar.”
 

Tucker Carlson claimed the NSA is spying on him. Even his own colleagues  don't seem to believe it | CNN Business

Carlson’ın iddiaları ABD’de ifade özgürlüğü ve devlet gözetimi tartışmasını yeniden alevlendirdi.

Carlson’a medya dünyasından da destek geldi. Cenk Uygur, sosyal medya platformu X’te yaptığı paylaşımda Carlson’ın tutuklanması halinde bunun Amerikan demokrasisi için bir dönüm noktası olacağını savundu:

“Eğer Tucker Carlson gerçekten tutuklanırsa hükümet Rubicon’u geçmiş olur. Ona yöneltecekleri her türlü gülünç suçlamaya rağmen herkes gerçek sebebin savaşa ve İsrail’e karşı çıkması olduğunu bilecek. Kendi ülkemizdeki ilk Amerikan siyasi mahkûmu olarak görülecek.”
 

Ekonomist yazar Brian Allen, skandalı “Tucker Carlson'la aynı fikirde olsanız da olmasanız da, bu durum her Amerikalıyı endişelendirmeli. CIA, dış istihbarat teşkilatıdır. Yasal olarak Amerikan vatandaşları üzerinde iç gözetim yapması yasaktır. Eğer Tucker Carlson'ın mesajlarını okuyorlarsa, tüm gazetecilerin mesajlarını okuyorlar demektir.” sözleriyle tepki gösterdi.

Allen şunları söyledi:

“İstihbarat teşkilatları kolluk kuvvetlerini İran'ın savaş terörü tehditleri konusunda uyarmasını engelledi. Resmi devlet işleri için otomatik silme özelliğine sahip Signal uygulamasını kullandı. Epstein dosyaları gizli tutuldu. Yaralı askerlerinin durumu ailelerinden saklandı. Şimdi ise CIA Amerikalı bir gazeteciyi (Tucker Carlson'ı) gözetim altında tutuyor ve hakkında suç duyurusunda bulunmaya hazırlanıyor.”

CARLSON'IN CIA HAKKINDAKİ AÇIKLAMA VİDEOSUNU İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN

Bir yanıt yazın

Yanıt yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.