Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında görevlerinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere’nin de bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edildiği yönelik hazırlanan iddianame ile alakalı 200 sanığın ifadelerinin alınmasına devam edildi.
Yaklaşık 1 saatlik öğle arasının ardından savunma yapan tutuksuz sanık olan ve Beşiktaş Belediyesi ihale yetkilisi Türkan Dururel, "38 yıllık devlet memuruyum. Daha önce İstanbul İl Özel İdaresi’nde çalıştım. Bu soruşturmada yer aldığım günden beri sağlığım bozuldu, kalp rahatsızlığı geçirdim. 2 ihalede görevlendirildim. İhaleye katılanlardan uygun teklif verene ihaleyi verir süreci tamamlarız. Hiçbir firmayla resmiyet dışında görüşmem. İhaleye fesat karıştırma işlemi nasıl yapılır bilmiyorum. İddianamede isnat edilen suçlamaları kabul etmiyorum. Beraatimi talep ediyorum" ifadelerini kullandı.
"ÜZERİMİZE KAYITLI TAŞINMAZLAR ALMA GÜCÜNE SAHİBİZ"
Duruşmada savunma yapan Beşiktaş Belediyesinin görevinden uzaklaştırılan tutuklu başkanı Rıza Akpolat’ın eşi tutuksuz sanık Yeşim Akpolat, "4 haftadır neredeyse her gün buradayız. Ruhen yoruldum. Tarafıma 3 ayrı suç isnat edildi. Benim bu suçlara ilişkin tek bir eylemim bulunmamaktadır. Bir gayrimenkul için emlakçı ile görüştüğüm iddialarını kesinlikle kabul etmiyorum. Kız kardeşim ile evimiz çok yakın. Benim, eniştemin ve eşimin mal varlığını akladığım iddialarını kabul etmem mümkün değildir. Ben ve eşim, kendimize ait taşınmazlarda konakladık. Babam 2020 yılında vefat etti. Bize de yüklü miktarda miras kaldı. Ben ve kardeşlerim üzerimize kayıtlı taşınmazları alma maddi gücüne sahibiz. Aile bağlarımız sorgulanarak iddianamede üzerimize suç isnat edilmesini anlamlandıramıyorum. Benim, kardeşlerimin ve eşimin mal varlığı aklama iddiaları asılsızdır. Eşimin mal varlığı aklama sistemi kurduğu iddiası da yalandır. Bu muhakkak yargılamada ortaya çıkacaktır" dedi.
SAVCILIK TEDBİR KONULARIN VARLIKLARIN İADESİNİ İSTEDİ
Duruşmada görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, haklarında ’yurt dışına çıkış yasağı’ ve ’ev hapsi’ tedbiri bulunan sanıkların bu durumunun ayrı ayrı devam etmesini talep etti. Savcılık, haftalık imza tedbiri bulunan sanıklara yönelik uygulamanın ayrı ayrı kaldırılmasını ve tüm sanıkların bloke edilen, tedbir konulan mal varlıklarının kendilerine iadelerini istedi. Sanıkların incelemeye alınan dijital materyallerin de sanıklara iade edilmesini talep eden savcılık ayrıca, tutuklu sanıkların üzerlerine atılı suç isnadı göz önünde bulundurularak bu durumlarının ayrı ayrı devamına karar verilmesini talep etti.
TALEP YARIN GÖRÜŞÜLECEK
Savcılığın talebinin ardından duruşma, sanık ve avukatlarının söz alması ve talebe ilişkin savunma yapmaları için yarına erteledi.


