Orta Doğu'nun en büyük köprüsü vuruldu: ABD'nin İran'a kara harekatı bekleniyor

Orta Doğu'nun en büyük köprüsü vuruldu: ABD'nin İran'a kara harekatı bekleniyor
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A- A+ Paylaş

İran Savaşı'nın 34. gününde, İran ordusu başkomutanı Emir Hatemi, kurmaylarına “her türlü saldırıya hazırlıklı olun” dedi.

Hatemi, İran'ın operasyonel karargahının düşman hareketlerini ”son derece karamsar ve hassas bir şekilde" izlemesi gerektiğini söyledi. 

Devlet medyası, Hatemi'nin "Düşmanlar kara harekatı girişiminde bulunursa hiçbir düşman askerinin hayatta kalmaması gerektiğini" söylediğini aktardı. 

Devlet medyası, Hatemi'nin diğer ordu komutanları ve yetkililerle katıldığı bir toplantının görüntülerini paylaştı.



İRAN'DAN SERT UYARI

İran Devrim Muhafızları, Körfez'deki ülkelerde bulunan bazı hedeflerin vurulduğunu duyurarak, “Körfez ülkelerinde ABD bağlantılı çelik ve alüminyum tesislerini hedef aldık.” açıklamasında bulundu.

Bu saldırıların uyarı olduğu vurgulanan açıklamada, “İran endüstrisi bir daha vurulursa Tahran'ın bir sonraki yanıtı çok daha acı verici olacak.” ifadeleri yer aldı.

İran Meclis Başkanı Galibaf da savaşa dair konuşarak İran'ın "savaş kışkırtıcısı" olmadığını söyledi. Galibaf, “Vatanımızı savunma zamanı geldiğinde, her birimiz bir askere dönüşürüz. İranlılar sadece ülkelerini savunmaktan bahsetmez, bunun için kan döker. Bunu daha önce yaptık ve yine yapmaya hazırız.” dedi.

İran misilleme saldırılarını şiddetlendirdi. Tel Aviv'de patlama sesleri

İran, ABD ve İsrail'e yönelik misilleme saldırılarını akşam saatlerinde şiddetlendirdi. Tel Aviv'de patlamalar yaşandığı bildirildi.
Savaşın 34. gününde İran, İsrail ve ABD'nin saldırılarına yeni misillemelerde bulundu.

Devrim Muhafızları, Bahreyn'deki Amazon Bulut Bilişim Merkezi'ne saldırı başlattıklarını açıkladı.

Ürdün'deki El Azrak Hava Üssü'nde bulunan ABD uçaklarına dron saldırısı düzenlendi.

Bir diğer hedef alınan nokta İsrail'in Kudüs şehri oldu. Kudüs'te patlama sesleri duyuldu

Tel Aviv'de de patlamalar yaşanıyor. Şehirde sirenler çalıyor.

İran Devrim Muhafızları, geçtiğimiz gün yaptığı açıklamada İran'a yönelik saldırılara misilleme olarak bölgedeki ABD şirketlerini hedef alacaklarını açıkladı. Paylaşılan listede aralarında Microsoft, Google, Apple, Intel, IBM, Tesla ve Boeing'in bulunduğu 18 şirket yer almıştı. 

ABD VE İSRAİL İRAN'DA KÖPRÜ VURDU

İran'ın Elbruz eyaletine bağlı Kerec kentinde ABD ve İsrail'in düzenlediği hava saldırısında B1 Köprüsü vuruldu. Köprünün orta kesimi yıkılırken bazı kişiler de yaralandı. Açıklamada, saldırı sonucu "Orta Doğu'nun en yüksek köprüsü" olarak bilinen B1'in orta kesiminin tamamen yıkıldığı, bazı İranlıların ise yaralandığı belirtildi.

Karaj'daki B1 isimli köprünün yıkılma videosu. Asma köprünün uzaktan çekilen videosunda ortasının yıkıldığı görülüyor.

Trump, 'İran'ın en büyük köprüsüne' yönelik saldırıyı övdü

ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın en büyük otoyol geçiş köprüsüne saldırıyı överek yaptığı paylaşımda Tahran yönetimine anlaşma çağrısında bulundu.

Sözkonusu köprü Tahran'ın batısındaki Karaj kentinde bulunuyordu.

İran devlet televizyonu, B1 Köprüsü saldırısında iki kişinin öldüğünü aktardı.

Köprü saldırısının görüntüsünün de yer aldığı sosyal medya paylaşımı yapan Donald Trump, "İran'ın en büyük köprüsü yıkıldı, bir daha asla kullanılamayacak" diye yazdı.

Karaj'daki B1 köprüsünün ikiye ayrıldığı görülüyor. Köprünün ortasında büyük bir oyuk var.

Trump, İran'ın "çok geç olmadan ve İran'dan geriye bir şey kalmadan" bir anlaşma yapmasının zamanının geldiğini savundu.

İran medyasındaki haberlerde, köprüye iki kez saldırıldığı bildirildi. İkinci saldırının acil yardım ekiplerinin müdahalesi sırasında yapıldığı da aktarıldı.

Köprünün henüz yapım aşamasında olduğu kaydedildi.

Son görüntülerde büyük vinçlerin halen köprü yakınında olduğu görülüyor.

Trump 1 Nisan'da yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında, İran'a "son derece sert" bir darbe indirileceği tehdidini yaptı.

B1 Köprüsü İran'ın bu bölümünü Tahran'a bağlıyordu.

Trump'ın da paylaştığı videoda, hava saldırısının ardından köprünün alevler içinde yandığı görülüyor.

BBC bu görüntünün saldırıya ait olduğunu doğruladı.

İsrail ordusu saldırının güçlerince yapılmadığını duyurdu.

ABD Savunma Bakanlığı BBC'nin sorularına henüz yanıt vermedi.



TRUMP'TAN ÇELİŞKİLİ AÇIKLAMALAR

ABD Başkanı Donald Trump, İran çatışmasının "tamamlanmaya yaklaştığını" ve haftalar içinde sona erebileceğini söylemesine rağmen Körfez'e ek ABD birliklerinin konuşlandırılması, potansiyel kara harekatı için soru işaretlerini artırıyor.

İran ordusu sözcüsü de, Hatemi'den önce bir açıklama yaptı. İran ordusu sözcüsü, savaşın “düşmanın teslim olmasına ve kalıcı pişmanlığına” kadar devam edeceğini söyledi. Ordu sözcüsü, ABD ve İsrail'i “daha ezici, daha geniş ve yıkıcı eylemler” konusunda uyardı.

ABD VE İSRAİL, İRAN'IN ESKİ BAKANINI VURDU

İran devlet medyası, Eski Dışişleri Bakanı Kemal Harazi'nin hava saldırısına uğradığı ve eşinin de öldürüldüğünü söyledi. Ağır yaralı olduğu belirtilen Harazi'nin hastaneye kaldırıldığı belirtildi.

KREMLİN: SAVAŞIN ÇÖZÜMÜNE KATKIDA BULUNMAYA HAZIRIZ

Rusya, İran Savaşı'na dair açıklama yaptı. Kremlin, “Gerekirsa Rusya, İran Savaşı'nın çözümüne katkıda bulunmaya hazırdır." ifadelerini kullandı. ABD Başkanı Trump'ın NATO'yu eleştirmesinin ardından Kremlin de “Rusya için NATO düşmanca bir ittifaktır.” dedi.

İRAN MİSİLLEMELERE DEVAM EDİYOR

İran, ABD ve İsrail'in saldırılarının ardından misilleme amaçlı İsrail'e füze saldırıları başlattı. İran füzelerinin bugün kuzey İsrail'deki Hayfa semalarında görüldüğü bildirildi.

İsrail basını, kuzey İsrail'e üç füze saldırısı düzenlendiğini duyururken, bölgede sirenlerin çaldığı ifade edildi.

İran devlet televizyonu da İran füzelerinin, Trump'ın İran'ın yalnızca sınırlı sayıda füze fırlatma rampası kaldığı yönündeki açıklamalarından dakikalar sonra liman kenti Hayfa'ya ulaştığını iddia etti.

İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, ABD'nin Lamerd'deki spor salonuna düzenlediği füze saldırısında aralarında gençlerin de bulunduğu 21 sivilin öldüğünü açıkladı.

50,000 U.S. Troops in Middle East Seen Insufficient for Iran Ground War

ÇİN: HÜRMÜZ KRİZİ'NİN NEDENİ İRAN'A YÖNELİK YASA DIŞI OPERASYON

Çin Dışişleri Bakanlığı, İran Savaşı'na dair açıklamalarda bulundu. “Hürmüz Boğazı meselesinin temel nedeni, İran’a yönelik yasa dışı askeri operasyondur. Güzergahın güvenliğini sağlamak için tarafların gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla birlikte çalışması gerekiyor.” ifadeleri kullanıldı. Çin, taraflara askeri operasyonları durdurmaları çağrısında bulunurken “Askeri yöntemler hiçbir sorunu çözemez, gerilimi düşürün.” denildi.

LÜBNAN'DA SİLAHLAR SUSMUYOR

Lübnanlı militan grup Hizbullah, bugün kuzey İsrail'e insansız hava araçları ve roketler fırlattığını, askerleri ve bir köyü hedef aldığını söyledi. İsrail ordusundan yapılan açıklamada sınır boyunca hava saldırısı sirenlerinin aktif hale getirildiğini bildirdi. İsrail, saldırılarda herhangi bir can kaybının olmadığını söyledi.

KÖRFEZ'DE NELER OLUYOR?

Birleşik Arap Emirlikleri'nin başkenti Abu Dabi'de yetkilileri hava savunma sistemlerinin bir füzeyi engellemesinin ardından Khalifa Ekonomik Bölgesi yakınlarında meydana gelen bir olaya müdahale ettiğini, olayda küçük hasar meydana geldiğini ve kimsenin yaralanmadığını belirtti.

Birleşik Arap Emirlikleri, ayrıca İran'dan gün içinde 19 balistik füze ve 26 silahlı insansız hava aracıyla saldırı düzenlendiğini açıkladı.

ABD'nin Bağdat Büyükelçiliği, İran'la bağlantılı milis gruplarının 24-48 saat içinde Bağdat'ın merkezinde saldırılar düzenleyebileceğini öne sürerek, ABD vatandaşlarını Irak'ı terk etmeye çağırdı.

Körfez'de kapandığı her gün küresel problemleri daha da artıran Hürmüz Boğazı, çevre ülkeleri çözüm aramaya itti. Bazı ülkelerin Hürmüz Boğazı'ndan kaçınmak için yeni boru hatları kurmayı planladığı öne sürüldü.

Petrol krizinin özellikle Asya ülkeleri üzerindeki etkileri giderek artarken, Malezya, ülkedeki memurlardan yakıt sıkıntısı nedeniyle evden çalışmalarını istedi.

Büyük riskler ve muazzam karmaşıklıklar... İran’ın uranyumunu güç kullanarak ele geçirmek ne anlama geliyor?

İran’daki Natanz Nükleer Tesisi’ni gösteren bir uydu görüntüsü (AP)İran’daki Natanz Nükleer Tesisi’ni gösteren bir uydu görüntüsü (AP)

İran’ın nükleer programı etrafındaki gerilimin artmasıyla birlikte, ABD’nin bu programın askeri bir yola evrilmesini engellemek için hangi seçeneklere sahip olduğu sorusu yeniden gündeme geliyor. Zenginleştirilmiş uranyum stokunun güvence altına alınması amacıyla güç kullanımı seçeneği tartışılırken, uzmanlar ve eski yetkililer böyle bir adımın son derece karmaşık; askeri, teknik ve çevresel açıdan yüksek riskler barındıran ve uygulanması uzun sürebilecek bir süreç olacağı uyarısında bulunuyor.

Şarku’l Avsat’ın Washington Post’tan aktardığına göre, söz konusu stokun güvenliğini sağlamak amacıyla ABD askerlerinin sahaya gönderilmesi, uzun süreli bir operasyon gerektirecek. Bu tür bir müdahalenin, savaş koşullarında sahadaki zorlukların yanı sıra radyasyon ve kimyasal riskler nedeniyle ciddi tehlikeler içerdiği belirtiliyor.

Potansiyel kararın arka planı

ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik olası savaş için çeşitli gerekçeler sundu, ancak öncelikli hedefin Tahran’ın nükleer silah edinmesini engellemek olduğunu sık sık vurguladı. Bununla birlikte, nükleer malzemelerin zorla ele geçirilmesi seçeneğine ne kadar hazır olduğu hâlâ net değil.

Özel eğitimli personelin çatışma bölgesine gönderilmesiyle ilişkili riskler göz önüne alındığında, alternatif bir seçenek olarak, bu malzemelerin askeri müdahale olmadan güvence altına alınmasını sağlayacak İran ile müzakere yoluyla bir anlaşmaya varılması öne çıkıyor.

Stok miktarı ve olası depolama yerleri

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’na (UAEA) göre, İran yaklaşık 440,9 kilogram uranyum zenginleştirmiş durumda ve bu uranyumun yüzde 60’a kadar zenginleştirilmiş olması, teknik olarak nükleer silah üretimi için gereken yüzde 90 seviyesine oldukça yakın.

UAEA Genel Direktörü Rafael Grossi, geçen yıl AP’ye yaptığı açıklamada, bu stokun teorik olarak İran’a programını silahlandırmaya karar vermesi halinde 10 nükleer bomba üretme imkânı sağlayabileceğini belirtmiş, ancak bunun İran’ın halihazırda nükleer silaha sahip olduğu anlamına gelmediğini vurgulamıştı.

İran’ın nükleer programının barışçıl olduğunu sürekli olarak ifade etmesine rağmen, UAEA ve Batılı ülkeler, Tahran’ın 2003 yılına kadar organize bir nükleer silah programına sahip olduğunu değerlendiriyor.

Bu uranyumun, ulaşılması zor yer altı tünellerinde depolandığı tahmin ediliyor. UAEA denetçileri, İsrail ve ABD’nin saldırıları sonrasında İran’ın hava savunma sistemleri ve nükleer programının zayıflaması nedeniyle, yarı zenginleştirilmiş uranyumun bulunduğu alanları Haziran 2025’ten bu yana doğrulayamıyor. Bu durum, depolama noktalarının kesin olarak belirlenmesini daha da güçleştiriyor.

rgrbg

Analistlerin, İran’ın İsfahan kentindeki İsfahan Nükleer Teknoloji Merkezi kompleksindeki bir tünele yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum taşıdığına inandıkları bir kamyonun görüntüsü (AP)

Grossi, yaklaşık 200 kilogram yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumun, İsfahan Nükleer Tesisi yakınlarındaki tünellerde depolanmış olabileceğini belirtti. Ek uranyum stoklarının Natanz Nükleer Tesisi’nde bulunduğu, daha küçük miktarların ise Fordo Nükleer Tesisi’nde yer alabileceği tahmin ediliyor.

ABD Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard ise 19 Mart’ta Temsilciler Meclisi’nde düzenlenen oturumda, Amerikan istihbarat topluluğunun bu stokların yerlerini tespit etmede ‘yüksek güvene’ sahip olduğunu ifade etti.

Radyasyon ve kimyasal riskler

Yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum, dolduğunda yaklaşık 50 kilogram ağırlığında olan kaplarda ve uranyum hekzaflorür gazı formunda depolanıyor. Tahminlere göre, bu kaplardan 26 civarında bulunuyor; doluluk seviyelerine bağlı olarak sayı iki katına kadar çıkabilir.

Eski nükleer silah müfettişi ve Bilim ve Uluslararası Güvenlik Enstitüsü’nün kurucusu David Albright, bu kapların dayanıklı ve depolamaya uygun şekilde tasarlandığını belirtti. Ancak, hava saldırıları gibi durumlarda kaplara gelebilecek herhangi bir zarar, tehlikeli maddelerin sızmasına yol açabilir.

Kaplara nem girmesi halinde flor oluşabilir; bu element son derece toksik olup cilt, göz ve akciğerlerde ciddi hasara neden olabilir. Bu nedenle, söz konusu tünellere girecek ekiplerin özel tehlikeli madde koruma giysileri giymesi gerekecek.

Kuvvetler için saha riskleri

Eski ABD Başkanı Joe Biden döneminde ABD Kara Kuvvetleri Genel Sekreteri olan Christine E. Wormuth, İran’ın nükleer malzemelerinin kara kuvvetleriyle güvence altına alınmasının ‘son derece karmaşık ve yüksek riskli bir askeri operasyon’ olacağını belirtti.

dc

Sol üst köşede görünen kamyonun, analistlerin tahminlerine göre İran’ın İsfahan Nükleer Teknoloji Merkezi kompleksindeki bir tünele yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum taşıdığı düşünülüyor. (AP)

Nükleer Tehdit Girişimi’nin Başkanı olarak konuşan Wormuth, potansiyel depolama alanlarının çokluğunun görevi daha da karmaşık hale getirdiğine dikkat çekerek, böyle bir operasyonun muhtemelen insan kayıplarına yol açabileceğini vurguladı.

Wormuth ayrıca, yalnızca İsfahan’daki tesis için gerçekleştirilecek operasyonun bile en az bin askerlik bir gücün sahaya sevk edilmesini gerektirebileceğini ifade etti.

Alternatif bir yol olarak müzakere

Buna karşın, Ulusal Nükleer Güvenlik Yönetimi bünyesinde Nükleer Malzeme Geri Alma Ofisi’nin eski yöneticisi Scott Rooker, en iyi çözümün ‘İran hükümetiyle anlaşma yaparak bu malzemelerin tamamının güvenli şekilde kaldırılması’ olduğunu savunuyor.

Rooker, bu yaklaşımı desteklemek için 1994 yılında ABD’nin Kazakistan ile iş birliği içinde Sovyetler Birliği topraklarından yaklaşık 600 kilogram nükleer silah uranyumunu gizli bir operasyon kapsamında taşıdığı Yakut Projesi’ni örnek gösteriyor. Bu malzemeler, Sovyet nükleer programının artıklarından oluşuyordu.

Bir yanıt yazın

Yanıt yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.