Trump İran'a nükleer imalı "bu gece bir medeniyet yok olacak" tehdidinden çark edebilir

Trump İran'a nükleer imalı
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A- A+ Paylaş

Trump'ın verdiği süre dolmadan ABD Hark Adası'nı vurdu. 03.00 öncesi halen diplomatik çözüm aranırken Katar "İşler kontrolden çıkmak üzere" uyarısında bulundu. ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a Hürmüz Boğazı'nı açması ve bir anlaşmaya varması için verdiği ultimatomun dolmasına saatler kala Ortadoğu'da gerilim iyice tırmandı. Başkan Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance'in art arda yaptıkları açıklamalar, ABD'nin İran'ı nükleer saldırı ile hedef alabileceği iddialarını gündeme taşıdı.

ABD Başkanı Donald Trump sosyal medya hesabından İran'ı tehdit etti ve "Bu gece bir medeniyet, geri dönüşü olmayan bir şekilde ölecek" dedi.

Bunu istemediğini fakat bunun muhtemelen gerçekleşeceğini savunan Trump, İran'da "tam ve bütün bir rejim değişikliği" gerçekleştiğini de ifade etti.

İktidara gelen "farklı, zeki ve daha az radikal zihinlerin" farklı bir çözümü mümkün kılabileceğini öne sürdü:

"Belki de devrimci bir mükemmellikte bir şeyler olur, KİM BİLİR?"

Trump, paylaşımını "47 yıllık şantaj, yolsuzluk ve ölüm bu gece sonlanıyor. Tanrı yüce İran halkını kutsasın!" sözleriyle bitirdi.

BBC ABD Dışişleri Bakanlığı Muhabiri Tom Bateman'a konuşan bakanlığın eski hukuki danışmanlarından Brian Finucane, "bütün bir medeniyete" yönelik yapılan bu tehdidin "makul bir biçimde" bir soykırım tehdidi olarak yorumlanabileceğini söyledi.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres de sivillere yönelik tehditler nedeniyle "derin bir kaygı" duyduğunu söyledi.

ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaşta 39. gün geride kalırken savaşı durdurmak için taraflar ve arabulucular diplomatik çözüm arıyor ancak silahlar patlamaya devam ediyor.

Dünya, ABD-İsrail ile İran arasında devam eden savaşın seyrini durdurabilecek her gelişmeyi endişeyle takip ediyor. Bu gerilim, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a verdiği sürenin dolmasına az kala daha da artıyor.
Pakistan'dan ABD ve İran'a çağrı
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, ABD ve İran arasında yürütülen müzakerelerin "güçlü şekilde ilerlediğini" bildirdi.

Paylaşımında, Şerif, "Orta Doğu'da devam eden savaşın barışçıl bir şekilde çözümü için diplomatik çabalar istikrarlı, güçlü ve etkili bir şekilde ilerlemekte ve yakın gelecekte somut sonuçlara yol açma potansiyeli taşımakta." ifadesini kullandı.

Şahbaz Şerif, şunları kaydetti:

"Diplomasinin kendi seyrinde ilerlemesine izin vermek için, Başkan Trump'tan süreyi iki hafta daha uzatmasını içtenlikle rica ediyorum. Pakistan, iyi niyet göstergesi olarak İranlı kardeşlerimizden Hürmüz Boğazı'nı iki hafta süreyle açmalarını samimiyetle rica etmekte."

Başbakan Şerif, bölgede uzun vadeli barış ve istikrarın sağlanması amacıyla "diplomasinin, savaşı kesin olarak sona erdirmesine" imkan tanınması için "tüm savaşan tarafların" iki hafta boyunca ateşkesi uygulamaları çağrısında bulundu.

22:32 Papa 14. Leo, Trump'a tepki gösterdi: Ahlaki bir mesele 

Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'da bu gece "medeniyet yok olacak" tehdidine tepki gösterdi, bunun "kabul edilemez" olduğunu belirtti ve diyaloğa geri dönülmesi çağrısı yaptı. Papa, kendisini bekleyen gazetecilere, ABD ve İsrail'in İran'a karşı 28 Şubat'ta başlattığı savaşa ilişkin açıklama yaptı. Kendisi de aslen ABD'li olan Papa 14. Leo, Trump'ın bugün sosyal medya platformlarından yaptığı "İran'da medeniyet yok olacak" tehdidine doğrudan atıf yaparak, şu ifadeleri kullandı: "Bugün, hepimizin bildiği gibi, İran halkına yönelik bir tehdit gündeme geldi ve bu gerçekten kabul edilemez. Burada elbette uluslararası hukukla ilgili meseleler var ancak bundan çok daha fazlası söz konusu. Bu, bütün bir halkın iyiliği açısından ahlaki bir meseledir."

22:29 Iraklı protestocular, Kuveyt Başkonsolosluğu'nu bastı

Basra’da bulunan Kuveyt Başkonsolosluğu bir grup protestocu tarafından basıldı. Binaya giren protestocular Kuveyt bayrağını indirdi. Irak güvenlik güçleri protestocuları dağıtmak için göz yaşartıcı gaz kullandı. Basra’nın Hor Zubeyr bölgesinde bir yerleşim yerine saldırı gerçekleştirildi. Protestocular, saldırının Kuveyt'ten yapılan ABD kaynaklı bir saldırı olduğunu ileri sürüyor.

21:42 İran: Trump’ın açıklaması son derece sorumsuz ve endişe verici

İran'ın BM Daimi Temsilcisi Emir Said İrevani, ABD Başkanı Donald Trump’ın “Bütün bir medeniyet bu gece yok olacak ve asla geri dönmeyecek” açıklamasını “son derece sorumsuz ve aynı zamanda endişe verici bir dil” olarak nitelendirdi.  Bu tür bir söylemin, uluslararası barış ve güvenliği korumakla görevli BMGK’nın daimi üyesi bir ülkenin başkanına veya herhangi bir lidere yakışmadığını ifade eden İrevani, şöyle konuştu: “ABD Başkanı'nın, uluslararası toplumun gözü önünde, İran'daki köprüler, enerji santralleri ve enerji tesisleri de dahil olmak üzere tüm sivil altyapıyı yok etmekle tehdit ederken ve savaş suçları ile insanlığa karşı suçlar işleme niyetini açıkça ilan ederken, tasarının yazarları ve hamilerinin bu siyasi güdümlü metni oylamaya sunmak için acele etmeleri üzücü ve endişe vericidir.”

21:32 İran silah stokunu açıkladı

Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin ABD-İran arası müzakerelere dair bilgi sahibi yetkililere dayandırdığı haberinde, Tahran yönetiminin müzakere sürecinde "sert tutum sergilediği" aktarıldı. Haberde, İran yönetiminin, arabuluculuk sürecini yönlendiren Pakistan'a, yürütülen müzakerelerde "geri adım atmadığı ve müzakere sürecini kazandığını" belirttiği kaydedildi. Haberde, cephaneliğinde 15 bin füze ve 45 bin insansız hava aracı (İHA) bulunduğu bilgisini verdiği yer aldı.

21:30 İsrail ordusu, Tahran’daki sinagogu vurduğunu itiraf etti

İsrail ordusu, İran’ın başkenti Tahran'da üst düzey bir komutanı hedef almayı amaçladıklarını öne sürerek bir sinagogu vurduğunu itiraf etti. İsrail ordusundan basına yapılan açıklamada, İsrail savaş uçaklarının Tahran'da vurduğu sinagogda oluşan "sivil zayiattan" ötürü üzüntü duyulduğu bildirildi.

21:20 Kuveyt'ten evinizden çıkmayın uyarısı

Kuveyt yönetimi, ABD Başkanı Trump’ın İran’a saldırıları şiddetlendirmekle tehdit ettiği saatlerde Kuveytlilerin evlerinden çıkmaması çağrısında bulundu

20:11 Tel Aviv’de sirenler çaldı, İsrailliler sığınaklara girdi

İran’ın ABD-İsrail saldırılarına misilleme olarak füze fırlattığı İsrail’in Tel Aviv kentinde sirenlerin çalmasıyla birlikte İsrailliler, kent genelindeki sığınaklara ve yer altı otoparklarına girdi.

20:08 İran’dan ABD’ye Babülmendep Boğazı uyarısı

İngiliz basınına konuşan İranlı bir kaynak, ABD’nin İran’daki enerji tesislerini hedef alması halinde bölge ve Suudi Arabistan’ın tamamen karanlığa gömüleceği uyarısında bulunarak, "Eğer durum kontrolden çıkarsa, İran’ın müttefikleri Babülmendep Boğazı’nı da kapatacaktır" ifadelerini kullandı. Kaynak, Katar’ın İran’ın mesajlarını ABD’ye ve bölge ülkelerine ilettiğini ifade ederek, ABD’nin İran’daki enerji tesislerini hedef alması halinde "İran’ın misilleme saldırılarıyla tüm bölge ve Suudi Arabistan’ın tamamen karanlığa gömüleceğini" söyledi.

20:05 Beyaz Saray: Sadece Trump biliyor

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, ABD'nin İran'a gece saatlerinde düzenlemesi beklenen saldırıyla ilgili yaptığı açıklamada, "Son durumu ve ne yapacağını sadece Trump biliyor. İran rejiminin ABD ile anlaşma yapma fırsatı için saat 20.00'ye (TSİ 03.00) kadar vakti var" dedi. Adı açıklanmayan bir ABD'li yetkili, bir İsrailli yetkili ve görüşmelere aşina olan iki kaynak, ABD ile İran arasındaki müzakerelerde son 24 saatte ilerleme kaydedildiğini ifade etti.  ABD'li yetkililer, "Aldığımız son teklif tam istediğimiz şey değildi ama beklediğimizden çok daha iyiydi" ifadelerini kullanarak, teklif üzerinde değişiklik ve yeniden taslak çalışması yürütüldüğünü aktardı. ABD'li yetkili, "Daha fazla görüşmeye iştah var. Geçen hafta Cenevre'ydi, bu hafta İslamabad olabilir" dedi.

19:59 Hindistan’dan İran'daki vatandaşlarına "oldukları yerde kalma" çağrısı

Hindistan'ın Tahran Büyükelçiliğinin hesabından yapılan paylaşımda, "Hala İran'da bulunan Hindistan vatandaşları, önümüzdeki 48 saat oldukları yerde kalmalıdır." ifadesi kullanıldı. İran'daki vatandaşlara "tüm elektrik ile askeri tesislerden ve yüksek binaların üst katlarından uzak durmaları" çağrısı yapılan paylaşımda, kara yolu hareketlerini de Büyükelçilikle koordine etmeleri istendi. Paylaşımda, Büyükelçilik tarafından sağlanan otellerde kalan Hindistan vatandaşlarına da bina içlerinde kalma ve iletişimi sürdürme çağrısı yapıldı.

ABD Başkanı Trump'ın Hürmüz'ün açılması için verdiği süre dolmadan ABD, İran'ın enerji üslerinden Hark Adası'na saldırı düzenledi. Axios'a konuşan bir ABD'li yetkili adadaki askeri hedeflerin vurulduğunu söyledi.

ABD Başkanı Trump'tan İran'a yeni tehdit: 'Bütün bir uygarlık bu gece yok olacak, bunun olmasını hiç istemiyorum..!'

İran yönetiminden de tehdide tehditle karşılık verildi.

Devrim Muhafızları, ABD'nin "kırmızı çizgileri aşması durumunda" yanıtlarının "bölgenin ötesine geçeceği" uyarısını yaptı.

Macaristan'da bulunan ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de ABD'nin İran'daki "temel askeri hedeflerine ulaştığını", bundan sonra savaşın nasıl biteceğine İran'ın karar vereceğini söyledi.

"İki yol var. Birinde İranlılar normal bir ülke olmaya karar verir, terörizmi finanse etmez, dünyanın ticaret sistemine dahil olurlar.

"İranlılar masaya gelmezse... O zaman İran'daki ekonomik durum çok çok kötü olmaya devam edecek."

ABD Başkanı, İran'a Çarşamba günü TSİ 03:00'e kadar Hürmüz Boğazı'nı açması için mühlet vermişti.

BBC'nin ABD'deki ortağı CBS News'e konuşan bir ABD'li yetkili, İran'ın Hark adasındaki askeri hedeflere yönelik yeni saldırılar başlattıklarını söyledi.

ABD bu adayı Mart'ta da hedef almış, Başkan Trump adadaki askeri hedeflerin "tamamen yok edildiğini" savunmuştu.

Söz konusu ada, İran'ın petrol ihracatı için kilit öneme sahip.

İran Devrim Muhafızları Füze Komutanlığı'ndan yapılan açıklamada, "Tüm hedefleme kısıtlamalarının sona erdiğini duyuruyoruz. Amerika Birleşik Devletleri'ni ve bölge ülkelerini önümüzdeki yıllar boyunca petrol ve doğalgaz kaynaklarından mahrum bırakacak şekilde altyapıya darbe vuracağız. Yerel füze üslerine emirler iletildi ve operasyonlar derhal başlayacak." dendi.



Hürmüz Boğazı’nda gerilim artıyor

İran içindeki tırmanış, Hürmüz Boğazı’nda artan gerilimle eş zamanlı ilerliyor. Boğaz, iki taraf arasında doğrudan karşı karşıya gelinen ana cephe haline gelirken, İngiltere Deniz Ticaret Örgütü (UKMTO), Kiş Adası’nın güneyindeki uluslararası sularda bir konteyner gemisinin vurulduğunu, olayda can kaybı yaşanmadığını açıkladı.

UKMTO, savaşın başlamasından bu yana 20’den fazla geminin saldırıya uğradığını bildirirken, deniz taşımacılığı ve küresel enerji arzında ciddi aksamalar yaşanabileceği yönündeki endişelerin arttığına dikkat çekti. Bu çerçevede, 30’dan fazla ülkeden askeri planlamacıların Londra’da bir araya gelerek boğazda seyrüsefer güvenliğini sağlama seçeneklerini değerlendirdiği aktarıldı.

Söz konusu gelişmeler, sahadaki askeri operasyonlarla siyasi tehditlerin kesiştiği bir döneme denk geliyor. ABD’nin verdiği sürenin dolmasına yaklaşılırken, İran içinde kritik altyapının daha geniş ölçekte hedef alınabileceğine dair işaretler güçleniyor. Tarafların, bir anlaşmaya varılamaması halinde daha kapsamlı bir tırmanış aşamasına geçmeye hazırlandığı değerlendiriliyor.

ABD-İsrail hava saldırıları Hark ve Kum şehri yakınlarını vurdu, Tahran "kıtalararası" karşılık verme tehdidinde bulundu

Bölge, Tahran ile Washington arasında doğrudan çatışmanın patlak vermesiyle tehlikeli bir dönemece girdi. İran, başkent Tahran'ı hedef alan ve bir Yahudi sinagogunun tamamen yıkılmasına yol açan saldırılara karşılık olarak İsrail'in kalbine balistik füzeler yağdırdı.

İsrail ordusunun İran vatandaşlarına "tren" ağını kullanmamaları konusunda benzeri görülmemiş bir uyarıda bulunmasının ardından, ABD Başkanı Donald Trump'ın yeni bir anlaşmaya varılması için belirlediği sürenin dolmasıyla gerilim doruk noktasına ulaştı.

Tahran, ABD'nin "sivil altyapıyı" hedef alma tehditlerine açık bir meydan okumayla, ateşkes önerilerini kategorik olarak reddettiğini ve "Hürmüz Boğazı"nı kapatmakta ısrar ettiğini duyurdu; bu durum, uluslararası denizciliği ve küresel enerji arzını fırtınanın merkezine yerleştirdi.

İsrail ordusu, Kum şehri yakınındaki hayati öneme sahip bir köprüyü hedef alan geniş çaplı hava saldırılarının tamamlandığını duyurdu; bu saldırılar, Hark petrol adasını sarsan patlamalarla eş zamanlı olarak geldi.

İran Devrim Muhafızları ise Washington'un "kırmızı çizgileri" aşması halinde, yanıtın "bölge sınırlarının ötesine" geçeceğini belirterek, Trump'ın anlaşmanın reddedilmesi halinde İran tesislerini "yok etme" tehditlerine atıfta bulundu.
 

Dünya, Trump'ın İran'a verdiği sürenin dolmasına az kala nefesini tutuyor

ABD'nin İran'a önerdiği anlaşma metninin 6 Nisan'da Tahran tarafından reddedilmesi, İran'ın önerdiği maddelerin de ABD tarafından kabul görmemesi üzerine ABD yönetimi İran'a tehditlerini artırdı.

Öte yandan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi 7 Nisan'da Hürmüz Boğazı gündemiyle toplandı.

Konsey'e başkanlık eden Bahreyn'in önerisiyle getirilen karar taslağında, üye ülkelerin seyrüsefer serbestliği için savunma hamleleri yapması destekleniyordu.

Fakat Rusya ve Çin bu öneriyi veto etti. Öneri 11 ülkenin desteğini alırken Pakistan ve Kolombiya ise oylamaya katılmamıştı.

İsrail’in Kanal 12 televizyonu, adı açıklanmayan bir kaynağın “Önümüzdeki 24 saat savaşta çok önemli" dediğini aktardı. Kaynak, kararın İran’daki siyasi liderliğe bırakılması halinde ateşkesin daha erken sağlanabileceğini savunurken, ülkedeki kontrol mekanizmalarına ilişkin belirsizliklerin süreci zorlaştırdığına işaret etti.

TRUMP'IN ÜZERİNDE CİDDİ BİR BASKI VAR

Trump yönetimi ise hem ABD içindeki siyasi eleştiriler hem de savaşın küresel ekonomi üzerindeki etkileri nedeniyle artan baskıyla karşı karşıya bulunuyor. İran’ın Hürmüz Boğazı’ndan petrol ve doğalgaz tankerlerinin geçişine getirdiği kısıtlamalar, küresel enerji piyasalarında dalgalanmayı artırıyor. Enerji tesislerine yönelik karşılıklı saldırı ihtimali ve İran’ın Körfez ülkelerindeki benzer tesisleri hedef alma olasılığı yatırımcı endişelerini büyütürken petrol ve doğalgaz fiyatlarını yukarı çekiyor.

ANLAŞMANIN ANAHTARI WASHINGTON’UN TAVİZLERİ OLABİLİR

İsrail gazetesi Israel Hayom, Washington’un önemli tavizler vermesi halinde ABD ile İran arasında anlaşma sağlanabileceğini yazıyor. Haberde, İsrail’in müzakerelere doğrudan katılmadığı ancak süreci yakından izlediği vurgulanıyor. İsrail siyasi liderliği içinde, olası bir anlaşmanın İran yönetimine toparlanma fırsatı verebileceği yönünde kaygılar bulunuyor.

Gazete, İsrail’in savaşın başından bu yana üç ana hedef belirlediğini aktarıyor:

İran’da rejim değişikliği için koşullar oluşturmak
İran’ın nükleer programına ağır hasar vermek
Füze sistemlerini zayıflatmak
Washington’daki nihai kararın Beyaz Saray’da şekilleneceği belirtilirken, İsrail’in İran’ın askeri ve ekonomik kapasitesini zayıflatmaya yönelik saldırıları sürdürme eğiliminde olduğu ifade ediliyor.

KRİTİK SENARYOLAR MASADA

İsrail basınına göre sürenin dolmasının ardından öne çıkan başlıca senaryolar şöyle sıralanıyor:

ABD ile İran arasında son dakika anlaşmasına varılması
Ateşkes ilan edilmesi
Geniş çaplı askeri operasyonların başlatılması
Yıpratma savaşına girilmesi
İran’ın enerji ve altyapı tesislerine yönelik saldırıların artırılması

"BUGÜN BELİRLEYİCİ OLACAK"

İsrail gazetesi Maariv, bugünün İsrail ve ABD için “belirleyici” olacağını belirtiyor ve “Bugün, yıpratma savaşına mı girileceği yoksa ateşkes anlaşmasına mı varılacağı netleşecek” değerlendirmesine yer veriyor. Haberde, Trump yönetiminin İran’ın teslim olmasını sağlayacak bir anlaşma ile İran ekonomisini felç etmeyi hedefleyen geniş çaplı saldırılar arasında tercih yapma aşamasında olduğu ifade ediliyor. İsrail’in ise İran üzerindeki baskıyı artırmak amacıyla altyapı ve enerji tesislerini hedef alan saldırılarını sürdürdüğü belirtiliyor.

İSRAİL "TIRMANIŞA" HAZIRLANIYOR

İsrail devlet televizyonu KAN, adı açıklanmayan bir yetkilinin sürenin dolmasının hemen ardından askeri operasyonların genişletilebileceğini söylediğini aktarıyor. Yetkili, “Süre dolduktan sonra İran’da büyük bir tırmanışa hazırız ve ABD’nin onayını bekliyoruz” ifadelerini kullanıyor. Kaynak, son dakika ateşkes ihtimalinin tamamen ortadan kalkmadığını ancak İsrail’in İran’ın altyapı ve enerji sektörlerine yönelik geniş çaplı saldırılar için ABD’den “yeşil ışık” beklediğini dile getiriyor. Uzmanlara göre önümüzdeki saatlerde Washington ile Tahran arasında alınacak karar, yalnızca İran-İsrail hattındaki çatışmaları değil, küresel enerji piyasalarını ve bölgesel güvenlik dengelerini de doğrudan etkiliyor.

İran: İsrail Tahran'da sinagog bombaladı

Enkaz alanındaki ilkyardım görevlileri

İran basını, Tahran'da Rafi-Nia Sinagogu'nun İsrail bombardımanıyla yıkıldığını aktarıyor

İran, Tahran'daki bir sinagogun da 6 Nisan'ı 7 Nisan'a bağlayan gece İsrail bombardımanında yıkıldığını açıkladı.

Reuters'ın aktardığına göre İran'daki Yahudi topluluğu, Ortadoğu'nun sayıca en büyüklerinden biri.

Ajansa konuşan İranlı Yahudi milletvekili Humayun Sameh, "Bina tamamen yıkıldı ve Tevratlar enkaz altında kaldı" dedi.

Ajansın açıklamasına yer verdiği bir diğer İranlı Yahudi ve eski milletvekili Siyamak Moreh-Sedegh ise "Bu saldırı Siyonist rejimin Yahudi prensiplerine inanmadığı ve Musa'yı takip etmediğini gösteriyor" dedi.

İsrail ordusu bu saldırı hakkında bir açıklama yapmadı.

Son gelişmeler neler?

  • İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, İsrail'in İran tarafından kullanılan demiryollarına ve köprülerine saldırdığını söyledi.
  • İran 7 Nisan'da bir demiryolu köprüsünün vurulduğunu ve iki kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.
  • İran devlet haber ajansı IRNA, Devrim Muhafızları'nın Suudi Arabistan'daki bir petrokimya tesisine saldırı düzenlediğini bildirdi.

Analiz: İran taviz verme havasında değil

Frank Gardner, BBC Güvenlik Muhabiri

İran tehditlere ve ültimatomlara, nadiren bazılarının umduğu şekilde yanıt verir.

Dünyanın en güçlü ordularının ikisi tarafından bir aydan uzun süren yıkıcı hava saldırılarına rağmen hayatta kalmayı başaran İslam Cumhuriyeti, taviz verme havasında değil.

Acı çekiyorlar, buna hiç şüphe yok ama kısmen şehadet kültürleri sayesinde acı eşikleri Batı uluslarınınkinden çok daha yüksek.

Donald Trump "İran'ı taş devrine dönene kadar bombalama" tehdidinin Tahran'ı korkutacağını ve Hürmüz Boğazı'nı açacaklarını umuyor.

Ama bu İran'ın elindeki en güçlü kart ve bu savaş nihai olarak bitmeden bundan vazgeçmeyeceklerdir.

Buna ek olarak İsrail'in Hizbullah'a karşı savaşının da sonlanmasını talep ediyorlar.

Öte yandan İran, Salı gecesi ABD hangi altyapı tesislerini hedef alırsa, Körfez ülkelerinde eşdeğer tesisleri hedef alacaklarını da duyurdu.

Bu yüzden Kuveyt, Bahreyn, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirleri ve muhtemelen Katar da Trump'ın saldırılarına kendilerini benzer bir şekilde hazırlıyordur.

İranlılar, ABD ve İsrail saldırılarına karşı ülkelerini korumak için ülke genelinde köprülerde ve kritik altyapı tesislerinin çevresinde insan zincirleri oluşturuyor.
 

Devrim Muhafızları: Yanıtımız bölgenin ötesine geçer

İran Devrim Muhafızları ise 7 Nisan'daki yeni bir açıklama ile bugüne kadar saldırılara verdikleri yanıtlarda son derece seçici olduklarını belirtti ve bundan sonra bu kadar özenli olmayacaklarını duyurdu.

Devrim Muhafızları, ABD'nin "kırmızı çizgileri aşması durumunda" yanıtlarının "bölgenin ötesine geçeceğini" de açıkladı.

İran 7 Nisan'da bir demiryolu köprüsünün vurulduğunu ve iki kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bu açıklamadan saatler önce İsrail ordusu İranlılara "güvenliğiniz için trenlere binmeyin" uyarısı yayınlamıştı.

Öte yandan İran da 6 Nisan gecesi Suudi Arabistan'daki bir petrol üretim tesisine füzeler ve İHA'larla saldırdığını açıkladı.

Fransız haber ajansı AFP de bölgede patlamaların duyulduğunu aktarırken Suudi hükümeti konu hakkında bir açıklama yapmadı.

“Tehlikede olan Amerika'dır”

ABD Ulusal Terörle Mücadele Merkezi (NCTC) Direktörlüğü görevinden, Trump yönetiminin İran’a saldırısını “vicdanen destekleyemeyeceği” gerekçesiyle istifa eden Joe Kent’ten dikkat çeken açıklamalar geldi. Kent, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şunları dedi:

"Trump, İran'ı yok etmekle tehdit ettiğine inanıyor, ancak şu anda tehlikede olan Amerika'dır.

Eğer İran medeniyetini yok etmeye kalkışırsa, Amerika Birleşik Devletleri artık dünyada istikrar sağlayan bir güç olarak değil, kaosun bir temsilcisi olarak görülecek ve bu da dünyanın en büyük süper gücü olma statümüzü fiilen sona erdirecektir.

Bu durum ekonomimizi alt üst eder ve küresel düzeni paramparça eder. Süreç zaten başladı, ancak Trump pervasız öfke ve yıkım yerine ciddi müzakereler yürütme cesaretini gösterirse, felaketi önlemek için hala zamanımız var."
 

Analiz: İran taviz verme havasında değil

Frank Gardner, BBC Güvenlik Muhabiri

İran tehditlere ve ültimatomlara, nadiren bazılarının umduğu şekilde yanıt verir.

Dünyanın en güçlü ordularının ikisi tarafından bir aydan uzun süren yıkıcı hava saldırılarına rağmen hayatta kalmayı başaran İslam Cumhuriyeti, taviz verme havasında değil.

Acı çekiyorlar, buna hiç şüphe yok ama kısmen şehadet kültürleri sayesinde acı eşikleri Batı uluslarınınkinden çok daha yüksek.

Donald Trump "İran'ı taş devrine dönene kadar bombalama" tehdidinin Tahran'ı korkutacağını ve Hürmüz Boğazı'nı açacaklarını umuyor.

Ama bu İran'ın elindeki en güçlü kart ve bu savaş nihai olarak bitmeden bundan vazgeçmeyeceklerdir.



Buna ek olarak İsrail'in Hizbullah'a karşı savaşının da sonlanmasını talep ediyorlar.

Öte yandan İran, Salı gecesi ABD hangi altyapı tesislerini hedef alırsa, Körfez ülkelerinde eşdeğer tesisleri hedef alacaklarını da duyurdu.

Bu yüzden Kuveyt, Bahreyn, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirleri ve muhtemelen Katar da Trump'ın saldırılarına kendilerini benzer bir şekilde hazırlıyordur.

BAE: Telekomünikasyon şirketi vuruldu

Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) Şarika Emirliği, "Thuraya telekomünikasyon" şirketinin bulunduğu binaya "İran'dan ateşlenen" balistik füzenin isabet ettiğini duyurdu.

Olayda Pakistan uyruklu 2 kişinin yaralandığı, tedavi için hastaneye nakledildikleri ifade edildi.

ABD Başkan Yardımcısı Vance: Savaş çok yakında sona erecek

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, ABD’nin İran’da askeri hedeflerine büyük ölçüde ulaşıldığını ve savaşın "çok yakında sona ereceğini" dile getirdi.

ABD ve İsrail İran genelinde demir yolları ve köprüleri vurdu

İsrail ordusu, İran genelinde 10 demir yolu hattı ile köprüleri hedef alan hava saldırıları düzenledi. İsrail Ordu Radyosu, saldırıların silah ve füze fırlatma rampalarının taşınmasında kullanıldığı öne sürülen hedeflere yönelik olduğunu öne sürdü.

İran medyası, ülkenin farklı bölgelerinde demir yolu altyapısının ABD ve İsrail tarafından düzenlenen saldırılarda hedef alındığını duyurdu. Saldırılar, İsrail ordusunun İran’daki sivillere trenle seyahat etmemeleri ve istasyonlardan uzak durmaları yönünde yaptığı uyarıdan kısa süre sonra gerçekleşti.

ZAMAN İLERLİYOR: KRİTİK SAAT 03.00

ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a “ya Hürmüz'ü açın ya da yok edeceğiz” tehditi için verdiği süre yarın gece saat 03.00'da dolacak. Eğer o vakte kadar Hürmüz Boğazı açılmazsa, taraflar arasında bir anlaşma olmazsa ya da verilen süre uzatılmazsa, ABD Başkanı Trump, İran'daki her köprü ve güç santralinin "yerle bir edileceğini" söyledi.



ABD Başkanı Trump'ın İran'dan Hürmüz Boğazı'nın açılmasını istemesi ve açılmazsa ülkenin enerji tesislerini hedef alacağını söylemesi enerji piyasalarını olumsuz etkileyince Trump, 23 Mart'ta olası ABD saldırılarının ertelendiğini açıklamıştı. Trump, süre dolmadan 27 Mart tarihinde bu kez “İran'ın talebi üzerine” saldırıları 10 gün daha ertelemişti.

ABD Başkanı, 6 Nisan'da dolması beklenen süreye 3 Nisan'da bir erteleme daha yapmıştı. Ekstra 48 saat verdiğini söyleyen Trump, Hürmüz Boğazı açılmazsa, Salı gecesinin “Enerji tesisi günü ve köprü günü” olacağını söyleyerek ABD'nin saldırılara başlayacağını belirtti. Trump'ın verdiği süre TSİ ile 03.00'da doluyor. Eğer Hürmüz Boğazı açılmazsa, bir anlaşma sağlanmazsa ya da Trump yine bir erteleme yapmazsa, ABD ve İsrail'in İran'daki enerji tesislerine ve kritik altyapılarına saldırması bekleniyor.



DİPLOMATİK ÇÖZÜMLER HALA ARANIYOR

ABD ve İran arasında savaşı bitirmek için diplomatik yollar aranırken, önce ABD İran'a 15 maddelik anlaşma planı sunmuş, Tahran bu ateşkes önerisini aşırı bularak reddetmişti. Kendi şartlarını ABD'ye ileten Tahran'ın teklifi de ABD tarafından reddedilmişti.

Savaşta diplomatik çözüm yolları aranırken, İran'ın Pakistan Büyükelçisi, “Pakistan'ın savaşı durdurmak için pozitif ve verimli çabaları kritik ve hassas bir aşamaya yaklaşıyor.” diye konuştu.

İran'ın Kuveyt Büyükelçisi'nin, bölge devletlerini Trump'ın ültimatomundan önce bir çözüm bulmaya çağırdığı belirtildi.

6 Nisan'da arabulucuların İran ve ABD'ye bir ateşkes planı sunduğu açıklanmış, ancak İran ateşkesi reddederek savaşın kalıcı şekilde durması gerektiğini belirtmişti. ABD Başkanı Trump da ateşkes planını önemli bir adım olarak değerlendirmiş, ancak “yeterli değil” ifadesini kullanmıştı.

Katar Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, “Bölgede olayların kontrolden çıkmasına çok yakınız. Savaş devam ederse kazananı olmaz. Hürmüz doğal bir boğaz, bir kanal değil ve bölgedeki tüm ülkelerin onu özgürce kullanma hakkı var." diye konuştu. Katarlı sözcü, sivil ve enerji altyapılarına herhangi bir tarafın saldırısının kabul edilemez olduğunu söyledi.

İRAN GEÇİCİ ATEŞKESİ KABUL ETMİYOR

İran Devrim Muhafızları komşu ülkeleri “itidal sona erdi” diye uyardı. ABD ve ortaklarının altyapısını hedef alacağını söyledi ve bölgedeki petrol ile doğalgaz arzını yıllarca aksatmakla tehdit etti.

İranlı üst düzey bir kaynak, Tahran’ın ABD ile geçici bir ateşkesi reddettiğini ve yalnızca “kalıcı barış” temelinde müzakerelere açık olduğunu açıkladı.

Reuters’a konuşan kaynak, görüşmeler için ön koşulların ABD’nin saldırıları derhal durdurması, bu saldırıların tekrarlanmayacağına dair garanti verilmesi ve oluşan zararların tazmin edilmesi olduğunu belirtti.

Kaynağa göre, olası kalıcı bir anlaşma kapsamında İran ayrıca Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemilerden, geminin türü, taşıdığı yük ve mevcut koşullara bağlı olarak değişen ücretler talep ediyor.

İRAN, İSRAİL GEMİSİNİ VURDU

İran Devrim Muhafızları'nın, İsrail'e ait bir konteyner gemisini balistik füzelerle vurduğu belirtildi. Fars haber ajansı geminin vurulduğunu duyururken olayın Hürmüz Boğazı'nda mı ya da başka bir noktada mı gerçekleştiğine dair bilgi verilmedi.

PEZEŞKİYAN'DAN “CAN FEDA” MESAJI

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, X üzerinden bir paylaşım yaptı. Savaşa katılmak isteyen gönüllüleri toplamayı amaçlayan "Canfeda" kampanyasına şu ana kadar 14 milyondan fazla kişinin başvurduğunu belirten Pezeşkiyan, "Bugüne kadar 14 milyondan fazla cesur İranlı, İran'ı savunmak için canlarını feda etmeye hazır olduklarını açıkladı. Ben de İran için canımı feda ettim, ediyorum ve etmeye devam edeceğim." dedi.

İSRAİL, İRAN'DA TREN YOLCULARINI UYARDI

İsrail ordusu bir uyarı yayınlayarak İran'daki tren kullanacak yolcuları uyardı. İsrail İranlılara “Trenlere ve demiryolu hatlarına yakınlığınız sizin hayatınızı tehlikeye atıyor.” uyarısı yaptı.

İran'ın Meşhed kentindeki demiryolu hatlarında işleyen trenlerin, İsrail'in İran demiryolu sistemine yönelik uyarısının ardından durdurulduğu belirtildi.

İsrail ordusu, İrah'ın Şiraz kentindeki bir petrokimya tesisini vurduğunu duyurdu. Ayrıca, İran'dan İsrail'e doğru fırlatılan füzeleri tespit ettiği de ordu tarafından açıklandı.

BM BUGÜN HÜRMÜZ'Ü OYLAYACAK

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin Hürmüz Boğazı'nda ticari gemi taşımacılığının güvenliğini sağlamaya yönelik tasarıyı bugün oylaması bekleniyor. Güvenlik Konseyi'nde veto hakkı bulunan Çin, daha önce talep edilen güç kullanımı yetkisine karşı çıkmıştı. Son tasarı metninde daha önceki tasarılarda güç kullanılması için istenen izin teklifi kaldırıldı.

Çin Hürmüz Boğazı'na ilişkin karar tasarısının oylaması öncesinde BM Güvenlik Konseyi'ni uyararak 'alevlere benzin dökmemeye' çağırdı ve taraflara ateşkes çağrısında bulundu.

Güvenlik Konseyi'nin dönem başkanı Bahreyn'in daha önce hazırladığı taslaklar, başta Çin ve Rusya olmak üzere Güvenlik Konseyi tarafından kabul görmemişti.

Perşembe günü sunulan önceki taslakta "tüm savunma imkanlarının" kullanılması için yetki talep edilmiş, Çin bu talebe karşı çıktığını açıklamıştı.

Güvenlik Konseyi'ne sunulan tekliflerin kabul edilmesi için on beş üyeden en az dokuz lehte oy toplaması ve beş daimi üye olan İngiltere, Çin, Fransa, Rusya ve ABD tarafından veto edilmemesi gerekiyor.

BBC ANALİZİ

İran ve dünya, ABD'nin askeri gücü ve taktik becerisine rağmen —ki bu hafta sonu İran'ın derinliklerinde düşen iki Amerikan hava personelinin kurtarılmasında açıkça görüldü— Washington'un müzakerelerde net bir güçlü pozisyondan hareket etmediği sonucuna varabilir.

"Biz kazandık" diyen Trump, Pazartesi öğleden sonra düzenlediği basın toplantısında "Onlar askeri olarak yenildi. Ellerinde sadece şu psikoloji var: 'Suya birkaç mayın bırakacağız'" ifadelerini kullandı.



Ancak bu "psikoloji" —İran'ın insansız hava araçları, füzeler ve mayınlarla petrol tankerlerini Hürmüz Boğazı'ndan geçmekten caydırma kapasitesi— ABD'nin kabul etmek istediğinden daha güçlü bir koz olabilir.

Trump, Pazartesi günkü basın toplantısında geçen yıl İran'ın nükleer tesislerine düzenlenen "Midnight Hammer" (Gece Yarısı Çekici Harekatı) bombardımanını, Ocak ayında Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun yakalanmasını ve bu hafta sonu yapılan kurtarma operasyonunu övgüyle anlattı.

Ulusal güvenlik ekibiyle birlikte son operasyonu özellikle öne çıkardı. Yüzlerce uçak, elit askeri birlikler, yanıltma taktikleri ve ileri teknoloji kullanılmıştı. Ancak Savunma Bakanı Pete Hegseth'in de kabul ettiği gibi, bu operasyon aslında "potansiyel bir trajediyi" önlemek içindi.

Bu trajedi önlenmiş olsa da başarılı kurtarma operasyonu ABD güçlerinin İran'daki riskinin hala yüksek olduğunu gösterdi. Başkan, Amerikan askeri gücünün sınırları olduğunu fark ediyor olabilir.

"Onları yerle bir edebiliriz" diyen Trump, "Onları sersemletebiliriz. Ama boğazı kapatmak için tek bir terörist yeter" ifadelerini kullandı.

Trump'ın önünde bir diğer seçenek ise tehditlerini hayata geçirmek. Ancak Pazartesi günü bunu istemediğini defalarca dile getirdi.

Trump, İran halkının süren ABD askeri operasyonuna katlanmaya hazır olduğunu, hatta şehirlerine düşen bombaları memnuniyetle karşıladığını söylese de ABD'nin şimdi yıkacağı her şeyin sonunda yeniden inşa edilmesi gerekeceğini ve bu sürece ABD'nin de katkı sunabileceğini kabul etti.

"Altyapılarını yok etmek istiyor muyum? Hayır" dedi. "Şu an çekip gitsek, ülkelerini yeniden kurmaları 20 yıl sürer."

Ancak tehditlerini gerçekleştirirse, yeniden inşa sürecinin bir asır alacağını da ekledi.

Bu, daha önce İran'ı "taş devrine döndürmek" şeklindeki uyarılarından biraz daha yumuşak bir ifade olsa da İran'ın söz verdiği "yıkıcı" karşılık ve ortaya çıkabilecek insani kriz bölge için ağır sonuçlar doğurabilir.

Buna rağmen Trump, son ana kadar bir anlaşma ihtimalini açık tutuyor.

Netanyahu'dan Trump'a "İran'la ateşkes yapma" uyarısı

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ABD Başkanı Donald Trump'a Tahran yönetimiyle ateşkes anlaşması imzalamaması uyarısında bulunduğu ileri sürüldü.

İsrail’de yayın yapan Kanal 12 televizyonunun üst düzey bir İsrailli yetkiliye dayandırdığı haberinde, Netanyahu'nun dün telefon görüşmesi yaptığı Trump'a İran'la yapılacak bir ateşkes anlaşmasının "büyük riskler taşıdığını" söylediği iddia edildi.

Üst düzey İsrailli yetkiliye göre, Trump Netanyahu'ya cevaben ABD'nin taleplerini kabul etmeleri halinde İran’la bir ateşkesin mümkün olabileceğini, ancak Tahran yönetiminin elindeki zenginleştirilmiş uranyumun tamamını teslim etmeyi ve uranyum zenginleştirmekten vazgeçmeyi kabul etmeyeceğini söyledi.

İsrail Başbakanı Netanyahu, ABD Başkanı Trump ile dün bir telefon görüşmesi yaptığını açıklamıştı.

ABD merkezli Axios haber platformu, ABD, İran ve bölgesel arabulucuların kalıcı bir anlaşma için müzakerelerin yürütülmesi amacıyla 45 günlük bir ateşkese ilişkin şartları görüştüğünü iddia etmişti.

Trump, Tahran yönetimine anlaşma yapmak için 48 saatlik süre tanışmış, dün ise bu süreyi 8 Nisan'a kadar uzattığını duyurmuştu.

İran: ABD, İsfahan’daki nükleer tesise sızma girişiminde bulundu

İran Devlet Televizyonu, ABD’nin kayıp pilotu kurtarma operasyonu sırasında İsfahan’daki bir nükleer tesise sızmayı hedeflediğini ancak girişimin başarısız olduğunu öne sürdü

İran, ABD’nin İsfahan’da düzenlediği kurtarma operasyonuna ilişkin dikkat çeken iddialarda bulundu. İran Devlet Televizyonu, operasyonun yalnızca kayıp bir pilotu kurtarmaya yönelik olmadığını, aynı zamanda nükleer tesislere yönelik gizli bir hedef içerdiğini ileri sürdü.

“Asıl hedef nükleer tesise sızmaktı”

Devlet televizyonunda yer alan açıklamada, İran tarafından düşürülen F-15 savaş uçağının ikinci pilotunu bulmak için ABD’nin bölgede özel bir operasyon düzenlediği belirtildi.

Açıklamada, “Bulgular, ABD’nin İsfahan’da gerçekleştirmek istediği özel operasyonun, nükleer tesislerden birine sızılması ve saldırı gerçekleştirilmesini amaçladığını gösteriyor” ifadelerine yer verildi.

Nakliye uçaklarıyla operasyon iddiası

İran tarafı, ABD’nin C-130 tipi nakliye uçaklarını kullanarak İsfahan’daki nükleer tesislere yakın bir noktada bulunan terk edilmiş bir havalimanına iniş yaptığını öne sürdü.

İddiaya göre İran silahlı güçleri, operasyonu önceden tespit ederek beklemeye geçti ve ABD askerlerini tuzağa çekti. İkinci nakliye uçağının bölgeye yaklaşmasıyla birlikte İran güçlerinin ateş açtığı, iniş sırasında pistten çıkan ilk uçaktaki askerlerin hedef haline geldiği ifade edildi.

Operasyon kurtarma girişimine dönüştü

Devlet televizyonu, nükleer tesislere yönelik olduğu öne sürülen operasyonun başarısız olması üzerine ABD’nin önceliğinin askerlerini kurtarmaya yöneldiğini iddia etti.

Açıklamada ayrıca, ABD’nin nakliye uçakları dahil bazı askeri ekipmanlarının İran’ın eline geçmemesi için bu araçları bombaladığı öne sürüldü.

İran’ın iddialarına ilişkin ABD tarafından ise henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

ABD SAVUNMA BAKANI OSURDU

Bu arada eski TV sunucusu olan ve İran'a savaşın mimarları arasında yer alan ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth'in kameralar önünde osurması kameralara yansıdı. Bu edepsizlik “Dünyanın içine etmeyi kendilerinde hak gördükleri için buna da şaşırmamak gerekiyor.” diye değerlendirildi.

Bir yanıt yazın

Yanıt yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.