Savaşın Erbain'i: Zamanın Tetiklediği İrade ve Kaçınılmaz Kırılma
- Telegram
“Savaşın olası en güçlü sembolik irade, hesaplaşma ve kırılma günü.”
Trump’ın tehditleri ve galiz/öfkeli yaklaşımı an be an artarken ve İran’a verdiği süre Salı günü (TSİ ile Çarşamba 03.00) sona erecekken…
İran tarafında savaşın ‘Erbain’i sessiz sedasız ama büyük bir hızla yaklaşıyor.
28 Şubat 2026 Cumartesi günü, İran-ABD/İsrail savaşı; büyük bir kırılmayla başlamıştı. İran’ın dini, siyasi ve askeri komuta kontrol ve karar yapısına yönelik bu ilk ve en sarsıcı ABD/İsrail ortak saldırısında Dini Lider Ali Hamaney başta olmak üzere yaklaşık 40 üst karar verici hayatını kaybetmişti.
40 liderin öldüğü bu saldırının 40ncı günü, yani Erbain’i hızla yaklaşıyor: 9 Nisan 2026 Perşembe.
*** ***
Erbain (40’ıncı Gün) anlatısı Şii havzasında çok önemlidir ve Şii siyasal hafızasında bir yas ritüelinden çok daha fazlasıdır.
Bugün;
- Hem Şii siyasal ve mücadele anlatısında,
- Hem toplumsal hafızada,
- Hem de sahadaki irade üzerinde aşılmaya muhtaç psikolojik bir sınırdır.
Çünkü Erbain (40’ıncı gün), İran Şii siyasal hafızasında bir intikam ve hesaplaşma zamanlamasıdır; kaybedilenin geri alınacağı ve sahadaki dengelerin yeniden yazılacağı bir inanç yaklaşımıdır:
- Bir intikam ve hesaplaşma sembolüdür.
- Direnişin yeniden doğuşudur.
- Organize iradenin yeniden harekete geçmesidir.
- Gecikmiş adaletin ve organize iradenin sahaya inişidir.
Bu nedenle Erbain sadece geçmişi anmaz; geleceği zorlar, sahayı yeniden kurar.
*** ***
İşte ben bugün de İran’ın ne yapacağını veya ne yapabileceğini çok merak ediyorum.
Elbette; “Erbain, tek başına belirleyici bir kader anı ya da otomatik bir karşı operasyon tetikleyicisi değildir. Ancak irade, inanç ve operasyonel kapasiteyle birleştiğinde, savaşın yönünü değiştirebilecek nadir zaman eşiklerinden biridir.”
Erbain’in Şii siyasal hafızasında taşıdığı anlam, onu sıradan bir zaman diliminden çıkararak irade, inanç ve kolektif hafızanın yoğunlaştığı bir sınır hâline getirir.
Bu bağlamda Erbain; zorunlu bir kırılma değil, kırılma ihtimalinin en yüksek olduğu zaman pencerelerinden biridir.
Sonuçta ne olursa olsun İran’ın Erbain refleksi;
- Gür sesiyle veya sessizliğiyle…
- Yapmadıkları ve yapamadıklarıyla…
- Başardığı ve başaramadıklarıyla…
İran’ın kalan gücüne, iradesine, mukavemetine, yığınağına, kabiliyet ve kapasitesine ve savaşın seyrine dair son derece güçlü anlamlar üretecek.
*** ***
Bu kadar ağır bir darbe alan, savunmada kalan ve sadece savunma / tahrik / zamana yayma / “ben yanarsam size de yakarım” / kilitleme maksatlı saldırı yapabilen İran, Erbain’e has, bir etki ya da strateji geliştirebilecek midir?
Yani İran yeni ve farklı bir etki, yaklaşım ya da strateji üretebilecek mi?
Yoksa bildik direniş hattında mı kalacak?
Bu günün derin bir anlamı daha var:
Çünkü bu savaş; sadece güçlerin değil…
- Şii inanışı Mendici (kıyametçi) yaklaşımla,
- İsrail’in Arz-ı Mev’ud’cu (kıyametçi) yaklaşımı,
- ABD evanjelist (kıyametçi) yaklaşımı…
arasında anlamların, dogmaların-inanışların ve kıyamet tasavvurlarının çarpışmasıdır.
*** ***
Bu bağlamlarla İran için Erbain; yalnızca sembolik bir ritüel değil, İran’ın stratejik hamlelerinin tetikleyicisi bir potansiyel taşıyor.
Özellikle;
- Askeri ve siber kapasitenin,
- Direniş hücrelerinin,
- Bölgesel vekil aktörlerin bu zaman üzerinden ortaya çıkacak etkisi kritik olacaktır.
*** ***
Doğal olarak ABD/İsrail ikilisi de bu ihtimali öngörüyor. Belki de Trump’ın verdiği süreyi bitirme günü, dilinin ve söylevinin sertleşmesi, öfkeli öngörülemez maskesi bununla ilgili. Çünkü ilginç bir örtüşmeye; Trump’ın verdiği süre TSİ ile Çarşamba bitiyor, Savaşın Erbain’i Perşembe devreye giriyor.
Bu da şu kritik zamanlamayı ortaya çıkarıyor:
- Çarşamba öncesi: diplomasi ve baskı açısından,
- Çarşamba’yı Perşembe arası: önleyici saldırı açısından,
- Perşembe (Erbain) ve sonrası: savaşın yeni bir faza evrilmesi açısından kritik anlamlar taşıyor.
*** ***
Eğer Trump’ın süreci işlemez, ABD ve İsrail “Önleyici Saldırı Doktrini”ni devreye alırsa;
- Yoğun hava saldırıları,
- İstihbarat sızmaları,
- Muhtemel diğer harekâtlar,
- Müttefik angajmanları ile…
Erbain’in olası sembolik ve operasyonel etkisini minimize etmeye çalışacak ve aynı Hürmüz’ü İran’a kapattırarak çıkarlarına hizmet ettirdikleri gibi, Erbain’in inisiyatifini başta bölgedeki mezhebi düşmanlaşmayı derinleştirmek olmak üzere kendi çıkarları doğrultusunda kullanmak isteyecekler.
Burada kritik olan ise;
- Sahadaki irade ile teknolojik üstünlük,
- Karşıt kıyametçi dogmalar,
- Akıl ve vicdanların çarpışmasıdır.

