ABD'nin Venezuela'ya Askeri Müdahalesi ve Maduro'nun Kaldırılması
- Telegram
Venezuela!
ABD’nin Venezuela’ya Askeri Müdahalesi.
Maduro’nun ABD tarafından Kaldırılması.
Ve DEA detayı.
Latin Amerika’nın Libya’sı!
Venezuela’nın Kaddafi’si!
Zorla Lider Transferi ve Küresel Eşik.
ABD-Venezuela, Trump-Maduro arasındaki mücadele, narkotiğin ya da Trump’ın iddiasıyla otoriter yönetim meselesinin çok daha derininde;
- Enerji,
- Değerli madenler ve ticareti,
- Meşruiyet kavgası ve
- Küresel güç mücadelesinin bir parçasıdır.
Öte tarafıyla jeopolitiktir, ölçeği büyüktür ve Venezuela jeopolitiği ilginç bir şekilde Ukrayna’da olana benzer; büyük güçlerin ‘Cephe Ülkesi’ mantığı üzerinden şekillenmiştir. Ukrayna’da NATO-Rusya cepheleşmesi varken, Venezuela’da ABD-Rusya/Çin çekişmesi yaşanmıştır. Ukrayna’da askeri cephe açılmışken, Venezuela’da, enerji akışı, altın başta değerli maden/mineral ticaret kanalları, ekonomik ve siyasi cepheler oluşmuştur. Şimdi ise durum askeri bir müdahaleyle başka bir boyuta evrilmiştir.
Trump’ın ilk ağızdan açıklaması doğruluğunu yüzde yüze yakın teyit etse de, savaşın stratejik algı-aldatma-etki arayışı amaçları nedeniyle, doğru kabul edelim diyerek yazıyı yazacağım.
Ve sözü hiç eğip bükmeden net, katmanlı ve sonuç odaklı gitmeye çalışacağım.
//
Hadi acil kodlu bu meseleyi sıcak sıcak irdelemeye başlayalım:
///
Trump’ın dediği doğru ise bu dediği şeyin adı: Türkçe jargonda; “Adam Kaldırma”, uluslararası literatürde ise; “Zorla Lider Transferidir.” (Forced Regime Extraction)
Peki gerçekten askeri güç kullanarak zorla bir lider transferi mi var mı, yoksa bir pazarlama metoduyla mı karşı karşıyayız?
Bunu bilmemiz mümkün değil, ama olasılıkları yazmamız mümkün:
- Maduro ile ABD arasında bir anlaşma yapılmış olabilir mi? (Bir lideri kaldırmak kolay değildir. En azından direniş olur, çatışma çıkar.)
- Maduro’yu ABD; ölümü göstererek sıtmaya razı etmiş, rızası karşılığında adil (!) bir yargılamayı vaad etmiş olabilir mi? Maduro’da kendisi ve ülkesi daha derin bir sorun yaşamamak için, kendini feda etmiş olabilir mi?
- ABD’ye Venezuela içinden bir yardım, Maduro’yu satış, Moduro üzerinden bir anlaşma ya da bir ihanet var mı?
- Özel Operasyon mu? (ABD Delta Force, Navy Seal, DEA yaptı dolaşımları devrede)
- İstihbarat operasyonu mu? Maduro Rusya’ya giderken örneğin, ABD yoluna mı düşüverdi?
//
Her ne olursa ya da nasıl olursa olsun; Maduro’nun kaldırılması, ülke dışına çıkarılması, hele ki bu bir dış askeri operasyon eşliğinde, özel operasyonla yapılmışsa; bu doğrudan doğruya; “Bir devletin yürütme erkinin, başka bir devlet tarafından fiilen devralınması” anlamına gelir.
Bu da tam anlamıyla bir; “Egemenlik ihlali - fiili yönetim ve rejim tasfiyesidir.”
Ve böylesine bir etki; sonrası doğru planlanmamış ya da buna ihtiyaç duyulmamışsa Venezuela için;
- Derin istikrarsızlık,
- Merkezi otoritenin çöküşü,
- İllegal unsurların yükselişi,
- Darbeler,
- İsyanlar,
- Bölünmeler,
- Ve iç savaş gibi pek çok riski barındırır.
Venezuela için bundan sonra yönetilmesi gereken başlıca sorunları bunlardır.
Ama kesinlikle sadece bunlar değildir.
Coğrafyamıza bakarak anlamlandıralım:
Venezuela’nın bugün bu yaşadıkları;
- Ülkenin Latin Amerika’daki jeopolitik değeri,
- Başta enerji olmak üzere kaynakları,
- Stratejik tesisleri,
- Siyasi ve demografik yapısı,
- Ve ittifakları bağlamında…
Saddam’ın yakalanmasından da, Kaddafi’nin devrilmesinden de daha ileri bir adımdır.
//
Bu bir komuta-kontrol, çekirdek düğüm operasyonudur.
Venezuela’nın önceden “Askıya Tutulan” bir krizi vardı, şimdi “Askıya Alınan” bir devleti olmuştur.
Yürütmenin merkezi, anayasal başkomutan, Venezuela ordusunun meşruiyet düğümü Maduro’nun ülke dışına çıkarılması, “Anlaşmalı bir operasyona karşılık gelmiyorsa” Venezuela devletinin komuta-kontrol çekirdeğinin koparılması anlamına gelir.
Eğer durum böyle ise ABD’nin bu yaptığı çok büyük bir kaos potansiyeli taşır.
Bu durumda:
- Venezuela ordusu var, emir var, ama merkez yok.
- Venezuela devleti var, yetki var, ama meşru lider, dayanak yok.
- Venezuela adaleti var, yasa var, ama irade yok.
Bu son derece tehlikelidir. Sistem-düzen-yönetim-irade kırılmış, yenisi inşa edilmemiş, inşa edilme süreçleri her şey yolunda gitse bile son derece kırılgan.
O zaman?
Venezuela; artık işgal edilmemiş ama devletsizleştirilmiş bir alana dönüşme riskiyle baş başadır.
Halkı ise zaten kısır bir döngünün içindeyken şimdi daha ağır bir gerçekle karşılaşmıştır: “ABD yaptırımları-yoksullaşma-yönetime karşı huzursuzluk- yönetimin karşı direnci-yönetimde oteriterleşme-otoriterleşmeye dayalı yeni ABD yaptırımları-yeni gerilim ve en son askeri müdahale.”
Bu döngü ve ortaya çıkan son statü, ülke için; Latin Amerika için ve küresel jeopolitik mücadele için çok tehlikelidir.
Venezuela’da ortaya çıkan güç boşluğu, doldurulamazsa; ordu ve devlet içinde bölünmeler, paramiliter yapıların (colectivos vb.) otonomlaşması ve yerel komutanlıklar fiili otoriteye dönüşmesi riski çok büyüktür. Meşruiyet iç savaşı mukadderleşir, sadece siyasi sahne değil, halk da parçalara ayrılır.
Açıklayıcı ara not: Colectivos: Chavez döneminde ortaya çıkan ve Maduro döneminde kurumsallaşan; silahlı, ideolojik, sokak temelli, devletle resmi olmayan ama fiili bağlı paramiliter gruplar.
//
Venezuela’da Libya ve Irak riski:
Merkez çökmüşse, karar verici çekirdek kopartılmışsa; kaynaklar, stratejik tesisler, güç yığınağı; petrol sahaları, limanlar, silah depoları, kışlalar ve üsler paylaşıma düşme riski üretir.
Çöldeki yağma ve çapul kültürü bu sefer Latin Amerika’da gelişir. Bu da Venezuela’yı Latin Amerika’nın Libya’sı, Irak’ı, Suriye’si yapma riskini doğurur.
//
Ürettiği küresel ve bölgesel riskler:
Çin ve Rusya yüksek perdeler tepki verdi. Doğaldı. Çünkü Venezuela ABD’ye karşı Çin ve Rusya’nın bir cephesi idi. Bu haliyle bile, ortaya çıkan durum, zaten kırılgan ve gergin olan küresel sistemin daha da gerginleşmesi ve kırılganlaşması demektir.
Aynı zamanda bu olay sadece küçük balık ülkeler, müttefikler, salıncak 6 ülke tarafından değil büyükler tarafından da büyük bir güvensizlik olarak algılanır. 6 salıncak ülke, Rusya ve Çin’de gelişen “Bir gün bize de aynısı yapılır” algısı;
- Çok daha farklı arayışları,
- Daha sert bir bloklaşmayı,
- Cephelerdeki gerginliği,
- BM’nin fiilen işlevsizleşmesini,
- Ve yeni derin etkilerin/vekil sahaları açılmasına neden olabilir.
- Ukrayna, Tayvan, İran dosyaları çok daha tehlikeli hale gelir.
Bu haliyle Venezuela; küresel gerilimin savaşa dönüşmesiyle ilgili son derece tehlikeli bir eşiktir.
Ve ABD’nin kıyametçi dogmalara ne kadar esir olduğunu göstermesi açısından da son derece manidardır.
//
ABD için Venezuela harekatının umulan kazanımları neler olabilir?
- Hasımlarına gözdağı,
- Küresel hakimiyette güç ve irade gösterisi,
- Kendi iç kamuoyuna MAGA mesajı,
- Latin Amerika’ya ve içindeki Latinlere mesaj.
- Petrol piyasalarında psikolojik üstünlük,
- Enerji fiyatları dengeleme,
- Venezuela’nın kaynaklarında söz sahibi olma,
- Venezuela’nın Maduro üzerinden şekillenen ittifaklarını ve akışları kırma, Venezuela’yı etkisi altına alma, akışların yönünü ABD’ye çevirme.
Yaptığı harekatın ABD için riskleri.
- Yitirdiği kavramsal üstünlüğün hepten yerlerde sürünmesi,
- Kural temelli dünya düzeni hepten çöp,
- ABD devletlerde ve küresel bilinçte “Rejim Kaçıran Güç” olarak kodlanması,
- Latin Amerika’daki anti-Amerikancılığın daha da derinleşmesi,
- ABD müttefiklerinde, salıncak ülkelerde ve hatta küresel rakiplerde tedirginlik, tepki, etki ve tedbir arayışları.
- Durum üzerinden Çin ve Rusya’nın yeni hamleleri,
- ABD’ye karşı yeni ittifak şekillenmeleri.
//
Savaşın-Demokrasinin-Çıkarın Çatışan/Çakışan Yöntemleri:
Demokrasi, insan hakları, özgürlükler, barış, seçim, KOR-Lider dokunulmazlığı, uluslararası hukuk.
İşi yapan kim?
Adı üstünde ABD Savaş Bakanlığı!
Aslında savaşın diliyle demokrasinin dilinin nasıl çatıştığına tanık oluyoruz.
Aslında acı, fakat yalın bir gerçekle de yüzleşiyoruz: ABD’nin Venezuela müdahalesi dünyayı daha güvensiz ama daha dürüst bir yere taşıyor: “Artık kural yok! Güç var!”
///
Birkaç tespit:
- Uluslararası hukuk Venezuela’da askıya alınmıştır.
- “Devlet başkanı dokunulmazlığı” fiilen bitmiştir.
- Seçilmiş olmak! Artık hiçbir lider, yalnızca seçimle ya da anayasa ile güvende değildir.
- Operasyon ibretlik: Merkezi düğüm Maduro’yu almak, sistemi çökertmek mi, istediğin gibi dizayn etmek mi, yeni bir kaos yaratmak mı? Tam bir ölümcül riskli jeopolitik deney.
- Venezuela’nın yan etkisi nerede çıkar, karşı hamle nereden patlar?!
- Olası bir ders, bir öngörü: Bu düğümün kesilmesi sistemi düzelmez, yeni bir sistem oluşturamaz, ama var olan sistemi kontrolsüz alt-düğümlere böler. Yani bu müdahale krizi bitirmez, ama krizi çoğaltır.
- Maduro’nun kaldırılması, ABD için bir zafer gibi gözükebilir, ama bu etki, ABD’nin şu ana kadar liderlik ettiği küresel sistemi dönmenin çok zor olduğu bir eşiğe taşır.
- Venezuela jeopolitik ölçekte bir devlettir. Hazmetmek ABD için bile çok zor olacaktır.
- ABD’nin bu hamlesi sadece Venezuela için değil, küresel dengeyi yeniden ayarlamak için yapıldığı net. Peki ya geri teperse!?
O zaman soru: Neden şimdi?
- ABD İran müdahalesiyle birlikte; “Yaptırım-Vekâlet” döneminden doğrudan güç gösterisi dönemine geçti. Şimdi Venezuela’yla devam ediyor. Bu bir eşik aşma kararına da denk geliyor. Hele ki; Ukrayna ve Gazze tıkanmışken, İran Hattı gerilirken, Tayvan gerilimi sürerken. Bu tür etkilerine Trump bir isim taktı: “Barış için Güç Kullanma!”
- Petrol ve enerji zamanlaması: 2026’ya girerken enerji fiyatları kırılgan. ABD kilitli/askıda tuttuğu Venezuela dosyasını askıda tutmak yerine kontrol altına alma hamlesi yaptı. Belki de kontrol edeceğim derken, patlattı. Çünkü Trump öngörülemeyen/öngöremediği patlatmaları sever.
- İsrail’e nazire, İsrail’den ilham, İsrail’e öykünme: Sadece sen mi yaparsın? “Lider, asıl böyle alınır”-“Asıl böyle lider kaldırılır” mesajı. Bir kabiliyet gösterisi: Wild West Vol:2 tarzı; “Dead” değil, “Dead or Alive” değil “in the fresh”-“Taken alive” tarzı.
- Ortaya çıkan Ukrayna yorgunluğun ürettiği psikolojik üstünlük ihtiyacı.
- Moskova’ya, Pekin’e, Tahran’a irade, güç, ölçek ve kabiliyet mesajı.
- Müttefiklere hizada durun, kurgumu bozmayın, eksenimden çıkmayın mesajı.
- Emsal testi, empati tetikleme: “Devlet başkanı bile dokunulmaz değilse gerisini sen düşün.”
Ve tek cümlelik bir sezgi:
- Çok alanlı, çok cepheli, çok katmanlı, çok aktörlü, çok kavramlı, çok kıyametçi dogmalı bir krize giren dünyada ABD artık kavramsal üstünlük ya da kural temelli dünya düzeni peşinde değil, sanırım artık (kıyametçilik kokan) bir sonuç dayatma peşinde!
Böyleyse şunu da sorgulamak mümkün: Kendi kıyametçilikleriyle kendi kıyametlerini de arıyor olabilirler: Çünkü Yaradan bazen müdahale etmeyerek müdahale eder.
///
Askeri operasyonun nasıl ‘adli operasyon’ sınıfına sokulduğunu gösteren en net işaret ise servis edilen Maduro fotoğrafındaki DEA detayında gizli:
O zaman şu servis edilen Maduro fotoğrafını analiz edelim.
Buradaki en temel ve en incelikli gönderme taktik üniformalı ABD’lilerin birinin üzerinde DEA peçi üzerinden yapılmış.
DEA: Drug Enforcement Administration. Yani ABD Uyuşturucuyla Mücadele Dairesi!
Kısa cevap: Maduro’yu resmen narKOTİK’e sokmuşlar!
Daha doğrusu buradan bir arayış ve amaç var.
Çalışırken DEA’nın ABD Adalet Bakanlığı’na bağlı, küresel ölçekte operasyon yapabilen federal bir kolluk ve istihbarat kurumu olduğunu öğrendim. Yani uluslararası alanlarda hem hukuk, hem silah, hem istihbarat gücünü müşterek olarak kullanma iradesi-yetkisi var. Yani bu DEA, ABD’nin hukuk diliyle güç ve silah kullanan küresel kolu.
ABD, Maduro ve yönetimini uzun süredir narco-state (narkotik devlet) olarak tanımlayarak, uyuşturucu terörizmi ile suçlayarak zaten illegalleştirme çabası içindeydi. Şimdi de Maduro’yu taktik kıyafetli bir Delta Force ve bir DEA ajanı arasında; “Bir uyuşturucu baronu gibi kaçarken yorgun ve bitkin düşmüş ve kıskıvrak yakalanmış bir suçlu” gibi göstererek onu itibarsızlaştırmayı, önemsizleştirmeyi ve aşağılamayı tercih etti.
Kısaca ABD, DEA ve uyuşturucu etiketi üzerinden;
- Maduro’yu ve yönetimini kriminalize etmek istiyor.
- Bir egemenlik aşındırma operasyonu yürütüyor.
- Mücadele ettiği Muduro, yönetimi ve ülkesine suç örgütü-lideri ve ülkesi muamelesi yapıyor.
//
Bir başka açıdan ABD; Venezuela’ya yaptığı askeri operasyonu askeri değil, ‘Rusya’nın Ukrayna’da yaptığı gibi’ adli-hukuki olduğu iddiası üreten “özel bir operasyon” olarak göstermek istiyor olabilir. Sonuçta riskleri o da hesaplamaya çalışıyor ve yaptığını bir savaş değil, yakalama - iade - ödül yöntemi olarak tanımlamak/tanımlatmak istiyor olabilir.
//
Uzattık, ama değdi. Artık bitiriyoruz.
ABD’nin bu hamlesi, korkarım sadece Venezuela’yı değil dünyadaki istisrarsızlığı da daha da derinleştirecek.
Örnek mi?
Zaten istismara açık Filistin-İsrail (Hak-Varlık-Egemenlik-Yaşam) dengesini bozarak ‘bazı ülkelerin istismarına alan açarak’ 7 Ekim saldırısı ve Gazze krizinin temellerini atan Trump’ın burada da çok öngörülü-hesaplı gittiğinden şüpheliyim.
Ağacı nalıncı satırı gibi hep kendine yontmak ağacı her zaman istediğin tarafa devirmez.
Düğümü kesmek ise yeni bir sistem kurmaya yetmez, ama sistemi parçalamaya etmeye çoktan yeter..

