Terörsüz Türkiye hedefli açılım süreci kapsamında TBMM’ye sunulması planlanan yasal düzenlemelere ilişkin çalışmalar devam ederken, sürecin takvimine dair belirsizlik sürüyor. İktidar kanadından gelen açıklamalar ve kulis bilgileri, sürecin güvenlik boyutu nedeniyle yavaşladığına işaret ediyor.
Cumhuriyet'ten Merve Kılıç'ın haberine göre; açılım süreci kapsamında yapılması planlanan yasal düzenlemelere ilişkin takvim belirsizliğini korurken, iktidar kanadından gelen açıklamalar sürecin kilitlendiğini ortaya koydu. AKP kurmaylarının “önce silah bırakma teyidi” şartını öne çıkarmasının yanı sıra, yapılan son açıklamalar terör örgütü PKK'nın henüz tam anlamıyla silah bırakmadığına işaret etti. TBMM’ye sunulması beklenen düzenlemeler için hazırlıklar sürerken, iktidarın güvenlik boyutunu önceleyen yaklaşımı nedeniyle çalışmalarda frene basıldığı belirtiliyor. Kulislerde, infaz düzenlemesi ve örgüt üst yönetiminin hukuki statüsüne ilişkin başlıkların netleşmesinin ardından taslak metnin yeniden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sunulacağı konuşuluyor.
‘SİLAH BIRAKMA TAMAMLANMADI’ VURGUSU
AKP Sözcüsü Ömer Çelik’in açıklamaları, sürecin ilerlemesinin neden yavaşladığını gözler önüne serdi. Çelik, “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda esas odak noktasının örgütün tamamen tasfiyesi olduğunu vurgularken, silah bırakma sürecinin henüz tamamlanmadığını ortaya koyan ifadeler kullandı. Çelik, “Sembolik olarak bir silah yakma oldu, onun sonrasında sistematik olarak devam etmesi gerekiyor. Terör örgütünün silah bırakmasıyla ilgili safahatın tam görülmesi gerekiyor” diyerek, sürecin henüz istenilen aşamaya ulaşmadığını açıkça dile getirdi. Yasal düzenlemelerin ancak bu sürecin teyit edilmesinden sonra gündeme gelebileceğini belirten Çelik, “Terör örgütünün silah bırakması aşaması teyid edildiğinde zaten yasal düzenlemelerle ilgili partilerin çalışmaları ortaklaştırılır” ifadelerini kullandı.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş da sürece ilişkin değerlendirmesinde benzer bir çerçeve çizdi. Kurtulmuş, yapılan çalışmalar sonucunda bir yol haritası oluşturulduğunu belirtirken, “kritik eşiğin” örgütün tamamen tasfiye edilmesi olduğunu vurguladı. Kurtulmuş’un “Güvenlik risklerinin ortadan kaldırılması” vurgusu da siyasi adımların güvenlik şartına bağlandığını ortaya koydu.
AKP VE DEM ARASINDA KRİZ
Çelik’in açıklamalarına ise DEM Parti kanadından jet bir yanıt geldi. DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, “Örgüt kendini feshetti. Ömer Bey’in haberi yok galiba. Yeni bir döneme girdik, buna rağmen AKP sözcüsünde aynı dilde ısrar görüyoruz. Hiçbir şey olmamış gibi konuşuyorlar ve bu durum güven sarsıyor. Siyaset kurumunun, güvenlik bürokrasisinin ve Meclis’in artık üzerine düşeni yapması gerekiyor” dedi. Söz konusu ifadeler, DEM Parti ile AKP arasındaki sürece yaklaşım ve önceliklendirme farklılığını bir kez daha gün yüzüne çıkarırken, taraflar arasında güven krizinin derinleştiğine ve siyasi uzlaşma zemininin zayıfladığına işaret etti.
‘ÇERÇEVE YASA’ HAZIRLIĞI
Hazırlıkları süren “çerçeve yasa”da, örgütün feshinin nasıl somutlaştırılacağına ilişkin hükümlerin yer alması bekleniyor. Yargı süreçlerinde hangi mahkemelerin yetkili olacağı da düzenleme başlıkları arasında bulunuyor. Alternatifli çalışmalarda, davalar için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yetkilendirilmesi ve Ankara’da özel mahkemelerin görevlendirilmesi seçenekleri öne çıkıyor.
MİT RAPORU BELİRLEYİCİ OLACAK
Sürecin en kritik aşamalarından biri olarak ise MİT raporu öne çıkıyor. Zaman zaman “örgütün silah bıraktığı” yönündeki iddialar gündeme gelse de, iktidar kanadından gelen açıklamalar bu iddiaların henüz teyit edilmediğini ortaya koydu. Kulislerde, silah bırakma sürecinin uluslararası ve istihbari kanallarla doğrulanması halinde taslakların hızla Meclis gündemine alınabileceği ifade ediliyor. Ancak mevcut tabloda, hem siyasi hem de güvenlik boyutları nedeniyle açılım sürecinde takvim belirsizliği sürüyor.


