Abdullah AĞAR

PKK çökerse Kürt kaybetmez

Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A- A+ Paylaş

Demografiyle tehdit, topografyayla şantaj olmaz.
Bu Kürt’ün sesi değil.
Bu, sıkışmış bir terör yapısının pazarlık çığlığıdır.

PKK çökerse Kürt kaybetmez.
PKK kaybeder.
 

SDG/PKK/KCK’lı terör artıkları, trolleri, siyasi kuklaları ve Murat Karayılan (Muriş), Duran Kalkan (Duriş) gibi elebaşları akıllarınca algı oyunları yapıyor; Kürt demografisi ve topografyası üzerinden Türkiye’yi tehdit ediyorlar.

Neden?
Çünkü çok sıkıştılar.

Silahlı olarak yok olmanın eşiğindeler.
Alan daraldıkça daralıyor.
Alanlar arasındaki bağlar bir bir kopuyor.
Tüneller bir bir patlıyor.
Örgüt tabanı çözülmeye başladı.
Örgüt içinde büyük kopuşlar ve kaçışlar var.
Dış destek artık eskisi kadar garanti değil.

Sahada daralan, sözde meşruiyeti eriyen ve uluslararası konjonktürde alan kaybeden terör örgütü üç şeye sarıldı:
Demografi söylemi,
Mağduriyet retoriği,
Türkiye’yi tehdit eden maksimalist dil.

Bilen bilir, bu örgüt taktiğidir.
Bu terörün psikolojik harp jargonudur.

Demografya ve topografya üzerinden Türkiye’yi tehdit etmek ne demektir?

- Demografik ve topografik farklılığı bir silah ve şantaj unsuru olarak kullanmaya kalkmak.
- Kürt kimliğini terör örgütüyle özdeşleştirerek kendine koruyucu bir kalkan üretmek.
- PKK siyasi tabanı üzerinden, PKK ile ittifak ve siyasi ikbal peşinde koşanlara “bize destek verin - yoksa çamura yatarız” mesajı vermek.

Ve bir de açık tehdit var:
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, MHP–AKP’ye dönük “bu size pahalıya mal olacak” tehdidi…
Bu tehdit bir güç göstergesi değil; Kandil cambazlarının pazarlık sinyalidir.

“Biz zayıflarsak siyasi maliyet üretiriz” demektir.
“Bizi tasfiye ederseniz toplumsal fay hatlarını kaşırız” imasıdır.
Ve örtük olarak “terör üretiriz” tehdididir.

Ama unuttukları - ya da bizim unuttuğumuzu zannettikleri - bir şey var:

Topografya sabittir.
Demografi dinamiktir.
Siyasi tercihler değişkendir.
Silahlı ideolojik terörist yapılar kirli bir peçete gibi geçicidir.

Silahtan, terörden, teröristten, ideolojiden, dağdan, mağaradan ve tünelden güç devşiren, etki üreten; sahada alan tutarak rajon kesmeye çalışan; DAEŞ tehdidini araçsallaştıran; her türlü yolsuzluğu, baskıyı, tehdidi yapan; kadını çocuğu kimliği istismar eden; yıkıcı-bölücü-ayrılıkçı yapı; karar mekanizmaları ve siyasi uzantılarıyla birlikte etkisizleştiğinde kitle tercihleri normalleşir, siyasi zemin sadeleşir.

Su akar, yolunu bulur.

Türkiye’ye demografi ve coğrafya üzerinden tehdit üretmek bir güç göstergesi değil; sıkışmışlığın sesidir.

Bu ses Kürt'ün sesi değildir.
Bu ses silahlı, ideolojik ve hiyerarşik bir terör yapısının batışının sesidir.

Terör, bir halkın hakkını savunmaz.
O hakkı ve halkı rehin alır.

PKK’nın bu arsız ve aymaz tehditleri, aslında örgüte hapsedilmiş; hakkı ve geleceği ipotek altına alınmış Kürtlerin özgürleşme ihtiyacının tersinden yansımasıdır.

Benim Kürt kardeşime çağrım şudur:

Kürt’ü terör örgütü PKK’dan ayırmak.
Kimliği silahtan, terörden ve tehdit dilinden kurtarmak.
Demografyanın bir şantaj unsuru olarak kullanılmasını reddetmek.

Unutmayın lütfen:

Türkiye’nin gücü topografyasında değil; vatandaşlık hukukundadır.
Demografik çeşitliliğinde değil; ortak kader iradesindedir.

PKK çökerse Kürt kaybetmez.
PKK kaybeder.

Kazanan; kimliğini teröre teslim etmeyen Kürt olur.
Terörle arasına mesafe koyan siyaset olur.
Ve en sonunda birlikte yaşama iradesini koruyan HEPİMİZ oluruz.

Bir yanıt yazın

Yanıt yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.

Abdullah AĞAR yazıları