Mahkemeden Boğaziçili gençler lehine karar: Şimdi ne olacak?

Mahkemeden Boğaziçili gençler lehine karar: Şimdi ne olacak?
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A- A+ Paylaş

Boğaziçi Üniversitesi'nde beş muhalif öğrencinin yüksek lisansa girişi engellenmişti. Mahkeme ilk aşamada dört öğrenci için "hakkaniyete aykırı" dedi, ancak öğrencilerin geleceği hâlâ belirsiz.

Pelin Gümüşdağ, "Bana da olmaz herhalde!" diyordu; İstanbul Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü'nü birincilikle bitirmişti. Başka bir bölümdeki arkadaşının yüksek lisans kabul listesinden çıkarıldığını duymuştu. Kendisi de tarih yüksek lisans programına başvurmuştu. Korka korka listeye baktığında ise adının listede olmadığını gördü.

Pelin, ilk tepkisini "Öfkelendim" diye aktarıyor. Trabzon'da daha liseye ilk başladığında Boğaziçi Tarih'e gitmeyi aklına koymuştu. Çok çalışıp bölüme Türkiye 18'incisi olarak girmişti. Üniversite yıllarında da çok çalışmıştı, akademisyen olmak istiyordu. Ama şimdi hiçbir gerekçe gösterilmeden yüksek lisansa alınmıyordu.

"Bu bir insan hakkı. Eğitim almak hakkımız. Kazanmışız, okumamızı engelliyorsun!" diye isyan ediyor.

Geçen yılın Temmuz ayında, Boğaziçi Üniversitesi'nde beş kişi aynı durumdaydı: Yapılan sınavlar sonucunda, anabilim dallarındaki akademisyenler tarafından yüksek lisans kabul listelerine alınmışlar ancak Sosyal Bilimler Enstitüsü ve Fen Bilimleri Enstitüsü tarafından bu listelerden çıkarılmışlardı. Enstitü müdürlerini rektör atıyordu.

"Ortak özelliğimiz muhalif öğrenciler olmamız" diyor Pelin. Öğrencilerin hepsi okuldaki eylemlerde aktifti.

Pelin, X platformunda yapılmış "Okumak dışında her şeyi yapıyorsunuz" yorumuna ise şöyle yanıt veriyor: "Daha ne kadar okuyabilirim? Okudum. Ama bir yandan da doğru olduğunu hissettiğim şeyi yaptım. Hepsi de anayasal sınırlar dahilindeydi." Örnek olarak, öğrenciler tarafından düzenlenen alternatif mezuniyete katıldığını orada gökkuşağı bayrağı salladığını anlatıyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2021 yılında, üniversite dışından Melih Bulu'yu Boğaziçi'ne rektör olarak atamasından bu yana üniversitede toplu mezuniyet töreni düzenlenmiyor. Akademisyenlerin protestoları Bulu'dan sonra atanan Rektör Naci İnci döneminde de sürerken öğrenciler de o günden bu yana kulüp etkinliklerinin engellenmesi, belirli akademisyenlerin okuldan uzaklaştırılması gibi pek çok uygulamayı protesto ediyor.

"Yeni bir level"

Enstitü tarafından yüksek lisans kabul listesinden çıkarılanlardan biri de Kimya Mühendisliği Bölümü'nden Berat Kaşkaloğlu. Anlattığına göre, kararı öğrenince bir sigara yaktı ve "Tamam, şimdi başka bir levela geçiyoruz" dedi: Öğrencilere verilen haksız disiplin cezaları, okuldan uzaklaştırmalar ve şimdi de "eğitim hakkının engellenmesi."

Berat, lisanstayken hocasıyla birlikte ilk aşamasını tamamladığı projeyi yüksek lisansta devam ettirmeyi planlıyordu. Bu nedenle başka bir üniversiteye başvurmamıştı. Enstitünün kararıyla yüksek lisansa giremeyince proje kapsamında alacağı maaştan da oldu.

İktisat Bölümü'nden Ulaş Karaaslan, Siyaset Bilimi Bölümü'nden Berkay Bal, Sosyoloji Bölümü'nden Zeynep Demirkol yüksek lisans kabulleri iptal edilen diğer öğrenciler. Hepsi kararın iptali ve yürütmesinin durdurulması için dava açtı.

Yedi ay sonra gelen yürütmeyi durdurma

Yürütmeyi durdurma kararı dört öğrenci için başvurudan yaklaşık yedi ay sonra, Şubat ayında geldi.

Bu arada üniversitede ilk dönem bitmiş, ikinci dönem başlamıştı. Boğaziçili gençler kayıt için hemen üniversiteye başvurdu. Ancak üniversite onlara henüz herhangi bir yanıt vermedi. Bunun yerine yürütmeyi durdurma kararına itiraz etti.

Esasa ilişkin karar bir yana, yürütmenin durdurulup durdurulmayacağı bile şu an belirsiz.

Zeynep Demirkol içinse yürütmeyi durdurma talebi reddedildi. Onun hukuki mücadelesi kararı esastan değiştirmek için sürüyor.

Avukat Fırat Kuyurtar, Boğaziçi Üniversitesi yönetiminin hukuki süreci uzatmak için elinden geleni yaptığını belirterek, "İpe un sermek diyebileceğimiz birçok uygulama ve savunmayla karşılaştık" diyor.

Üniversite, örneğin, Ulaş Karaaslan'ın sözlü sınavla iktisat yüksek lisans programına alınmasının hukuka uygun olmadığını öne sürdü. Oysa programa tüm öğrenciler sözlü sınavla alınmıştı. Üniversite neden sadece Ulaş'ın yüksek lisans kabulünün iptal edildiğine dair de herhangi bir açıklama yapmadı.

Pelin içinse bir kınama cezasından bahsediliyor. Ancak ceza, dava açıldıktan sonra, üniversite mahkemeye savunmasını göndermeden hemen önce verildi. Ayrıca zaten yönetmeliğe göre disiplin cezası yüksek lisansa kabul için bir engel oluşturmuyor.

"Hakkaniyete aykırı"

Üniversitenin mahkemedeki savunması "yapılan işlemin usul ve yasalara uygun olduğu, üniversitenin takdire yetkisi bulunduğu" şeklinde.

İstanbul 4. İdare Mahkemesi ise oybirliğiyle verdiği yürütmeyi durdurma kararında "salt takdir yetkisi"yle bu kararın verilemeyeceğini belirtiyor:

"… salt idarenin takdir yetkisinin bulunduğu gerekçesiyle (… ) tesis edilen, davacının eğitim öğretim hakkının kaybı gibi bir ağır bir külfet altına sokulmasına sebebiyet veren işlemin hakkaniyet, hukuki belirlilik ve hukuki güvenilirlik ilkelerine aykırı olduğu sonucuna varılmıştır."

Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü, DW Türkçe'nin öğrencilerin yüksek lisans kabulü neden iptal edildi sorusuna, "Anabilim dallarının önerileri bağlayıcı olmayıp Enstitü Yönetim Kurulu gerekli gördüğü durumlarda farklı değerlendirmelerde bulunabilmektedir" şeklinde yanıt verdi.

Ayrıca bu kararın öğrencilerin eğitim hakkının engellenmesi olmadığını belirterek "benzer alanlarda eğitim veren çok sayıda üniversite ve program bulunmaktadır" ifadesi kullanıldı.

Üç öğrencinin rotası başka üniversiteler

Yedi aydır süren bu hukuki belirsizlik öğrencilerden üçünü başka üniversitelere yöneltmiş durumda. Pelin Gümüşdağ şu anda İtalya'da yüksek lisans yapıyor.

Berat Kaşkaloğlu da yurtdışında yüksek lisans başvurusu yapmaya hazırlanıyor. Ona göre yürütmeyi durdurma kararı çıksa bile dava siyasi nedenlerle aleyhine sonuçlanabilir. O sırada yüksek lisansa kayıt yaptırıp okursa yılları boşa gitmiş olur.

Ulaş Karaaslan ise Boğaziçi'ndeki akademisyenlerin durumuna dikkat çekiyor: "Okulda eğitim göreceğimiz hocaların durumu belli değil" diyor. "Gönderilebilecek" ya da "mobbingden usanıp gidebilecek" akademisyenleri hesaba katarak başka bir üniversitede yüksek lisans planlıyor.

"Evim orasıydı"

Beş öğrencinin de mezun kartı yönetim tarafından "pasif"leştirilmiş durumda, yani hiçbiri üniversiteye giremiyor. Pelin Gümüşdağ Boğaziçi Üniversitesi için "Evim orasıydı. Kendimi bulduğum yer orasıydı" diyor. Kürtçe şiir dinletisinden Hatay'daki çocuklara atkı örmeye katıldığı kulüp faaliyetlerinden bahsediyor.

Ancak şimdi kulüpler kampüs merkezindeki Hamlin Hall binasından uzak bir noktaya taşınmış durumda.

Binada kalan son iki kulüp, Müzik Kulübü ve Güzel Sanatlar Kulübü'nün odaları da öğrencilerin tüm itirazlarına rağmen, 7 Şubat'ta şafak operasyonuyla boşaltıldı.

Her ne kadar beş öğrenciden üçü rotalarını diğer üniversitelere çevirmiş olsa da diğer ikisi mahkeme kararı olumlu çıkarsa Boğaziçi'nde yüksek lisans yapmayı planlıyor.

Sosyoloji bölümünden Zeynep Demirkol, "ben burada olmak isteyen bir insanım" diyor. Türkiye'deki üniversiteler için de "hâlâ, birçok şeye rağmen sosyal bilimler alanında nitelikli şeyler yapılabileceği" kanısında.

Lisansüstü eğitime kimin kabul edilip kimin edilmediği geleceğin akademik kadrolarının da şekillendirilmesi açısından da önemli görülüyor.

Boğaziçili beş genç her hâlükârda lisansüstü eğitimlerine devam edeceklerini söylüyor, ileride Boğaziçi'nde akademisyen olmak istiyorlar. Her ne kadar şu andaki mevcut siyasi koşullarda bunun "çok zor" olduğunu düşünseler de…

Zeynep Demirkol şartlarla ilgili şu notu düşüyor:

"Her şeyin sabit bir şekilde gittiği, hayatta ve tarihte çok görülmemiş olduğu için, farklı dalgalanmalar, farklı güç dengeleri [olabilir], birçok şey değişebilir. Zaten bunun için mücadele ediyoruz."

KAYNAK: Tuğba TEKEREK - DW Türkçe

Bir yanıt yazın

Yanıt yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.