Berlin'e Türkiye'den tetikçi de getiren, Türkiye kökenlilerin oluşturduğu yeni nesil organize suç örgütü Daltonlar, Alman basınına konu oluyor.
Almanya'nın en çok okunan gazetelerinden Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ), suç örgütüne Çarşamba günü geniş yer ayırdı. Haberde, Almanya'ya iltica başvurusunda bulunan Alican C. adlı kişinin örgüte dahil edilme ve tetikçi hâline getirilme süreci anlatıldı.
Habere göre, Alican C., Berlin'deki bir süpermarket zincirine ateş açmadan yaklaşık 20 yıl önce Türkiye'nin Adana kentinde dünyaya geldi. Beş kardeşin en büyüğü olarak büyüyen Alican C., gençlik yıllarında babasının şiddetine maruz kaldı, intihar girişiminde bulundu ve 2022'de okulu bitirmeden terk etti.
17 yaşında kaçakçıların yardımıyla Bosna, Hırvatistan ve İtalya üzerinden Almanya'ya geldi. Önce Wismar'da bir mülteci yurdunda kaldı, ardından iki yıl boyunca Mecklenburg-Vorpommern'deki bir mülteci yurdunda amaçsız ve düzensiz bir yaşam sürdü. Oturma izni 27 Nisan 2024'te sona erdi ve kendisine 3 Şubat 2025'e kadar geçerli geçici bir müsamaha belgesi verildi.
Alican C., Mecklenburg-Vorpommern'deki mülteci yurdunda onu sonunda Berlin'e götürecek bir adamla tanıştı. Bu adam, uyuşturucu sorunları olan genç ve yönünü yitirmiş Türkleri düzenli olarak bünyesine katan bir suç örgütüne mensuptu. Örgüt, genç erkeklere Berlin'de barınak, uyuşturucu ve yiyecek temin ediliyordu. Alican C. kısa sürede kendini bir aile üyesi gibi hissetmeye başladı ancak aileye artık karşılık vermesi bekleniyordu.
Süpermarkete silahlı saldırı
3 Mart 2025'te Alican C., Spandau'daki Eurogida adlı Türk süpermarket zincirinin bir şubesine götürüldü. Arabada eline dolu bir yarı otomatik tabanca tutuşturuldu ve kendisine silahı nasıl kullanılacağı anlatıldı. Araçtan inen Alican C., saat 20:05'te süpermarkete altı el ateş etti, koşarak arabaya geri döndü ve oradan Berlin-Wilmersdorf'taki başka bir şubeye götürülerek orada da en az üç el daha ateş açtı.
FAZ'ın haberine göre, süpermarket zincirinin sahibi aileden olan şube müdürü daha önce çeteden bir uyarı telefon almıştı: "Daltonlar'dan Ahmet 250 bin euro talep ediyor, aksi hâlde mağazaların bombalanacak."
Silahlı saldırının ardından telefon eden ve kendini "Daltonlar'dan Alican" olarak tanıtan kişi talebi 500 bin dolara yükseltti. Süpermarket zincirinin yönetiminden isimler de arandı, aile üyelerinin öldürüleceği, kadın ve çocuklara da saldırılacağı tehdidinde bulunuldu. İşletmeciler yine de ödeme yapmadı.
Alican C., Nisan 2025'te tutuklandı, Berlin Eyalet Mahkemesi onu Eylül ayında iki yıl dokuz ay süreli cezaya çarptırdı. Alican C.'yi yönlendiren kişi de mahkûm edildi. Aynı kişinin, Spandau'da bir iş adamının bacaklarına yedi el ateş edilmesini de organize ettiği ileri sürülüyor.
FAZ, Alican C.'nin Daltonlar'a katılma ve suç işleme sürecine ilişkin ayrıntılar ve failin yaşam öyküsünü, ilgili mahkeme kararından edindi.
Berlin'de 200'den fazla soruşturma
Berlin Savcılığı'nda şu anda benzer haraç ve şantaj davalarına ilişkin 200'den fazla soruşturma yürütülüyor. Berlin Adalet Senatörü ve eski Federal Anayasayı Koruma Teşkilatı Başkan Yardımcısı Felor Badenberg (CDU), kısa süre önce yaptığı açıklamada, "Türk-Kürt kültürel çevresinden Türk iş yeri sahiplerine yönelik suçlarda belirgin bir artış gözlemliyoruz. Bu kişiler baskıya maruz bırakılıyor, yıldırılıyor, zaman zaman silah da kullanılıyor. Amaç, bu kişilerden haraç koparmak" dedi.
Bu eylemlerin arkasında çoğunlukla Türk-Kürt çevrelerinden çıkmış "Daltonlar" adlı bir yapılanmanın bulunduğunu da açıkça belirten Badenberg, "Daltonlar, aracılar vasıtasıyla genç mültecileri devşiriyor ve onları yerli uzantı olarak kullanıyor. Asıl yöneticiler ise yurt dışında konuşlanıyor" diye konuştu.
İstanbul'dan bin 500 sayfalık iddianame
FAZ'ın ulaştığı bir başka mahkeme belgesi daha Daltonlar hakkında kapsamlı bilgi sunuyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Eylül ayında örgütün çeşitli üyeleri hakkında iddianame düzenledi. Yaklaşık bin 500 sayfalık iddianamede, 105 şüphelinin adı geçiyor.
Örgütün, 2018'de Türk polisinden kaçmak zorunda kalan fail Barış Boyun'un çevresinde kurulduğu belirtiliyor. İddianameye göre Boyun, örgütü dışarıdan yönetmeyi sürdürdü. Grup; silah ticareti, hırsızlık, uyuşturucu kaçakçılığı, suikastlar ve soygundan gelir elde etti.
FAZ'ın haberine göre Boyun, örgüt için bölgesel liderler atadı; bunlardan biri Beratcan Gökdemir adlı bir kişiydi. İstanbul'da önce hırsız olarak tanınan Gökdemir, sonra uyuşturucu satıcılığına geçti, ardından Boyun'un örgütünün silahlı kolunu yönettiği ileri sürüldü. Bu yapılanma "Daltonlar" adıyla bilinir hâle geldi. Gökdemir bugün Can Dalton adıyla tanınıyor. Türkiye'de pek çok cinayetten sorumlu tutulduğu ve bin 281 yıl hapis cezasıyla yüz yüze olduğu için ülkeyi terk etmek zorunda kaldı. İddiaya göre şu anda Rusya'da ev hapsinde bulunan Can Dalton, Rus makamlarınca henüz Türkiye'ye iade edilmedi.
Rakip gruplar doğuyor
Can Dalton'un 2024'te eski patronu, bugün İtalya'da cezaevinde bulunan Boyun'la yaşadığı anlaşmazlık nedeniyle yollarını ayırdığı öne sürülüyor. Daltonlar artık benzer yapılanmayla örgütlenmiş ve benzer isimler taşıyan "Casperlar" ve "Şirinler" gibi rakip suç gruplarıyla rekabet hâlinde. İstanbul'da son yıllarda bu grupların yol açtığı çatışmalarda onlarca kişinin hayatını kaybettiği bildiriliyor.
Sosyal medyada silah ve lüks gösterisi
Bu suç örgütleri, eylemlerini gizli tutmak bir yana, sosyal medyada açıkça övünüyor. Türkiye'deki iddianamede Daltonlar'ın özellikle TikTok'ta büyük bir popülerliğe sahip olduğu vurgulanıyor. Yurt dışındaki liderler başta olmak üzere üst düzey isimlerin silah, lüks araç ve pahalı marka kıyafetlerle poz verdiği belirtiliyor.
Bu içeriklerin gençleri etkileyerek örgüte kazandırma amacı taşıdığı ifade ediliyor. Özellikle yoksul semtlerden genç erkeklerin bu tuzağa düştüğü ve "kirli işleri" bu kişilerin üstlenmek zorunda kaldığı kaydediliyor. İddianameye göre, Daltonlar'ın iş modeli, varlıklı iş insanlarına yönelik şantajın yanı sıra suikastları ve rakip çetelere saldırıları da kapsıyor.
Berlin'de 20'den fazla mağdur
İstanbul'un yeraltı dünyasındaki bu kaos artık başka ülke ve şehirlere de yansımış durumda ve Berlin bunların başında geliyor. Uzun yıllar Berlin Eyalet Meclisinde Sol Parti'nin entegrasyon politikaları sözcülüğünü yapan Hakan Taş, pek çok göçmen için hâlâ önemli bir başvuru noktası. Taş, kendisine Türk mafya gruplarınıntehdidiyle karşılaştığını bildiren 20'den fazla mağdurun başvurduğunu aktardı. Bu kişiler sürücü kursları, gıda zincirleri, restoranlar, kafeler veya barlar işletiyor. Hepsinin ortak noktası ise bir gün haraç talep eden bir telefon almış olmaları.
"Bu gruplar büyük olasılıkla daha önce iş yerlerine sızacak kişiler yerleştirmiş ve ne talep edeceklerini, hangi tehditlerin işe yarayacağını önceden ölçmüşlerdir" diyen Taş, arayanların zaman zaman tehdit edilen kişilerin çocuklarının hangi okula gittiğini de dile getirdiğini belirtiyor. Taş, birçok kişinin bu yüzden haraç ödediğini de sözlerine ekliyor.


