Lübnan'a tarihinin en büyük saldırısı: Ateşkesin ilk gününde sivil katliamı

Lübnan'a tarihinin en büyük saldırısı: Ateşkesin ilk gününde sivil katliamı
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A- A+ Paylaş

İsrail, Lübnan tarihinin en vahşi günlerinden birinde sivilleri kasten hedef alıyor. Eğer hangi tarafın ateşkes ve barış istemediğini bilmek istiyorsanız, şimdi biliyorsunuz.

ABD ve İsrail'in İran ile ateşkes sağlamasının ardından gözler çatışmaların devam ettiği Lübnan'a çevrildi. İran'da ateşkesin sağlandığı 8 Nisan sabahında İsrail, Lübnan'ın güneyindeki Sur kentinde yeni bir tahliye emri verdi ve bölgeye saldırı düzenleyeceğini, bölge sakinlerine Zahrani Nehri'nin kuzeyine geçmelerini söyledi. İsrail ayrıca Lübnan'ın başkenti Beyrut'un güney bölgelerini de hedef alarak hava saldırıları gerçekleştiriyor.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ateşkesin Lübnan'ı kapsamadığını söylemesinin ardından bazı noktalar bombalandı. Sabah saatlerinden bu yana İsrail saldırıları nedeniyle 12 kişinin öldüğü duyuruldu. Baalbek'te de İsrail'in bombardımanı sonucu 6 kişinin öldüğü belirtildi. Lübnan Sağlık Bakanlığı, hastanelerin saldırılarda ölen ve yaralananlar nedeniyle yoğunluk yaşadığını söyledi.

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, İsrail saldırılarının nüfus yoğunluğuı yüksek yerleşim yerlerini hedef alarak gerçekleştiğini söyledi. Selam, İsrail'in bölgesel ve uluslararası ateşkes çabalarını göz ardı ettiğini söyledi.

İran'ın BM Büyükelçisi de İsrail'in Lübnan'da ateşkese uyması gerektiğini, hergangi bir saldırının devam etmesinin durumu kötüye sürükleyeceğini ve sonuçlarının olacağını söyledi.

HİZBULLAH SALDIRILARI DURDURUYOR

Daha sonraki saatlerde Hizbullah, ABD ile İran arasında 2 haftalık ateşkes sağlanmasının ardından İsrail'in kuzeyine ve İsrail birliklerine yönelik saldırıları durduracağını açıkladı.


Washington–Tahran hattında kritik 14 gün: Lübnan denklem dışı

İran tarafından desteklenen Hizbullah'ın ateşkes ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Lübnan'ın bu ateşkes anlaşmasının dışında kaldığı yönündeki ifadesi hakkında bir bildiri yayınlaması bekleniyor.

İsrail ordusu, Lübnan'a saldırıları sürdürdüğünü açıklayarak ülkenin güneyini terk etmeleri için bölge sakinlerine yönelik tehdidini yineledi. İsrail ordusu açıklamasına ek olarak Hizbullah'a karşı kara operasyonlarına devam ettiğini açıkladı.

İSRAİL: SALDIRILARI TAMAMLADIK

İsrail ordusu, Beyrut genelinde Hizbullah'ın komuta merkezlerini ve askeri altyapılarını hedef alan saldırıların tamamlandığını duyurdu. Yapılan açıklamada saldırının Hizbullah'a karşı gerçekleştirilen en büyük saldırı olduğu ifade edildi. İsrail ordusu, vurulan altyapının çoğunun sivil alanlarda olduğunu belirtti.

İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, "Hizbullah'a karşı kararlılıkla saldıracağız" diye konuştu.

Lübnanlı bir güvenlik kaynağı verdiği demeçte, İsrail'in son bombardımanının, Hizbullah ile İsrail arasında geçen ayın başlarında başlayan savaştan bu yana Lübnan'ın tanık olduğu en ağır bombardıman olduğunu söyledi.

İSRAİL KONSANTRASYONUNU LÜBNAN'A YÖNELTİYOR

İsrail, "Lübnan ateşkese dahil değil" dedikten sonra sabah saatlerinde saldırılarını artırdı. Tel Aviv'de bulunan NTV muhabiri Özden Erkuş, İsrail'in Lübnan'a yaptığı saldırıları değerlendirdi; 

"İsrail Lübnan'a daha da saldıracak. İran'a saldırıları mecburen durdurduktan sonra tüm dikkatini Lübnan'a çeviren İsrail'de hem hükümetten hem de ordudan gelen açıklamalar bu yönde. Bu sabah saatlerinde özellikle Sur kenti ve çevresine dönük hava bombardımanı uyarıları yapıldı ve ardından bombardımanlar gerçekleştirildi. Son günlerin en yoğun hava bombardımanlarıydı. Sadece Sur değil Lübnan'ın güneyindeki pek çok yerleşim birimine, bunun ötesinde Hizbullah'ın üst düzey isimlerine dönük suikast eylemleri havadan yapılan nokta operasyonlarla gerçekleştirildi. Zaten İsrail'in büyük bir planı var, bir bölümü işgal etmişti, Lübnan'da işgal ettiği 10 kilometrelik bölümü tampon bölge haline getirmek için planları zaten hazırdı. İsrail, bu anlaşmaya Lübnan dahil değil dedikten sonra tüm askeri gücünü Lübnan sınırına kaydırmaya başlaması bekleniyor.

Tel Aviv'den bildiren Erkuş, Beyrut, Bekaa ve güney Lübnan'da yüzden fazla noktanın vurulduğunu aktardı. “İsrail tarafından yapılan açıklamada vurulan hedeflerin Hizbullah'ın askeri üsleri, komuta kontrol merkezleri olduğu belirtildi. Açıklamada özellikle Radvan gücünün ve Lübnan hava birimlerinin hedef alındığı ifade edildi. Radvan gücüyle Hizbullah, insansız hava araçlarıyla ve FPV tipi dronlarla İsrail tanklarına dönük çok ciddi zararlar vermişti. ”

FRANSA'DAN ATEŞKES ÇAĞRISI

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ABD ve İsrail'in İran'la ilan ettiği ateşkesin Lübnan'ı da kapsaması gerektiğini söyledi. Macron, "Lübnan'daki durum hala kritik" ifadelerini kullandı.

İsrail güneydeki tampon bölgeyi genişletti

İsrail askerleri Lübnan'a girmiş durumda ve bunun ülkenin bazı bölgelerinin işgal edilmesiyle sonuçlanabileceğine dair endişeler var.

Son olarak İsrail, Lübnan'ın güneyinde oluşturduğu tampon bölgeyi tanksavar füzesi tehdidini ortadan kaldırmak için "genişlettiğini" açıkladı.

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, 30 Mart'ta X sosyal medya platformunda yaptığı paylaşımda bu genişlemenin "daha büyük bir tampon bölge" oluşturacağını söyledi.

Bunun İran destekli Hizbullah'ın İsrail'e yönelik kara saldırısını önlemeye katkı sağlayacağını belirtti.

İsrail birlikleri son günlerde , Lübnan-İsrail sınırından yaklaşık 30 km uzaklıktaki Litani Nehri üzerindeki beş köprüyü havaya uçurmuştu.

Ülkenin savunma bakanı Israel Katz, bu köprülerin "Hizbullah tarafından teröristlerin ve silahların geçişi için kullanıldığını" savundu.

Katz, 24 Mart Salı günü yaptığı açıklamada, ülkesinin Lübnan'ın güneyinde geniş bir bölgeyi kontrol edeceğini söylemişti.

Savunma yetkilileriyle yaptığı bilgilendirmede Katz, amacın "savunma amaçlı bir alan yaratmak ve tehdidi uzak tutmak" olacağını ekledi.

Strateji, Gazze Şeridi'nde hava saldırılarıyla büyük ölçüde yıkılan ve hâlâ İsrail askeri kontrolü altında bulunan önemli yerleşim merkezleri Refah ve Beyt Hanun'da izlenen modele dayanıyor.

Katz, İsrail ordusunun "bir savunma hattı oluşturmak üzere Lübnan topraklarına manevra yaptığını, Hizbullah militanlarını ortadan kaldırdığını ve orada kurulmuş terör altyapılarını yok ettiğini" söyledi.

Ayrıca sınır yakınında Hizbullah tarafından kullanıldığını belirttiği evlerin de hedef alındığını kaydetti.

Ülkenin güneyinde yaşarken yerinden edilen on binlerce Lübnanlının, kuzeydeki İsraillilerin güvenliği sağlanana kadar "Litani Nehri'nin güneyine dönmeyeceğini" ifade etti.

Katz'ın "savunma tamponu" olarak tanımladığı yapının oluşturulması, kaçınılmaz olarak İsrail'in 1985'te Güney Lübnan'da kurup 2000'e kadar sürdürdüğü tampon bölgeyi anımsatıyor.

İsrail, Hizbullah saldırılarında verdiği kayıp nedeniyle çekilmek zorunda kalmıştı. Ölü ve yaralı İsrail askerlerinin bölgeden düzenli olarak helikopterlerle çıkarıldığı görüntüler, İsrail kamuoyunda tepki görmüştü.

Hizbullah yeniden İsrail'in güneye yerleşmesini önlemek için savaşmaya hazır olduğunu söylüyor. Üst düzey Hizbullah yetkilisi Hassan Fadlallah bunun "varoluşsal bir tehdit" olduğunu söyledi.

Operasyonlar genişledi

İsrail ordusu, Hizbullah'a karşı kara ve hava saldırılarının genişletilmesi planının 22 Mart'ta onaylandığını duyurdu.

İsrailli yetkililer, amacın İsrail'in kuzeyindeki yerleşimleri Hizbullah saldırılarından korumak olduğunu söylüyor.

İsrail Genelkurmay Başkanı Korgeneral Eyal Zamir, Hizbullah'a karşı karadan yapılacak harekatın "uzun süreli bir operasyon" olacağını açıkladı.

Sonrasında Hizbullah'ın takviye birlikler göndermek için kullandığı söylenen Litani Nehri üzerindeki geçiş noktaları da hedef alındı.

Sahil kenti Sur yakınlarındaki Kasımiye isimli bir köprüye zarar verildi.

Litani Nehri, Lübnan-İsrail sınırına yaklaşık 30 km uzaklıkta bulunuyor ve üzerindeki köprüler siviller tarafından da kullanılıyor.

Hizbullah'ın savaşın ilk günlerinde İsrail'e roket saldırıları yapması sonrası örgüte hava saldırıları başladı.

Lübnan'da birçok kişi, İsrail'in ülkenin güneyinde bazı bölgeleri işgal ederek bir tampon bölge oluşturmayı amaçladığından endişe ediyor.

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun, İsrail saldırılarının "kara işgalinin bir başlangıcı" olduğunu savundu.

Bunun "sivillere karşı toplu cezalandırma politikası" anlamına geldiğini ve İsrail'in Lübnan topraklarındaki varlığını genişletmeyi amaçladığından "şüphelendiğini" dile getirdi.

İsrail'in Lübnan'daki saldırılarında ölü sayısı 394'e yükseldi

Hizbullah ile İsrail arasında on yıllardır süren çatışmadaki son tırmanış, örgütün İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in öldürülmesine misilleme için İsrail'e roket fırlatmasıyla başladı.

Lübnan hükümeti, 1980'lerde 15 yıl süren iç savaş sırasında İsrail'in işgaline tepki olarak kurulan Hizbullah'ı silahsızlandırmayı vaat etti.

Ancak örgüt, şimdiye kadar silah bırakma konusunda konuşmayı reddetti.

Eski bir ordu komutanı olan Lübnan Cumhurbaşkanı Aoun, mezhepsel ayrılıkları daha da kötüleştirebileceği ve şiddete yol açabileceği uyarısında bulunarak, güç kullanımını reddetmişti.

Bir yanıt yazın

Yanıt yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.