Babası Ayetullah Ali Hamaney'in ABD-İsrail ortak operasyonunda suikasta kurban gitmesinin ardından, savaşın en şiddetli günlerinde İran'ın en tepe noktasına getirilen 56 yaşındaki Mücteba Hamaney, günlerdir süren gizemli sessizliğini nihayet bozdu.
Hamaney yaptığı ilk açıklamada, "Dökülen bütün kan için intikam alınacak. Ülkeyi bölme girişimini engelledik. Tüm halkımız birlik olsun" dedi.
Hakkında "bacaklarından ağır yaralandığı" ve "sinyal istihbaratına yakalanmamak için yeraltından çıkmadığı" yönünde Batı medyasında istihbarat raporları yayınlanan yeni lider, beklenen ilk mesajını doğrudan bir kamera karşısına geçmek yerine, sosyal medya hesabı üzerinden yazılı olarak halka duyurmayı tercih etti.
Mücteba Hamaney, liderlik koltuğuna oturduğundan önceden haberi olmadığını belirtti. Babasının naaşıyla ilgili sarsıcı bir detaya da yer veren Hamaney'in mesajının giriş bölümü şöyle:
Ben, hizmetkârınız Seyyid Mücteba Hüseyni Hamaney, saygıdeğer Uzmanlar Meclisi'nin oylama sonucunu sizinle eşzamanlı olarak ve İslam Cumhuriyeti televizyonundan (Sima) öğrendim. Benim için; Büyük Humeyni ve Şehit Hamaney gibi iki yüce önderin oturduğu makama yaslanmak zor bir iştir. Şehadetinden sonra onun naaşını ziyaret etme onuruna eriştim; gördüğüm şey bir metanet dağıydı ve sağlam olan elini yumruk yaptığını duydum.
"Şehitlerin kanının intikamı alınacak"
İran'ın yeni liderinin mesajındaki en dikkat çekici bölümlerden biri "intikam" boyutu ve ABD-İsrail hedefleriydi. 175 sivilin öldüğü Minab'daki ilkokul saldırısına atıfta bulunan Hamaney, düşmanın varlıklarını doğrudan hedef alacaklarını belirterek şöyle dedi:
Herkese şu güvenceyi veriyorum ki; şehitlerinizin kanının intikamını almaktan asla vazgeçmeyeceğiz. Planladığımız intikam sadece Devrim’in Yüce Lideri'nin şehadetiyle sınırlı değildir; düşman tarafından şehit edilen her bir millet ferdi, intikam dosyası için başlı başına bağımsız bir konudur. Şehitlerin kanının intikamının sınırlı bir kısmı şu ana kadar somutlaştı, ancak tam olarak sağlanana kadar bu dosya diğer tüm dosyaların üstünde kalmaya devam edecektir. Düşmanın Minab'daki Şecere-i Tayyibe okulunda ve benzeri vakalarda kasten işlediği cinayetin bu süreçte özel bir yeri vardır. Düşmandan tazminat alacağız; eğer reddederse belirlediğimiz ölçüde mallarına el koyacağız, bu da mümkün olmazsa aynı oranda mallarını tahrip edeceğiz.

Fotoğraf: Mücteba Hamaney web sitesi
ABD üsleri ve bölgesel ültimatom
Hamaney, Körfez’deki bazı Arap ülkelerinde bulunan Amerikan üslerine yönelik düzenlenen saldırıları savunarak bölge ülkelerine net bir ültimatom verdi. İran’ın hegemonya peşinde olmadığını belirten Hamaney, mesajını şöyle sürdürdü:
Düşman yıllar öncesinden itibaren kademeli olarak bazı komşu ülkelerde üsler inşa etti. Son saldırıda bazı askeri üsler kullanıldı. Biz de açıkça uyardığımız gibi, o ülkelere hiçbir saldırıda bulunmadan yalnızca o üsleri hedef aldık. Bölge ülkeleri, aziz vatanımıza saldıranlar ve halkımızın katilleri konusundaki tutumlarını netleştirmelidir. O üsleri bir an önce kapatmalarını tavsiye ediyorum; zira ABD’nin güvenlik ve barış sağlama iddialarının bir yalandan ibaret olduğunu artık anlamış olmalılar. İslam Cumhuriyeti sisteminin bölgede bir hegemonya veya sömürgecilik kurma niyeti olmaksızın, tüm komşularıyla birlik ve karşılıklı sıcak, samimi ilişkiler kurmaya tam olarak hazır olduğunu bir kez daha yineliyorum.
Hürmüz Boğazı mesajı
Hamaney, halkı birlik içinde olmaya ve etkili savunma yürütmeye çağırdı. Hürmüz Boğazı’nın kapalı tutulması gerektiğini savunan lider, şöyle konuştu:
Hürmüz Boğazı'nı kapatmak için mevcut tüm imkanları kullanmalıyız. Düşmanların zayıf olduğu tüm alanlarda harekete geçilmelidir. Sevgili savaşçı kardeşlerim! Halkın iradesi, etkili ve caydırıcı bir savunmayı sürdürmektir. Düşmanın çok az deneyimi olduğu ve ciddi şekilde savunmasız kalacağı ek cepheler açılması konusunda çalışmalar yapılmıştır ve savaş durumu devam ederse, ulusal çıkarlar doğrultusunda bu cepheler harekete geçirilecektir.
Babasının aşırı muhafazakar kalıplarını takip eden bir isim olarak bilinen ve 9 Mart'ta İran'ın yeni dini lideri seçilen Mücteba Hamaney, devlet televizyonundan yayınlanan mesajında, “intikam ve savaşa devam” vurgusu yaptı.
56 yaşındaki Mücteba Hamaney, onlarca yıl babasının gölgesinde çalışmış; dış tehditler ve iç karışıklıklarla karşı karşıya kaldığında derin devletin nasıl işlediğine dair tüm ayrıntıları bilen birisi. Ayrıca, güçlü İslam Devrim Muhafızları Ordusu ile de uyum içinde. Liseyi bitirir bitirmez, Şii İslam çalışmalarının önde gelen merkezi olarak bilinen Kum şehrinde okumaya gitmeden önce bu örgüte katılmıştı. Devrimi korumak ve sürdürmek amacıyla 1979 yılında kurulan Devrim Muhafızları, şu anda çok katmanlı bir güvenlik sistemi ve devasa bir ekonomik imparatorluk üzerinde hakimiyet kurmuş vaziyette. Artık kararları, bu örgütün komutanları veriyor.
Devlet televizyonunda Hamaney'den "Ramazan Savaşı Gazisi" olarak bahsedildi ama başka ayrıntı verilmedi.
Reuters haber ajansı, adını açıklamayan bir İranlı yetkiliye dayandırdığı haberinde Mücteba Hamaney'in "hafif yaralı" olduğunu söylemişti.
ABD ve İsrail'in saldırısında Mücteba Hamaney'in babası Ayetullah Ali Hamaney, annesi ve eşi ölmüştü.


