Trump, İran'a kara harekatını değerlendiriyor: "Tarihin en riskli operasyonu olabilir"

Trump, İran'a kara harekatını değerlendiriyor:
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A- A+ Paylaş

ABD, İran'ın elindeki nükleer yakıt stokunu ele geçirmek veya imha etmek için yüksek riskli bir kara harekatı düzenleyebilir.

ABD Başkanı Donald Trump, 28 Şubat'ta İran'a saldırıları başlatmadan önce Tahran'ın kısa sürede nükleer silah geliştirebileceğini ve bunlarla ABD'yi vurabileceğini öne sürmüştü.

Cumhuriyetçi lider, pazartesi ve salı günkü açıklamalarında da bu iddiaları hiçbir delil ortaya koymadan yineledi.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da 2 Mart'ta Kongre'deki konuşmasında, İran'ın elindeki nükleer yakıtın ancak ülkeye özel harekatçıların gönderilmesiyle ele geçirilebileceğini söylemişti.

Trump, salı günkü basın toplantısında kara operasyonu ihtimaline dair "Bu seçenek beni endişelendirmiyor. Hiçbir şeyden korkmuyorum" dedi.

Sırada nükleer operasyon mu var? v

Amerikan istihbaratı, Tahran yönetiminin nükleer malzeme stokunun İsfahan'daki yeraltı tesisinde depolandığını düşünüyor. Ancak yakıt Fordo ve Natanz'daki tesislerde de tutuluyor olabilir. ABD ve İsrail ordusu, geçen yıl haziranda bu bölgelere saldırı düzenlemişti.

ABD'li düşünce kuruluşu Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nin raporunda göre İran'da yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş yaklaşık 440 kilogramlık uranyum bulunduğu, ancak bunun ülkenin farklı yerlerindeki gizli tesislere dağılmış olabileceği değerlendiriliyor.  

New York Times'ın analizinde, İran'a kara harekatının "her açıdan modern Amerikan tarihinin en cüretkar ve en riskli askeri operasyonlarından biri olacağı" vurgulanıyor.

US Forces Rely on Tech Amid Iran US Israel War - Inside Telecom

Bunun, 2011'de Usame bin Ladin'in öldürülmesi ya da ocak ayında Venezuela'ya düzenlenen baskınla Nicolas Maduro'nun kaçırılmasından çok daha karmaşık ve tehlikeli olacağı yazılıyor.

Nükleer malzemelerin saklandığı özel kapların delinmesi halinde radyoaktif sızıntı riski doğabileceği de hatırlatılıyor.

Bunun yanı sıra nükleer malzemenin tam konumu ve dağılımının net olarak bilinmemesi de operasyonu zorlaştıracak etkenlerden biri.  

Washington merkezli düşünce kuruluşu Carnegie Uluslararası Barış Vakfı'ndan George Perkovich, İran ordusunun buralara sahte konteyner ve çeşitli tuzaklar yerleştirmiş olabileceğine işaret ediyor.



ABD ve İsrail, İran'ın nükleer silah üretmeyi hedeflediğini ileri sürse de Tahran yönetimi bunu defalarca reddetmişti.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, 28 Şubat öncesinde ABD heyetiyle müzakerelerde uranyum zenginleştirme oranlarında değişikliğe gidilebileceğini söylemiş ancak zenginleştirme faaliyetlerinin durdurulmasına veya nükleer yakıtın ülke dışına çıkarılmasına yanaşmayacaklarını söylemişti.

ABD Başkanı'nın damadı Jared Kushner ve Trump'ın özel temsilcisi Steve Witkoff ise nükleer yakıtın İran'da kalmasını kabul etmeyeceklerini belirtmişti.

Adlarının paylaşılmaması kaydıyla konuşan iki yetkili, bunun yerine ABD'nin İran'a reaktörlerde kullanması için düşük seviyede zenginleştirilmiş uranyumu ücretsiz vermeyi teklif ettiğini belirtiyor. Arakçi'nin ise teklifi reddettiği aktarılıyor.

Analizde, ABD'nin nükleer yakıtı ele geçirmek için İran'a kara harekatı başlatması ve bundan sonuç alamaması halinde Arakçi'nin bu teklifini yeniden değerlendirebileceği yazılıyor.

Iran-Linked Attacks on US Troops Continue Despite Second Airstrike in Syria  Meant to Send Message | Military.com

İSFAHAN, FORDO, NATANZ'DA SAKLANIYOR OLABİLİR

ABD'nin nükleer silahları etkisiz hale getirme konusunda eğitimli özel kuvvetler birimi bulunuyor. Ancak zenginleştirilmiş uranyumun sadece İsfahan'da değil Fordo, Natanz ve diğer başka nükleer tesislerde de saklanıyor olabileceğine de dikkat çekildi.

Tüm bu tesislere indirme operasyonu yapılmasının zorluğuna vurguda bulunuldu. New York Times, ABD'nin böylesi zorlu bir operasyonu hayata geçirmektense İran rejimiyle tekrar masaya oturarak nükleer soruna çözüm bulabileceği değerlendirmesine de  yer verdi.


KAYNAKLAR: Independent Türkçe, New York Times, CSIS
Derleyen: Yasin Sofuoğlu

Bir yanıt yazın

Yanıt yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.