Trump Kendi BM'sini mi Kuruyor?
- Telegram
Tehlikenin farkında mıyız? İkinci başkanlık döneminin başlamasıyla beraber Venezuela, Kanada, Meksika ve Grönland'ı hedef alan tehditlerini eksantrik bir zihniyetin fantezileri olarak gören dünya bugün Trump'ın ciddiyetini hala anlamış değil. Bu tehlikeli gidişat, Ocak ayının ilk yarısında Trump'ın New York Times gazetesine verdiği röportajda kendisini ayan beyan gösterdi.
Trump, NYT muhabirinin küresel meseleler hakkında verdiği kararların dayanak noktasını ve sınırlarını sorgulamasını şu şekilde yanıtladı: “Evet, bir şey var; kendi ahlakım, kendi aklım. Beni durdurabilecek tek şey bu. Uluslararası hukuka ihtiyacım yok”.
Trump ilk başkanlık döneminden itibaren İkinci Dünya Savaşı sonrasında ülkesinin Birleşmiş Milletler merkezli olarak inşa ettiği uluslararası hukuk ile başının hoş olmadığına dair emareler göstermeye başlamıştı.
İsrail'in 2023 yılında Gazze Şeridi'nde başlattığı soykırım ABD'nin çok taraflı uluslararası kuruluşların köküne kibrit suyu ekme yönündeki yol haritasının değirmenine su taşıyan bir fırsat oldu. Trump, Netanyahu ve hükümetindeki meczup teröristlerin yargılanmasını engellemek bahanesiyle Birleşmiş Milletler bünyesindeki Uluslararası Adalet Divanı ile Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne karşı hücuma geçti.
Soykırım sürecinde Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi ve UNESCO'nun da aralarında bulunduğu Filistin halkına destek sağlayan uluslararası kurumlara verdiği desteği kesen Trump yönetimi son darbeyi 2026 yılının ilk haftasında vurdu.
Küresel refahın artırılması, yoksulluk ve açlıkla mücadele eden 66 kuruluşu defterden silen Trump yönetimi, 30'dan fazla Birleşmiş Milletler kuruluşuna verdiği mali desteği kesti. Küresel ısınma ve iklim değişikliğine safsata muamelesi yapan Trump, son kararları kapsamında Hükümetler Arası İklim Değişikliği Paneli ( IPCC ) ile de bağları kopardı. “Tüm bu hamlelerin arkasından ne gelecek?” sorusunun cevabı için fazla beklemek gerekmedi.
“GAZZE İÇİN BARIŞ KURULU” TRUMP'IN YENİ HEDEFİ İÇİN BİR PARAVAN MI?
Ocak ayının ikinci yarısında Trump, “Gazze Barış Kurulu” daveti adı altında yeni bir girişim başlattı. Davet gönderilen 60 ülke arasında Türkiye, Çin Halk Cumhuriyeti, Rusya ve Fransa da bulunuyor. Ancak bu davetle ilgili şüpheli bir husus var ki, bu Trump'ın kendi Birleşmiş Milletler örgütünü kurmaya çalıştığı şüphesini doğurmuş bulunmakta.
Trump'ın “Barış Kurulu”nun Gazze ile sınırlı olup olmadığı muallak. Şu ana kadar ortaya çıkan manzara, Trump'ın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin de yerine geçecek bir yapı kurma peşinde olduğu izlenimini yaratıyor. Gazze ya da Ukrayna sorununun çözümü için oluşturulacak kurullar ise bu ana yapının altında yer alacak geçici oluşumlar şeklinde örgütlenecek.
Peki “Barış Kurulu”nun Birleşmiş Milletler'in yerini alacak bir yapı olarak planlandığı sonucuna nereden varıyoruz?
TRUMP'IN KURULUNA ÜYELİK AİDATI: YILLIK 1 MİLYAR DOLAR
Basına şu ana kadar yansıyan bilgilere göre Trump'ın davetine icabet etme kararı verecek ülkelerin üyelikleri 3 yılla sınırlı olacak. Üyelik süresinin uzatılması Trump'ın yani ABD Başkanının iznine bağlı olacak. Kurula daimi üye olmak isteyenler ise tüzük yürürlüğe girdikten sonra her yıl için en az 1 milyar dolar nakit kaynak sağlayacak.
İlhak etmek istediği ülkelere para teklif eden, ABD vizesi almak isteyenlere 1 milyon dolarlık “altın kart” seçeneğini sunan Trump, kurula katılmak istemeyen ülkeleri ise şimdiden yeni gümrük vergisi artırımları ile tehdit etmeye başladı.
Bu tehditlerden, üstelik sadece “Gazze Barış Kurulu”na şüphe ile yaklaştığı gerekçesiyle ilk nasibini alan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron oldu. Trump kurula katılmayı reddetmesi durumunda Fransa'nın şarapları ve şampanyalarına yüzde 200 gümrük vergisi uygulayacağı tehdidinde bulundu.
Çatı yapıya katılmayı reddedecek olanları neyin beklediği ise şimdilik belirsiz. Ancak daha tehlikeli olan Trump'ın kendince yeterli sayıda ülkeyi biraraya getirerek “Barış Kurulu”nu oluşturması halinde bu yapının alacağı kararların Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları gibi uygulamaya konması ihtimali.
Böyle bir ihtimal tüm uluslararası toplum için alarm zillerini çaldırmalı. Dahası bu kurula girmeyi kabul etmeyen ülkelerin kendileri hakkında alınacak kararlarda söz sahibi olmama ihtimali, dünyayı tam anlamıyla orman kanunlarının hakim olacağı bir ortama dönüştürebilir.
TÜRKİYE DAVETİ İNCELİYOR
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan 20 Ocak Salı günü Ankara'da düzenlenen Türkiye-Özbekistan toplantısı sırasında TRT Haber ve Anadolu Ajansı'nın sorularını yanıtlarken bu konuya da değindi. Fidan, devlet ve hükümet başkanları düzeyinde bir kurul oluşturulduğuna dikkat çekerek, ayrıntı vermemekle beraber bu yapının bir kuruluş sözleşmesi bulunduğunu kaydetti. Türkiye'nin konuyla ilgili incelemelerinin devam ettiğini vurgulayan Dışişleri Bakanı Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuyla ilgili kararını kısa sürede açıklayacağını belirtti.
Özbekistan, Kazakistan ve Azerbaycan'a da davet gitmiş olmasının önemine dikkat çeken Fidan, Türkiye'nin yakından çalıştığı ülkelerle ve Avrupa'daki dostlarıyla durum değerlendirmesi yaparak karar vereceğinin altını çizdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Gazze'ye en ufak bir fayda sağlaması ya da Afrika'da bir kişinin dahi hayatının kurtulmasına vesile olması kaydıyla bu tür girişimlere sıcak baktığını ifade eden Dışişleri Bakanı Fidan, katılım kararının Türkiye'nin menfaatleri ve bir takım uluslararası normlar çerçevesinde değerlendirildiğini de kaydetti.
“Barış Kurulu” adı altında başlayan bu girişimin şu an için muğlak olan çerçevesi kısa vadede Trump'ın kurguladığı hedeflere ulaşamayabilir. Ancak Trump'ın kendi Birleşmiş Milletler'ini oluşturma hedefini gözettiği anlaşılan bu adımın ciddiye alınarak, uluslararası hukukun savunulması için somut adımların atılması için daha etkili önlemlerin alınması kaçınılmaz hale gelmekte.


